Giriş
Hazırlıkta Ders 23.2'de yeniden planladığın dersin kazanımlarına döndün ve birini seçtin. Onu ölçmek için bir çoktan seçmeli soru ile bir açık uçlu soru yazdın. Muhtemelen çoktan seçmeli sorunun hızlı cevaplandığını ama öğrencinin gerçekten neyi bildiğini tam göstermediğini fark ettin. Açık uçlu soru ise daha çok şey gösteriyordu, ama onu nasıl puanlayacağını düşündüğünde bir kararsızlık hissettin: hangi cevap tam puan alır, hangisi yarım? Sonra bir öğretmenden aldığın ve sana gerçekten yardım eden bir geri bildirimi hatırladın. Belki de onu yararlı kılanın zamanında gelmesi, neyi yanlış yaptığını açıkça söylemesi ve nasıl düzelteceğini göstermesi olduğunu yazdın. Son olarak Ders 23.3'teki düzeltme edebinden bir ilkeyi hatırladın: hatayı kişiye değil okunuşa bağlamak. Bu dersin konusu bu üç nottur: doğru soruyu yazmak, cevabı adil puanlamak ve geri bildirimi işe yarar kılmak. Ders 23.5'te dijital bir dersin nasıl tasarlanacağını gördün. Bu derste bir dersin sonunda öğrencinin neyi öğrendiğini nasıl ölçeceğini ve ona nasıl geri bildirim vereceğini öğreneceksin.
Ana anlatım
Ölçme neden vardır? Ölçme çoğu zaman not vermekle karıştırılır. Oysa ölçmenin asıl amacı, öğretmenin ve öğrencinin öğrenmenin nerede olduğunu görmesidir. İyi bir ölçme, öğrenciye neyi öğrendiğini ve neyi henüz öğrenmediğini gösterir; öğretmene ise dersinin hangi kısmının işlediğini ve hangi kısmının işlemediğini söyler. Bu akademinin ölçme düzeni bu amaca göre kurulmuştur: her dersin bir mini testi, her modülün bir projesi ve her seviyenin bir bitirme sınavı vardır. Yüzde yetmişin altında kalan bir puan seviye geçişini kilitler, ama projelerde talebe geri bildirimde işaretlenen yerleri düzeltip bir kez daha teslim edebilir. Bu düzen, ölçmenin bir ceza değil, öğrenmenin bir parçası olduğunu gösterir.
İki tür ölçme. Ölçme amacına göre iki türe ayrılır. Biçimlendirici ölçme, öğrenme sürecinin içinde yapılır ve öğrenmeyi yönlendirmek için kullanılır. Bir dersin ortasında sorulan bir soru, bir mini test ya da bir halkada yapılan bir okuma bu türdendir. Sonucu bir not değil, bir bilgidir: öğretmen buna göre bir konuyu yeniden anlatır ya da ilerler, öğrenci buna göre neyi tekrar edeceğini bilir. Düzey belirleyici ölçme ise bir sürecin sonunda yapılır ve öğrencinin belirli bir yetkinliğe ulaşıp ulaşmadığına karar vermek için kullanılır. Bir seviyenin bitirme sınavı ya da bir icazet sınavı bu türdendir. İki tür birbirinin yerini tutmaz. Yalnız düzey belirleyici ölçme yapan bir öğretmen, öğrencinin yolda nerede takıldığını çok geç öğrenir. Yalnız biçimlendirici ölçme yapan bir öğretmen ise öğrencinin bir yetkinliğe gerçekten ulaşıp ulaşmadığını hiçbir zaman kesin olarak bilemez.
Kazanım ile soruyu eşleştirmek. Ders 23.2'de iyi bir ders planında her kazanımın bir ölçme aracıyla eşleşmesi gerektiğini görmüştün. Bu eşleşmenin en önemli kuralı, sorunun kazanımla aynı basamakta olmasıdır. Kazanım "öğrenci iki mezhebin görüşünü karşılaştırır" diyorsa ve bu, Bloom'un revize taksonomisinde analiz basamağıdır, o zaman "Hanefîlere göre hüküm nedir?" sorusu bu kazanımı ölçmez; o soru yalnız hatırlamayı ölçer. Bu kazanımı ölçen bir soru, öğrenciden iki görüşü ve onların dayandığı delilleri yan yana koymasını ister. Soru yazmadan önce kazanımın fiiline bakmak ve soruyu o fiile göre kurmak, bu eşleşmeyi güvence altına alır.
Çoktan seçmeli soru yazmak. Çoktan seçmeli sorular hızlı cevaplanır, kolay puanlanır ve geniş bir konuyu kısa sürede yoklamaya imkân verir. Ama iyi bir çoktan seçmeli soru yazmak zordur. Soru kökü, yani sorunun kendisi, açık ve tek bir sorun içermelidir; öğrenci seçeneklere bakmadan sorunun ne istediğini anlayabilmelidir. Doğru cevap tartışmasız biçimde doğru olmalı, ihtilaflı bir meselede bir görüşü tek doğru gibi sunmamalıdır. Yanlış seçenekler, yani çeldiriciler, akla yatkın olmalıdır: en iyi çeldiriciler, öğrencilerin gerçekten yaptığı hatalardan gelir. Saçma bir çeldirici, sorunun seçenek sayısını fiilen azaltır. Seçenekler yaklaşık aynı uzunlukta olmalı, çünkü öğrenciler en uzun ve en ayrıntılı seçeneğin doğru olduğunu tahmin etmeye eğilimlidir. "Hepsi" ve "hiçbiri" gibi seçenekler ile çift olumsuz ifadeler, öğrencinin bilgisini değil dikkatini ölçtüğü için genellikle kaçınılması gereken biçimlerdir.
Açık uçlu sorular. Bazı kazanımlar çoktan seçmeli bir soruyla ölçülemez. Bir delili açıklamak, iki görüşü karşılaştırmak, bir metni tahlil etmek ya da bir fetva taslağı yazmak, öğrencinin kendi cümlelerini kurmasını gerektirir. Bu tür kazanımlar açık uçlu sorularla ölçülür. Açık uçlu bir soru, öğrencinin ne yapacağını açıkça söylemelidir: "Kader hakkında yaz" yerine "Kaderin kulun sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, Ders 11.7'deki kesb kavramını kullanarak üç ile beş cümlede açıkla" demek, hem öğrenciye neyin beklendiğini gösterir hem de puanlamayı kolaylaştırır. Açık uçlu soruların zorluğu puanlamadadır: aynı cevaba farklı öğretmenler, hatta aynı öğretmen farklı günlerde farklı puanlar verebilir.
Rubrik. Bu zorluğun çaresi puanlama anahtarı, yani rubriktir. Rubrik, bir cevabın ya da bir projenin hangi ölçütlere göre değerlendirileceğini ve her ölçütte hangi düzeyin neye karşılık geldiğini önceden yazan bir tablodur. Tablonun satırlarında ölçütler, örneğin delil kullanımı, kaynak gösterme, dil ve düzen yer alır. Sütunlarında düzeyler bulunur, örneğin yetersiz, gelişmekte, yeterli ve çok iyi. Her hücrede, o ölçütte o düzeyin nasıl görüneceği kısa bir cümleyle tarif edilir. İyi bir rubriğin hücreleri "iyi" ya da "zayıf" gibi genel sıfatlarla değil, gözlemlenebilir davranışlarla yazılır: "Ayetleri sure ve ayet numarasıyla, hadisleri kaynağıyla gösterir" gibi. Rubrik öğrenciye ödevden önce verilir; böylece öğrenci neyin beklendiğini bilir ve kendi çalışmasını teslimden önce değerlendirebilir. Bu akademinin modül projelerinde geri bildirimin hatalı satırları işaretleyerek verilmesi de rubriğin bir uygulamasıdır.
Sesli ezber ve okuma değerlendirmesi. İlim öğretiminde ölçmenin önemli bir kısmı yazılı değil sözlüdür: bir surenin ezberi, bir duanın okunuşu ya da harekesiz bir metnin kıraati. Bu akademide de pek çok uygulama ses kaydı olarak teslim edilir ve hoca kuyruğuna düşer. Sesli değerlendirme için de bir rubrik hazırlanabilir. Ezberde ölçütler genellikle doğruluk, yani kelime atlamadan ve değiştirmeden okumak, tecvid ve akıcılıktır. Harekesiz okumada ise Ders 23.3'te gördüğün ayrım temel ölçüttür: anlamı değiştiren hatalar ile anlamı değiştirmeyen küçük aksaklıklar aynı ağırlıkta sayılmaz. Bir kaydı değerlendiren hoca, hataları dakikasıyla not ederse talebe kaydına dönüp tam o yeri yeniden dinleyebilir. Bu, sesli bir geri bildirimi somut kılmanın en basit yoludur.
Etkili geri bildirim. Ölçmenin değeri, ardından gelen geri bildirimle ortaya çıkar. Etkili bir geri bildirimin üç özelliği vardır. Birincisi zamanında olmasıdır: bir ödevin geri bildirimi, öğrenci o konuyu unuttuktan ve bir sonraki konuya geçtikten haftalar sonra gelirse etkisini büyük ölçüde kaybeder. İkincisi somut olmasıdır: "Güzel olmuş" ya da "Biraz daha çalışmalısın" gibi genel cümleler öğrenciye ne yapacağını söylemez; "İkinci paragrafta ayetin numarasını yanlış yazmışsın" ya da "Üçüncü cümledeki fiilin öznesini yeniden kontrol et" gibi cümleler söyler. Üçüncüsü düzeltmeye yönelik olmasıdır: iyi bir geri bildirim yalnız hatayı göstermez, öğrencinin onu nasıl düzelteceğine dair bir yol da gösterir ve öğrenciye bu düzeltmeyi yapma fırsatı verir. Bu akademide projelerin bir kez yeniden teslim edilebilmesi bu fırsatın bir uygulamasıdır.
Güçlü yanı da söylemek. Geri bildirim yalnız hataların listesi değildir. Öğrencinin neyi iyi yaptığını da somut olarak söylemek, ona hangi davranışı sürdürmesi gerektiğini gösterir. "Delilleri kaynaklarıyla göstermişsin; bunu sürdür" cümlesi, bir sonraki ödevde aynı titizliğin tekrarlanmasını sağlar. Ama bu övgü de genel değil somut olmalıdır; her ödeve aynı "güzel olmuş" cümlesini yazan bir öğretmenin övgüsü bir süre sonra anlamını yitirir. Bir geri bildirimde en önemli bir ya da iki noktayı öne çıkarmak, her hatayı eşit ağırlıkta sıralamaktan daha etkilidir; öğrenci yirmi hatanın listesiyle değil, iki net düzeltmeyle ilerler.
Klasik tashih adabı. Klasik gelenekte geri bildirimin en bilinen biçimi tashihti: talebe okur, hoca düzeltir. Ders 23.3'te bu düzeltmenin bir edebi olduğunu görmüştün: hata kişiye değil okunuşa bağlanır, doğru okunan cümle de fark edilir ve tekrarlanan hataya ayrıca yardım edilir. Ders 23.1'de gördüğün şefkat ilkesi de aynı yere varır. Modern ölçme dilindeki "somut ve düzeltmeye yönelik geri bildirim" ile klasik tashih adabı aynı şeyi farklı kelimelerle söyler: geri bildirim öğrenciyi küçültmek için değil, onu bir adım ileri taşımak için verilir. Bu iki geleneği birlikte bilen bir muallim, hem ölçmenin teknik kurallarına hem de onun ahlakına sahip olur.
Ölçmenin adaleti. Son olarak ölçme bir adalet meselesidir. Aynı ödeve aynı ölçütlerle puan vermek, öğrencilerin birbirine ve öğretmene güvenini korur. Bu yüzden rubrik bütün öğrencilere aynı biçimde uygulanır; bir öğrenciye duyulan yakınlık ya da uzaklık puana yansımaz. Mümkün olduğunda öğrencinin adı görülmeden puanlama yapmak, bu adaletin pratik bir yoludur. Bir öğretmen kendi ölçmesinin adil olup olmadığını, aynı cevabı birkaç gün sonra yeniden puanlayıp iki puanı karşılaştırarak da sınayabilir.
Örnekler
- Basit: Bir muallim mini testine "Aşağıdakilerden hangisi namazın şartlarından değildir?" diye bir soru yazar ve çeldiricilerden birine konuyla ilgisi olmayan bir seçenek koyar. Soruyu gözden geçirirken bu çeldiricinin kimseyi yanıltmayacağını fark eder ve onun yerine öğrencilerin şartlar ile rükünleri sık sık karıştırdığını hatırlayarak bir rüknü koyar.
- Orta: Bir muallim, talebelerinin yazdığı fetva taslaklarını rubriksiz okumuş ve puanlamıştır. Bir hafta sonra aynı taslaklardan üçünü yeniden okuduğunda farklı puanlar verdiğini görür. Delil kullanımı, ihtilafın aktarılması, kaynak gösterme ve dil ölçütlerinden oluşan dört satırlık bir rubrik hazırlar, hücreleri gözlemlenebilir cümlelerle doldurur ve bütün taslakları bu rubrikle yeniden puanlar.
- Gerçek hayat: Bir arkadaşın, çocuğunun Kur'an kursundaki hocasından her hafta yalnız "aferin" ya da "biraz daha çalışmalı" diye bir not geldiğini anlatır. Sen ona hocadan bir haftalığına somut bir geri bildirim istemesini önerirsin: hangi ayetlerde hangi hatanın yapıldığını ve bir sonraki hafta neye odaklanılması gerektiğini. Bir hafta sonra arkadaşın, çocuğun tam o ayetler üzerinde çalıştığını söyler.
Uygulama
Şimdi sıra sende: Ders 23.2'de yeniden planladığın ders için beş soruluk bir mini test ve bir modül projesi rubriği yaz. Mini testteki her sorunun yanına hangi kazanımı ölçtüğünü ve Bloom'un revize taksonomisinin hangi basamağında olduğunu not et. Sorulardan en az ikisi çoktan seçmeli olsun ve bu dersteki kurallara uysun: açık bir soru kökü, tartışmasız tek bir doğru cevap, öğrencilerin gerçek hatalarından gelen akla yatkın çeldiriciler ve yaklaşık aynı uzunlukta seçenekler. En az bir soru açık uçlu olsun ve öğrenciden ne beklendiğini açıkça söylesin. Ardından bu dersin ait olduğu modül için bir proje görevi tasarla ve onun için dört ölçütlü, dört düzeyli bir rubrik hazırla. Rubriğin her hücresini gözlemlenebilir bir davranışla yaz ve en az bir ölçütü kaynak gösterme disiplinine ayır. Son olarak hayalî bir talebe cevabı için bu dersteki üç özelliğe uyan kısa bir geri bildirim yaz. Hedef: Kazanımlarla eşleşen sorular yazabilmek, açık uçlu çalışmaları adil puanlayacak bir rubrik hazırlayabilmek ve zamanında, somut ve düzeltmeye yönelik bir geri bildirim verebilmek.
Mini test
- Biçimlendirici ölçme ile düzey belirleyici ölçme arasındaki fark nedir?
- Bir sorunun bir kazanımı ölçüp ölçmediğini anlamak için neye bakılır?
- İyi bir çeldirici nereden gelir ve neden önemlidir?
- Rubrik nedir ve hücreleri nasıl yazılmalıdır?
- Etkili bir geri bildirimin üç özelliği nedir?
Cevapları göster
- Biçimlendirici ölçme öğrenme sürecinin içinde yapılır ve öğrenmeyi yönlendirmek için kullanılır; düzey belirleyici ölçme sürecin sonunda yapılır ve öğrencinin bir yetkinliğe ulaşıp ulaşmadığına karar vermek için kullanılır.
- Kazanımın fiiline ve Bloom basamağına bakılır; soru, kazanımla aynı basamakta bir davranış istemelidir.
- İyi bir çeldirici öğrencilerin gerçekten yaptığı hatalardan gelir; akla yatkın olmayan bir çeldirici sorunun seçenek sayısını fiilen azaltır ve ölçmeyi zayıflatır.
- Rubrik, bir çalışmanın hangi ölçütlere göre değerlendirileceğini ve her ölçütte her düzeyin neye karşılık geldiğini önceden yazan bir tablodur; hücreleri genel sıfatlarla değil gözlemlenebilir davranışlarla yazılır.
- Zamanında olmak, somut olmak ve düzeltmeye yönelik olmak.
Özet
- Ölçmenin asıl amacı not vermek değil, öğretmenin ve öğrencinin öğrenmenin nerede olduğunu görmesidir.
- Biçimlendirici ölçme öğrenmeyi yol boyunca yönlendirir; düzey belirleyici ölçme sürecin sonunda yetkinliğe karar verir.
- Her soru bir kazanımla ve onun Bloom basamağıyla eşleşir; çoktan seçmeli sorular açık kök, tek doğru ve akla yatkın çeldiricilerle yazılır.
- Açık uçlu çalışmalar ve sesli okumalar, gözlemlenebilir hücrelerle yazılmış ve önceden paylaşılan bir rubrikle adil biçimde puanlanır.
- Etkili geri bildirim zamanında, somut ve düzeltmeye yönelik olur; güçlü yanı da söyler ve klasik tashih adabıyla aynı şefkati taşır.
Sonraki derse hazırlık
Ders 23.7'de farklı seviyelere hitap etmeyi öğreneceğiz. Hazırlık: Kader konusunu düşün ve bu konuda sana sorulabilecek üç soruyu yaz: biri on yaşında bir çocuktan, biri bir üniversite öğrencisinden, biri de bu akademide Seviye 3'ü bitirmiş bir talebeden gelsin. Her sorunun arkasındaki merakın ya da kaygının ne olabileceğini yanına not et. Ardından Ders 11.7'de kader ve kesb hakkında gördüklerini hatırla. Son olarak bir şeyi sana anlatan birinin senin seviyeni yanlış tahmin ettiği bir anı düşün: ya çok basit ya da çok ağır anlatmıştı.