İçeriğe geç

Ders 14.7 · Seviye 3 · Arapça 3: Klasik Metin Okuma

Sözlük kullanımı

1.832 kelime · yaklaşık 8 dakika okuma

Giriş

Hazırlıkta Ders 14.6'nın uygulamasında karşılaştığın ve anlamından emin olamadığın üç kelime seçtin. Her kelimenin kökünü Ders 7.5'teki üç adımla buldun, sonra kelimeleri elindeki bir Arapça-Türkçe sözlükte aradın ve sözlüğün hangi düzene göre sıralandığını not ettin. Muhtemelen bir sözlükte kelimeyi olduğu gibi, alfabetik sırayla aradın ve bulamadın; sonra kökünü arayınca buldun. Ya da sözlüğün kök esaslı olduğunu baştan bildiğin için doğrudan köke yöneldin. Bu deneyim, Arapça sözlük kullanımının en temel kuralını gösterir: klasik Arapça sözlüklerin çoğu kelimeleri değil kökleri sıralar ve bir kelimeyi bulmak için önce kökünü bilmek gerekir. Ders 14.1'de harekesiz okumanın üçüncü adımı olarak sözlükle doğrulamayı görmüş, ayrıntısını bu derse bırakmıştık. Bu derste önce kök esaslı sözlüklerin farklı düzenlerini, özellikle kafiye düzenini ve ilk harf düzenini göreceksin. Sonra klasik ve modern sözlükleri, yani Lisânü'l-Arab'ı, el-Kâmûsü'l-muhît'i ve onun Türkçe tercümesini, Râğıb el-İsfahânî'nin el-Müfredât'ını, el-Mu'cemü'l-vasît'i ve Hans Wehr sözlüğünü tanıyacaksın. Ardından terim sözlüklerine ve dijital sözlük araçlarının doğru kullanımına geçeceğiz.

Ana anlatım

Kök esaslı düzen. Arapça sözlüklerin çoğu, kelimeleri alfabetik sırayla değil, köklerine göre sıralar. Bir kök maddesinin altında, o kökten türeyen bütün kelimeler, yani mücerred ve mezîd fiiller, masdarlar, ism-i fâiller ve öteki türevler bir arada verilir. Bu düzenin büyük bir avantajı vardır: Ders 13.1–13.3'te gördüğün gibi, aynı kökten gelen kelimeler bir anlam ailesi oluşturur ve sözlük bu aileyi bir arada gösterir. Örneğin ع ل م maddesinde عِلْم, عَالِم, مَعْلُوم, عَلَّمَ, تَعَلَّمَ ve عَلَامَة gibi kelimeleri yan yana görürsün ve aralarındaki anlam bağını kavrarsın. Ama bu düzenin bir şartı vardır: kelimenin kökünü bilmeden sözlükte onu bulamazsın. Bu yüzden Modül 13'teki sarf bilgisi, sözlük kullanımının ön şartıdır.

Kökü bulmanın tuzakları. Kök bulmanın en zor olduğu durumlar, Ders 13.1'de gördüğün illetli fiiller ve Ders 13.2'de gördüğün harf değişimleridir. Örneğin تَقْوَى kelimesini sözlükte ت ق و kökünde aramak bir hatadır. Bu kelimenin kökü و ق ي'dir; "korumak" anlamındaki وِقَايَة ile aynı köktendir. Baştaki ت, aslında bir vavın değişmiş hâlidir. Aynı şekilde Ders 13.2'de gördüğün اِصْطَبَرَ kelimesi ص ط ب ر'de değil, ص ب ر'de aranır, çünkü ط harfi kalıba aittir. قَالَ kelimesi ق ا ل'de değil, ق و ل'de; بَاعَ ise ب ي ع'de bulunur. Bu tuzakları bilmek, sözlükte boş yere aramaktan kurtarır. Bir kelimeyi bulamadığında, önce kökünde bir illet harfi ya da bir harf değişimi olup olmadığını sormalısın.

Kafiye düzeni. Klasik sözlüklerin bir kısmı, kökleri alışılmadık bir düzenle sıralar: kökün son harfine göre bölümlere, ilk harfine göre alt bölümlere ayırır. Bu düzene kafiye düzeni denir, çünkü şairlere kafiyeli kelimeleri bir arada bulma imkânı verir. Bu düzende bir kök maddesini bulmak için önce kökün son harfine ait bölümü, yani babı, sonra ilk harfine ait alt bölümü, yani faslı bulursun. Örneğin ك ت ب kökü, bâ babının kâf faslında yer alır. Bu düzen ilk bakışta şaşırtıcıdır, ama bir kez alışıldığında hızlı bir arama sağlar. Lisânü'l-Arab ve el-Kâmûsü'l-muhît bu düzenle yazılmıştır; bu yüzden bu sözlükleri kullanmadan önce bu düzeni bilmek gerekir. Modern baskıların bir kısmı, okuru kolaylaştırmak için bu sözlükleri ilk harf düzenine göre yeniden sıralamıştır; elindeki baskının hangi düzeni izlediğini kontrol etmek bu yüzden önemlidir.

Lisânü'l-Arab. İbn Manzûr'un Lisânü'l-Arab'ı, klasik Arapça sözlüklerin en kapsamlılarından biridir. İbn Manzûr, kendisinden önceki beş büyük sözlüğü bir araya getirerek bu eseri oluşturmuştur. Her kök maddesinde kelimenin anlamları, Kur'an'daki ve hadislerdeki kullanımları, şiirden örnekler ve dilcilerin görüşleri ayrıntılı biçimde verilir. Lisânü'l-Arab'ın gücü bu zenginliğidir: bir kelimenin klasik Arapçadaki bütün anlam katmanlarını görmek için başvurulacak ilk eserlerden biridir. Zayıflığı ise uzunluğudur; bir maddeyi okumak bazen sayfalar sürer ve aranan anlamı bulmak sabır ister.

el-Kâmûsü'l-muhît ve Âsım Efendi'nin tercümesi. Fîrûzâbâdî'nin el-Kâmûsü'l-muhît'i, Lisânü'l-Arab'ın tersine, son derece yoğun ve kısa bir sözlüktür. Fîrûzâbâdî kelimeleri ve anlamlarını özlü ifadelerle, çoğu zaman kısaltmalarla verir. Bu yoğunluk, eseri hızlı başvuru için çok kullanışlı kılar. Kâmus o kadar yaygınlaşmıştır ki "kamus" kelimesi Türkçede ve başka dillerde sözlük anlamında kullanılır hâle gelmiştir. Mütercim Âsım Efendi, bu eseri Osmanlı Türkçesine tercüme etmiş ve kendi açıklamalarını eklemiştir; bu tercüme Kâmus Tercümesi adıyla bilinir ve Osmanlı Türkçesini okuyabilen biri için Kâmus'a açılan bir kapıdır.

Râğıb el-İsfahânî'nin el-Müfredât'ı. Râğıb el-İsfahânî'nin el-Müfredât fî garîbi'l-Kur'ân'ı, yalnızca Kur'an'da geçen kelimeleri inceleyen özel bir sözlüktür. Râğıb, her kökün temel anlamını belirler ve sonra bu kökten gelen kelimelerin Kur'an'daki farklı kullanımlarını bu temel anlamdan türeterek açıklar. Bu yaklaşım, bir kelimenin Kur'an'daki anlam inceliklerini görmek için çok değerlidir. Ders 8.8'de gördüğün tefsir çalışmalarında bir kelimenin anlamını araştırırken el-Müfredât ilk başvurulacak eserlerden biridir. Eser, kökleri ilk harf düzenine göre sıralar; bu yüzden kafiye düzenine göre kullanımı daha kolaydır.

el-Mu'cemü'l-vasît ve Hans Wehr. Modern sözlüklerden el-Mu'cemü'l-vasît, Kahire'deki Arap Dili Akademisi, yani Mecmau'l-luga tarafından hazırlanmış, kök esaslı ve ilk harf düzenine göre sıralanmış bir sözlüktür. Klasik anlamların yanında modern kullanımları da verir ve açık, düzenli yapısıyla öğrenciler için iyi bir başlangıç sözlüğüdür. Hans Wehr'in A Dictionary of Modern Written Arabic adlı eseri ise Arapça-İngilizce bir sözlüktür ve modern yazı dilini esas alır. Kök esaslıdır ve her kökün altında mücerred ve mezîd babları, Ders 13.2'de gördüğün düzene benzer biçimde, Roma rakamlarıyla numaralandırarak verir. Türkçe olarak ise Serdar Mutçalı'nın Arapça-Türkçe Sözlük'ü gibi kök esaslı sözlükler kullanılabilir. Modern sözlükleri kullanırken dikkat edilmesi gereken nokta, bir kelimenin modern anlamının klasik bir metindeki anlamıyla aynı olmayabileceğidir; klasik bir metin okurken, modern bir sözlüğün verdiği anlamı klasik bir sözlükle kontrol etmek gerekir.

Terim sözlükleri. Genel sözlüklerin yanında, belirli ilimlerin terimlerini tanımlayan terim sözlükleri de vardır. Ders 14.5'te gördüğün Cürcânî'nin et-Ta'rîfât'ı, farklı ilimlerin terimlerini kısa tanımlarla veren ve alfabetik sıralanmış bir eserdir. Tehânevî'nin Keşşâfu ıstılâhâti'l-fünûn'u ise çok daha kapsamlıdır ve bir terimin farklı ilimlerdeki anlamlarını ayrı ayrı açıklar. Terim sözlükleri, bir kelimenin genel sözlükteki anlamı ile bir ilim dalındaki teknik anlamı arasındaki farkı görmek için vazgeçilmezdir. Ders 14.6'da gördüğün Kâşânî'nin sözlüğü gibi belirli bir ekolün terimlerini veren eserler de bu gruba girer.

Bir maddeyi okumak. Bir kök maddesini bulduktan sonra onu doğru okumak da bir beceri ister. Klasik sözlük maddeleri çoğu zaman önce mücerred fiili ve onun babını verir; babı göstermek için Ders 13.1'de gördüğün gibi muzariyi ya da "كنصر" (nasara gibi) türünden bir örnek fiili yazarlar. Ardından masdarlar, sonra mezîd fiiller, sonra isimler sıralanır. Anlamlar çoğu zaman temel, somut bir anlamdan başlayıp mecazî ve soyut anlamlara doğru ilerler. Bu sırayı bilmek, uzun bir maddede aradığın anlama daha hızlı ulaşmanı sağlar. Ayrıca bir maddede verilen şiir ve ayet örnekleri, bir anlamın gerçek kullanımını gösterdiği için özellikle değerlidir: sözlüğün verdiği tanım bir özet, örnekler ise o tanımın kanıtıdır.

Hangi soru için hangi sözlük. Bu kadar çok sözlük arasında hangisine başvuracağını bilmek, zaman kazandırır. Harekesiz bir metinde bir kelimenin anlamını hızla doğrulamak istiyorsan, el-Mu'cemü'l-vasît ya da bir Arapça-Türkçe sözlük iyi bir başlangıçtır. Bir Kur'an kelimesinin anlam inceliğini araştırıyorsan, el-Müfredât'a başvurursun. Bir kelimenin klasik Arapçadaki bütün anlam katmanlarını ve şiirdeki kullanımlarını görmek istiyorsan, Lisânü'l-Arab'a gidersin. Bir kelimenin babını ya da nadir bir anlamını kısaca doğrulamak istiyorsan, el-Kâmûsü'l-muhît yeterli olabilir. Bir kelimenin belirli bir ilimdeki teknik anlamını arıyorsan, et-Ta'rîfât ya da Keşşâf gibi bir terim sözlüğü gerekir. İyi bir okur, bir kelimeyi tek bir sözlükte bulup yetinmez; özellikle önemli kelimelerde, genel bir sözlükle bir terim sözlüğünü ya da modern bir sözlükle klasik bir sözlüğü karşılaştırarak anlamı kesinleştirir. Uygulamada yapacağın karşılaştırma tablosu, bu alışkanlığı kazandırmak içindir.

Dijital araçlar. Günümüzde klasik sözlüklerin ve metinlerin büyük kısmına dijital kütüphaneler aracılığıyla ulaşmak mümkündür ve bu araçlar aramayı büyük ölçüde hızlandırır. Ama dijital araçların doğru kullanımı için bazı ilkeler vardır. Birincisi, dijital metinler bazen tarama hataları ya da yazım hataları içerir; önemli bir anlamı ya da alıntıyı basılı bir baskıyla kontrol etmek gerekir. İkincisi, dijital bir aramada kelimenin yalnızca bir biçimini aramak, öteki biçimlerini kaçırmana yol açabilir; kök bilgisi burada da işe yarar. Üçüncüsü, otomatik çeviri araçları klasik Arapça metinlerde çoğu zaman güvenilmezdir; terimleri ve bağlamı yanlış anlayabilirler. Dijital araçlar sözlük bilgisinin yerine geçmez; onu daha hızlı kullanmanı sağlar.

Örnekler

  • Basit: Bir talebe تَقْوَى kelimesini sözlükte ت ق و kökünde arar ve bulamaz. Hocası ona kelimenin kökünün و ق ي olduğunu, baştaki ت harfinin bir vavın değişmiş hâli olduğunu gösterir. Talebe و ق ي maddesinde تَقْوَى'yı, وِقَايَة ve اِتَّقَى ile birlikte bulur ve takvanın "korunmak" anlamıyla bağını görür.
  • Orta: Bir çalışma grubu, ذِكْر kelimesini hem el-Mu'cemü'l-vasît'te hem el-Müfredât'ta arar. Birinci sözlükte kelimenin genel ve modern anlamlarını, ikincisinde ise Kur'an'daki farklı kullanımlarını, yani hatırlamayı, anmayı ve Kur'an'ın kendisini ifade etmesini bulurlar. Grup, farklı sözlüklerin aynı kelimeye farklı açılardan baktığını ve bir kelimeyi tam anlamak için birden fazla sözlüğe başvurmak gerektiğini not eder.
  • Gerçek hayat: Klasik bir metni okurken bir kelimenin anlamını bir çeviri uygulamasına sorarsın ve uygulama sana modern bir anlam verir. Bu dersi hatırlar ve kelimeyi klasik bir sözlükte kontrol edersin; kelimenin klasik metindeki anlamının bambaşka olduğunu görürsün. Dijital araçları bir başlangıç noktası olarak kullanmayı, ama son kararı klasik bir sözlükle vermeyi öğrenirsin.

Uygulama

Şimdi sıra sende: ذِكْر, تَقْوَى ve نَفْس kelimelerini üç farklı sözlükte ara ve anlam katmanlarını karşılaştıran bir tablo hazırla. Sözlük olarak şunlardan üçünü seç: Lisânü'l-Arab, el-Kâmûsü'l-muhît ya da Kâmus Tercümesi, el-Müfredât, el-Mu'cemü'l-vasît ya da Hans Wehr. Her kelime için önce kökünü doğru tespit et; تَقْوَى'nın kökünün و ق ي olduğunu unutma. Tablonun satırları kelimeler, sütunları sözlükler olsun. Her hücreye o sözlüğün verdiği başlıca anlamları kısaca yaz. Tablonun altına her kelime için iki şey ekle: sözlükler arasında gördüğün en önemli fark ve bu kelimenin Modül 12'de gördüğün tasavvufi kullanımıyla sözlük anlamı arasındaki ilişki. Özellikle نَفْس kelimesi için Ders 12.3'te gördüğün terimleşme sürecini hatırla. Hedef: Bir kelimenin kökünü doğru tespit ederek farklı türdeki sözlüklerde bulabilmek, sözlüklerin farklı bakış açılarını karşılaştırabilmek ve bir kelimenin sözlük anlamı ile teknik anlamı arasındaki ilişkiyi görebilmek.

Mini test

  1. Kök esaslı sözlük düzeninin avantajı ve şartı nedir?
  2. تَقْوَى kelimesi hangi kökte aranmalıdır ve neden?
  3. Kafiye düzeni nedir? ك ت ب kökü bu düzende nerede bulunur?
  4. el-Müfredât'ı öteki sözlüklerden ayıran özellik nedir?
  5. Dijital sözlük araçlarını kullanırken dikkat edilmesi gereken üç ilke nedir?
Cevapları göster
  1. Avantajı, aynı kökten gelen kelimeleri bir anlam ailesi olarak bir arada göstermesidir. Şartı, bir kelimeyi bulmak için önce kökünü bilmektir.
  2. و ق ي kökünde aranmalıdır, çünkü baştaki ت harfi bir vavın değişmiş hâlidir; kelime "korumak" anlamındaki وِقَايَة ile aynı köktendir.
  3. Kökleri son harflerine göre bablara, ilk harflerine göre fasıllara ayıran düzendir. ك ت ب kökü bâ babının kâf faslında bulunur.
  4. Yalnızca Kur'an'da geçen kelimeleri inceler; her kökün temel anlamını belirler ve Kur'an'daki farklı kullanımları bu temel anlamdan türeterek açıklar.
  5. Dijital metinlerdeki tarama ve yazım hatalarını basılı baskıyla kontrol etmek, kelimenin yalnızca bir biçimini değil kökünü de aramak ve otomatik çeviri araçlarına klasik metinlerde güvenmemek.

Özet

  • Klasik Arapça sözlüklerin çoğu kök esaslıdır; bir kelimeyi bulmak için önce kökünü bilmek gerekir ve illetli kökler ile harf değişimleri başlıca tuzaklardır.
  • Kafiye düzeni kökleri son harfe göre bablara, ilk harfe göre fasıllara ayırır; Lisânü'l-Arab ve el-Kâmûsü'l-muhît bu düzenle yazılmıştır.
  • Lisânü'l-Arab kapsamlı, el-Kâmûsü'l-muhît yoğundur; Âsım Efendi'nin Kâmus Tercümesi onu Türkçeye açar.
  • el-Müfredât Kur'an kelimelerine, el-Mu'cemü'l-vasît ve Hans Wehr modern kullanıma odaklanır; modern anlamlar klasik sözlükle kontrol edilmelidir.
  • Cürcânî ve Tehânevî'nin terim sözlükleri teknik anlamları verir; dijital araçlar sözlük bilgisinin yerine geçmez, onu hızlandırır.

Sonraki derse hazırlık

Ders 14.8, Modül 14'ün kapanış dersi ve modül projesidir: Taberî'nin Câmiu'l-beyân'ından seçilmiş harekesiz bir sayfayı okuyacak, tercüme edecek ve canlı bir oturumda sesli okuyacaksın. Hazırlık: Ders 14.2'deki tefsir kalıplarını ve Ders 14.3'teki rivayet kısaltmalarını gözden geçir. Taberî'nin künyesinin Ebû Ca'fer olduğunu ve eserinde kendi görüşünü "قال أبو جعفر" diye başlattığını bil. Bu kalıbın, Ders 14.2'de gördüğün قيل ve قال ابن عباس kalıplarından hangi bakımdan farklı bir işlev gördüğünü iki cümleyle düşün.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Müfredattaki ders planı — 14.7

Kök esaslı Arapça sözlüklerin düzeni ve kullanımı: İbn Manzûr'un Lisânü'l-Arab'ı, Fîrûzâbâdî'nin el-Kâmûsü'l-muhît'i ve Âsım Efendi'nin Türkçe Kâmus tercümesi, Râğıb el-İsfahânî'nin el-Müfredât'ı (Kur'an kelimeleri), Mecmau'l-luga'nın el-Mu'cemü'l-vasît'i ve Hans Wehr sözlüğü tanıtılır. Terim sözlükleri (Cürcânî, et-Ta'rîfât; Tehânevî, Keşşâfu ıstılâhâti'l-fünûn) ve dijital sözlük araçlarının doğru kullanımı gösterilir. Uygulama: "zikr", "takvâ" ve "nefs" kelimelerini üç sözlükte arayıp anlam katmanlarını karşılaştıran tablo.