İçeriğe geç

Ders 13.1 · Seviye 2 · Arapça 2: Sarf ve Nahiv

Sülâsî mücerred babları

1.930 kelime · yaklaşık 9 dakika okuma

Giriş

Hazırlıkta Ders 7.4 ve 7.5'te öğrendiğin kök sistemini hatırladın ve ك ت ب, ع ل م ve ن ص ر köklerinden türemiş üçer kelime buldun. Her kelimede kökün üç harfinin nerede durduğunu, hangi harflerin sonradan eklendiğini işaretledin. Belki كِتَابٌ, كَاتِبٌ, مَكْتُوبٌ; عِلْمٌ, عَالِمٌ, مَعْلُومٌ; نَصْرٌ, نَاصِرٌ, مَنْصُورٌ gibi kelimeler buldun ve her birinde aynı üç harfin farklı kalıplara yerleştiğini gördün. Bu gözlem, bu modülün temelidir. Seviye 1'de Arapçayı kelime ve basit cümle düzeyinde tanımıştın. Modül 13'te, klasik medrese sırasına sadık kalarak, kelime yapısını inceleyen sarf ilmine ve cümle yapısını inceleyen nahiv ilmine geçiyoruz. Bu ilk derste sarfın temel taşını, yani üç harfli ve ek almamış fiillerin, sülâsî mücerred fiillerin altı babını öğreneceksin. Önce kökün fâ-ayn-lâm mantığını tekrar edecek, sonra mazi ile muzari arasındaki hareke ilişkisine göre altı babı göreceksin. Ardından medrese talebelerinin yüzyıllardır ezberlediği Emsile'deki çekim tablosunu "nasara" fiili üzerinden kuracak, son olarak fiillerin harflerine göre ayrıldığı türleri tanıyacaksın.

Ana anlatım

Sarf ve medrese sırası. Sarf, kelimelerin yapısını, bir kökten nasıl kalıplar türetildiğini ve bu kalıpların hangi anlamları taşıdığını inceleyen ilimdir. Osmanlı medreselerinde Arapça öğretimi belirli bir kitap sırasıyla yürürdü: önce Emsile, sonra Binâ, sonra Maksûd; nahivde ise Avâmil ile başlanırdı. Emsile, fiil ve isim kalıplarını örneklerle gösteren kısa bir tablolar kitabıdır; talebe onu ezberleyerek kalıpların iskeletini zihnine yerleştirirdi. Binâ fiil çekimlerini ve zayıf harfli fiillerin değişim kurallarını, Maksûd ise sarfın bütününü daha sistemli bir biçimde işler. Bu modül bu sırayı izler: bugün Emsile düzeyindeyiz; ayrıntılı değişim kuralları Binâ'nın konusudur.

Kök ve fâ-ayn-lâm ölçüsü. Ders 7.5'te öğrendiğin gibi Arap dilcileri kalıpları göstermek için ف ع ل kökünü bir ölçü olarak kullanır. Bir fiilin kökündeki birinci harfe fâü'l-fiil, ikinci harfe aynü'l-fiil, üçüncü harfe lâmü'l-fiil denir. Örneğin نَصَرَ fiilinde ن fâü'l-fiil, ص aynü'l-fiil, ر ise lâmü'l-fiildir. Bu adlandırma, bu dersteki bütün kuralların dilidir: bir babı ayırt eden şey, aynü'l-fiilin, yani ortadaki harfin mazide ve muzaride aldığı harekedir.

Sülâsî mücerred. Sülâsî, üç harfli demektir; mücerred ise soyulmuş, yani kök harflerinden başka hiçbir harf eklenmemiş anlamına gelir. نَصَرَ, كَتَبَ, عَلِمَ gibi fiiller sülâsî mücerreddir. Bu fiillere harf eklenerek oluşturulan أَكْرَمَ, عَلَّمَ, اِسْتَغْفَرَ gibi fiiller ise sülâsî mezîddir; onları Ders 13.2'de göreceksin. Arapçada fiillerin sözlükteki başlık biçimi, üçüncü tekil erkek şahıs mazi hâlidir; bu yüzden bir fiilin babını bulmak için önce bu biçimi, sonra onun muzarisini bilmek gerekir.

Babı belirleyen şey: aynü'l-fiilin harekesi. Sülâsî mücerred fiillerde mazinin ilk ve son harfi her zaman fethalıdır. Değişen, ortadaki harfin harekesidir: mazide fetha, kesre ya da damme olabilir. Muzaride de aynı harf fetha, kesre ya da damme alır. Bu iki harekenin birleşimi, fiilin babını belirler. Teorik olarak dokuz birleşim mümkündür, ama Arapçada kullanılan birleşimler altı tanedir. Bu altı birleşime altı bab denir ve her bab, onu en iyi temsil eden bir örnek fiilin adıyla anılır.

Altı bab. Aşağıdaki tabloda altı bab, Türk medrese geleneğindeki sırasıyla verilmiştir. Harekeler "mazi – muzari" sırasıyla aynü'l-fiilin harekesini gösterir.

BabMaziMuzariOkunuşAynü'l-fiilAnlam
1نَصَرَيَنْصُرُnasara – yansurufetha – dammeyardım etti
2ضَرَبَيَضْرِبُdaraba – yadribufetha – kesrevurdu
3سَمِعَيَسْمَعُsemia – yesmaukesre – fethaişitti
4فَتَحَيَفْتَحُfetaha – yeftahufetha – fethaaçtı
5كَرُمَيَكْرُمُkerume – yekrumudamme – dammedeğerli, cömert oldu
6حَسِبَيَحْسِبُhasibe – yahsibukesre – kesresandı

Sıralamadaki fark. Türk medrese geleneğinde üçüncü bab سَمِعَ, dördüncü bab فَتَحَ olarak ezberletilir. Arap dünyasında yaygın olan pek çok gramer kitabında ise bu iki babın yeri değişir: فَتَحَ üçüncü, سَمِعَ dördüncü sırada gelir. Üçüncü babı temsil etmek için bazı kitaplarda سَمِعَ yerine aynı kalıptaki عَلِمَ fiili de kullanılır. Bu fark yalnızca bir sıralama farkıdır; babların kendisi ve kuralları aynıdır. Ama bir kitapta "üçüncü bab" ifadesini gördüğünde, o kitabın hangi geleneği izlediğine bakman gerekir; aksi hâlde bir fiili yanlış baba yerleştirebilirsin.

Babların özellikleri. Her babın dikkat edilmesi gereken bir özelliği vardır. Birinci ve ikinci bablar en yaygın olanlardır ve anlam bakımından geniş bir yelpazeyi kapsar. Dördüncü babın, yani فَتَحَ babının fiillerinde aynü'l-fiil ya da lâmü'l-fiil çoğunlukla bir boğaz harfidir: ء, ه, ع, ح, غ, خ. فَتَحَ (açtı), ذَهَبَ (gitti), قَرَأَ (okudu), سَأَلَ (sordu) bu babdandır. Bu kural bir eğilimdir, istisnasız değildir; ama bir fiilin mazide ve muzaride fethalı olduğunu görünce, boğaz harfine bakmak iyi bir kontroldür. Beşinci bab, yani كَرُمَ babı, genellikle kalıcı bir niteliği, bir huyu ya da tabiatı bildirir ve bu babın fiilleri nesne almaz; yani hepsi lâzım fiildir. كَرُمَ (değerli oldu), حَسُنَ (güzel oldu), كَبُرَ (büyük oldu) bu babdandır. Altıncı bab, yani حَسِبَ babı, en az fiil içeren babdır. Kur'an'da "أَحَسِبَ النَّاسُ" (İnsanlar sandılar mı?, Ankebût 29/2) ifadesinde bu fiilin mazisi geçer. İlginç bir ayrıntı olarak, bu fiilin muzarisi yaygın Hafs rivayetinde يَحْسَبُ biçiminde fethayla okunur, başka kıraatlerde kesreyle de okunduğu bilinir; bu da bazı fiillerin birden fazla babdan kullanılabildiğini gösterir ve Ders 8.4'te gördüğün kıraat farklarının dil bilgisiyle nasıl kesiştiğine bir örnektir.

Kur'an'dan örnekler. Babları Kur'an'daki kullanımlarıyla tanımak onları akılda tutmayı kolaylaştırır. Birinci bab için: "وَلَقَدْ نَصَرَكُمُ اللّٰهُ بِبَدْرٍ" (Andolsun Allah size Bedir'de yardım etti, Âl-i İmrân 3/123). İkinci bab için: "أَلَمْ تَرَ كَيْفَ ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا" (Görmedin mi Allah nasıl bir misal verdi, İbrâhîm 14/24); burada ضَرَبَ "vurmak" değil, "misal getirmek" anlamındadır ve bu, bir fiilin babının anlamını tek başına belirlemediğini gösterir. Üçüncü bab için: "قَدْ سَمِعَ اللّٰهُ قَوْلَ الَّتِي تُجَادِلُكَ" (Allah seninle tartışan kadının sözünü işitti, Mücâdele 58/1). Dördüncü bab için: "إِنَّا فَتَحْنَا لَكَ فَتْحًا مُبِينًا" (Biz sana apaçık bir fetih verdik, Fetih 48/1). Beşinci babın kökünden gelen bir kelime için: "وَرَبُّكَ الْأَكْرَمُ" (Rabbin en cömert olandır, Alak 96/3).

Emsile'deki çekim tablosu. Emsile, bir fiilden türeyen başlıca kalıpları tek bir örnek üzerinde sıralar. Talebe bu sırayı ezberler ve sonra her fiile uygular. Örnek fiil olarak birinci babın fiili نَصَرَ kullanılır.

KalıpArapçaOkunuşAnlam
Maziنَصَرَnasarayardım etti
Muzariيَنْصُرُyansuruyardım eder, ediyor
Masdarنَصْرًاnasranyardım etmek
İsm-i fâilنَاصِرٌnâsırunyardım eden
İsm-i mef'ûlمَنْصُورٌmansûrunyardım edilen
Emirاُنْصُرْunsuryardım et
Nehiyلَا تَنْصُرْlâ tansuryardım etme
İsm-i zaman-mekânمَنْصَرٌmansarunyardım etme yeri ya da zamanı
İsm-i âletمِنْصَرٌminsarunyardım etme aleti

Bu tabloda iki şey dikkat çeker. Birincisi, emrin başındaki elif, muzarinin ayn harekesine göre okunur: birinci babda damme olduğu için اُنْصُرْ, ikinci babda kesre olduğu için اِضْرِبْ, dördüncü babda fetha olduğu için yine kesreyle اِفْتَحْ denir. İkincisi, ism-i fâil ve ism-i mef'ûl kalıpları, yani فَاعِلٌ ve مَفْعُولٌ, sülâsî mücerredin bütün bablarında aynıdır; Ders 7.5'te gördüğün كَاتِبٌ ve مَكْتُوبٌ de bu kalıplardandır. Bazı kalıplar ise gerçek kullanımda bulunmayabilir: مِنْصَرٌ gibi bir alet ismi, kalıbın mantığını göstermek için Emsile'de yer alır; her fiilden her kalıbın dilde fiilen kullanıldığı anlamına gelmez. Bu kalıpların anlamlarını ve türetme kurallarını Ders 13.3'te ayrıntısıyla göreceksin.

Fiil türleri. Fiiller, kök harflerinin niteliğine göre de ayrılır. Kök harflerinde hemze, illet harfi (و ya da ي) ya da aynı harfin tekrarı bulunmayan fiile sâlim denir: نَصَرَ, كَتَبَ. Son iki kök harfi aynı olan fiile muzaaf denir: مَدَّ (uzattı, kökü م د د). Kök harflerinden biri hemze olan fiile mehmûz denir: أَكَلَ (yedi), سَأَلَ (sordu), قَرَأَ (okudu). Bu üç türe birlikte sahih fiil denir. Kök harflerinden biri illet harfi olan fiillere ise mu'tel denir ve bunlar dört türe ayrılır. Birinci harfi illetli olana misâl denir: وَعَدَ (vaat etti); muzarisi يَعِدُ biçiminde gelir ve baştaki و düşer. İkinci harfi illetli olana ecvef denir: قَالَ (dedi, kökü ق و ل), بَاعَ (sattı, kökü ب ي ع); ortadaki illet harfi elife dönüşmüştür. Üçüncü harfi illetli olana nâkıs denir: دَعَا (çağırdı, kökü د ع و), رَمَى (attı, kökü ر م ي). İki harfi illetli olana lefîf denir: illet harfleri ayrıksa وَقَى (korudu) gibi lefîf-i mefrûk, bitişikse طَوَى (dürdü) gibi lefîf-i makrûn adını alır. Bu fiillerin çekimde uğradığı değişiklikleri, yani illet harflerinin düşmesini ya da başka harflere dönüşmesini gösteren ayrıntılı kurallar Binâ'nın konusudur; bu derste yalnızca türleri tanıman yeterlidir. Ders 7.5'te الْمُسْتَقِيمَ kelimesinin kökünü ararken ortadaki ي harfinin aslının و olduğunu fark etmiştin; o fark, bu türlerden ecvefin bir örneğiydi.

Sözlükte bab bulmak. Bir fiilin babını bilmek için onu sözlükte bulmak gerekir, çünkü muzarinin harekesi çoğu zaman tahmin edilemez. Arapça sözlüklerin çoğu kelimeleri köklerine göre sıralar; önce kökü bulursun, sonra o kökün altındaki mücerred fiile bakarsın. Sözlükler fiili mazi hâliyle verir ve yanında muzarinin ayn harekesini ya bir işaretle ya da muzariyi yazarak gösterir. Bu iki bilgiyi, yani mazinin ve muzarinin ayn harekesini birleştirdiğinde, fiilin babını tablodan okuyabilirsin. Uygulamada tam olarak bunu yapacaksın.

Örnekler

  • Basit: Bir talebe جَلَسَ (oturdu) fiilinin muzarisini tahmin etmeye çalışır ve يَجْلُسُ der. Sözlüğe baktığında muzarinin يَجْلِسُ olduğunu görür. Aynü'l-fiilin mazide fetha, muzaride kesre aldığını tespit eder ve fiilin ikinci babdan, ضَرَبَ babından olduğu sonucuna varır. Talebe, babın tahminle değil, sözlükle bulunduğunu öğrenir.
  • Orta: Bir çalışma grubu, فَتَحَ, ذَهَبَ ve قَرَأَ fiillerini inceler ve üçünün de dördüncü babdan olduğunu görür. Her fiilde aynü'l-fiil ya da lâmü'l-fiilin bir boğaz harfi olduğunu fark ederler: ح, ه ve ء. Sonra bu kuralın bir eğilim olduğunu, istisnasız olmadığını not ederler ve dördüncü babdan bir fiil gördüklerinde boğaz harfini bir kontrol aracı olarak kullanmaya karar verirler.
  • Gerçek hayat: Namazda okuduğun Fâtiha'daki نَعْبُدُ (kulluk ederiz) ve نَسْتَعِينُ (yardım dileriz) kelimelerini incelersin. نَعْبُدُ kelimesinde kökün ع ب د olduğunu ve fiilin birinci babdan, نَصَرَ babından geldiğini fark edersin; نَسْتَعِينُ ise ek almış bir fiildir ve Ders 13.2'nin konusudur. Her gün okuduğun bir surenin fiillerini böylece bablarıyla tanımaya başlarsın.

Uygulama

Şimdi sıra sende: Kur'an'da geçen on fiili sözlükten bul ve babını, mazisini, muzarisini ve masdarını bir tablo hâlinde yaz. Fiilleri şu listeden seçebilirsin ya da kendin belirleyebilirsin: خَلَقَ (yarattı), جَعَلَ (kıldı), ذَكَرَ (andı), شَكَرَ (şükretti), عَمِلَ (yaptı), رَزَقَ (rızık verdi), غَفَرَ (bağışladı), حَكَمَ (hükmetti), قَتَلَ (öldürdü), دَخَلَ (girdi). Tablonun sütunları şunlar olsun: kök, mazi, muzari, bab numarası (Türk medrese sırasına göre), masdar ve anlam. Her fiil için muzarinin ayn harekesini sözlükten doğrula; tahmin etme. Masdarların bir kısmı kıyâsî değil semâîdir, yani kurala göre değil, sözlükte geçtiği gibi öğrenilir; bu yüzden masdarı da sözlükten al. Tablonun altına, on fiil arasında en çok hangi babın temsil edildiğini ve bunun sana ne düşündürdüğünü iki cümleyle yaz. Hedef: Sülâsî mücerred bir fiilin babını sözlükten tespit edebilmek, mazi-muzari-masdar üçlüsünü doğru yazabilmek ve babları Kur'an'daki gerçek fiiller üzerinde tanıyabilmek.

Mini test

  1. Sülâsî mücerred ne demektir? Bir örnekle açıkla.
  2. Bir sülâsî mücerred fiilin babını belirleyen şey nedir?
  3. Altı babı Türk medrese sırasıyla örnek fiilleriyle say.
  4. Emsile'deki çekim tablosunda "nasara" fiilinin ism-i fâili, ism-i mef'ûlü, emri ve ism-i âleti nedir?
  5. Misâl, ecvef ve nâkıs fiil türlerini birer örnekle açıkla.
Cevapları göster
  1. Kök harflerinden başka hiçbir harf eklenmemiş üç harfli fiildir. Örnek: نَصَرَ (yardım etti), كَتَبَ (yazdı).
  2. Aynü'l-fiilin, yani kökün ortadaki harfinin mazide ve muzaride aldığı harekelerin birleşimi babı belirler.
  3. 1. نَصَرَ يَنْصُرُ, 2. ضَرَبَ يَضْرِبُ, 3. سَمِعَ يَسْمَعُ, 4. فَتَحَ يَفْتَحُ, 5. كَرُمَ يَكْرُمُ, 6. حَسِبَ يَحْسِبُ.
  4. İsm-i fâil نَاصِرٌ, ism-i mef'ûl مَنْصُورٌ, emir اُنْصُرْ, ism-i âlet مِنْصَرٌ.
  5. Misâl birinci harfi illetli fiildir: وَعَدَ. Ecvef ikinci harfi illetli fiildir: قَالَ (kökü ق و ل). Nâkıs üçüncü harfi illetli fiildir: دَعَا (kökü د ع و) ya da رَمَى (kökü ر م ي).

Özet

  • Sarf kelime yapısını inceler; medrese sırası Emsile, Binâ, Maksûd ve nahivde Avâmil ile ilerler.
  • Kökün harfleri fâü'l-fiil, aynü'l-fiil ve lâmü'l-fiil diye adlandırılır; sülâsî mücerred, ek almamış üç harfli fiildir.
  • Aynü'l-fiilin mazi ve muzarideki harekesi altı babı belirler: nasara, daraba, semia, fetaha, kerume, hasibe (Türk sırası).
  • Emsile tablosu mazi, muzari, masdar, ism-i fâil, ism-i mef'ûl, emir, nehiy, ism-i zaman-mekân ve ism-i âleti sıralar.
  • Fiiller sâlim, muzaaf ve mehmûz (sahih) ile misâl, ecvef, nâkıs ve lefîf (mu'tel) türlerine ayrılır; bab sözlükten bulunur.

Sonraki derse hazırlık

Ders 13.2'de mezîd fiilleri işleyeceğiz: sülâsî fiile harf eklenerek oluşturulan babları ve bu eklerin fiile kattığı anlamları göreceksin. Hazırlık: عَلِمَ (bildi) kökünden gelen ve ek harf almış iki fiili Kur'an'da bul: عَلَّمَ (öğretti) için Bakara 2/31'e, تَعَلَّمَ (öğrendi) biçimi için Bakara 2/102'ye bakabilirsin. Her birinin anlamını mealden yaz ve kök harflerine hangi harflerin eklendiğini işaretle. Eklenen harflerin anlamı nasıl değiştirdiğini iki cümleyle tahmin et.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Müfredattaki ders planı — 13.1

Kökün (fâ-ayn-lâm) mantığı, mazi ve muzarinin aynü'l-fiil harekesine göre altı bab (nasara-yensuru, daraba-yadribu, fetaha-yeftahu, alime/semia-ya'lemu/yesmau, kerume-yekrumu, hasibe-yahsibu) öğretilir; Türk medrese geleneğinde üçüncü ve dördüncü babın sırasının (semia–fetaha) farklı verildiği not edilir. Emsile'deki çekim tablosu (mazi, muzari, masdar, ism-i fâil, ism-i mef'ûl, emir, nehiy, ism-i zaman-mekân, ism-i âlet) örnek fiil "nasara" üzerinden kurulur. Sahih, muzaaf, mehmûz, misâl, ecvef, nâkıs ve lefîf fiil türleri tanıtılır; ayrıntılı illet kuralları Binâ'ya bırakılır. Uygulama: talebe Kur'an'da geçen on fiili sözlükten bulur ve babını, mazi-muzari-masdarını tablo halinde yazar.