İçeriğe geç

Ders 4.1 · Seviye 1 · Temel İbadet Fıkhı (İlmihal)

Taharet: abdest, gusül, teyemmüm

2.181 kelime · yaklaşık 10 dakika okuma

Giriş

Bu derste namazın anahtarı olan temizliği öğreneceksin: hangi suyla temizlenilir, hangi şeyler necistir ve ne kadarı affedilir, abdest ve gusül nasıl alınır, su yoksa ya da kullanılamıyorsa teyemmüm nasıl yapılır, mest üzerine nasıl mesh edilir ve sürekli abdest bozan bir durumu olan kişi (özür sahibi) nasıl davranır. Hz. Peygamber "Temizlik imanın yarısıdır" (Müslim) ve "Namazın anahtarı temizliktir" (Ebu Davud, Tirmizi) buyurmuştur. Temizliği yanlış yapan kişinin namazı da yanlış olur; bu yüzden ilmihal kitapları istisnasız taharetle başlar. Biz de o sırayı koruyoruz.

Ana anlatım

Taharetin iki yüzü. Fıkıhta temizlik iki ayrı şeyi kapsar. Birincisi hadesten taharettir: görünmeyen, hükmî bir kirlilikten arınmak. Abdestsiz olmak "küçük hades", cünüp olmak ya da hayız ve lohusalık halinin bitmesi "büyük hades"tir. Küçük hades abdestle, büyük hades gusülle, ikisi de su yoksa teyemmümle giderilir. İkincisi necasetten taharettir: beden, elbise ve namaz kılınacak yerde bulunan gözle görülür pislikten (idrar, kan, dışkı gibi) arınmak. Bu ayrımı iyi otur: elinde hiçbir pislik olmayan biri abdestsiz olabilir; abdestli biri de elbisesine necaset bulaşmış olabilir. Namaz için ikisi birden gerekir.

Su çeşitleri. Temizlik suyla yapılır; ama her su aynı değildir. Hanefi ilmihaller suyu dörde ayırır. Mutlak su, kendi tabiatında kalmış sudur: yağmur, deniz, göl, nehir, kuyu, kaynak ve musluk suyu; eriyen kar ve dolu. Bu su hem temizdir hem de temizleyicidir; abdest ve gusül ancak bununla olur. Suyun içine az miktarda toprak, sabun ya da yaprak karışması, suyun inceliğini ve akıcılığını gidermediği sürece onu mutlak su olmaktan çıkarmaz. Mukayyed su ise başka bir şeyle karışıp ya da bir şeyden sıkılıp adı değişmiş sudur: meyve suyu, gül suyu, çorba. Bunlar temizdir ama hades gidermez; gül suyuyla abdest alınmaz. Müstamel su, abdest ya da gusülde kullanılıp bedenden akan sudur. Hanefi mezhebinde fetvaya esas görüşe göre müstamel su temizdir (elbiseye sıçrarsa elbiseyi kirletmez) ama tekrar abdest almak için kullanılamaz. Necis su, içine necaset düşmüş sudur. Burada az su ile çok su ayrılır: az suya necaset düşerse su necis olur. Çok su (Hanefi kitaplarında "on zira'a on zira'" ölçüsüyle anlatılan, yüzeyi kabaca yirmi metrekareyi bulan ve avuçla su alınınca dibi açılmayan havuz) ise necasetin rengi, tadı ya da kokusu suya geçmedikçe temiz sayılır. Akarsu da çok su hükmündedir. Şafii mezhebinde az-çok ayrımı "iki kulle" ölçüsüyle yapılır; bu, yaklaşık iki yüz litre civarında bir miktardır. İki kulleden az su, necaset düşünce değişmese bile necis olur.

Necaset ve affedilen miktar. Necaset ağırlığına göre ikiye ayrılır. Necaset-i galiza (ağır pislik): insanın idrarı ve dışkısı, akan kan, irin, meni (Hanefi'ye göre), şarap, domuz, leş, eti yenmeyen hayvanların idrar ve dışkısı, tavuk-kaz-ördek pisliği. Necaset-i hafife (hafif pislik): eti yenen hayvanların (koyun, inek, at) idrarı ve eti yenmeyen kuşların pisliği. Hanefi mezhebi bu konuda insanların zorluğunu gözeten bir ölçü koyar: galiza necasetten katı olanın bir dirhem ağırlığı (yaklaşık üç-beş gram), sıvı olanın avuç içi genişliği kadarı namazın sahih olmasına engel değildir; ama bunu bilerek bırakmak mekruhtur, imkân varsa yıkanmalıdır. Hafife necaset ise bulaştığı elbisenin ya da uzvun dörtte birini geçmedikçe affedilir. Necaset, görünen türdense aynı giderilinceye kadar, görünmeyen türdense (kurumuş idrar gibi) üç kez yıkayıp her defasında sıkmakla temizlenir. Şafii mezhebinde affedilen miktar çok daha dardır: gözle görülen necasetin azı da namaza engeldir. Ayrıca Şafii'de köpek ve domuz "mugallaza" (en ağır) necasettir; köpeğin yaladığı kap biri toprakla olmak üzere yedi kez yıkanır. Hanefi'de ise köpeğin salyası necistir, ama köpeğin bedeni kendiliğinden necis sayılmaz; salyasının değdiği yer üç kez yıkanarak temizlenir.

Abdestin farzları. Abdestin dayanağı Maide suresinin 6. ayetidir: "Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi yıkayın; başlarınızı mesh edin ve topuklara kadar ayaklarınızı yıkayın." Hanefi mezhebi bu ayetten dört farz çıkarır:

FarzSınırı
1. Yüzü bir kere yıkamakAlında saçın bittiği yerden çene altına, iki kulak yumuşağı arasına kadar
2. İki kolu dirseklerle birlikte bir kere yıkamakDirsekler dahil; yüzük ve saat altına su ulaştırılır
3. Başın dörtte birini mesh etmekIslak elle başın ya da saçın dörtte biri kadar yerine dokunmak
4. İki ayağı topuklarla birlikte bir kere yıkamakTopuk kemikleri dahil; parmak araları kuru kalmamalı

Bu dört farzdan biri eksik kalırsa abdest olmaz. Kolda iğne ucu kadar kuru yer kalması, ojenin suyun tırnağa ulaşmasını engellemesi bu yüzden önemlidir: ayet "yıkayın" der; yıkamak, suyun deriye ulaşmasıdır. Şafii mezhebinde abdestin farzları altıdır: bu dördüne ek olarak niyet ve tertip (sıraya uymak). Ayrıca Şafii'de başın dörtte birini değil, bir kısmını (birkaç saç telini bile) mesh etmek yeterlidir.

Abdestin sünnetleri ve alınışı. Hanefi'de niyet farz değil sünnettir; ama niyetsiz abdest ibadet sevabı kazandırmaz, yalnız namaz için geçerli olur. Sünnetler abdestin adım adım alınışını da verir: niyet edip besmele çekmek; elleri bileklere kadar üç kez yıkamak; misvak kullanmak ya da parmakla dişleri ovmak; ağza üç kez ayrı ayrı su verip çalkalamak (mazmaza); buruna üç kez su verip sol elle temizlemek (istinşak); yüzü üç kez yıkamak, sık sakalı parmaklarla hilallemek; önce sağ, sonra sol kolu dirseklerle üç kez yıkamak; başın tamamını bir kez mesh etmek; kulakları ve (müstehap olarak) enseyi mesh etmek; önce sağ, sonra sol ayağı topuklarla üç kez yıkayıp parmak aralarını serçe parmakla hilallemek. Bütün bunları tertiple (sırayla) ve muvalatla (bir uzuv kurumadan diğerine geçerek) yapmak sünnettir. Abdestten sonra kelime-i şehadet getirmek müstehaptır.

Abdesti bozan şeyler. Hanefi mezhebine göre abdesti bozan başlıca durumlar şunlardır: ön ve arkadan (iki yoldan) çıkan her şey; bedenin herhangi bir yerinden kan, irin ya da sarı suyun çıkıp yarayı aşarak akması; ağız dolusu kusmak; ağızdan gelen kanın tükürüğe eşit ya da ondan fazla olması; bayılmak, delirmek, sarhoş olmak; yaslanarak ya da yan yatarak uyumak (dik oturarak kısa süre uyuklamak bozmaz); rükûlu secdeli bir namazda ergen bir kişinin yanındakilerin duyacağı kadar sesli gülmesi (kahkaha). Bu son madde hem abdesti hem namazı bozar. Şafii mezhebinde bu listede önemli farklar vardır: bedenden kan ve irin akması ile kusmak abdesti bozmaz; kahkaha abdesti değil yalnız namazı bozar. Buna karşılık Şafii'de iki durum abdesti bozar ki Hanefi'de bozmaz: mahremi olmayan karşı cinsten yetişkin birinin tenine perdesiz dokunmak ve avuç içiyle kendi avret mahalline dokunmak. Bu fark, örneğin hacda tavaf sırasında izdihamda Şafii bir hacı için ciddi bir sorun doğurur; bu yüzden birçok Şafii âlimi zaruret halinde başka mezhebin görüşüyle amel etmeye izin vermiştir.

Gusül. Gusül, bütün bedeni yıkayarak büyük hadesten arınmaktır. Hanefi mezhebinde guslün farzları üçtür: ağza su vermek (mazmaza), buruna su vermek (istinşak) ve bütün bedeni kuru yer kalmayacak şekilde yıkamak. Göbek çukuru, kulak delikleri, saç ve sakal dipleri suyun ulaşması gereken yerlerdir; örgülü saçlı bir kadının saçlarını çözmesi gerekmez, su diplere ulaşıyorsa yeterlidir. Guslü farz kılan durumlar: cinsel birleşme (meni gelsin gelmesin), uykuda ya da uyanıkken şehvetle meni gelmesi, kadınlarda hayız (aybaşı) ve nifas (lohusalık) halinin sona ermesi. Sünnete uygun gusül şöyle alınır: niyet ve besmeleden sonra eller ve avret mahalli yıkanır, bedende necaset varsa giderilir, namaz abdesti gibi abdest alınır, sonra önce başa, sonra sağ omuza, sonra sol omuza üçer kez su dökülür ve beden ovulur. Şafii mezhebinde guslün farzları ikidir: niyet ve bütün bedeni yıkamak; ağız ve buruna su vermek sünnettir. Bu yüzden Şafii mezhebindeki biri ağzına su vermeden gusletse guslü sahihtir; Hanefi'de ise olmaz.

Teyemmüm. Teyemmüm, su bulunamadığında ya da kullanılamadığında temiz toprakla yapılan manevi temizliktir; hem abdestin hem guslün yerine geçer (Maide 6). Teyemmümü mubah kılan durumlar: suyun yaklaşık bir mil (iki kilometreye yakın) uzakta olması; hastalığın artacağından ya da uzayacağından korkulması (bu korku tecrübeye ya da güvenilir bir doktorun sözüne dayanmalıdır); soğuktan zarar görme tehlikesi ve suyu ısıtma imkânının olmaması; suyun yanında bir tehlike (düşman, vahşi hayvan) bulunması; eldeki suyun içmek için gerekli olması. Hanefi mezhebinde teyemmümün farzları ikidir: niyet ve mesh. Mesh iki darbe ile yapılır: eller toprağa vurulup silkelenir ve yüzün tamamı mesh edilir; eller tekrar vurulur ve kollar dirseklerle birlikte mesh edilir. Hanefi'de teyemmüm toprak cinsinden olan her şeyle yapılabilir: toprak, kum, taş, kireç, tuğla. Bir teyemmümle abdest gibi dilediği kadar farz ve nafile kılınabilir; vakit girmeden de teyemmüm edilebilir. Teyemmümü abdesti bozan her şey bozar; ayrıca suyun bulunması ya da kullanılabilir hale gelmesi de bozar. Şafii mezhebinde teyemmüm yalnız tozu olan toprak ya da kumla yapılır, vakit girmeden teyemmüm olmaz ve her farz namaz için ayrı teyemmüm gerekir.

Mest üzerine mesh. Ayakları yıkamak yerine, belirli şartlarla giyilmiş mestlerin üzerini mesh etmek sünnetle sabit bir kolaylıktır (Muğire b. Şu'be'nin rivayeti, Buhari ve Müslim). Mestin şartları: tam bir abdest alınıp ayaklar yıkandıktan sonra giyilmiş olmak; topukları örtmek; ayağa oturup onunla bir süre yürünebilecek sağlamlıkta olmak; ayağın küçük üç parmağı büyüklüğünde yırtık bulunmamak; suyu hemen içine geçirmemek. Günümüzde deri mestler, su geçirmez botlar bu şartları taşıyabilir; normal ince çorabın üzerine mesh Hanefi mezhebinde caiz değildir, kalın ve bu şartları taşıyan çoraplar konusunda ise âlimler görüş bildirmiştir; tereddüt ediyorsan Diyanet İşleri Din İşleri Yüksek Kurulu'nun görüşüne başvur. Mesh süresi mukim (yolcu olmayan) için bir gün bir gece (24 saat), yolcu için üç gün üç gece (72 saat)dir. Süre, mesti giydikten sonra abdestin ilk bozulduğu andan başlar. Mesh, elin ıslak parmaklarını parmak uçlarından bileğe doğru ayağın üst kısmında çekmekle yapılır; farz olan miktar her ayak için elin küçük üç parmağı genişliğidir. Meshi bozanlar: abdesti bozan her şey, sürenin dolması, mestin ya da ayağın çoğunun mestten çıkması. Süre dolarsa ya da mest çıkarılırsa, abdest bozulmamışsa sadece ayaklar yıkanır.

Özür hali. Bazı insanlarda abdesti bozan bir durum sürekli devam eder: idrar kaçırma, sürekli kanayan bir yara, durmayan burun kanaması, kadınlarda hayız dışı kanama (istihaze). Hanefi mezhebinde bir kişinin özürlü sayılması için, bu durumun bir namaz vakti boyunca, abdest alıp o vaktin farzını kılacak kadar bile kesilmeden devam etmesi gerekir. Özür bir kez sabit olunca, sonraki vakitlerde en az bir kez görülmesi özrün devamı için yeterlidir; tam bir vakit boyunca hiç görülmezse özür sona erer. Özür sahibi her namaz vakti için abdest alır; bu abdestle o vakit içinde dilediği farz, vacip ve nafileyi kılar; özrü devam ederken abdesti bozulmaz, ancak vakit çıkınca abdesti de sona erer. Şafii mezhebinde ise özür sahibi her farz namaz için ayrı abdest alır. Kadınların hayız ve nifas halleri de taharetin bir parçasıdır: Hanefi mezhebinde hayız en az üç, en çok on gündür; nifas için en çok süre kırk gündür, en azının sınırı yoktur. Bu süreleri aşan kanama istihaze, yani özür hükmündedir. Şafii mezhebinde hayız en az bir gün bir gece, en çok on beş gündür; nifasın üst sınırı altmış gündür. Bu hallerde kadın namaz kılmaz ve kaza etmez, oruç tutmaz ama orucunu sonra kaza eder. Bu bir eksiklik değil, Allah'ın kolaylığıdır; hayız halindeki bir kadın zikir, dua ve tesbihle manevi hayatına devam eder.

Örnekler

  • Basit: Ahmet abdest alırken kolunu dirseğe kadar yıkadı ama dirsek kemiğinin arka kısmı kuru kaldı. Abdesti olmamıştır; çünkü dirsekler yıkanması farz olan sınırın içindedir. Hanefi'de tertip ve muvalat farz olmadığı için yalnız kuru kalan yeri yıkaması abdestini tamamlar; ama sünnete uygun olan, o noktadan itibaren sırayla devam etmektir.
  • Orta: Zeynep abdestliyken burnu kanadı ve kan burnundan dışarı aktı. Hanefi mezhebine göre abdesti bozulmuştur. Aynı durumdaki Şafii bir arkadaşının abdesti bozulmaz. Kan her beş dakikada bir, bütün öğle vakti boyunca durmadan devam etseydi, Zeynep özür sahibi olurdu ve her vakit bir abdestle namazını kılardı.
  • Gerçek hayat: Mehmet Bey kış günü şantiyede çalışıyor, sabah abdest alıp deri botlarını giydi. Öğlen tuvalete gitti ve abdesti bozuldu; mesh süresi bu andan, yani öğlen 12.30'dan başladı. Ertesi gün 12.30'a kadar botlarını çıkarmadan abdest alırken ayaklarına mesh edebilir. Ertesi gün öğleden sonra süre dolduğunda botlarını çıkarıp ayaklarını yıkaması gerekir. Aynı gün bir inşaat çukurunda mahsur kalan bir işçi, suya ulaşamıyor ve namaz vakti çıkmak üzereyse, temiz bir taş ya da toprakla teyemmüm eder.

Uygulama

Şimdi sıra sende: Yarın sabah abdestini alırken telefonuna bir ses kaydı başlat ve her adımda ne yaptığını ve o adımın hükmünü (farz mı, sünnet mi) sesli söyle: "Şimdi yüzümü yıkıyorum, farz; üç kez yıkıyorum, sünnet." Sonra kaydı dinle ve eksik kalan sünnetleri işaretle. Ardından bir kâğıda iki sütun aç: "Hanefi'de abdesti bozar" / "Şafii'de abdesti bozar"; derste geçen bütün durumları doğru sütuna yaz. Hedef: abdesti farz-sünnet bilinciyle, hatasız ve eksiksiz almak; mezhep farklarını ezberden değil mantığıyla ayırt edebilmek.

Mini test

  1. Hanefi mezhebine göre abdestin farzları kaç tanedir ve nelerdir?
  2. Guslün farzlarında Hanefi ile Şafii mezhebi arasındaki fark nedir?
  3. Teyemmümün farzları nelerdir ve mesh nasıl yapılır?
  4. Mukim bir kişinin mesh süresi ne zaman başlar ve ne kadardır?
  5. Bir kişinin Hanefi mezhebinde "özür sahibi" sayılması için hangi şart gerekir?
Cevapları göster
  1. Dört: yüzü yıkamak, kolları dirseklerle yıkamak, başın dörtte birini mesh etmek, ayakları topuklarla yıkamak.
  2. Hanefi'de üç farz vardır: ağza su, buruna su, bütün bedeni yıkamak. Şafii'de iki farz vardır: niyet ve bütün bedeni yıkamak; ağız ve buruna su vermek sünnettir.
  3. Niyet ve mesh. Eller toprağa vurulup yüzün tamamı, tekrar vurulup kollar dirseklerle birlikte mesh edilir (iki darbe).
  4. Mesti abdestli giydikten sonra abdestin ilk bozulduğu andan başlar; 24 saattir (yolcu için 72 saat).
  5. Abdesti bozan durumun bir namaz vakti boyunca, abdest alıp o vaktin farzını kılacak kadar bile kesilmeden devam etmesi.

Özet

Taharet, görünmeyen kirlilikten (hades) ve görünen pislikten (necaset) arınmaktır. Abdest ve gusül mutlak suyla alınır. Hanefi mezhebinde abdestin dört, guslün üç, teyemmümün iki farzı vardır. Kan akması ve ağız dolusu kusmak Hanefi'de abdesti bozar, Şafii'de bozmaz; karşı cinse dokunmak ise Şafii'de bozar, Hanefi'de bozmaz. Mest üzerine mesh mukim için 24, yolcu için 72 saattir. Özür sahibi her vakit için bir abdest alır.

Sonraki derse hazırlık

Ders 4.2'de temizliğin açtığı kapıdan namaza gireceğiz: namazın dışındaki altı şart, içindeki altı rükün, vacipleri, sünnetleri ve vakitleri. Hazırlık: Diyanet'in namaz vakitleri uygulamasını ya da sitesini aç, bulunduğun şehrin bugünkü altı vaktini (imsak, güneş, öğle, ikindi, akşam, yatsı) bir kâğıda yaz. "Güneş" vaktinin neden bir namaz vakti olmadığını düşün.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.