İçeriğe geç

Ders 19.2 · Seviye 3 · Tasavvuf Klasikleri

Gazzâlî: İhyâ

1.853 kelime · yaklaşık 8 dakika okuma

Giriş

Hazırlıkta Ders 12.8'de gördüğün İhyâ'nın dört bölümünü ve Ders 18.3'te gördüğün Gazzâlî'nin el-Munkız'da anlattığı ilmî ve manevî krizini hatırladın. İhyâ'nın dört bölümünün adlarını yazdın ve "Kitâbü Riyâzati'n-nefs" ile "Kitâbü't-Tevbe"nin hangi bölümlerde yer alabileceğini tahmin ettin. Muhtemelen nefsin terbiyesini anlatan kitabın kötü huyları işleyen bölümde, tevbeyi anlatan kitabın ise kurtarıcı güzel huyları işleyen bölümde yer aldığını düşündün. Bu tahmin doğrudur ve eserin mantığını yakalar: kötü huylar anlatılmadan önce onların tedavisinin genel yöntemi, güzel huylar anlatılmaya başlamadan önce de dönüşün ilk adımı gelir. Ardından Ders 16.5'te öğrendiğin tahric kavramını hatırladın ve bir ahlak kitabındaki hadislerin kaynağını bulmanın neden önemli olabileceğini yazdın. Bu soru, İhyâ'nın tarihindeki önemli bir tartışmaya işaret eder. Ders 19.1'de Kuşeyrî'nin Risâle'sini okudun. Bu derste tasavvufu fıkıh ve kelamla birlikte bir ahlak sistemi içinde yeniden kuran büyük esere, Gazzâlî'nin İhyâü ulûmi'd-dîn'ine geçiyoruz. Önce eserin adını, yazılış bağlamını ve amacını göreceksin. Sonra dört bölümün iç düzenini inceleyeceksin. Ardından Riyâzatü'n-nefs ve Tevbe kitaplarından seçmeler okuyacak ve eserdeki zayıf hadisler meselesini tanıyacaksın.

Ana anlatım

Eserin adı. İhyâü ulûmi'd-dîn, "din ilimlerinin diriltilmesi" demektir. Bu ad, bir teşhisi içerir: Gazzâlî'ye göre din ilimleri, kendi döneminde ölmüş ya da en azından canlılığını yitirmişti. Bu, din ilimlerinin okunmadığı anlamına gelmez; Gazzâlî'nin döneminde medreseler doluydu ve fakihler, kelamcılar ve vaizler çok sayıdaydı. Gazzâlî'nin şikâyeti, bu ilimlerin asıl amacından, yani insanı Allah'a yaklaştırmaktan koptuğudur. Fıkıh bir dünya mesleğine, kelam bir tartışma sanatına, vaaz ise bir gösteriye dönüşmüştü. İhyâ, bu ilimleri yeniden asıl amaçlarına bağlamak için yazılmıştır.

Yazılış bağlamı. Ders 18.3'te Gazzâlî'nin Bağdat'taki Nizâmiye Medresesi'nde parlak bir müderrisken bir iç krize düştüğünü ve görevini bırakıp uzun yıllar inziva ve yolculuk içinde geçirdiğini görmüştün. İhyâ, bu dönemin ürünüdür. Bu bağlam, eserin tonunu belirler: İhyâ, dışarıdan bir eleştirmenin değil, aynı hastalığı kendi içinde yaşamış ve ondan kurtulmaya çalışmış birinin eseridir. Gazzâlî, Munkız'da kendisinin de ilmi şöhret ve makam için öğrendiğini, bunu fark edince derin bir sarsıntı yaşadığını anlatır. İhyâ'daki eleştirilerin sertliği, bu kişisel tecrübenin samimiyetinden gelir.

İlmin iki türü. İhyâ'nın ilk kitabı ilme ayrılmıştır ve eserin temel ayrımını burada kurar. Gazzâlî, ahiret yolunun ilmini ikiye ayırır. Birincisi muamele ilmidir: kulun ibadetlerinde, ahlakında ve kalp hâllerinde nasıl davranacağını bildiren ilim. İkincisi mükâşefe ilmidir: kalbin arınmasıyla açılan ve kelimelerle tam olarak anlatılamayan hakikatlerin bilgisi. İhyâ, yalnız muamele ilmini anlatır; mükâşefe ilmini ise anlatmaz, çünkü o kitaplarla aktarılamaz, yaşanarak elde edilir. Bu ayrım, eserin pratik amacını gösterir: İhyâ, bir okuru bir teoriyle değil, bir yolla tanıştırmak için yazılmıştır.

Dört rub' ve kırk kitap. İhyâ, dört büyük bölüme ayrılır ve her bölüme rub', yani dörtte bir denir. Her rub' on kitaptan oluşur; eser böylece kırk kitaptır. Birinci rub' ibadetlere ayrılmıştır: ilim, akaid, temizlik, namaz, zekât, oruç, hac, Kur'an okuma, zikir ve dua ile virdler bu rub'dadır. İkinci rub' âdetlere, yani gündelik hayatın işlerine ayrılmıştır: yeme, evlilik, kazanç, helal ve haram, sohbet ve kardeşlik, yalnızlık, yolculuk, iyiliği emretme ve Resûlullah'ın ahlakı bu rub'dadır. Üçüncü rub' mühlikâta, yani helak edici kötü huylara, dördüncü rub' ise münciyâta, yani kurtarıcı güzel huylara ayrılmıştır. Ders 12.8'de bu düzenin fıkıh, kelam ve tasavvufu tek bir tasarıda birleştirdiğini görmüştün.

Düzenin mantığı. Dört rub'un sıralaması, bir yolculuğu andırır. Kul önce ibadetleri, yani Allah'la ilişkisinin dış biçimini doğru öğrenir. Sonra bu ilişkiyi gündelik hayatının bütün alanlarına, yemeğine, işine, evliliğine ve dostluklarına taşır. Ardından kalbinin hastalıklarını tanır ve onları tedavi etmeyi öğrenir. Son olarak kalbini kurtarıcı güzel huylarla süsler. Her rub'un ilk kitabı da bir giriş işlevi görür: birinci rub' ilimle, üçüncü rub' kalbin yapısını anlatan kitapla, dördüncü rub' ise tevbeyle başlar. Ders 12.4'te okuduğun kalbin acâibi kitabı, üçüncü rub'un ilk kitabıdır; onu, nefsin terbiyesini anlatan Riyâzatü'n-nefs kitabı izler.

Riyâzatü'n-nefs: güzel ahlakın tanımı. Riyâzatü'n-nefs kitabının tam adı, nefsin terbiyesi, ahlakın düzeltilmesi ve kalp hastalıklarının tedavisi kitabıdır. Gazzâlî kitaba güzel ahlakın tanımıyla başlar. Ona göre ahlak, nefiste yerleşmiş bir durumdur; fiiller bu durumdan düşünmeye ve zorlamaya gerek kalmadan, kolayca çıkar. Eğer bu durumdan akla ve dine uygun güzel fiiller çıkıyorsa, buna güzel ahlak denir; kötü fiiller çıkıyorsa kötü ahlak denir. Bu tanıma göre ahlak, bir kez yapılan bir iyilik değil, kalıcı bir yatkınlıktır. Bir kez cömertlik yapan biri cömert sayılmaz; cömertliği zorlanmadan ve sürekli yapan cömerttir.

Ahlak değişebilir mi? Gazzâlî'nin kitapta ele aldığı temel sorulardan biri, ahlakın değişip değişemeyeceğidir. Bazı kişiler, ahlakın yaratılıştan geldiğini ve değiştirilemeyeceğini söylüyordu. Gazzâlî bu görüşü reddeder. Ona göre ahlak değişmeseydi, öğütlerin, terbiyenin ve eğitimin hiçbir anlamı kalmazdı. Üstelik hayvanlar bile eğitilebiliyor, yabani bir hayvan evcilleştirilebiliyorsa, insanın ahlakının değiştirilebilmesi evleviyetle mümkündür. Gazzâlî, bazı insanların tabiatlarının değişmeye daha dirençli olduğunu kabul eder, ama değişimin imkânını reddetmez. Bu tavır, tasavvufun bütün terbiye yöntemlerinin temelidir.

Terbiyenin yöntemi: zıddıyla tedavi. Gazzâlî, kalp hastalıklarının tedavisini beden hastalıklarının tedavisine benzetir. Beden hekimi bir hastalığı onun zıddıyla tedavi eder: sıcaklıktan doğan bir hastalığa soğuk bir ilaç verir. Kalp hastalıkları da zıtlarıyla tedavi edilir: cimrilik, cömertlik ederek; kibir, alçakgönüllülük gösterilerek; öfke, sabır ve yumuşaklıkla tedavi edilir. Başlangıçta bu davranışlar zorla, kendini zorlayarak yapılır. Ama tekrarlandıkça kolaylaşır ve sonunda nefiste yerleşik bir huy hâline gelir. Bu, güzel ahlakın tanımındaki "kolayca ve düşünmeden" kaydının nasıl elde edildiğini gösterir: zorlanarak yapılan iyilik, tekrarla huya dönüşür.

İtidal ve dört erdem. Gazzâlî, güzel ahlakın ölçüsünü itidalde, yani iki aşırı uç arasındaki orta yolda bulur. Ona göre ahlakın temel erdemleri dörttür: hikmet, cesaret, iffet ve adalet. Hikmet, aklın doğruyu yanlıştan ayırmasıdır. Cesaret, öfke gücünün akla boyun eğmesidir; bunun bir yanda korkaklık, öbür yanda ölçüsüz atılganlık gibi iki aşırı ucu vardır. İffet, arzu gücünün akla ve dine boyun eğmesidir. Adalet ise bu güçlerin dengede tutulmasıdır. Bu dörtlü, İslam ahlak düşüncesinde daha önce de işlenmiş bir tasnifi, tasavvufun terbiye anlayışıyla birleştirir. Tedavi, bir huyu bir aşırı uçtan öbürüne değil, iki ucun ortasına taşımayı amaçlar.

Kendi ayıbını bilmek. Terbiye, insanın kendi ayıbını bilmesiyle başlar; ama insan çoğu zaman kendi ayıbını göremez. Gazzâlî bunun için dört yol önerir. Birincisi, nefsin ayıplarını gören bir şeyhe başvurmaktır; Ders 12.7'de gördüğün mürşidin rolü budur. İkincisi, doğru sözlü ve dindar bir dostun, kendisini gözlemleyip ayıplarını söylemesini istemektir. Üçüncüsü, düşmanların sözlerine kulak vermektir; çünkü düşman, dostun görmediği ya da söylemekten çekindiği ayıpları dile getirir. Dördüncüsü, insanlarla karışıp onlarda gördüğü ayıpları kendinde aramaktır. Bu dört yol, terbiyenin yalnız bir iç gözlem değil, bir toplulukla ve başkalarının bakışıyla birlikte yürüyen bir süreç olduğunu gösterir.

Tevbe kitabı. Dördüncü rub'un ilk kitabı tevbeye ayrılmıştır. Ders 12.6'da tevbenin yolun ilk makamı olduğunu ve Ders 14.6'da Kuşeyrî'nin tevbeyi sâliklerin ilk durağı olarak tanımladığını görmüştün. Gazzâlî tevbeyi üç unsurdan oluşan bir bütün olarak açıklar: ilim, hal ve amel. İlim, günahın zararını ve kulu Allah'tan uzaklaştırdığını bilmektir. Bu bilgi kalpte bir hal doğurur: pişmanlık ve acı. Bu hal de bir amele yol açar: günahı hemen bırakmak, bir daha yapmamaya kararlı olmak ve mümkün olduğu ölçüde geçmişte kaybedileni telafi etmek. Bu üçlü, tevbenin yalnız bir söz değil, bilgiden eyleme uzanan bir dönüşüm olduğunu gösterir.

Zayıf hadisler meselesi. İhyâ, tarih boyunca büyük övgülerin yanında eleştirilere de konu olmuştur. Bu eleştirilerin önemli bir kısmı, eserdeki hadislerle ilgilidir. Gazzâlî, özellikle fezâil ve ahlak konularında, bazıları zayıf, bir kısmı ise çok zayıf ya da asılsız olan rivayetlere yer vermiştir. Ders 9.3'te zayıf hadislerin fezâilde belirli şartlarla kullanılabileceğini, ama çok zayıf ve uydurma rivayetlerin bu kapsama girmediğini görmüştün. Bu yüzden bazı âlimler İhyâ'yı bu yönüyle eleştirmiş, bazıları ise okurlarını uyarmak için eserdeki hadislerin kaynaklarını incelemiştir. Bu eleştiriler, eserin değerini ortadan kaldırmaz, ama onu dikkatle okumayı gerektirir.

Irâkî'nin tahrici. İhyâ'daki hadisler üzerine yapılan en önemli çalışma, hadis âlimi Zeynüddîn el-Irâkî'nin el-Muğnî an hamli'l-esfâr adlı eseridir. Irâkî bu eserde İhyâ'daki hadislerin her birinin hangi kaynaklarda geçtiğini ve derecesini kısaca belirtir. Ders 16.5'te öğrendiğin tahricin, bir ahlak kitabı üzerinde nasıl uygulandığının en bilinen örneği budur. Bugün İhyâ'nın pek çok baskısında Irâkî'nin notları sayfa altında verilir. Bu yüzden İhyâ'yı okuyan bir talebe, bir hadisle karşılaştığında önce Irâkî'nin notuna bakmalı ve hadisin derecesini öğrenmeden onu bir hüküm delili olarak kullanmamalıdır.

Örnekler

  • Basit: Bir talebe, İhyâ'nın bir baskısında bir hadisin altında küçük harflerle yazılmış bir not görür. Hocası ona bunun Irâkî'nin tahric notu olduğunu, hadisin hangi kaynaklarda geçtiğini ve derecesini bildirdiğini anlatır. Talebe, notta hadisin zayıf olduğunun belirtildiğini görür ve bu hadisi bir fezâil teşviki olarak okuyabileceğini, ama bir hüküm delili olarak kullanamayacağını öğrenir.
  • Orta: Bir çalışma grubu, Riyâzatü'n-nefs'teki zıddıyla tedavi yöntemini bir örnek üzerinde uygular. Grup, cimrilik huyu olan birinin bu huyu nasıl tedavi edebileceğini adım adım yazar: önce zorlanarak küçük sadakalar vermek, sonra bunu düzenli bir alışkanlığa dönüştürmek, sonunda cömertliğin kolayca yapılan bir huy hâline gelmesini beklemek. Ardından itidal ilkesini hatırlar ve tedavinin cimrilikten israfa değil, cömertliğin orta yoluna yönelmesi gerektiğini not eder.
  • Gerçek hayat: Bir arkadaşın, sinirli biri olduğunu ve bunun yaratılışından geldiği için değişemeyeceğini söyler. Sen ona Gazzâlî'nin ahlakın değişebileceğine dair görüşünü ve zıddıyla tedavi yöntemini anlatırsın: öfke anında kendini tutmayı zorlanarak başlatmanın, zamanla onu bir huya dönüştürebileceğini gösterirsin. Ayrıca kendi ayıbını görmek için güvendiği bir dostundan açık sözlü geri bildirim istemesini önerirsin.

Uygulama

Şimdi sıra sende: İhyâ'nın Riyâzatü'n-nefs kitabından bir pasaj seç ve Gazzâlî'nin önerdiği terbiye yöntemini adım adım çıkar. Pasajı Arapça aslından ya da güvenilir bir Türkçe tercümeden oku; hangisini kullandığını belirt. Pasaj en az bir sayfa uzunluğunda olsun ve bir kötü huyun tedavisini ya da genel terbiye yöntemini anlatsın. Pasajdan çıkardığın yöntemi numaralı adımlar hâlinde yaz: her adımda ne yapılacağını, neden yapılacağını ve Gazzâlî'nin bu adım için verdiği gerekçeyi ya da benzetmeyi belirt. Ardından bu yöntemi, kendi hayatından ya da çevrenden bir huy üzerinde nasıl uygulayabileceğini beş cümleyle anlat. Pasajda bir hadis geçiyorsa, Irâkî'nin notuna bakarak derecesini de yaz. Son olarak Gazzâlî'nin yönteminin güçlü yanını ve bugünün bir okuru için sınırlı kalabilecek bir yönünü birer cümleyle değerlendir. Hedef: İhyâ'dan bir pasajı okuyup terbiye yöntemini sistematik olarak çıkarabilmek, bu yöntemi somut bir huya uygulayabilmek ve eserdeki hadisleri tahricle değerlendirebilmek.

Mini test

  1. İhyâü ulûmi'd-dîn adı ne anlama gelir ve hangi teşhisi içerir?
  2. Gazzâlî'nin muamele ilmi ile mükâşefe ilmi arasındaki ayrımı nedir ve İhyâ hangisini anlatır?
  3. İhyâ'nın dört rub'u nelerdir ve Riyâzatü'n-nefs ile Tevbe kitapları hangi rub'lardadır?
  4. Gazzâlî'ye göre güzel ahlak nedir ve ahlak değişebilir mi?
  5. Gazzâlî tevbeyi hangi üç unsurla açıklar?
Cevapları göster
  1. Din ilimlerinin diriltilmesi demektir. Gazzâlî'ye göre din ilimleri, insanı Allah'a yaklaştırma amacından koparak canlılığını yitirmişti.
  2. Muamele ilmi kulun ibadet, ahlak ve kalp hâllerinde nasıl davranacağını bildirir; mükâşefe ilmi ise kalbin arınmasıyla açılan ve kelimelerle tam anlatılamayan hakikatlerdir. İhyâ yalnız muamele ilmini anlatır.
  3. İbadetler, âdetler, helak edici kötü huylar (mühlikât) ve kurtarıcı güzel huylar (münciyât). Riyâzatü'n-nefs mühlikâtta, Tevbe münciyâtın başındadır.
  4. Nefiste yerleşmiş ve fiillerin kolayca, düşünmeden çıktığı bir durumdur; bu fiiller akla ve dine uygunsa güzel ahlaktır. Ahlak değişebilir; aksi hâlde öğüt ve terbiyenin anlamı kalmazdı.
  5. İlim (günahın zararını bilmek), hal (pişmanlık) ve amel (günahı bırakmak, tekrar etmemeye kararlı olmak ve telafi etmek).

Özet

  • İhyâ, din ilimlerini insanı Allah'a yaklaştırma amacına yeniden bağlamak için, Gazzâlî'nin iç krizinden sonraki dönemde yazılmıştır.
  • Eser muamele ilmini anlatır ve on kitaptan oluşan dört rub'a ayrılır: ibadetler, âdetler, mühlikât ve münciyât.
  • Riyâzatü'n-nefs, ahlakı nefiste yerleşik bir huy olarak tanımlar, onun değişebileceğini savunur ve zıddıyla tedavi, itidal ve kendi ayıbını bilme yollarını önerir.
  • Tevbe, ilim, hal ve amelden oluşan bir dönüşümdür.
  • İhyâ'daki zayıf hadisler eleştirilmiş, Irâkî'nin el-Muğnî'si bu hadislerin tahricini yapmıştır; eser bu notlarla dikkatle okunmalıdır.

Sonraki derse hazırlık

Ders 19.3'te Mevlânâ'nın Mesnevî'sini okuyacağız. Hazırlık: Mesnevî'nin ilk on sekiz beytini, yani "Dinle, bu ney nasıl şikâyet ediyor" diye başlayan girişi, güvenilir bir Türkçe tercümeden oku. Neyin kamışlıktan koparılmasının ve bu yüzden inlemesinin neyi temsil edebileceğini iki cümleyle yaz. Ardından Ders 12.4'te gördüğün kalp, ruh ve sır kavramlarını hatırla ve neyin şikâyetinin bu kavramlardan hangisiyle ilişkili olabileceğini bir cümleyle tahmin et.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Müfredattaki ders planı — 19.2

İhyâü ulûmi'd-dîn'in dört rub'u (ibâdât, âdât, mühlikât, münciyât) ve yazılış bağlamı anlatılır; eserin fıkıh, kelam ve tasavvufu bir ahlak sistemi içinde birleştirme projesi olduğu gösterilir. "Kitâbü Riyâzati'n-nefs" ve "Kitâbü't-Tevbe"den seçmeler okunur; İhyâ'daki zayıf hadisler meselesi ve Irâkî'nin tahrici (el-Muğnî an hamli'l-esfâr) tanıtılır. Uygulama: Riyâzatü'n-nefs'ten bir pasajı okuyup Gazzâlî'nin önerdiği terbiye yöntemini adım adım çıkarmak.