İçeriğe geç

Ders 14.1 · Seviye 3 · Arapça 3: Klasik Metin Okuma

Harekesiz metin okuma

1.892 kelime · yaklaşık 9 dakika okuma

Giriş

Hazırlıkta Asr suresini bir kâğıda harekesiz yazdın ve bir gün bekledikten sonra harekesiz hâliyle okumaya çalıştın. Bazı kelimelerde harekeyi hiç zorlanmadan bildin, çünkü sureyi ezberden tanıyordun. Bazılarında ise Ders 13.8'de öğrendiğin i'rab bilgisine başvurdun: إن kelimesinden sonra gelen ismin fethalı olacağını, إلا'dan sonra gelen الذين'in mahallen mansûb olduğunu hatırladın. Sonra harekesiz okurken sana en çok yardım eden ipucunun ne olduğunu yazdın: kelimenin kalıbı mı, cümledeki yeri mi, yoksa önündeki bir âmil mi? Muhtemelen üçünün birlikte çalıştığını fark ettin. Bu gözlem, Seviye 3'ün kapısıdır. Bu seviyede ikinci el özetler yerine tefsir, hadis şerhi, fıkıh, kelam ve tasavvuf külliyatından birincil metinler okuyacaksın ve bu metinlerin çoğu harekesizdir. Modül 14 bu okumanın altyapısını kuruyor. Bu ilk derste harekesiz okumanın stratejisini, yani bir cümleye hangi sırayla yaklaşılacağını öğreneceksin. Ardından klasik kitapların sayfa düzenini, metin, şerh ve hâşiye katmanlarını ve "kavluhû" ile başlayan şerh girişlerini tanıyacaksın. Son olarak Nevevî'nin Riyâzü's-sâlihîn'inden bir bab girişini ve ilmihal üslubunda bir cümleyi bu stratejiyle okuyacağız.

Ana anlatım

Harekesiz okuma neden zordur? Arapça yazıda harekeler çoğunlukla yazılmaz; Kur'an ve bazı öğretim metinleri dışında klasik kitapların neredeyse tamamı harekesizdir. Bu durum, aynı harf dizisinin birden fazla okunuşa açık olması demektir. Örneğin كتب harf dizisi كَتَبَ (yazdı), كُتِبَ (yazıldı), كُتُبٌ (kitaplar) ya da كَتَّبَ (yazdırdı) olarak okunabilir. علم dizisi عِلْمٌ (ilim), عَلِمَ (bildi), عُلِمَ (bilindi) ya da عَلَّمَ (öğretti) olabilir. Hangi okunuşun doğru olduğunu yazının kendisi söylemez; cümle söyler. Arap okuru bunu yaparken fark etmez bile, çünkü dilin yapısı zihnine yerleşmiştir. Arapçayı sonradan öğrenen biri için ise bu, bilinçli bir strateji gerektirir. Modül 13'te öğrendiğin sarf ve nahiv, tam da bu stratejinin araçlarıdır.

Birinci adım: cümle türü. Harekesiz bir cümleyle karşılaştığında ilk soru, cümlenin bir fiille mi bir isimle mi başladığıdır. Ders 13.5'te gördüğün gibi, fiil cümlesinde fiilden sonra gelen isim fâildir ve merfûdur; isim cümlesinde ilk isim mübtedadır ve o da merfûdur. Cümlenin türünü belirlemek, ilk kelimenin ve ardından gelen kelimenin harekesini büyük ölçüde belirler. İlk kelimenin fiil mi isim mi olduğunu ayırt etmek için kalıba bakarsın: başında ي, ت, ن ya da أ bulunan ve ardından üç kök harfi gelen bir kelime büyük ihtimalle muzari bir fiildir; başında ال bulunan bir kelime kesinlikle bir isimdir.

İkinci adım: âmilleri işaretle. İkinci adım, cümledeki âmilleri bulmak ve işaretlemektir. Ders 13.4'teki Avâmil mantığını hatırla: her i'rab hâlinin bir sebebi vardır. Harf-i cerleri (من, في, على, إلى, عن, ب, ل) bul ve ardından gelen ismin mecrûr olacağını not et. إن ve kardeşlerini bul ve ardından gelen ismin mansûb olacağını işaretle. كان ve kardeşlerini bul ve haberin mansûb olacağını not et. Muzariyi nasbeden (أن, لن, كي) ve cezmeden (لم, لما, لا-yı nehy) edatları bul. Bu adımda henüz her kelimeyi okumaya çalışmazsın; yalnızca cümlenin iskeletini, yani hangi kelimenin hangi âmilin etkisi altında olduğunu çıkarırsın. Bu iskelet çıkarıldığında, kelimelerin çoğunun son harekesi kendiliğinden belirginleşir.

Üçüncü adım: sîgayı tahmin et, sözlükle doğrula. Üçüncü adım, her kelimenin kalıbını tahmin etmek ve belirsiz kalanları sözlükle doğrulamaktır. Ders 13.1–13.3'te gördüğün kalıplar burada iş görür: başında مـ bulunan ve sondan bir önceki harfi belirsiz olan bir kelime ism-i fâil de ism-i mef'ûl de olabilir; bağlama bakarsın. Bir fiilin babını bilmiyorsan muzarisinin ayn harekesini sözlükten bulursun. Bir kelimenin mazi mi meçhul mü olduğundan emin değilsen, ardından gelen ismin fâil mi nâib-i fâil mi olabileceğine bakarsın. Sözlük bu adımda bir yardımcı değil, bir zorunluluktur; Ders 14.7'de sözlük kullanımını ayrıntısıyla göreceksin. Bu üç adımlı strateji her cümleyi ilk seferde çözmez, ama tahmin yerine bir yöntemle ilerlemeni sağlar ve hatalarını nerede yaptığını görmeni kolaylaştırır.

Bir örnek: Riyâzü's-sâlihîn'in ilk babı. Nevevî'nin Riyâzü's-sâlihîn'i, ayet ve hadisleri konu başlıkları altında toplayan ve Türkiye'de de çok okunan bir eserdir; Ders 9.8'de Nevevî'nin Kırk Hadis'ini görmüştün. Eserin ilk babının başlığı harekesiz olarak şöyledir: باب الإخلاص وإحضار النية في جميع الأعمال والأقوال والأحوال البارزة والخفية. Stratejiyi uygulayalım. Birinci adım: cümle bir fiille başlamıyor; aslında bu bir başlıktır ve باب kelimesi gizli bir mübtedanın haberi olarak merfû okunur: "Bu, ... babıdır." İkinci adım: الإخلاص kelimesi باب'a tamlanan olduğu için mecrûrdur; وإحضار ona atfedilmiştir ve o da mecrûrdur; النية ise إحضار'a tamlanandır ve mecrûrdur. في bir harf-i cerdir; ardından gelen جميع mecrûrdur ve الأعمال ona tamlanan olarak mecrûrdur; والأقوال والأحوال da ona atfedilmiştir. البارزة ve الخفية ise الأحوال'in sıfatlarıdır ve ona uyarak mecrûrdur. Üçüncü adım: إخلاص ve إحضار kelimelerinin if'âl babının masdarı olduğunu Ders 13.2'deki kalıptan tanırsın. Sonuç şudur: بَابُ الْإِخْلَاصِ وَإِحْضَارِ النِّيَّةِ فِي جَمِيعِ الْأَعْمَالِ وَالْأَقْوَالِ وَالْأَحْوَالِ الْبَارِزَةِ وَالْخَفِيَّةِ, yani "Bütün amellerde, sözlerde ve açık ve gizli hâllerde ihlas ve niyeti hazır bulundurma babı."

Başlığın ardından gelen ayet. Nevevî bu babın başında önce ayetleri sıralar. Bunların ilki şudur: "وَمَا أُمِرُوا إِلَّا لِيَعْبُدُوا اللّٰهَ مُخْلِصِينَ لَهُ الدِّينَ حُنَفَاءَ" (Beyyine 98/5). Bu ayet mushafta harekeli geldiği için okumak kolaydır, ama stratejinin sağlaması olarak kullanılabilir: أُمِرُوا meçhul bir mazi fiildir ve vav onun nâib-i fâilidir; إِلَّا müferrağ bir istisnâdır; لِيَعْبُدُوا, Ders 13.7'de gördüğün ta'lîl lâmıyla mansûb bir muzaridir ve bu yüzden nûn düşmüştür; مُخْلِصِينَ, Ders 13.6'da gördüğün hâldir ve cem'-i müzekker olduğu için nasbını ye ile gösterir. Bir ayeti bu kadar ayrıntılı çözebildiğinde, aynı yapıların harekesiz bir metinde karşına çıktığında onları tanıyabileceğine güvenebilirsin.

İlmihal üslubunda bir cümle. Klasik ilmihal ve fıkıh metinleri, kısa ve yoğun cümlelerle yazılır. Bu üslubu tanımak için şu örnek cümleyi ele alalım: الصلاة فرض على كل مسلم بالغ عاقل. Birinci adım: cümle bir isimle, الصلاة ile başlar; bu bir isim cümlesidir ve الصلاة mübtedadır: الصَّلَاةُ. İkinci adım: فرض, mübtedadan sonra gelen ve onun hakkında bir hüküm bildiren kelimedir; haberdir ve merfûdur: فَرْضٌ. على bir harf-i cerdir; ardından gelen كل mecrûrdur: كُلِّ. مسلم, كل'ye tamlanan olarak mecrûrdur: مُسْلِمٍ. Üçüncü adım: بالغ ve عاقل kelimelerinin فَاعِلٌ kalıbında birer ism-i fâil olduğunu tanırsın; مسلم'in sıfatları olarak onun gibi mecrûrdurlar. Sonuç: الصَّلَاةُ فَرْضٌ عَلَى كُلِّ مُسْلِمٍ بَالِغٍ عَاقِلٍ, yani "Namaz, akıllı ve ergen her Müslümana farzdır." Bu tür cümlelerde dikkat edilecek nokta, sıfatların sırasıdır: fıkıh metinlerinde her sıfat bir şartı ifade eder ve bu şartlar Ders 10.1'de gördüğün ehliyet kavramıyla doğrudan ilişkilidir.

Noktalamasız metin. Harekesizliğin yanında klasik metinlerin bir başka zorluğu, noktalama işaretlerinin çoğu zaman bulunmamasıdır. Yazma eserlerde ve eski baskılarda nokta, virgül ya da paragraf ayrımı ya yoktur ya da çok azdır. Cümlelerin nerede bittiğini ve yenisinin nerede başladığını çoğu zaman bağlaçlar gösterir: و (ve), فـ (böylece, bunun üzerine), ثم (sonra), أما ... فـ (ise) gibi. Özellikle فـ harfi, bir sonucun, bir cevabın ya da bir açıklamanın başladığını gösteren güçlü bir ipucudur. Günümüzde pek çok klasik eserin, yazmaları karşılaştırarak metni tespit eden, noktalama ve paragraf ekleyen tahkikli neşirleri vardır. Bu neşirler okumayı büyük ölçüde kolaylaştırır; ama noktalamanın da bir yorum olduğunu, tahkik edenin bir tercihini yansıttığını unutmamak gerekir. Harekesiz okumayı öğrenirken tahkikli bir neşirle başlamak, sonra noktalamasız bir baskıya geçmek iyi bir yoldur.

Klasik sayfa düzeni. Harekesiz okumanın ikinci zorluğu, klasik kitapların sayfa düzenidir. Pek çok klasik eser katmanlı bir yapıya sahiptir. En temel katman metindir (metn); kısa, yoğun ve ezberlenmek üzere yazılmış asıl eserdir. İkinci katman şerhtir; metni açıklayan, genişleten ve tartışan eserdir. Üçüncü katman hâşiyedir; şerhin üzerine yazılan açıklamalar ve itirazlardır. Bazen bunun da üzerine ta'lîkler ve takrirler eklenir. Matbu kitaplarda bu katmanlar farklı biçimlerde düzenlenir: kimi baskılarda metin sayfanın üstünde, şerh altında yer alır; kimi baskılarda şerh sayfanın ortasında, hâşiye kenarlarda durur. Bazı şerhlerde metin ile şerh iç içe geçer; buna memzûc şerh denir ve metnin kelimeleri çoğu zaman parantez içinde, farklı bir yazı tipiyle ya da renkle belirtilir. Yazma eserlerde ise hâşiyeler çoğu zaman sayfa kenarlarına eğik olarak yazılır.

"Kavluhû" ile başlayan girişler. Şerh ve hâşiyelerin açıklama yaptıkları ifadeyi nasıl gösterdiklerini bilmek, katmanlar arasında kaybolmamak için önemlidir. Bu girişlerin en yaygını قوله kelimesidir: قَوْلُهُ, "onun sözü". Bir şerhte ya da hâşiyede قوله kelimesinden sonra, açıklanan metinden bir ifade alıntılanır ve ardından açıklama gelir. Örneğin bir hâşiyede "قوله: الحمد لله" dendiğinde, bu "müellifin 'el-hamdu lillâh' sözü hakkında" demektir ve ardından o söze dair açıklama gelir. Alıntının bittiği yer bazen "إلخ" ya da kısaltılmış biçimiyle "الخ" ile gösterilir; bu, "sonuna kadar" anlamındaki إِلَى آخِرِهِ ifadesinin kısaltmasıdır. Bu kısaltmaları ve formülleri, önümüzdeki derslerde her ilim dalının diline özgü biçimleriyle göreceksin.

Örnekler

  • Basit: Bir talebe harekesiz bir metinde علم kelimesini görür ve onu hemen عِلْمٌ (ilim) diye okur. Hocası ona kelimeden sonra gelen ismin mansûb olup olmadığına bakmasını söyler. Talebe, kelimenin ardından fethalı bir nesne geldiğini fark eder ve kelimenin bir fiil, belki de عَلَّمَ (öğretti) olabileceğini görür. Bir harf dizisinin tek başına değil, cümle içinde okunduğunu öğrenir.
  • Orta: Bir çalışma grubu, Riyâzü's-sâlihîn'in ilk bab başlığını harekeler. Bir talebe البارزة kelimesini جميع'e sıfat yapar. Öbürü, bu kelimenin dişil olduğunu ve dişil çoğul olan الأحوال ile uyduğunu gösterir. Grup, sıfatın hangi isme ait olduğunu belirlemek için cinsiyet ve sayı uyumuna bakmanın, uzun tamlamalarda kaybolmamanın en güvenilir yolu olduğunu not eder.
  • Gerçek hayat: Bir sahafta eski bir kitap bulursun; sayfanın ortasında büyük harflerle bir metin, kenarlarında eğik yazılmış küçük notlar vardır. Notların birinin قوله ile başladığını görürsün. Bu dersi hatırlarsın: ortadaki muhtemelen şerh, kenardakiler hâşiyedir ve قوله'den sonra gelen ifade, açıklanan metinden bir alıntıdır. Kitabın katmanlarını birbirinden ayırarak okumaya başlarsın.

Uygulama

Şimdi sıra sende: Yarım sayfalık harekesiz bir metin seç. Riyâzü's-sâlihîn'in ilk babının devamından, Nevevî'nin Kırk Hadis'inin mukaddimesinden ya da bir ilmihal kitabının Arapça aslından yararlanabilirsin; metnin harekeli bir baskısını da bul, ama ona ancak işin sonunda bak. Metni bu dersteki üç adımlı stratejiyle harekele. Her cümle için önce türünü yaz, sonra âmilleri işaretle, sonra kelimelerin kalıplarını tahmin et ve emin olmadıklarını sözlükte doğrula. Harekelemeyi bitirdikten sonra metni sesli oku ve kaydet. Kaydı ve harekelediğin metni, çalıştığın hocaya ya da çalışma grubuna gönder. Son olarak harekeli baskıyla karşılaştır ve hatalarını üç gruba ayır: cümle türü hatası, âmil hatası ve kalıp hatası. Hangi grupta en çok hata yaptığını bir cümleyle not et. Hedef: Harekesiz bir klasik metni tahmin yerine bir yöntemle harekeleyebilmek, sesli okuyabilmek ve hatalarının kaynağını teşhis ederek bir sonraki okumada nereye dikkat edeceğini bilmek.

Mini test

  1. Harekesiz okumanın üç adımı nedir?
  2. كتب harf dizisi hangi farklı okunuşlara açıktır? Doğru okunuş neye göre belirlenir?
  3. Riyâzü's-sâlihîn'in ilk bab başlığında الإخلاص ve النية kelimeleri neden mecrûrdur?
  4. Metin, şerh ve hâşiye arasındaki fark nedir? Memzûc şerh ne demektir?
  5. Bir şerh ya da hâşiyede قوله ve إلخ ne anlama gelir?
Cevapları göster
  1. Cümle türünü belirlemek, âmilleri işaretlemek ve kelimelerin sîgasını tahmin edip sözlükle doğrulamak.
  2. كَتَبَ (yazdı), كُتِبَ (yazıldı), كُتُبٌ (kitaplar) ve كَتَّبَ (yazdırdı). Doğru okunuş cümledeki yere, âmillere ve bağlama göre belirlenir.
  3. الإخلاص, باب kelimesine tamlanan olduğu için; النية ise إحضار kelimesine tamlanan olduğu için mecrûrdur.
  4. Metin kısa ve yoğun asıl eserdir; şerh metni açıklayan ve genişleten eserdir; hâşiye şerhin üzerine yazılan açıklamalardır. Memzûc şerh, metin ile şerhin iç içe geçtiği ve metin kelimelerinin çoğu zaman ayrı bir biçimde gösterildiği şerhtir.
  5. قوله "onun sözü" demektir ve ardından açıklanan metinden bir alıntı gelir. إلخ, "sonuna kadar" anlamındaki إلى آخره ifadesinin kısaltmasıdır ve alıntının devam ettiğini gösterir.

Özet

  • Klasik metinlerin çoğu harekesizdir ve aynı harf dizisi birden fazla okunuşa açıktır; doğru okunuşu cümle belirler.
  • Harekesiz okumanın stratejisi üç adımdır: cümle türü, âmiller ve sîga tahmini ile sözlük doğrulaması.
  • Riyâzü's-sâlihîn'in ilk bab başlığı ve ilmihal üslubunda bir cümle, bu stratejinin tamlama, atıf, sıfat ve harf-i cer üzerinde nasıl işlediğini gösterir.
  • Klasik eserler metin, şerh ve hâşiye katmanlarından oluşur; memzûc şerhte metin ve şerh iç içedir.
  • قوله, açıklanan ifadeyi gösterir; إلخ, alıntının devam ettiğini bildiren bir kısaltmadır.

Sonraki derse hazırlık

Ders 14.2'de tefsir metinlerinin dilini ve terimlerini işleyeceğiz: tefsircilerin açıklama, nakil ve tercih için kullandığı kalıpları, Celâleyn tefsirinin yoğun dilini ve Beyzâvî'nin teknik dilini göreceksin. Hazırlık: Türkçe bir tefsirden Fâtiha suresinin tefsirini oku; Ders 8.8'de gördüğün tefsirlerden birini seçebilirsin. Tefsircinin bir kelimeyi açıklarken, bir görüşü aktarırken ve iki görüş arasında tercih yaparken kullandığı Türkçe kalıpları bul: "yani", "denildi ki", "doğrusu şudur" gibi. Bulduğun üç kalıbı ve kullanıldıkları cümleleri yaz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Müfredattaki ders planı — 14.1

Harekesiz okumanın stratejisi öğretilir: önce cümle türünü (isim/fiil cümlesi) belirlemek, sonra amilleri işaretlemek, sonra kelime sîgalarını tahmin edip sözlükle doğrulamak. Klasik matbu ve yazma sayfa düzeni (metin-şerh-hâşiye katmanları, "kavluhû" ile başlayan şerh girişleri) tanıtılır. Örnek metin olarak Nevevî'nin Riyâzü's-sâlihîn'inden kısa bir bab girişi ve bir ilmihal metni okunur. Uygulama: talebe yarım sayfalık harekesiz bir metni harekeler, sesli okur ve hoca kuyruğuna yükler.