İçeriğe geç

8.2 · Seviye 2 · Zihnin Mekanizmaları

Zirve-son kuralı: Deneyimleri nasıl hatırlarız?

Bu dersin sonunda: bir deneyimin zirvesini ve sonunu bilerek tasarlar.

İkna Psikolojisi Akademisi — Modül 8, Hafıza ve İkna · 1.817 kelime · ≈ 8 dk okuma · 12 dk dinleme · Kanıt: Sağlam

Daha önce görmüştük: 8.1 İlk ve son: Sıralamanın gücü

Derslerdeki kişiler ve sahneler kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir.

Soğuk açılış

Toronto'da bir hastanenin endoskopi biriminde yaklaşık yedi yüz hasta kolonoskopi oluyor. Hastaların yarısında, kurayla, işlemin sonuna kısa bir süre ekleniyor: aletin ucu birkaç dakika daha hareketsiz bekletiliyor. Bu dakikalar rahatsız edici ama işlemin geri kalanından çok daha hafif. Yani bu hastalar, ötekilerden daha uzun bir tatsızlık yaşıyor. İşlemden sonra soruluyor: ne kadar kötüydü? Uzatılan işlemi geçirenler, deneyimi daha az tatsız hatırlıyor. Yıllar sonra kayıtlara bakıldığında, bu hastaların bir sonraki kontrol muayenesine dönme olasılığı da biraz daha yüksek çıkıyor.

Sahne

Füsun Hanım'ın aktardığı söz Deniz'i rahatsız eder. Kurul üyesi Ankara deposunu iki kez ziyaret etmiştir: denemenin ilk haftasında ve son haftasında. İlk ziyarette bir sürücünün, zorunlu molanın kendisini teslimat sırasında geride bıraktığını söyleyerek vardiya şefiyle bağırarak tartıştığını görmüştür. Son ziyarette depo sakindir. Üye, denemeyi "başı sancılı ama sonu iyi" diye özetlemiştir.

Deniz üç ayın kayıtlarını açar. Tartışma gerçekten olmuştur, ama sonraki haftalarda tekrarlanmamıştır; sürücüler molayı kendileri seçebildikten sonra itirazlar hemen hemen bitmiştir. Üyenin aklında ise o haftalar yoktur. Bir yanda bir tartışma, öbür yanda bir sakin sabah: üç aylık deneme, üyenin hafızasında bu iki ana sıkışmıştır.

Kaan'ın ilk tepkisi, kalan iki deponun denemesini de aynı biçimde bitirmektir: "Son hafta zorunlu molayı gevşetelim, kimse şikâyet etmesin. Kurul son haftayı hatırlıyor." Deniz bunu reddeder. Zorunlu mola, denemenin ölçmek istediği şeyin ta kendisidir; son haftada gevşetilirse, kurulun hatırladığı sakinlik gerçek olmayacaktır.

Bunun yerine Deniz iki şey önerir. Birincisi, kurula tartışmayı yaşayan sürücünün kendisini dinletmektir: aynı sürücü, iki ay sonra molayı rotasının neresinde aldığını ve bunun neden işe yaradığını anlatmaktadır. İkincisi, Ankara'dan sonra başlayacak her depo denemesinin sonuna bir değerlendirme günü koymaktır: sürücüler, vardiya şefleri ve depo müdürü üç ayı birlikte konuşacak, aksayanları yazacak ve bir sonraki adıma karar verecektir.

Füsun Hanım ilk öneriyi kabul eder ve sürücüyle kısa bir görüntülü görüşme ayarlar. Sürücü, ilk hafta neden bağırdığını saklamaz: mola uyarısı onu en yoğun teslimat saatinde durdurmuş, rotadaki bütün sıra kaymıştı. Sonra molayı yükleme ile ilk teslimat arasına almayı öğrenmiş, artık uyarı gelmeden duruyormuş. Kurul üyesi görüşmenin sonunda bir tek soru sorar: "Şimdi olsa yine bağırır mıydınız?" Sürücü güler. Deniz o gülüşün, üyenin hatırasındaki tartışmanın yanına yerleşeceğini düşünür.

Kavramın adı

Kurul üyesinin hatırası, hafızanın deneyimleri nasıl özetlediğine dair bir kuralı yansıtıyor.

İkna için asıl önemli olan, bu hatıranın neyi belirlediğidir:

Oylama günü elini kaldıracak üye, bunu üç ayın her gününe bakarak değil, aklındaki iki ana bakarak yapacaktır. 8.1'de bir mesajın başı ve sonunun ortasından daha çok iş gördüğünü görmüştük. Zirve-son kuralı bunun deneyimlerdeki karşılığıdır, ama bir farkla: burada başlangıcın yerini, deneyimin en yoğun anı alır. Başlangıç, ancak en yoğun an da oradaysa öne çıkar; kurul üyesinin hatırasında olduğu gibi.

Perde arkası

Bu kuralın ilk laboratuvar gösterimi, Kahneman ve arkadaşlarının 1993 tarihli soğuk su deneyidir. Satış Psikolojisi Akademisi'nde Tepe-son kuralı başlığıyla işlenen konu, o deneyi ve kuralın satış deneyimine uygulanışını ayrıntısıyla anlatıyor. Bizim için 2003 çalışmasının öğrettiği şey daha keskindir: hatıra, bir sonraki seçimi ikna eder. Hastayı kontrol muayenesine geri getiren şey doktorun uyarısı kadar, bir önceki muayeneden aklında kalan histir. Satıştan sonraki deneyimin tasarımı 24.7'de ele alınacak.

Yaygın yanılgı

Yaygın yanlış"İnsanlar bir deneyimi bütün olarak, iyi ve kötü anlarının toplamı olarak hatırlar."
Doğrusu

Redelmeier ve Kahneman'ın hastaları, kendi puanladıkları anların toplamına göre değil, en kötü an ile son anlara göre hatırladı. Kurul üyesi de üç aylık denemenin bütününü değil, bir tartışmayı ve bir sakin sabahı hatırlıyordu. Bir deneyimi tasarlayan kişi bunu bilmezse, enerjisini dinleyicinin hatırlamayacağı anlara harcar.

"Zirve-son kuralını bilmek, kötü bir deneyimi iyi bir sonla örtmek demektir." Kuralın gölge kullanımı budur, ama tek kullanımı değildir. Redelmeier'in hastaları kandırılmamıştı; işlemlerinin sonu gerçekten daha hafifti ve bu, onların ileride gerekli bir muayeneye dönme isteğini artırdı. Kural bir örtü olarak da, bir özen biçimi olarak da kullanılabilir. Aradaki fark, sonun gerçek olup olmadığındadır.

Hayatın içinden

Gölge ve kalkan

Zirve-son kuralının gölgesi, kötü bir deneyimi iyi bir sonla örtmektir. Kaan'ın son haftada zorunlu molayı gevşetme önerisi tam buydu: kurulun hatırlayacağı sonu, denemenin gerçek sonucundan koparmak. Kaan bunu kurulu kandırmak için değil, denemenin "iyi görünmesi" için önermişti; ama kurul o sakin son haftaya bakarak bütün filo için bir karar verecekti ve o sakinlik, bütün filoda tekrarlanmayacaktı.

Gölgenin ikinci biçimi, zirveyi gizlemektir. Bir satıcı, bir müşterinin yaşadığı en kötü anı, örneğin bir arızayı ya da bir gecikmeyi, sonradan konuşulmaz bir şeye çevirmeye çalışabilir. Ama zirve zaten hatırlanır; onu gizlemek yalnızca müşterinin onu kendi başına yorumlamasına yol açar.

Kalkan, dinleyici tarafında, bir deneyimi değerlendirirken kendi hatırana bir soru sormaktır: aklımdaki en iyi ya da en kötü an ve son an dışında, bu deneyim boyunca ne oldu? Kurul üyesinin hatırası yanlış değildi, ama eksikti. Deniz'in üç ayın kayıtlarını kurula açması, üyenin hatırasındaki boşluğu doldurmanın dürüst yoluydu. Konuşan tarafta kalkan, Sevil Hanım'ın ve Halil Bey'in yaptığıdır: sonu gerçekten iyileştirmek, sadece iyi görünür kılmak değil.

İKNA etiketi ve Ayna Testi

Adım kapısı zirve-son kuralının çalıştığı kapıdır, çünkü bir kişinin bir deneyimi tekrar edip etmeyeceği, o deneyimin hatırasına bağlıdır. Kolonoskopi hastasının kontrol muayenesine dönmesi, kan bağışçısının bir kez daha gelmesi, kurul üyesinin denemeyi bütün filoya yayma oyu: hepsi bir sonraki adımdır ve hepsi bir hatıranın üzerine atılır. Ankara'dan sonraki depolarda her denemenin bir değerlendirme günüyle bitmesi, bu adımı gerçek bir sonla desteklemek içindi.

Ayna Testi Kaan ile Deniz'in önerilerini ayırır. "Son hafta zorunlu molayı gevşettik ki depoyu sakin görün ve denemeyi iyi hatırlayın" cümlesi kurula söylenemezdi. "Denemenin her depoda bir değerlendirme günüyle bitmesini istiyoruz, çünkü insanlar bir deneyimi en çok sonundan hatırlıyor ve o sonun gerçek olmasını istiyoruz" cümlesi ise kurulun önünde, kelimesi kelimesine okunabilirdi.

Bugünün görevi

Kapanış

Üç cümlede

  1. Geçmiş bir deneyimin hatırası, büyük ölçüde onun en yoğun anına ve sonuna dayanır; deneyimin ne kadar sürdüğüne ise çok az ağırlık verilir.
  2. Bu hatıra, bir deneyimin tekrarlanıp tekrarlanmayacağına karar verir: sonu hafifletilmiş kolonoskopiyi geçiren hastalar onu daha az tatsız hatırladı ve kontrol muayenesine biraz daha sık döndü.
  3. Kalkan, dinleyici için hatırasındaki iki anın dışında ne olduğunu sormak; konuşan için ise sonu yalnızca iyi göstermek değil, gerçekten iyileştirmektir.

Mini test

  1. Redelmeier ve Kahneman'ın 1996 çalışmasında hastaların hatırladığı toplam ağrı neyle ilişkiliydi?
  2. 2003 tarihli kolonoskopi denemesinde, sonu uzatılan grup neden daha uzun bir tatsızlık yaşamasına rağmen işlemi daha iyi hatırladı?
  3. Hatırlanan fayda ikna için neden önemlidir?
  4. Kaan'ın son haftada zorunlu molayı gevşetme önerisi neden reddedildi?
  5. Sevil Hanım'ın seans düzenlemesi zirve-son kuralını nasıl kullandı?

Yanıtlar

  1. İşlemin en acılı anıyla ve son üç dakikasıyla güçlü biçimde ilişkiliydi. İşlemin ne kadar sürdüğü ise neredeyse hiç fark yaratmıyordu; uzun işlemler kısa işlemlerden belirgin biçimde daha kötü hatırlanmıyordu.
  2. Çünkü işlemlerinin son anları daha hafifti ve hafıza deneyimi büyük ölçüde sonuna göre özetler. Eklenen birkaç dakika toplam tatsızlığı artırdı ama hatırayı iyileştirdi; bu grup işlemi ortalama 4,4 ile, öbür grup 4,9 ile değerlendirdi.
  3. Çünkü insanlar bir deneyimi tekrarlayıp tekrarlamayacağına, o deneyim sırasında yaşadıklarına değil, büyük ölçüde onu nasıl hatırladıklarına bakarak karar verir. Bir müşterinin geri gelmesi, bir hastanın kontrol muayenesine dönmesi ya da bir kurulun bir denemeyi yayması, hatıranın üzerine atılan adımlardır.
  4. Çünkü zorunlu mola denemenin ölçmek istediği şeyin kendisiydi. Son haftada gevşetilirse, kurulun hatırlayacağı sakinlik gerçek bir sonuç olmayacaktı ve kurul bütün filo için bu yanlış sona bakarak karar verecekti.
  5. En zor işlemi seansın ortasına aldı ve seansın son dakikalarını, çocuğun dişlerine aynada baktığı sakin bir bölüme ayırdı. Böylece çocuğun ve ailenin hatırasındaki son an gerçekten iyi bir an oldu ve bir sonraki randevuya gelmeme oranı azaldı.

Merak kancası

Kurul toplantısında üyelerden biri, deneme sonuçlarını dinledikten sonra bir şey söyler: aylar önce bir sektör toplantısında, Deniz'in şirketinin yazılımının "sürücüleri izleyip cezalandıran bir sistem" olduğunu duymuştur. Kimden duyduğunu hatırlamaz; belki rakip firmanın bir çalışanından. Ama söz aklında kalmıştır ve şimdi, kaynağı unutulmuşken, bir gerçek gibi durmaktadır. Sıradaki derste uyuyan etkiye bakacağız: güvenilmez bir kaynaktan duyulan bir mesaj, kaynak unutulunca neden güçlenir?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.