İçeriğe geç

Ders 17.1 · Seviye 3 · Mukayeseli Fıkıh

Dört mezhebin doğuşu

1.838 kelime · yaklaşık 8 dakika okuma

Giriş

Hazırlıkta Ders 10.4'te gördüğün Medine ehlinin amelini ve Ders 10.8'de gördüğün içtihad ile taklidi hatırladın. Sonra Ebû Hanîfe, Mâlik, Şâfiî ve Ahmed b. Hanbel hakkında bildiklerini birer paragraf hâlinde yazdın: nerede yaşadıklarını, kimlerden ders aldıklarını ve hangi eserleriyle tanındıklarını. Bu dört imam arasında bir hoca-talebe ilişkisi olup olmadığını da tahmin ettin. Muhtemelen bazı bilgiler kolayca geldi: Mâlik'in Medine'de yaşadığını, Şâfiî'nin Risâle'yi yazdığını, Ahmed'in Müsned'ini biliyordun. Bazılarında ise tereddüt ettin. Belki dört imamın birbirinin rakibi olduğunu düşündün; belki de aralarında bir zincir olduğunu sezdin. Bu ders, o sezgiyi somut bir tarihe dönüştürür. Modül 17, "katmanlı tekrar" ilkesinin üçüncü halkasıdır: Seviye 1'de amel olarak, Seviye 2'de delil olarak öğrendiğin hükümleri burada dört mezhebin karşılaştırması olarak ele alacaksın. Bu karşılaştırmanın ilk adımı, mezheplerin nereden geldiğini bilmektir. Önce sahabe döneminden itibaren Irak ve Hicaz ekollerini göreceksin. Sonra dört imamın hayatlarını ve aralarındaki ilim zincirini, ardından mezheplerin talebeler eliyle nasıl şekillendiğini öğreneceksin. Son olarak yaşamayan mezhepleri ve mezheplerin coğrafi yayılışını tanıyacaksın.

Ana anlatım

Mezhep ne demektir? Mezhep, sözlükte "gidilen yol" demektir. Fıkıh tarihinde ise bir müctehid imamın içtihad yöntemine ve onun etrafında oluşan âlimler topluluğunun görüşlerine verilen addır. Ders 10.8'de mezhebin bir kurallar listesi değil, bir ilmî yöntem geleneği olduğunu görmüştün. Bu yüzden bir mezhebin doğuşunu anlatmak, yalnız bir imamın hayatını anlatmak değildir; onun yöntemini, talebelerini, o yöntemi geliştiren nesilleri ve mezhebi yaşatan kurumları da anlatmak gerekir. Bu derste "mezhep" dediğimizde, bu uzun süreci kastediyoruz.

Sahabe döneminin mirası. Mezheplerin kökleri sahabe dönemine uzanır. Resûlullah'ın vefatından sonra sahabe farklı şehirlere dağıldı ve her şehirde yeni meseleler karşısında içtihad etti. Medine'de Hz. Ömer, Zeyd b. Sâbit, Hz. Âişe ve Abdullah b. Ömer gibi sahabilerin fıkhı, Kûfe'de ise Abdullah b. Mes'ûd ve Hz. Ali'nin fıkhı öne çıktı. Bu sahabilerin talebeleri, tâbiûn kuşağında şehirlerin fıkıh geleneklerini oluşturdu. Medine'de, tâbiûn kuşağının "yedi fakihi" diye anılan âlimler, Saîd b. el-Müseyyeb başta olmak üzere, Medine fıkhını taşıdı. Kûfe'de İbn Mes'ûd'un talebesi Alkame ve ondan sonra İbrâhîm en-Nehaî, Kûfe fıkhının temsilcileri oldu.

Irak ve Hicaz ekolleri. Bu şehir gelenekleri zamanla iki ana ekole dönüştü. Irak'taki ekol, re'ye, yani akıl yürütmeye ve kıyasa geniş yer verdiği için ehl-i re'y diye anıldı. Irak'ta hadis rivayeti Hicaz'a göre daha azdı ve yeni kurulan şehirlerde çok sayıda yeni mesele ortaya çıkıyordu; bu durum, eldeki nasların illetlerinden hareketle hüküm çıkarmayı zorunlu kılıyordu. Hicaz'daki ekol ise hadis ve sahabe sözlerine öncelik verdiği için ehl-i hadis diye anıldı; Medine, sünnetin yaşandığı şehir olarak geniş bir rivayet birikimine sahipti. Bu ayrım bir ağırlık farkıdır, bir karşıtlık değil: ehl-i re'y hadisi reddetmez, ehl-i hadis de akıl yürütmeyi bırakmaz. Ders 10.5 ve 10.6'da gördüğün kıyas ve istihsan tartışmalarının kökleri bu farka uzanır.

Ebû Hanîfe. Nu'mân b. Sâbit, künyesiyle Ebû Hanîfe, Kûfe'de yaşamış ve Irak ekolünün en büyük temsilcisi olmuştur (ö. 150/767). Fıkhı, İbrâhîm en-Nehaî'nin talebesi Hammâd b. Ebî Süleymân'dan uzun yıllar boyunca öğrenmiştir. Ebû Hanîfe fıkhı talebeleriyle birlikte, bir meseleyi tartışarak ve gerekçelerini ortaya koyarak işlerdi; mezhebin bu istişareye dayalı yapısı ona özgü bir özelliktir. Ebû Hanîfe'nin kendisi fıkıh kitabı telif etmemiştir; ona nispet edilen el-Fıkhu'l-ekber gibi akaid risalelerini Ders 11.1'de görmüştün. Kadılık görevini kabul etmediği ve bu yüzden hapsedildiği rivayet edilir; Bağdat'ta vefat etmiştir.

Hanefî mezhebinin teşekkülü. Hanefî mezhebi, Ebû Hanîfe'nin görüşlerinin talebeleri eliyle yazıya geçirilmesiyle şekillendi. Talebelerinden Ebû Yûsuf, Abbâsî devletinde başkadılık görevine gelmiş ve mezhebin resmî yargıya taşınmasında önemli bir rol oynamıştır; Ders 1.3'te Ebû Hanîfe'nin onun geçimine yardım ettiğini görmüştün. İmam Muhammed eş-Şeybânî ise mezhebin temel kitaplarını yazmıştır; Ders 14.4'te gördüğün zâhirü'r-rivâye kitapları onundur. Züfer b. Hüzeyl de önde gelen talebelerdendir. Bu talebeler bazı meselelerde hocalarından farklı görüşler benimsemiş, bu görüşler de mezhep içinde korunmuştur. Bu yüzden Hanefî kitaplarında "İmam'a göre", "İmameyn'e göre" gibi ifadelerle karşılaşırsın.

Mâlik b. Enes. Mâlik b. Enes, Medine'de doğmuş, hayatını orada geçirmiş ve orada vefat etmiştir (ö. 179/795). Hicaz ekolünün en büyük temsilcisidir. Abdullah b. Ömer'in azatlısı Nâfi' ve Zührî gibi hocalardan hadis, re'y yönüyle tanınan Rebîa b. Ebî Abdurrahmân'dan fıkıh öğrenmiştir. Eseri el-Muvatta', hem bir hadis derlemesi hem de bir fıkıh kitabıdır: hadislerin yanında sahabe ve tâbiûn görüşlerini ve Medine'deki uygulamayı da aktarır. Ders 10.4'te gördüğün gibi, Mâlik Medine ehlinin amelini güçlü bir delil sayar: Resûlullah'ın yaşadığı şehirde nesilden nesile süren uygulama, ona göre âhâd bir haberden daha güçlü bir tanıklıktır.

Mâlikî mezhebinin teşekkülü. Mâlik'in talebeleri mezhebi farklı bölgelere taşıdı. Mısırlı talebesi İbnü'l-Kâsım, Mâlik'in görüşlerini en iyi bilenlerden biri olarak kabul edildi. Kuzey Afrikalı Sahnûn, İbnü'l-Kâsım'dan öğrendiklerini el-Müdevvene adlı büyük eserde topladı ve bu eser mezhebin temel kitabı hâline geldi. Endülüslü Yahyâ b. Yahyâ el-Leysî ise Muvatta'ın en yaygın rivayetini Endülüs'e taşıdı. Ders 15.4'te Kurtubî'nin Endülüs Mâlikî birikimini taşıdığını görmüştün; o birikim bu talebelerle başlar.

Şâfiî. Muhammed b. İdrîs eş-Şâfiî (ö. 204/820), Kureyş'e mensup bir âlimdir. Gençliğinde Mekke'de ilim öğrenmiş, sonra Medine'ye gidip Mâlik'ten Muvatta'ı okumuştur. Daha sonra Irak'a giderek Ebû Hanîfe'nin talebesi İmam Muhammed'den ders almıştır. Böylece Şâfiî, Hicaz ve Irak ekollerinin birikimini kendi şahsında birleştirmiştir. Bu sentez, onun Risâle'sinde ortaya koyduğu usulün temelidir; Ders 10.3'te Risâle'deki sünnet anlayışını görmüştün. Şâfiî ömrünün son yıllarını Mısır'da geçirmiş ve burada bazı görüşlerini değiştirmiştir. Irak'taki görüşlerine kavl-i kadîm, Mısır'daki görüşlerine kavl-i cedîd denir ve mezhepte kural olarak yeni görüş esas alınır. Görüşleri, talebesi Rebî' b. Süleymân'ın rivayetiyle el-Ümm'de toplanmıştır.

Ahmed b. Hanbel. Ahmed b. Hanbel (ö. 241/855), Bağdat'ta yaşamış büyük bir hadis âlimidir. Hadis öğrenmek için Hicaz, Yemen ve Şam'a yolculuklar yapmış, Bağdat'ta Şâfiî'den ders almıştır. Ders 9.8'de İslam'ın esasını üç hadise bağlayan sözünü, Ders 11.1'de Mihne sırasındaki direnişini görmüştün. En büyük eseri, hadisleri sahabilere göre dizen el-Müsned'dir. Ahmed, fıkıhta hadise ve sahabe sözlerine sıkı sıkıya bağlı kalmış ve zayıf bir hadisi bile, onun karşısında daha güçlü bir delil yoksa, kıyasa tercih etmiştir. Kendisi bir fıkıh kitabı yazmamış, fıkhî görüşleri talebelerinin sorularına verdiği cevaplarla nakledilmiştir; bu cevaplar daha sonra Ebû Bekir el-Hallâl gibi âlimler tarafından derlenmiştir.

İlim zinciri. Dört imam arasındaki ilişki, hazırlıkta yaptığın tahminin cevabıdır. Şâfiî, Mâlik'in talebesidir. Şâfiî, Ebû Hanîfe'nin talebesi İmam Muhammed'den de ders almıştır. Ahmed b. Hanbel ise Şâfiî'den ders almıştır. Böylece dört imam, rakipler değil, birbirinden öğrenen bir ilim zincirinin halkalarıdır. Bu zincir, mezhepler arasındaki farklılıkların bir çekişmeden değil, aynı ilim geleneği içinde farklı usul tercihlerinden doğduğunu gösterir. Modül 17'nin sonunda edebü'l-ihtilâfı işlerken bu zinciri yeniden hatırlayacaksın.

Yaşamayan mezhepler. Dört mezhep, o dönemde fıkıh yapan tek ekoller değildi. Şam'da Evzâî, Mısır'da Leys b. Sa'd, Kûfe'de Süfyân es-Sevrî kendi dönemlerinin büyük müctehidleriydi ve görüşlerinin etrafında bir süre takipçiler oluştu. Daha sonra Dâvûd ez-Zâhirî, nasların zâhirine bağlı kalmayı esas alan ve kıyası reddeden Zâhirî mezhebini kurdu; Ders 10.4 ve 15.4'te gördüğün İbn Hazm bu mezhebin en büyük temsilcisidir. Bu mezhepler zamanla takipçi kaybetti. Bunun sebebi, imamlarının ilmî derecesi değil, görüşlerini sistemleştirip yayacak ve kurumlara taşıyacak güçlü bir talebe kuşağının oluşmamasıdır. Şâfiî'ye nispet edilen bir sözde Leys'in Mâlik'ten daha fakih olduğu, ama talebelerinin onun ilmini koruyamadığı söylenir. Bu yaşamayan mezheplerin görüşleri, ihtilaf kitaplarında hâlâ aktarılır.

Coğrafi yayılış. Dört mezhep, zamanla farklı bölgelerde yayıldı. Hanefî mezhebi Irak'tan Orta Asya'ya, Anadolu'ya, Balkanlar'a ve Hint alt kıtasına yayıldı. Mâlikî mezhebi Mısır'dan Kuzey Afrika'ya ve Endülüs'e, oradan Batı Afrika'ya ulaştı. Şâfiî mezhebi Mısır, Suriye, Yemen ve Güneydoğu Asya'da yaygınlaştı; Türkiye'nin doğu ve güneydoğu bölgelerinde de yaygın bir mezheptir. Hanbelî mezhebi ise daha dar bir alanda, özellikle Arap Yarımadası'nda yaşadı. Bu yayılışta ilim yolculukları, ticaret yolları ve devletlerin kadı atamaları birlikte rol oynadı.

Osmanlı'da Hanefîlik. Osmanlı Devleti'nde Hanefî mezhebi resmî mezhep konumundaydı: kadılar Hanefî fıkhına göre hüküm verir, medreselerde Hanefî fıkıh kitapları okutulurdu. Ders 10.6 ve 10.8'de gördüğün Mecelle de büyük ölçüde Hanefî fıkhına dayanır. Bu resmî konum, öteki mezheplerin yok sayıldığı anlamına gelmez: Şâfiî ve Mâlikî nüfusun yoğun olduğu bölgelerde bu mezheplerin âlimleri ders vermeye ve fetva vermeye devam etti. Ders 10.8'de gördüğün 1917 tarihli Hukuk-ı Aile Kararnamesi'nin bazı hükümleri öteki mezheplerden almış olması, resmî mezhebin de gerektiğinde öteki mezheplerin birikimine başvurduğunu gösterir.

Örnekler

  • Basit: Bir talebe bir Hanefî fıkıh kitabında "İmameyn'e göre" ifadesini görür ve kimin kastedildiğini bilemez. Hocası ona bunun Ebû Hanîfe'nin iki büyük talebesi Ebû Yûsuf ile İmam Muhammed'i ifade ettiğini söyler. Talebe, mezhebin tek bir kişinin değil, bir hoca ve talebeleri topluluğunun görüşlerinden oluştuğunu anlar ve bu ifadeleri defterinde ayrı bir sütunda toplamaya başlar.
  • Orta: Bir çalışma grubu, dört imamın hoca-talebe ilişkilerini bir şemaya döker. Şâfiî'nin Mâlik'ten ve İmam Muhammed'den ders aldığını, Ahmed b. Hanbel'in de Şâfiî'den ders aldığını çizerler. Ardından Şâfiî'nin Hicaz ve Irak ekollerini birleştirmesinin Risâle'deki usule nasıl yansıdığını tartışır ve şemanın mezhep farklılıklarını anlamaya nasıl yardım ettiğini not ederler.
  • Gerçek hayat: Doğu Anadolu'dan gelen bir arkadaşın, namazla ilgili bazı uygulamalarının senin bildiğinden farklı olduğunu söyler. Sen ona mezheplerin coğrafi yayılışını anlatırsın: onun bölgesinde Şâfiî mezhebinin yaygın olduğunu, bu farkların ikisinin de bir usule dayandığını gösterirsin. Farklılığın bir yanlışlık değil, aynı ilim zincirinden doğan farklı bir içtihad olduğunu birlikte konuşursunuz.

Uygulama

Şimdi sıra sende: Dört imamın hoca-talebe zincirini gösteren bir şema çiz. Şemanın en üstüne sahabe döneminin iki merkezini, Medine ve Kûfe'yi, yanlarına da bu merkezlerin öne çıkan sahabilerini yaz. Ardından tâbiûn kuşağından bu derste gördüğün âlimleri, İbrâhîm en-Nehaî ve Hammâd b. Ebî Süleymân gibi, ekle. Dört imamı şemaya yerleştir ve her birinin kimden ders aldığını oklarla göster. Her imamın altına onun mezhebini sistemleştiren en az bir talebeyi ve mezhebin temel eserini yaz. Şemanın bir köşesine yaşamayan mezheplerin imamlarını, Evzâî, Leys b. Sa'd, Süfyân es-Sevrî ve Dâvûd ez-Zâhirî'yi, şehirleriyle birlikte ekle. Son olarak şemanın altına, dört imam arasındaki ilişkinin mezhep farklılıklarını nasıl anlamamız gerektiği konusunda ne söylediğini iki cümleyle yaz. Hedef: Dört mezhebin sahabe döneminden itibaren oluşumunu ve imamlar arasındaki ilim zincirini bir şema üzerinde gösterebilmek ve mezheplerin talebeler eliyle nasıl teşekkül ettiğini açıklayabilmek.

Mini test

  1. Ehl-i re'y ve ehl-i hadis ekolleri nerede oluştu ve aralarındaki fark nedir?
  2. Ebû Hanîfe fıkhı kimden öğrenmiştir ve mezhebinin teşekkülünde hangi talebeleri öne çıkar?
  3. Şâfiî'nin Hicaz ve Irak ekollerini birleştirmesi nasıl gerçekleşmiştir?
  4. Dört imam arasındaki hoca-talebe ilişkileri nelerdir?
  5. Evzâî, Leys b. Sa'd ve Süfyân es-Sevrî'nin mezhepleri neden yaşamamıştır?
Cevapları göster
  1. Ehl-i re'y Irak'ta, ehl-i hadis Hicaz'da oluştu. Birincisi akıl yürütmeye ve kıyasa, ikincisi hadis ve sahabe sözlerine daha fazla ağırlık verir; fark bir karşıtlık değil, bir ağırlık farkıdır.
  2. İbrâhîm en-Nehaî'nin talebesi Hammâd b. Ebî Süleymân'dan öğrenmiştir. Mezhebin teşekkülünde Ebû Yûsuf, İmam Muhammed ve Züfer öne çıkar.
  3. Medine'de Mâlik'ten Muvatta'ı okumuş, Irak'ta Ebû Hanîfe'nin talebesi İmam Muhammed'den ders almış ve bu iki birikimi Risâle'deki usulünde birleştirmiştir.
  4. Şâfiî, Mâlik'in talebesidir ve İmam Muhammed'den de ders almıştır; Ahmed b. Hanbel ise Şâfiî'den ders almıştır.
  5. İmamlarının ilmî derecesinden değil, görüşlerini sistemleştirip yayacak ve kurumlara taşıyacak güçlü bir talebe kuşağının oluşmamasından dolayı.

Özet

  • Mezhep, bir müctehid imamın yöntemi etrafında oluşan ve nesiller boyu süren bir ilmî gelenektir.
  • Kökleri sahabe dönemindeki Medine ve Kûfe fıkhına uzanır; bu gelenekler Irak'ta ehl-i re'y, Hicaz'da ehl-i hadis ekollerine dönüştü.
  • Ebû Hanîfe, Mâlik, Şâfiî ve Ahmed b. Hanbel birbirinden öğrenen bir ilim zincirinin halkalarıdır; mezhepler talebeleri eliyle teşekkül etti.
  • Evzâî, Leys b. Sa'd, Sevrî ve Zâhirîler gibi mezhepler talebe kuşağı ve kurum eksikliği yüzünden yaşamadı.
  • Mezhepler farklı bölgelere yayıldı; Osmanlı'da Hanefîlik resmî mezhepti, ama öteki mezheplerin birikimine de başvuruldu.

Sonraki derse hazırlık

Ders 17.2'de Hanefî usulünü işleyeceğiz. Hazırlık: Ders 10.3'te Müzzemmil suresindeki "Kuran'dan kolayınıza geleni okuyun" emri ile "Fâtiha'yı okumayanın namazı yoktur" anlamındaki hadisi yan yana düşündüğünü hatırla. Hanefîlerin namazda Fâtiha okumayı farz değil vâcip saymasının sebebini, o derste öğrendiklerinle iki cümleyle açıklamaya çalış. Ardından Ders 14.4'te gördüğün zâhirü'r-rivâye kavramını hatırla ve Hanefî mezhebinde bir görüşün hangi kitaplarda geçtiğinin neden önemli olduğunu bir cümleyle yaz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Müfredattaki ders planı — 17.1

Sahabe döneminden itibaren Irak (ehl-i re'y) ve Hicaz (ehl-i hadis) ekolleri, Ebû Hanîfe (ö. 150/767), Mâlik b. Enes (ö. 179/795), Şâfiî (ö. 204/820) ve Ahmed b. Hanbel'in (ö. 241/855) hayatları, hoca-talebe ilişkileri ve mezheplerin talebeleri eliyle teşekkülü anlatılır. Evzâî, Leys b. Sa'd, Süfyân es-Sevrî ve Dâvûd ez-Zâhirî gibi yaşamayan mezhepler de tanıtılır. Mezheplerin coğrafi yayılışı ve Osmanlı'da Hanefîliğin resmî mezhep konumu gösterilir. Uygulama: dört imamın hoca-talebe zincirini gösteren bir şema çizmek.