İçeriğe geç

Ders 21.7 · Seviye 4 · İçtihad ve Fetva Metodolojisi

Teknoloji ve yapay zekâ

1.896 kelime · yaklaşık 9 dakika okuma

Giriş

Hazırlıkta Hucurât suresinin 49/12. ayetini okudun ve içindeki üç yasağın, yani kötü zannın, başkalarının kusurunu araştırmanın ve gıybetin, dijital dünyada neye karşılık gelebileceğini düşündün. Muhtemelen kötü zan için bir ekran görüntüsünü bağlamından koparıp yorumlamayı, kusur araştırma için birinin eski paylaşımlarını onu küçük düşürmek amacıyla taramayı, gıybet için de bir kişi hakkında onun bulunmadığı bir grupta yapılan yazışmaları örnek verdin. Son olarak bir yapay zekâ aracına dinî bir soru sorduğunda aldığın cevaba, bir müftînin cevabına güvendiğin gibi güvenip güvenemeyeceğini sordun. Belki bu soruyu cevaplarken Ders 21.4'te gördüğün müftînin şartlarını hatırladın: güvenilirlik, fıkhın inceliklerini kavrayış, uyanıklık. Bu derste bu soruyu ciddi biçimde ele alacağız. Önce dijital çağın fıkhî meselelerini, yani çevrim içi akitleri, dijital mahremiyeti, bilgi ahlakını, sahte içerikleri ve çevrim içi ibadeti göreceksin. Ardından yapay zekâ ile fetva meselesini özel olarak inceleyecek ve aynı ölçütleri bu akademinin kendi araçlarına da uygulayacaksın.

Ana anlatım

Eski ilkeler, yeni vakıalar. Dijital çağın meseleleri yeni görünür, ama fıkhın bu meseleleri değerlendirmek için kullandığı ilkelerin çoğu eskidir. Gıybet, tecessüs, emanet, akit, şahitlik ve haberin doğrulanması gibi kavramlar, Kur'an ve sünnette ve klasik fıkıh kitaplarında ayrıntılı biçimde işlenmiştir. Yeni olan vakıadır: aynı davranışın daha hızlı, daha geniş bir kitleye ve daha kalıcı biçimde gerçekleşmesi. Ders 21.3'te gördüğün yöntem burada da geçerlidir: önce yeni vakıayı doğru tasvir et, sonra onu eski ilkelerin hangisinin kapsadığını belirle.

Çevrim içi akitler ve elektronik imza. İnternet üzerinden yapılan alışverişler, Ders 17.6'da gördüğün akit kurallarına yeni bir soru getirir: taraflar aynı mecliste değilken akit nasıl kurulur? Klasik fıkıh bu sorunun bir benzerini mektupla yapılan akitlerde tartışmıştı. Hanefî âlimler, mektupla yapılan bir teklifin, mektubun ulaştığı yerde kabul edilmesiyle akdin kurulabileceğini kabul etmiş ve akit meclisini, teklifin karşı tarafa ulaştığı meclis olarak yorumlamıştır. Bu yorum, çevrim içi akitlere de uygulanabilir. Elektronik imza ise, tarafların iradesini güvenilir biçimde gösterdiği sürece, yazılı ve imzalı belgenin işlevini görür; Türkiye'de elektronik imza bir kanunla düzenlenmiştir. Fıkhî değerlendirmede asıl soru, araç değil, tarafların rızasının açık ve güvenilir biçimde tespit edilip edilmediğidir.

Dijital mahremiyet. Hucurât suresinin 49/12. ayetindeki "Birbirinizin suçunu araştırmayın" emri, tecessüsü, yani başkalarının gizli kalmasını istediği şeyleri araştırmayı yasaklar. Dijital dünyada bu yasak geniş bir alana uzanır: birinin mesajlarını izinsiz okumak, kişisel verilerini toplamak ve paylaşmak, bir kişinin eski paylaşımlarını onu küçük düşürmek için taramak. Bir kişinin sana emanet ettiği bir bilgi, örneğin özel bir yazışma ya da bir fotoğraf, emanet hükmündedir; onu izinsiz paylaşmak emanete hıyanettir. Kişisel verilerin bir şirket tarafından toplanması da bu açıdan değerlendirilebilir: verinin hangi amaçla toplandığı, sahibinin rızasının alınıp alınmadığı ve emanete uygun korunup korunmadığı fıkhî soruların merkezindedir.

Dijital gıybet. Hucurât suresinin aynı ayeti gıybeti, bir kişiyi onun hoşlanmayacağı biçimde arkasından anmayı, ölü kardeşinin etini yemeye benzeterek yasaklar. Dijital dünyada gıybet, bir kişinin bulunmadığı bir yazışma grubunda onun hakkında konuşmaktan, onun bir fotoğrafını alay konusu yapmaya kadar pek çok biçim alır. Fark, yayılmanın hızı ve kalıcılığıdır: söylenen bir söz unutulabilir, ama yazılan ve paylaşılan bir söz çoğu zaman kalıcıdır ve sahibinin kontrolünden çıkar. Bu yüzden âlimler, yazılı ve kalıcı gıybetin zararının sözlüden daha büyük olabileceğine dikkat çeker. Bir ekran görüntüsünü bağlamından koparıp paylaşmak ise hem gıybete hem de, hazırlıkta fark ettiğin gibi, kötü zanna kapı açar.

Bilgi ahlakı ve teyit. Sosyal medya, bir haberin doğrulanmadan saniyeler içinde binlerce kişiye ulaşmasına imkân verir. Hucurât suresinin 49/6. ayeti bu duruma doğrudan bir ilke koyar: "Ey inananlar! Eğer yoldan çıkmışın biri size bir haber getirirse, onun iç yüzünü araştırın, yoksa bilmeden bir millete fenalık edersiniz de sonra ettiğinize pişman olursunuz." İsrâ suresinin 17/36. ayeti de "Bilmediğin şeyin ardına düşme" der. Ders 9.2'de gördüğün sened ve metin incelemesi, hadis âlimlerinin bir haberi kabul etmeden önce kaynağını ve içeriğini sınama yöntemidir; bu yöntem, bir sosyal medya paylaşımına da uygulanabilir: kaynağı kim, ilk nerede yayımlandı, içeriği bilinen gerçeklerle tutarlı mı? Doğrulanmamış bir haberi paylaşmak, onu yaymaya ortak olmaktır.

Sahte içerikler. Yapay zekâ ile üretilen sahte görüntü ve sesler, bir kişiyi söylemediği bir sözü söylüyor ya da yapmadığı bir şeyi yapıyor gibi gösterebilir. Bu tür içerikler fıkhın bilinen üç yasağına girer: yalan, iftira ve aldatma. Birini söylemediği bir sözle göstermek, onun hakkında yalan söylemektir; o sözle onu küçük düşürmek iftiradır; izleyiciyi bunun gerçek olduğuna inandırmak ise aldatmadır. Bir içeriğin sahte olduğunu açıkça belirtmek, örneğin bir mizah ya da eğitim amacıyla, bu hükümleri değiştirebilir; ama belirsizlik bırakmak ve izleyicinin yanılmasını beklemek, aldatmanın kendisidir.

Çevrim içi ibadet. Salgın dönemlerinde gündeme gelen bir soru, ibadetlerin çevrim içi yapılıp yapılamayacağıdır. Cemaatle namazda imama uymanın şartlarından biri, imam ile cemaat arasında mekân bakımından bir bağlantının bulunmasıdır; âlimlerin çoğunluğu, farklı mekânlardan bir ekran aracılığıyla imama uymayı bu şartı karşılamadığı için geçerli saymaz. Bu yüzden cuma namazının çevrim içi kılınamayacağı da genel olarak kabul edilir. Buna karşılık bir vaazı, bir dersi ya da bir Kur'an tilavetini çevrim içi dinlemek, mekân şartına bağlı olmadığı için meşrudur. Nikâhın çevrim içi kıyılması ise şahitlerin akdi işitmesi ve tarafları tanıması şartları bakımından ayrıca tartışılan bir meseledir.

Araçların hükmü. Teknolojinin kendisi helal mi, haram mı sorusuna fıkıh genellikle bir kaideyle cevap verir: vesileler, ulaştırdıkları amaçların hükmünü alır. Bir telefon, bir uygulama ya da bir yapay zekâ aracı kendi başına iyi ya da kötü değildir; hangi amaçla ve nasıl kullanıldığına göre hüküm alır. Aynı araç bir ilim talebesinin kaynak bulmasına da, bir dolandırıcının sahte içerik üretmesine de hizmet edebilir. Bu kaide, Ders 17.4'te gördüğün sedd-i zerâi' ilkesiyle birlikte düşünülür: bir araç çoğunlukla bir zarara götürüyorsa, onun kullanımına sınırlar getirmek gerekebilir.

Yapay zekâ ile fetva: temel soru. Şimdi hazırlıkta sorduğun soruya gelelim. Bir dil modeli, Ders 21.4'te gördüğün müftînin şartlarını taşıyabilir mi? Müftînin şartları arasında güvenilirlik, yani adalet vardır; adalet ise bir niyetin, bir iradenin ve Allah'a karşı bir sorumluluk bilincinin niteliğidir. Bir dil modeli bir niyet taşımaz, bir ahlakî sorumluluğu üstlenmez ve hata yaptığında hesap veremez. Müftînin uyanıklık şartı, yanıltıcı sorulara karşı tetikte olmayı gerektirir; bir model ise sorunun arkasındaki niyeti ve soranın durumunu, Ders 21.3'te gördüğün biçimde, güvenilir olarak kavrayamaz. Bu yüzden bir dil modeli, terimin fıkhî anlamıyla bir müftî değildir.

Hatalı bilgi riski. Yapay zekâ araçlarının bir başka riski, akıcı ve kendinden emin bir dille yanlış bilgi üretebilmeleridir. Bir model, var olmayan bir hadisi, yanlış bir ayet numarasını ya da bir âlime ait olmayan bir sözü, doğru bir bilgiymiş gibi sunabilir. Ders 9.6'da gördüğün mevzu hadis tehlikesi, bu açıdan yeni bir biçim kazanır: uydurma bir rivayet artık bir kişinin değil, bir makinenin ürünü olabilir. Bu yüzden bir yapay zekâ aracından alınan her bilgi, özellikle bir nas, bir kaynak ya da bir hüküm söz konusu olduğunda, güvenilir bir kaynaktan doğrulanmadan kullanılmamalıdır.

Meşru kullanım sınırları. Bu, yapay zekânın ilim için hiçbir değeri olmadığı anlamına gelmez. Bir araştırma yardımcısı olarak, bir konudaki kaynakları bulmak, bir metnin taslak tercümesini çıkarmak, uzun bir metni özetlemek ya da bir konudaki farklı görüşleri bir araya getirmek için kullanılabilir. Ama bu kullanımın üç sınırı vardır. Birincisi, aracın ürettiği her bilgi asıl kaynaktan doğrulanmalıdır. İkincisi, hüküm verme ve fetva sorumluluğu ehil bir insanda kalmalıdır. Üçüncüsü, aracın kullanıldığı açıkça belirtilmelidir; okur, bir metnin nasıl hazırlandığını bilme hakkına sahiptir.

Bu akademinin kendi araçları. Bu ölçütleri bu akademinin kendisine de uygulamak gerekir. Bu dersin sayfasında da gördüğün gibi, İlim Akademisi'nin Modül 8'den itibaren yazılan dersleri, müfredattaki ders planlarından yapay zekâ desteğiyle tam metne dönüştürülmüştür ve yayın öncesi hoca kontrolü beklemektedir. Bu not, yukarıdaki üçüncü sınırın, yani şeffaflığın bir uygulamasıdır. Bu derslerde ayet mealleri bir kaynaktan doğrudan alınmış, doğrulanamayan bilgiler "nakledilir" ya da "aktarılır" gibi kayıtlarla verilmiştir; ama bu önlemler hoca kontrolünün yerini tutmaz. Bir talebe olarak bu derslerde gördüğün bir bilgiyi, özellikle bir rivayeti ya da bir âlime nispet edilen bir görüşü, kullanmadan önce asıl kaynağından doğrulamalısın. Bu, bu akademinin sana öğretmeye çalıştığı ilmî disiplinin ta kendisidir.

Örnekler

  • Basit: Bir talebe, sosyal medyada bir âlime ait olduğu söylenen etkileyici bir söz görür ve paylaşmak ister. Hucurât 49/6'daki doğrulama ilkesini hatırlar ve önce sözün kaynağını arar. Sözün hiçbir eserde geçmediğini ve âlimin adının yanlışlıkla eklendiğini fark eder. Talebe paylaşmaktan vazgeçer ve doğrulanmamış bir sözü yaymanın, onu uydurmaya ortak olmak olduğunu not eder.
  • Orta: Bir çalışma grubu, bir yapay zekâ aracına belirli bir fıkhî konudaki hadisleri sorar ve araç beş hadis listeler. Grup, Ders 16.5'te öğrendiği tahrîc yöntemiyle her hadisi asıl kaynağında arar. Hadislerden ikisinin kaynakta bulunduğunu, birinin metninin farklı olduğunu, ikisinin ise hiçbir kaynakta bulunamadığını tespit eder. Grup, aracın bir başlangıç noktası olarak işe yarayabileceğini, ama ürettiği her bilginin doğrulanması gerektiğini somut olarak görür.
  • Gerçek hayat: Bir arkadaşın, bir yapay zekâ uygulamasına bir miras sorusu sorduğunu ve aldığı cevaba göre bir karar vermek üzere olduğunu söyler. Sen ona bu dersteki sınırları anlatırsın: araç bir müftî değildir, cevabı yanlış olabilir ve hata yaptığında sorumluluk üstlenmez. Arkadaşına, aldığı cevabı bir başlangıç olarak kullanmasını, ama kararını vermeden önce Din İşleri Yüksek Kurulu'na ya da güvendiği bir hocaya danışmasını önerirsin.

Uygulama

Şimdi sıra sende: Yapay zekâ destekli bir dinî soru-cevap aracı için beş maddelik bir "etik kullanım ilkeleri" metni yaz. Metni, böyle bir aracı geliştiren bir ekibe ya da onu kullanan kişilere hitap edecek biçimde kur. Her madde için üç şey yaz: ilkenin kendisi bir cümleyle, bu ilkenin dayandığı fıkhî kavram ya da nas ve ilkenin uygulamada ne anlama geldiğini gösteren bir örnek. Maddelerini şu alanlardan seçebilirsin: aracın kendisini bir müftî gibi sunmaması, ürettiği naslar ve kaynaklar için doğrulama uyarısı, hassas meselelerde, örneğin tıp, aile ve miras meselelerinde, kullanıcıyı ehil bir kişiye ya da kuruma yönlendirmesi, kullanıcının kişisel verilerinin emanet olarak korunması ve aracın nasıl çalıştığının şeffaf biçimde açıklanması. Metnin sonuna, bu ilkeleri bu akademinin kendi derslerine uygulayan kısa bir paragraf ekle: bu dersler bu ilkelere ne ölçüde uyuyor, nerede eksik kalıyor? Hedef: Dijital çağın meselelerini klasik fıkhî ilkelerle değerlendirebilmek ve yapay zekânın ilimde kullanımı için gerekçeli, uygulanabilir ilkeler yazabilmek.

Mini test

  1. Klasik fıkıh, taraflar aynı mecliste değilken yapılan akitleri hangi örnek üzerinden tartışmıştır ve bu tartışma çevrim içi akitlere nasıl uygulanır?
  2. Hucurât 49/6'daki ilke sosyal medyada nasıl uygulanır?
  3. Sahte içerikler hangi üç fıkhî yasağa girer?
  4. Bir dil modeli neden terimin fıkhî anlamıyla bir müftî sayılamaz?
  5. Yapay zekânın bir araştırma yardımcısı olarak kullanımının üç sınırı nedir?
Cevapları göster
  1. Mektupla yapılan akitler üzerinden tartışmıştır; Hanefîler teklifin ulaştığı yerde kabul edilmesiyle akdin kurulabileceğini kabul etmiştir. Bu yorum çevrim içi akitlere de uygulanabilir; asıl soru tarafların rızasının güvenilir biçimde tespit edilmesidir.
  2. Bir haberi paylaşmadan önce kaynağını, ilk yayımlandığı yeri ve içeriğinin bilinen gerçeklerle tutarlılığını araştırmak gerekir; doğrulanmamış bir haberi paylaşmak onu yaymaya ortak olmaktır.
  3. Yalan, iftira ve aldatma.
  4. Müftînin şartları arasındaki güvenilirlik bir niyet ve sorumluluk bilincinin niteliğidir; bir model niyet taşımaz, ahlakî sorumluluk üstlenmez, hata yaptığında hesap veremez ve sorunun arkasındaki niyeti ve soranın durumunu güvenilir olarak kavrayamaz.
  5. Ürettiği her bilginin asıl kaynaktan doğrulanması, hüküm verme sorumluluğunun ehil bir insanda kalması ve aracın kullanıldığının açıkça belirtilmesi.

Özet

  • Dijital çağın meseleleri yeni vakıalardır, ama onları değerlendiren ilkelerin çoğu eskidir: akit, emanet, tecessüs, gıybet, haberin doğrulanması.
  • Çevrim içi akitler mektupla akit tartışmasına, dijital mahremiyet tecessüs ve emanet kavramlarına, bilgi ahlakı Hucurât 49/6'daki doğrulama ilkesine dayanır.
  • Sahte içerikler yalan, iftira ve aldatma yasaklarına girer; cemaatle namaz ve cuma çevrim içi kılınamaz.
  • Bir dil modeli müftînin şartlarını taşımaz; ürettiği bilgi uydurma olabilir ve doğrulanmadan kullanılmamalıdır.
  • Yapay zekâ araştırma yardımcısı olarak doğrulama, insan sorumluluğu ve şeffaflık şartlarıyla kullanılabilir; bu akademinin dersleri de bu ölçütlere tabidir.

Sonraki derse hazırlık

Ders 21.8'de Modül 21'in projesini, kendi fetva metnini yazacaksın. Hazırlık: Bu modülde gördüğün çağdaş meselelerden, yani finans, tıp ya da teknoloji alanından, fetva metnini yazmak istediğin bir soru seç. Soruyu Ebussuûd fetvalarındaki gibi, cevaba hazır ve ayrıntılı bir biçimde yaz: kim, ne durumda, neyi soruyor? Ardından Ders 21.3'teki yönteme göre bu sorunun vakıasını öğrenmek için kime ya da hangi kaynağa başvurman gerektiğini not et. Son olarak, bu soruda Ders 21.2'deki beş zarurî değerden hangilerinin ve Ders 17.8'deki kaidelerden hangilerinin rol oynayacağını tahmin ederek birer cümleyle yaz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Müfredattaki ders planı — 21.7

Dijital çağın fıkhî meseleleri: çevrim içi akitler ve elektronik imza, dijital mahremiyet ve veri (gıybet, tecessüs ve emanet kavramlarıyla), sosyal medyada bilgi ahlakı ve teyit, derin sahte (deepfake) içerikler, çevrim içi ibadet tartışmaları. Yapay zekâ ile fetva meselesi özel olarak işlenir: bir dil modelinin müftînin şartlarını taşıyıp taşımadığı, sorumluluk ve hesap verebilirlik, hatalı bilgi riski ve yapay zekânın araştırma yardımcısı olarak meşru kullanım sınırları. Bu akademinin kendi dijital araçları da aynı ölçütlerle değerlendirilir. Uygulama: yapay zekâ destekli bir dinî soru-cevap aracı için beş maddelik bir "etik kullanım ilkeleri" metni yazmak.