İçeriğe geç

Ders 18.3 · Seviye 3 · Klasik Kelam Metinleri

Gazzâlî: Tehâfüt

1.801 kelime · yaklaşık 8 dakika okuma

Giriş

Hazırlıkta Ders 11.5'te gördüğün İbn Sînâ'nın imkân-vücub delilini ve Ders 12.8'de gördüğün Gazzâlî'nin İhyâ'sını hatırladın. Ardından bir soruyu düşündün: ateşe tutulan bir pamuk yandığında, pamuğu yakan ateşin kendisi midir, yoksa ateşin yanında Allah'ın yaratması mı? Bu soruya verilen cevabın, mucizelerin mümkün olup olmadığı sorusuyla nasıl bir ilişkisi olabileceğini de not ettin. Muhtemelen ilk cevabın "ateş yakar" oldu, çünkü günlük tecrübemiz bunu söyler. Sonra mucizeyi düşündüğünde, Enbiyâ suresinin 69. ayetini hatırlamış olabilirsin: "Ey ateş! İbrahim'e karşı serin ve zararsız ol." Eğer ateş kendi tabiatı gereği zorunlu olarak yakıyorsa, bu nasıl mümkün olabilir? Bu soru, bu dersin konusu olan tartışmanın tam ortasındadır. Ders 18.1 ve 18.2'de kelamın bir akaid metni ve onun şerhi üzerinden nasıl işlediğini gördün. Bu derste kelamın felsefeyle en ünlü karşılaşmalarından birini, Gazzâlî'nin Tehâfütü'l-felâsife'sini okuyacağız. Önce Gazzâlî'nin el-Munkız'da anlattığı ilmî yolculuğu göreceksin. Sonra Makâsıdü'l-felâsife ile Tehâfüt arasındaki ilişkiyi ve Tehâfüt'ün yirmi meselesini tanıyacaksın. Ardından tekfir ettiği üç meseleyi ve nedensellik tartışmasını okuyacak, Gazzâlî'nin felsefeyle ilişkisinin sınırlarını tartışacaksın.

Ana anlatım

Gazzâlî'nin hayatı. Ebû Hâmid el-Gazzâlî, Horasan'daki Tûs şehrinde doğmuş ve orada vefat etmiştir (ö. 505/1111). Nîşâbûr'da, Ders 17.3'te el-Burhân'ını gördüğün Cüveynî'nin yanında yetişmiş, ardından Bağdat'taki Nizâmiye Medresesi'nde müderris olmuştur. Döneminin en parlak âlimlerinden biri olarak tanınırken, bir iç krizin ardından görevini bırakmış, uzun yıllar inziva ve yolculuk içinde geçirmiştir. Ders 12.8'de gördüğün İhyâ'yı bu dönemde yazmıştır. Ders 17.3'te gördüğün el-Müstasfâ ise ömrünün son yıllarının eseridir. Gazzâlî fıkıh, usul, kelam, felsefe eleştirisi ve tasavvuf alanlarında eserler vermiş, bu alanların her birinde kalıcı bir iz bırakmıştır.

el-Munkız ve ilmî yolculuk. Gazzâlî, el-Munkız mine'd-dalâl adlı eserinde kendi ilmî ve manevî yolculuğunu anlatır. Eserde, gençliğinden beri hakikati arama isteği taşıdığını ve bir dönem duyuların ve aklın verdiği bilgiye bile güvenemediği bir şüphe krizine düştüğünü söyler. Bu krizden, kendi ifadesine göre, delil zinciriyle değil, Allah'ın kalbine attığı bir nurla kurtulmuştur. Ardından hakikati arayanları dört grupta inceler: kelamcılar, bâtınîler, filozoflar ve sûfîler. Her grubun yöntemini ve sınırlarını değerlendirir. Munkız, bir otobiyografiden çok, Gazzâlî'nin bilgi arayışını ve farklı yöntemlere bakışını anlatan bir eserdir. Tehâfüt'ü anlamak için, Gazzâlî'nin felsefeyi bu arayışın bir durağı olarak incelediğini bilmek gerekir.

Felsefi ilimlerin tasnifi. Gazzâlî Munkız'da filozofların ilimlerini altı gruba ayırır: matematik, mantık, tabiat ilimleri, ilahiyat, siyaset ve ahlak. Bu ilimlerin hepsine aynı hükmü vermez. Matematik ve mantığın dinle bir çatışması olmadığını, bunların doğru ya da yanlışlığının kendi delilleriyle anlaşılacağını söyler. Filozofların hatalarının çoğunun ilahiyatta bulunduğunu, çünkü bu alanda matematikteki kesinliği sağlayamadıklarını belirtir. Bu tasnif, Gazzâlî'nin felsefeye topyekûn bir düşmanlıkla değil, alan alan ayırt eden bir eleştiriyle yaklaştığını gösterir. Tehâfüt'ün konusu da bu yüzden felsefenin tamamı değil, belirli metafizik ve tabiat iddialarıdır.

Makâsıd ve Tehâfüt. Gazzâlî felsefeyi eleştirmeden önce onu öğrenmeyi ve doğru aktarmayı gerekli görür. Bu amaçla Makâsıdü'l-felâsife adlı eserini yazar ve bu eserde filozofların, özellikle İbn Sînâ'nın görüşlerini mantık, ilahiyat ve tabiat ilimleri başlıkları altında tarafsız bir dille özetler. Ardından Tehâfütü'l-felâsife'de bu görüşlerin bir kısmını eleştirir. Bu sıra, önemli bir ilmî ilkeyi gösterir: bir görüşü eleştirmeden önce onu, sahiplerinin kabul edeceği biçimde anlamak gerekir. Ders 18.2'de şârihin metni sadakatle aktarma görevini görmüştün; Gazzâlî burada bir eleştirmen olarak benzer bir sadakat ilkesi uygular.

Tehâfüt'ün amacı. Tehâfüt kelimesi, tutarsızlık, birbirini tutmama anlamına gelir. Gazzâlî'nin amacı, kendi görüşlerini ispat etmek değil, filozofların metafizik iddialarının, onların kendi ölçütleri olan burhanî kesinliğe ulaşmadığını göstermektir. Filozoflar ilahiyat meselelerinde matematikteki gibi kesin delillere sahip olduklarını iddia ediyordu; Gazzâlî ise bu delillerin kesin olmadığını, çoğu zaman gizli öncüllere dayandığını ve birbirleriyle çeliştiğini göstermeye çalışır. Bu yüzden Tehâfüt'ün yöntemi yıkıcıdır: bir iddiayı çürütmek için karşı tarafın öncüllerini kullanır. Gazzâlî, kendi olumlu görüşlerini başka eserlerine bırakır; Tehâfüt'ü okurken bu yıkıcı amacı akılda tutmak, onun bir sistem kitabı değil bir eleştiri kitabı olduğunu görmeyi sağlar.

Yirmi mesele. Tehâfüt, filozofların yirmi görüşünü ele alır. Bu meselelerin çoğu ilahiyatla, bir kısmı tabiat ilimleriyle ilgilidir. İlahiyat meseleleri arasında âlemin ezelî ve ebedî olduğu iddiası, Allah'ın sıfatlarının zatından ayrı olmadığı iddiası, Allah'ın yalnız küllîleri bildiği iddiası ve feleklerin canlı olduğu iddiası gibi konular vardır. Tabiat meseleleri arasında ise sebep ile sonuç arasındaki ilişki, nefsin yapısı ve bedenlerin yeniden dirilmesi gibi konular yer alır. Gazzâlî her meselede önce filozofların görüşünü ve delillerini aktarır, sonra bu delillere itirazlarını sıralar.

Tekfiri gerektiren üç mesele. Gazzâlî, eserin sonunda bu yirmi meseleyi iki gruba ayırır. Üç meselede filozofların görüşünün küfrü gerektirdiğini söyler. Birincisi, âlemin ezelî olduğu iddiasıdır. Gazzâlî'ye göre bu iddia, âlemin Allah tarafından yoktan yaratıldığı inancıyla bağdaşmaz. İkincisi, Allah'ın cüz'îleri, yani tek tek olayları ve varlıkları bilmediği iddiasıdır. Filozoflar Allah'ın bilgisinin değişmemesi için O'nun cüz'îleri ancak küllî bir biçimde bildiğini söylüyordu; Gazzâlî ise bu görüşün Yûnus suresinin 61. ayetindeki "Yerde ve gökte hiçbir zerre Rabbinden gizli değildir" ifadesiyle çeliştiğini savunur. Üçüncüsü, cismanî haşrin, yani ahirette bedenlerin yeniden dirilmesinin inkârıdır; filozoflar ahiretin yalnız ruhanî olduğunu söylüyordu.

Bid'at sayılan meseleler. Geriye kalan on yedi meselede ise Gazzâlî filozofların görüşünü küfür değil, bid'at, yani yanlış ve sapkın bir görüş olarak niteler. Örneğin Allah'ın sıfatlarını zatının aynı sayan görüşün Mu'tezile'nin görüşüne benzediğini ve Mu'tezile'nin bu yüzden tekfir edilmediğini hatırlatır. Bu ayrım önemlidir: Gazzâlî, filozofların bütün görüşlerini aynı ağırlıkta değerlendirmez. Tekfiri yalnız, dinin açık ve kesin esaslarıyla doğrudan çeliştiğini düşündüğü üç meseleyle sınırlar. Ders 18.4'te İbn Rüşd'ün bu tekfir hükmüne nasıl cevap verdiğini göreceksin.

On yedinci mesele: nedensellik. Tehâfüt'ün en çok tartışılan kısmı, sebep ile sonuç arasındaki ilişkiyi ele alan on yedinci meseledir. Filozoflara göre ateş ile yanma arasında zorunlu bir ilişki vardır: ateş kendi tabiatı gereği yakar ve pamuk kendi tabiatı gereği yanar. Gazzâlî ise bu ilişkinin zorunlu olmadığını savunur. Ona göre biz yalnız ateşin pamuğa değmesiyle yanmanın birlikte gerçekleştiğini gözlemleriz; ama bu gözlem, yanmanın ateş tarafından yapıldığını göstermez. Gözlem, yanmanın ateşin yanında gerçekleştiğini gösterir, ateşle gerçekleştiğini göstermez. Yanmanın gerçek faili Allah'tır; O, yanmayı ateşin değmesi anında yaratır. Ateş cansızdır, bir iradesi yoktur ve bu yüzden kendi başına bir fiil işleyemez. Sebep ile sonuç arasındaki bu düzenli birliktelik, Allah'ın bir âdetidir, yani O'nun yaratmada izlediği bir düzendir.

Mucize ve düzen. Bu tartışmanın amacı, mucizelerin mümkün olduğunu göstermektir. Eğer ateş zorunlu olarak yakıyorsa, Hz. İbrâhîm'in ateşte yanmaması imkânsız olurdu; ama sebep ile sonuç arasındaki ilişki Allah'ın âdetiyse, Allah bu âdeti dilediği zaman bozabilir. Gazzâlî kendi görüşüne yöneltilebilecek bir itirazı da ele alır: sebepler zorunlu değilse, dünyada hiçbir şeye güvenilemez; evde bırakılan bir kitabın bir hayvana dönüşmüş olabileceğinden bile korkmak gerekir. Gazzâlî bu itiraza, Allah'ın bu tür imkânları gerçekleştirmeyeceğine dair bilgiyi insanlarda yarattığını söyleyerek cevap verir. Düzen gerçektir, ama zorunlu değil, ilahî bir iradeye bağlıdır. Ders 11.8'de mucizenin peygamberliğin delili olarak işleyişini görmüştün; bu tartışma, mucizenin metafizik zeminini hazırlar.

Tehâfüt'ün etkisi. Tehâfüt, yayımlanmasından sonra uzun bir tartışmanın başlangıcı oldu. Endülüs'te İbn Rüşd, eseri satır satır ele alan bir cevap yazdı; Ders 18.4'te bu cevabı okuyacaksın. Osmanlı döneminde ise Fatih Sultan Mehmed'in isteğiyle Gazzâlî ile filozoflar arasındaki tartışmayı yeniden değerlendiren eserler kaleme alındı. Tehâfüt'ün bir başka etkisi de kelamın kendisi üzerinde oldu. Gazzâlî'den sonra kelamcılar, filozofların tartıştığı varlık, bilgi ve nedensellik konularını kendi eserlerine daha geniş biçimde aldılar. İbn Haldun, sonraki dönem kelamının felsefe konularıyla o kadar iç içe geçtiğini söyler ki, iki ilim zaman zaman birbirinden ayırt edilemez hâle gelmiştir. Ders 15.3'te gördüğün Râzî ve Ders 18.5'te göreceğin Mevâkıf, bu yeni kelamın örnekleridir. Böylece felsefeyi eleştirmek için yazılan bir eser, dolaylı olarak kelamın felsefeyle daha derin bir diyaloğa girmesine de yol açmıştır.

Mantığın kelama taşınması. Gazzâlî'nin felsefeyle ilişkisinin bir başka yönü, mantığa bakışıdır. Munkız'da mantığın dinle çatışmadığını söyler ve mantığı Mi'yâru'l-ilm ve Mihakkü'n-nazar gibi eserlerinde, kelamcıların ve fakihlerin kullanabileceği bir dille anlatır. el-Müstasfâ'nın başına mantığı özetleyen bir giriş koyar ve mantığı bilmeyenin bilgisine güvenilemeyeceğini söylediği nakledilir. Bu tavır, sonraki dönemde mantığın kelam ve usul öğretiminin ayrılmaz bir parçası olmasında önemli bir rol oynamıştır. Ders 14.5'te gördüğün mantık terimleri, bu gelişmenin bir sonucudur. Gazzâlî felsefenin bazı metafizik iddialarını reddetmiş, ama onun en güçlü aracını kelama taşımıştır.

Örnekler

  • Basit: Bir talebe, Gazzâlî'nin felsefeye tamamen karşı olduğunu okur. Hocası ona Munkız'daki altılı tasnifi gösterir: Gazzâlî matematik ve mantığın dinle çatışmadığını söyler ve hatayı özellikle ilahiyatta bulur. Talebe, Gazzâlî'nin eleştirisinin felsefenin tamamına değil, belirli metafizik iddialara yöneldiğini ve mantığı kelama taşıdığını öğrenir.
  • Orta: Bir çalışma grubu, Tehâfüt'ün on yedinci meselesini okur ve Gazzâlî'nin iddiasını bir öncül-sonuç zinciri olarak yazar: gözlem yalnız birlikteliği gösterir; birliktelik sebebiyeti kanıtlamaz; ateş cansızdır ve fiil işleyemez; o hâlde yanmanın faili Allah'tır. Ardından her öncülün tartışmaya açık olup olmadığını değerlendirir ve ikinci öncülün modern felsefedeki nedensellik tartışmalarıyla benzerliğini fark eder.
  • Gerçek hayat: Bir arkadaşın, bilimin doğa yasalarını keşfettiğini ve bu yasaların mucizeleri imkânsız kıldığını söyler. Sen ona Gazzâlî'nin nedensellik tartışmasını anlatırsın: doğadaki düzenin gerçek olduğunu, ama bu düzenin zorunluluğunun gözlemle ispat edilemeyeceğini ve Gazzâlî'ye göre düzenin ilahî bir iradeye bağlı olduğunu. Bu görüşün bilimin gözlem ve deneyini reddetmediğini, yalnız onların metafizik yorumunu tartıştığını gösterirsin.

Uygulama

Şimdi sıra sende: Tehâfüt'ün on yedinci meselesinden, pamuk ve ateş örneğinin geçtiği pasajı seç ve tercüme et. Pasajı Arapça aslından al; gerekirse güvenilir bir Türkçe tercümeyi yardımcı olarak kullan, ama kendi tercümeni yap. Tercümenin ardından Gazzâlî'nin iddiasını öncül-sonuç yapısıyla yaz: her öncülü ayrı bir satıra numaralı olarak koy, sonucu da son satıra yaz. Öncüllerin en az dört tane olmasına dikkat et. Ardından her öncülün yanına, filozofların bu öncüle nasıl bir itiraz yöneltebileceğini birer cümleyle not et. Son olarak Gazzâlî'nin bu iddiasının mucizelerin imkânı meselesiyle ilişkisini ve bilimsel gözlemle ilişkisini ikişer cümleyle açıkla. Hedef: Tehâfüt'ün nedensellik pasajını tercüme edebilmek, Gazzâlî'nin iddiasını öncül-sonuç yapısıyla çözümleyebilmek ve bu iddianın kelam ve bilim açısından sonuçlarını değerlendirebilmek.

Mini test

  1. Gazzâlî el-Munkız'da hakikati arayanları hangi dört grupta inceler?
  2. Gazzâlî felsefi ilimleri nasıl tasnif eder ve hangi alanda filozofların hatalarını yoğun bulur?
  3. Makâsıdü'l-felâsife ile Tehâfütü'l-felâsife arasındaki ilişki nedir?
  4. Gazzâlî'nin tekfiri gerektirdiğini söylediği üç mesele hangileridir?
  5. Gazzâlî'nin nedensellik hakkındaki görüşü nedir ve mucizelerle nasıl bir ilişkisi vardır?
Cevapları göster
  1. Kelamcılar, bâtınîler, filozoflar ve sûfîler.
  2. Matematik, mantık, tabiat ilimleri, ilahiyat, siyaset ve ahlak olarak altıya ayırır. Hatalarının çoğunu ilahiyatta bulur, çünkü bu alanda matematikteki kesinliği sağlayamadıklarını düşünür.
  3. Makâsıd'da filozofların görüşlerini tarafsız bir dille özetler; Tehâfüt'te bu görüşlerin bir kısmını eleştirir. Bu sıra, bir görüşü eleştirmeden önce onu doğru anlamak gerektiği ilkesini gösterir.
  4. Âlemin ezelî olduğu iddiası, Allah'ın cüz'îleri bilmediği iddiası ve cismanî haşrin inkârı.
  5. Sebep ile sonuç arasında zorunlu bir ilişki yoktur; gözlem yalnız birlikteliği gösterir ve yanmanın faili Allah'tır. Sebeplerin düzeni Allah'ın âdetidir ve O bu âdeti bozabilir; bu da mucizeleri mümkün kılar.

Özet

  • Gazzâlî (ö. 505/1111), el-Munkız'da bir şüphe krizinden geçen ve kelamcıları, bâtınîleri, filozofları ve sûfîleri inceleyen bir ilmî yolculuk anlatır.
  • Felsefi ilimleri alan alan ayırır; matematik ve mantığı kabul eder, hataları özellikle ilahiyatta bulur.
  • Makâsıd'da felsefeyi tarafsızca özetler, Tehâfüt'te yirmi meselesini eleştirir; üçünü küfür, on yedisini bid'at sayar.
  • On yedinci meselede nedenselliğin zorunlu olmadığını, düzenin Allah'ın âdeti olduğunu savunur ve mucizelerin imkânını temellendirir.
  • Gazzâlî felsefenin bazı metafizik iddialarını reddetmiş, ama mantığı kelama ve usule taşımıştır.

Sonraki derse hazırlık

Ders 18.4'te İbn Rüşd'ün Gazzâlî'ye verdiği cevabı okuyacağız. Hazırlık: Ders 10.5'te Haşr suresinin 2. ayetindeki "ibret alın" emrinin kıyasın delili olarak kullanıldığını, Ders 8.5'te de Âl-i İmrân suresinin 7. ayetindeki durak meselesini, yani "ilimde derinleşenler" ifadesinin te'vili bilenlere dahil olup olmadığını görmüştün. Bu iki bilgiyi hatırla. Ardından bir filozofun bu iki ayeti, felsefe yapmanın dinen gerekli olduğunu ve derin anlamları filozofların bilebileceğini savunmak için nasıl kullanabileceğini iki cümleyle tahmin et.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Müfredattaki ders planı — 18.3

Gazzâlî'nin el-Munkız'da anlattığı ilmî yolculuk, Makâsıdü'l-felâsife ile Tehâfütü'l-felâsife arasındaki ilişki ve Tehâfüt'ün yirmi meselesi tanıtılır. Tekfiri gerektirdiğini söylediği üç mesele (âlemin kıdemi, Allah'ın cüz'îleri bilmemesi, cismanî haşrin inkârı) ve bid'at saydığı diğerleri ayrılır; nedensellik tartışması (on yedinci mesele, pamuk ve ateş örneği) okunur. Gazzâlî'nin felsefenin tamamını değil belirli metafizik iddiaları hedef aldığı, mantığı ise kelama taşıdığı vurgulanır. Uygulama: nedensellik pasajını tercüme edip Gazzâlî'nin iddiasını öncül-sonuç yapısıyla yazmak.