İçeriğe geç

Ders 16.2 · Seviye 3 · Hadis Şerhi ve Rical

Müslim okuma

1.868 kelime · yaklaşık 8 dakika okuma

Giriş

Hazırlıkta Ders 9.8'de gördüğün Cibrîl hadisini yeniden okudun. Sonra Buhârî'nin Kitâbü'l-îmân'ında Cibrîl'in Resûlullah'a iman, İslam ve ihsanı sorduğu hadisi buldun ve bu rivayetin Ebû Hüreyre'den geldiğini not ettin. Müslim'deki rivayetin başındaki Basra hikâyesini, Yahyâ b. Ya'mer'in kader hakkında soru sormak için Abdullah b. Ömer'e gittiğini hatırladın. İki rivayet arasında dikkatini çeken üç fark yazdın. Belki şunları fark ettin: Buhârî'deki rivayette Basra hikâyesi yoktur; Müslim'deki rivayet Hz. Ömer'in ağzından anlatılır; ve adamın gidişinden sonraki sahne iki rivayette farklıdır. Bu farklar, bu dersin konusuna açılan kapıdır: Müslim, bir hadisin farklı yollarını ve lafızlarını bir arada göstermeyi yöntem hâline getirmiş bir muhaddistir. Ders 9.7'de Müslim'in tarîkleri peş peşe verdiğini ve bab başlıklarının ona değil sonraki şârihlere ait olduğunu öğrenmiştin. Bu derste bu iki bilgiyi metin üzerinde göreceğiz. Önce Mukaddime'nin yapısını ve râvileri tabakalara ayırmasını, sonra tarîkleri sunma yöntemini ve lafız farklarına dikkatini okuyacağız. Ardından Cibrîl hadisinin Müslim'deki tarîklerini karşılaştıracaksın.

Ana anlatım

Mukaddime'nin sebebi. Müslim, Sahîh'inin başına uzun bir Mukaddime koyar ve onu kendisinden bir hadis derlemesi isteyen birine hitap ederek yazar. Muhatabının, Resûlullah'tan nakledilen haberlerin sahih olanlarını bir arada görmek istediğini söyler ve bu isteğe neden değer verdiğini açıklar. Mukaddime'nin asıl konusu, hangi haberin alınıp hangisinin bırakılacağıdır. Ders 9.1, 9.2 ve 9.6'da bu Mukaddime'den üç söz görmüştün: İbn Sîrîn'in "Bu ilim dindir" sözü, İbnü'l-Mübârek'e nispet edilen "İsnad dindendir" sözü ve yalan olduğu bilinen bir sözü aktaranın da yalancılardan biri olduğunu bildiren rivayet. Bu derste bu sözlerin Mukaddime içinde neye hizmet ettiğini göreceğiz: hepsi, Müslim'in râvi seçimi için bir gerekçe kurar.

Haberlerin üç tabakası. Müslim Mukaddime'de haberleri ve onları nakledenleri üç tabakaya ayırır. Birinci tabaka, hafızası ve rivayetteki titizliği güçlü olan, rivayetlerinde ciddi bir karışıklık görülmeyen râvilerin haberleridir; Müslim bunlara öncelik verir. İkinci tabaka, bu derecede hafız ve titiz olmamakla birlikte doğruluk ve dindarlıkla tanınan râvilerin haberleridir; Müslim bu tabakaya örnek olarak bazı râvilerin adlarını anar. Üçüncü tabaka ise hadis ehlince yalanla ya da ağır bir kusurla itham edilen, rivayetlerinin çoğu münker olan râvilerin haberleridir; Müslim bunları almayacağını açıkça söyler. Ders 9.5'te cerh ve ta'dîl mertebelerini öğrenmiştin; Müslim'in üç tabakası, bu mertebelerin erken ve sade bir biçimidir. Âlimler, Müslim'in ikinci tabakadan ne ölçüde ve hangi biçimde rivayet aldığını tartışmıştır; bir görüşe göre bu râvilerin rivayetlerini çoğunlukla birinci tabakanın rivayetlerini destekleyen ek tarîkler olarak kullanır.

İsnad ve cerhin meşruiyeti. Mukaddime'nin önemli bir kısmı, râviler hakkında konuşmanın meşru olduğunu savunur. Müslim, zayıf râvilerin kusurlarını açıklamanın bir gıybet değil, dini koruma görevi olduğunu söyler ve bu konuda selefin sözlerini aktarır. Ders 9.5'te "cerh gıybet değil tanıklıktır" ilkesini görmüştün; Müslim'in Mukaddime'si bu ilkenin en erken ve en etkili savunularından biridir. İsnadın dinden olduğu sözü de bu bağlamda yer alır: isnad olmasaydı dileyen dilediğini söylerdi. Mukaddime böylece bir hadis kitabına giriş olmaktan öte, hadis ilminin kendisini savunan bir metindir.

Mu'an'an rivayet tartışması. Mukaddime'nin son kısmında Müslim, zamanının bir hadisçisinin görüşünü sert bir dille eleştirir. Bu görüşe göre "an" edatıyla nakledilen bir rivayetin muttasıl sayılması için iki râvinin en az bir kez karşılaştığının bilinmesi gerekir. Müslim ise iki râvinin aynı çağda yaşamasını ve karşılaşmalarının mümkün olmasını yeterli görür, yeter ki râvi tedlîsle bilinmesin. Ders 9.3'te likâ ve muâsara şartlarını, Buhârî'nin daha sıkı olan likâ şartını görmüştün. Müslim bu tartışmada eleştirdiği kişinin adını vermez; âlimler kimin kastedildiğini tartışmıştır. Bu bölüm, iki büyük muhaddisin sened anlayışındaki farkı Müslim'in kendi kaleminden okumanı sağlar.

Tarîkleri bir arada sunma. Müslim'in Sahîh'i, bir hadisi önce en güçlü ya da en uygun gördüğü senetle verir, sonra aynı hadisin öteki tarîklerini hemen arkasından sıralar. Buhârî'de bir hadisin tarîkleri farklı bablara dağılırken Müslim'de tek bir yerde toplanır. Bu düzen, okura iki fayda sağlar. Birincisi, bir hadisin kaç farklı yoldan geldiğini bir bakışta görebilirsin; Ders 14.3'te öğrendiğin mütâbi' ve şâhid kavramları burada somutlaşır. İkincisi, tarîkler arasındaki lafız farklarını yan yana karşılaştırabilirsin. Müslim çoğu zaman sonraki tarîkin metnini tam olarak tekrarlamaz; "bu senetle, onun benzeri" ya da "onun hadisinin manasıyla" gibi ifadelerle yetinir ve yalnız farklı olan kısmı belirtir.

Tahvîl ve "lafız falancanındır". Müslim'in senetlerinde sıkça karşılaşacağın iki araç vardır. Birincisi, Ders 14.3'te gördüğün tahvîl harfi "ح"dir: bir senedi yarıda bırakıp başka bir senede geçmeyi, iki senedin ortak bir râvide birleştiğini gösterir. İkincisi, iki ya da daha çok hocadan aldığı bir hadisi verirken metnin hangisinin lafzı olduğunu belirtmesidir: "وَاللَّفْظُ لِفُلَانٍ", yani "lafız falancanındır" ya da "وَهَذَا حَدِيثُهُ", yani "bu onun hadisidir." Müslim ayrıca hocalarının rivayet sîgalarını da ayırır: biri "haddesenâ", öteki "ahberanâ" demişse bunu ayrıca kaydeder. Bu titizlik, Müslim'in lafız farkına verdiği önemin göstergesidir ve senet okurken bu kalıpları tanımak zorunludur.

Kitaplar ve bab başlıkları. Müslim hadisleri konulara göre kitaplar hâlinde düzenlemiştir: Kitâbü'l-îmân, Kitâbü't-tahâre gibi. Ama Buhârî'nin aksine bu kitapların içindeki hadislere bab başlıkları koymamıştır. Ders 9.7'de bugün baskılarda gördüğün başlıkların sonraki şârihlere, özellikle Nevevî'ye ait olduğunu öğrenmiştin. Bu bilginin okuma için önemli bir sonucu vardır: Buhârî'de bir başlık Buhârî'nin görüşünü taşırken, Müslim'de bir başlık Nevevî'nin, yani Şâfiî bir fakihin o hadisten ne anladığını taşır. Müslim'in kendi görüşü, başlıklarda değil, tarîklerin sırasında ve seçiminde gizlidir. Bir Müslim baskısında başlık okurken, "bu kimin sözü?" diye sormayı unutma.

Cibrîl hadisinin senedi. Müslim'in Kitâbü'l-îmân'ı Cibrîl hadisiyle açılır. İlk senet şöyle başlar: حَدَّثَنِي أَبُو خَيْثَمَةَ زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ كَهْمَسٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ بُرَيْدَةَ، عَنْ يَحْيَى بْنِ يَعْمَرَ. Hemen ardından bir "ح" gelir ve ikinci bir senet başlar: Ubeydullah b. Muâz el-Anberî, babasından, o da Kehmes'ten rivayet eder; bu senedin yanına Müslim "وَهَذَا حَدِيثُهُ" notunu düşer. Yani metin Ubeydullah'ın lafzıdır. İki senet Kehmes'te birleşir ve oradan Abdullah b. Büreyde ile Yahyâ b. Ya'mer'e, sonra Abdullah b. Ömer'e ve Hz. Ömer'e ulaşır. Ders 9.2'de sened halkalarını tanımayı öğrenmiştin; burada aynı beceriyi, iki senedin birleştiği ortak râviyi bulmak için kullanırsın.

Sonraki tarîkler. Müslim bu ilk rivayetten sonra aynı hadisin başka tarîklerini sıralar. Bu tarîklerde Yahyâ b. Ya'mer'den farklı râviler hadisi nakleder ve Müslim her birinde metni tekrar etmek yerine farkları belirtir: bir tarîkte bir ifadenin eklendiğini, ötekinde bir kısmın eksik olduğunu kaydeder. Ardından aynı olayı Ebû Hüreyre'nin rivayetiyle de verir; bu, Buhârî'nin Kitâbü'l-îmân'da aldığı rivayetin Müslim'deki karşılığıdır. Böylece okur, Ömer'in rivayetini ve Ebû Hüreyre'nin rivayetini tek bir yerde, yan yana görür. Ders 14.3'te gördüğün şâhid kavramı burada işler: aynı anlam farklı bir sahabeden de gelmektedir.

İki rivayetin farkları. Hazırlıkta bulduğun farklar şimdi bir anlam kazanır. Ömer'in rivayeti bir hikâye içinde gelir: Basra'da kader hakkında aşırı görüşler ortaya çıkmış, Yahyâ b. Ya'mer bu yüzden bir sahabiye danışmak istemiştir. Bu hikâye, rivayette kadere imanın açıkça anılmasına bir bağlam verir ve hadisi bir kader tartışmasına cevap olarak sunar. Ömer'in rivayetinde adam gittikten sonra Ömer bir süre bekler; sonra Resûlullah ona soranın kim olduğunu sorar. Ebû Hüreyre'nin rivayetinde ise Resûlullah adamı geri çağırmalarını ister, onu aradıklarında bulamazlar. İki rivayet de Cebrâil'in insanlara dinlerini öğretmeye geldiği cümlesiyle biter. Farklar, olayın özünü değiştirmez; ama her râvinin olayın hangi ayrıntısını hatırlayıp aktardığını gösterir. Bir hadisin farklı tarîklerini karşılaştırmak, olayın bütününü tek bir râvinin hafızasına bağlı kalmadan görmeyi sağlar.

Müslim'i okuma adımları. Müslim'den bir hadis okurken beş adımı izleyebilirsin. Önce ilk senedi halkalarına ayır ve varsa "ح" işaretinden sonraki ikinci senedi bul. İkinci olarak senetlerin birleştiği ortak râviyi, yani medarı tespit et. Üçüncü olarak "lafız falancanındır" ya da "bu onun hadisidir" notunu ara ve metnin kime ait olduğunu belirle. Dördüncü olarak sonraki tarîklerde Müslim'in işaret ettiği farkları listele. Beşinci olarak baskıdaki bab başlığını oku, ama onun Müslim'e değil şârihe ait olduğunu hatırla. Bu adımlar, Müslim'i yalnız bir hadis metni kaynağı olarak değil, bir tarîk karşılaştırma aracı olarak kullanmanı sağlar.

Buhârî ile Müslim yan yana. Ders 16.1 ile bu dersi birlikte düşündüğünde iki farklı yöntem görürsün. Buhârî fıkıh ve kelam görüşlerini bab başlıklarına koyar, hadisleri bölerek ilgili bablara dağıtır ve senette likâyı şart koşar. Müslim ise kendi görüşünü başlıklara değil tarîk seçimine yerleştirir, hadisleri tarîkleriyle bir arada verir, lafız farklarına titizlikle dikkat eder ve senette muâsarayı yeterli görür. Bu yüzden âlimler çoğu zaman sıhhat şartları bakımından Buhârî'yi, tertip ve kolay kullanım bakımından Müslim'i öne çıkarmıştır. İki eseri birlikte okumak, bir hadisin hem fıkhını hem de rivayet yollarını görmeni sağlar.

Örnekler

  • Basit: Bir talebe Müslim'deki Cibrîl hadisinin senedini okurken "ح" harfini görür ve ne anlama geldiğini hatırlamaya çalışır. Ders 14.3'teki notlarına bakar ve bunun bir senetten ötekine geçiş işareti olduğunu bulur. Ardından iki senedi ayrı satırlara yazar ve ikisinin Kehmes'te birleştiğini işaretler; böylece hadisin ortak râvisini kendisi tespit etmiş olur.
  • Orta: Bir çalışma grubu, Müslim'deki bir babın başlığını okurken başlığın Şâfiî fıkhına uygun bir hüküm içerdiğini fark eder. Hocaları onlara başlığın Müslim'e değil Nevevî'ye ait olduğunu hatırlatır. Grup, Müslim'in kendi görüşünü anlamak için başlığa değil, babdaki tarîklerin sırasına ve seçimine bakmaları gerektiğini not eder ve ilk tarîkin neden seçilmiş olabileceğini tartışır.
  • Gerçek hayat: Bir arkadaşın, aynı hadisin iki kitapta farklı kelimelerle geçtiğini görüp bunun hadisin güvenilmez olduğunu gösterdiğini söyler. Sen ona Müslim'in tarîkleri ve lafız farklarını nasıl yan yana gösterdiğini anlatırsın. Farklı râvilerin aynı olayı farklı ayrıntılarla aktarmasının olağan olduğunu ve muhaddislerin bu farkları gizlemek yerine açıkça kaydettiğini gösterirsin.

Uygulama

Şimdi sıra sende: Müslim'in Kitâbü'l-îmân'ının başındaki Cibrîl hadisinin tarîklerini bir tabloya dök. Tablonun satırlarına Müslim'in bu hadis için verdiği tarîkleri yaz; en az dört tarîk al ve Ebû Hüreyre'nin rivayetini de ekle. Sütunlar şunlar olsun: Müslim'in hocası, senedin ortak râviye kadar olan kısmı, ortak râvi, sahabi, Müslim'in bu tarîk için düştüğü not ("lafız falancanındır", "onun benzeri", bir ekleme ya da eksiklik bilgisi) ve metindeki farklar. Tabloyu doldurduktan sonra altına iki kısa paragraf yaz. Birincisinde tarîklerin hangi râvide birleştiğini ve bunun hadisin güvenilirliği için ne anlama geldiğini açıkla. İkincisinde Ömer ve Ebû Hüreyre rivayetleri arasındaki en önemli iki lafız farkını belirt ve bu farkların olayın özünü değiştirip değiştirmediğini değerlendir. Hedef: Müslim'in tarîkleri bir arada sunma yöntemini bir hadis üzerinde izleyebilmek, senetlerin birleştiği râviyi bulabilmek ve lafız farklarını sened ve metin açısından karşılaştırabilmek.

Mini test

  1. Müslim Mukaddime'de haberleri ve râvileri hangi üç tabakaya ayırır?
  2. Mu'an'an rivayet konusunda Müslim'in görüşü nedir ve kimin görüşünden ayrılır?
  3. Müslim'in tarîkleri sunma yöntemi Buhârî'ninkinden nasıl ayrılır?
  4. "وَاللَّفْظُ لِفُلَانٍ" ve "وَهَذَا حَدِيثُهُ" ifadeleri ne anlama gelir?
  5. Müslim baskılarındaki bab başlıklarını okurken neye dikkat etmek gerekir?
Cevapları göster
  1. Hafızası ve titizliği güçlü râvilerin haberleri, bu derecede olmayan ama doğrulukla tanınan râvilerin haberleri ve yalanla ya da ağır kusurla itham edilen râvilerin haberleri. İlkine öncelik verir, üçüncüsünü almaz.
  2. Tedlîsle bilinmeyen iki râvinin aynı çağda yaşaması ve karşılaşmalarının mümkün olması yeterlidir. Karşılaşmanın bilinmesini şart koşan görüşten ayrılır; bu, Buhârî'nin likâ şartıyla bilinen görüşe yakındır.
  3. Müslim bir hadisin tarîklerini tek bir yerde peş peşe verir ve farkları belirtir. Buhârî ise tarîkleri ve hadisin parçalarını farklı bablara dağıtır.
  4. Birden çok hocadan alınan bir hadiste metnin hangi hocanın lafzı olduğunu belirtir.
  5. Başlıkların Müslim'e değil sonraki şârihlere, özellikle Nevevî'ye ait olduğunu ve şârihin fıkhî anlayışını yansıttığını hatırlamak gerekir.

Özet

  • Müslim'in Mukaddime'si, râvileri üç tabakaya ayırır ve isnadın ve cerhin meşruiyetini savunur.
  • Mukaddime'nin sonunda Müslim, mu'an'an rivayette karşılaşmanın bilinmesini şart koşan görüşü eleştirir ve muâsarayı yeterli görür.
  • Müslim bir hadisin tarîklerini bir arada verir, tahvîl harfini kullanır ve lafzın kime ait olduğunu titizlikle belirtir.
  • Baskılardaki bab başlıkları Müslim'e değil şârihlere aittir; Müslim'in görüşü tarîk seçiminde ve sırasında gizlidir.
  • Cibrîl hadisi Müslim'de Ömer ve Ebû Hüreyre rivayetleriyle, farklı tarîkleriyle birlikte okunur.

Sonraki derse hazırlık

Ders 16.3'te hadis şerhlerinin yöntemini, özellikle İbn Hacer'in Fethu'l-Bârî'sini ve Nevevî'nin el-Minhâc'ını işleyeceğiz. Hazırlık: Ders 14.3'te hadis şerhi dilini öğrenirken niyet hadisinin bir şerhinden kısa bir bölüm görmüştün. Şimdi niyet hadisini Tecrîd-i Sarîh Tercemesi'nden ya da erişebildiğin bir Türkçe şerhten oku. Şerhin bu hadis hakkında hangi tür bilgiler verdiğini bir listede topla: hadisin geçtiği yerler, kelime anlamları, i'rab, fıkhî hükümler, âlimlerin görüş ayrılıkları ve hadisten çıkan faydalar gibi. Listende en uzun yer tutan tür hangisi, not et.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Müfredattaki ders planı — 16.2

Müslim'in Sahîh'inin mukaddimesi (râvilerin tabakaları, isnadın dinden oluşu), tarîkleri bir arada sunma yöntemi ve lafız farklarına dikkati okunur. Bab başlıklarının Müslim'e değil sonraki şârihlere (özellikle Nevevî) ait olduğu gösterilir. "Kitâbü'l-îmân"daki Cibrîl hadisi, Müslim'deki tarîkleriyle karşılaştırmalı incelenir. Uygulama: Cibrîl hadisinin Müslim'deki farklı tarîklerini sened ve lafız açısından karşılaştıran tablo.