İçeriğe geç

6.2 · Seviye 2 · Zihnin Mekanizmaları

Çapalama: İlk rakam her şeyi belirler

Bu dersin sonunda: ilk rakamın tahmini nasıl çektiğini açıklar ve bir çapayı fark eder.

İkna Psikolojisi Akademisi — Modül 6, Zihnin Kısayolları: Bilişsel Önyargılar · 2.053 kelime · ≈ 9 dk okuma · 14 dk dinleme · Kanıt: Sağlam

Daha önce görmüştük: 3.2 Beyin tembel bir muhasebeci: Zihinsel enerji ve kısayollar

Derslerdeki kişiler ve sahneler kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir.

Soğuk açılış

Beş saniyen var. Tahmin et: sekiz çarpı yedi çarpı altı çarpı beş çarpı dört çarpı üç çarpı iki çarpı bir kaç eder? Şimdi aynı soruyu tersinden düşün: bir çarpı iki çarpı üç çarpı dört çarpı beş çarpı altı çarpı yedi çarpı sekiz. Aynı sayılar, aynı sonuç. 1974'te lise öğrencilerine bu iki sorudan biri soruldu. Büyük sayılarla başlayan diziyi görenlerin tahminlerinin ortancası iki bin iki yüz elliydi. Küçük sayılarla başlayanı görenlerin ortancası beş yüz on iki. Doğru cevap kırk bin üç yüz yirmi. İki grup da çok uzaktı; ama her biri, gördüğü ilk birkaç sayının çarpımına yapışmıştı.

Sahne

Perşembe öğleden sonra Kaan'ın ekranında boş bir teklif şablonu açıktır; konu mola özelliği. Planını Deniz'e açıkça söyler: maliyet ne çıkarsa çıksın, teklife onun iki katı yazılacak, pazarlık oradan aşağı inecek ve son fiyat ne olursa olsun Kaan'ın koyduğu rakamın gölgesinde kalacaktır.

Hülya Hanım odadan geçerken duyar ve durur. "Önce maliyeti hesaplayalım. Bu özellik kaç iş günü sürer?" Deniz ile Hülya Hanım yarım saat masada oturur: rota algoritmasındaki değişiklik, mevzuat aralıklarının sisteme işlenmesi, şoför uygulamasındaki ekran, test. Hesap bir rakama varır. Kaan'ın "iki katı" bu rakamın tam iki katıdır. Hülya Hanım teklife maliyet dökümünü de koyar.

Ertesi sabah, teklif gitmeden önce, Füsun Hanım telefon açar. İlk cümlesi bir rakamdır: "Bu tür bir özellik için ayırabileceğimiz bütçe aşağı yukarı şu kadar." Söylediği rakam, Deniz ile Hülya Hanım'ın hesapladığı maliyetin yarısından biraz fazladır.

Deniz telefonu dinlerken içinde bir şeyin kaydığını hisseder. Bir gece önce hesapladıkları rakam birden şişirilmiş gibi görünmeye başlar. "Belki gerçekten fazla iş günü yazdık," diye düşünür. Toplantı odasındaki tahtaya bakar; maliyet dökümü hâlâ orada, satır satır yazılıdır. Hiçbir satır değişmemiştir. Değişen tek şey, kulağında yankılanan yeni rakamdır.

Hülya Hanım sakin bir sesle cevap verir: "Rakamınızı not ettim. Size bir rakamla değil, bir dökümle döneceğim; hangi satırın sizin için gerekli olmadığını birlikte bakarız." Telefon kapanınca Deniz'e döner: "İlk rakamı o koydu. Biz kendi rakamımızı onun yanına koymayacağız; kendi hesabımızın başına döneceğiz."

Kavramın adı

Deniz'in telefonda hissettiği kayma, bu dersin konusudur:

Lise öğrencilerinin çarpma tahmini bunun en sade gösterimidir. Beş saniyede sekiz sayıyı çarpmak imkânsızdır; öğrenciler ilk birkaç adımı çarpıp oradan bir tahmin yaptı. Büyükten başlayan dizide ilk adımlar büyük sayılar verdi ve tahmin yükseldi; küçükten başlayan dizide ilk adımlar küçük sayılar verdi ve tahmin düştü. İki grup da ilk vardıkları noktadan yukarı doğru düzeltme yaptı, ama düzeltme yetersiz kaldı.

Bu yetersiz düzeltme, 3.2'de gördüğümüz bilişsel cimrinin tam bir örneğidir. Zihin bir başlangıç noktası bulduğunda, oradan uzaklaşmak için gereken çabayı göstermek istemez; makul görünen ilk noktada durur. Füsun Hanım'ın rakamı bu başlangıç noktası oldu. Deniz'in zihni, maliyet dökümünü yeniden düşünmek yerine, o rakamdan yukarı doğru küçük bir düzeltme yapmaya hazırdı.

Çapalamanın en şaşırtıcı yanı, çapanın konuyla ilgisiz olduğunda da çalışmasıdır. Füsun Hanım'ın rakamı en azından bir bütçeye dayanıyordu. Ama araştırmalar, bir çarkın rastgele durduğu sayının bile sonraki tahminleri etkileyebildiğini gösterir. Çapa bir bilgi taşımak zorunda değildir; önce gelmesi yeterlidir.

Perde arkası

Bu iki gösteri çapalamanın iki yüzünü gösterir. Çarpma deneyinde çapa sorunun kendisinden geliyordu: ilk birkaç adımın sonucu. Çark deneyinde ise çapa tamamen ilgisizdi; bir çarkın Birleşmiş Milletler hakkında hiçbir bilgisi yoktu. Satış Akademisi'nin çapalama dersi çark deneyini, emlak uzmanlarının liste fiyatından etkilendiği çalışmayı ve müzakerede ilk teklif araştırmalarını satıcının tarafından anlatıyor. Bu ders, çapayı duyan kişinin yerinde duruyor.

Çapalamaya karşı en iyi bilinen savunmalardan biri, araştırmacıların "tersini düşünmek" dediği yöntemdir. Mussweiler, Strack ve Pfeiffer 2000'de, deneyimli otomobil uzmanlarından bir arabanın değerini tahmin etmelerini istedi; uzmanlar da kendilerine verilen bir başlangıç fiyatından etkilendi. Ama uzmanlardan, verilen fiyatın neden yanlış olabileceğine dair gerekçeler düşünmeleri istendiğinde, çapanın etkisi azaldı. Hülya Hanım'ın "kendi hesabımızın başına döneceğiz" sözü, bu savunmanın bir iş hayatı biçimiydi. Müzakerede ilk teklifin stratejik kullanımı 23.4'te, fiyatın çapa olarak işlevi 24.4'te ele alınacak.

Yaygın yanılgı

Yaygın yanlış"İlgisiz bir sayı beni etkilemez; yalnızca anlamlı rakamlar kararımı değiştirir."
Doğrusu

Çark deneyi bu inancın tam karşısında durur. Katılımcılar çarkın rastgele döndüğünü gözleriyle gördü ve yine de çarkın durduğu sayı tahminlerini çekti. Çapanın gücü onun ne kadar anlamlı olduğundan değil, önce gelmesinden gelir. Deniz Füsun Hanım'ın rakamının bir bütçeye dayandığını biliyordu; ama o rakam maliyet dökümüyle hiçbir ilişkisi olmadığı hâlde, dökümün kendisini şüpheli göstermeye yetti.

"Çapaya karşı en iyi savunma, hemen kendi rakamını söylemektir." Bu tavsiye müzakere kitaplarında sık geçer ve bazen işe yarar; ama Kaan'ın "iki katı" planı da tam bu düşünceden doğuyordu: karşı tarafın çapasına kendi çapanla cevap ver. Sonuç, iki uydurma rakamın ortasında bir yerde buluşmak olur ve o orta nokta gerçek maliyetle hiçbir ilgi taşımayabilir. Hülya Hanım başka bir yol seçti: karşı çapa atmak yerine, kendi hesabının başına döndü ve rakamı değil dökümü sundu. Kalkan, iki çapa arasında seçim yapmak değil, çapadan bağımsız bir dayanak bulmaktır.

Hayatın içinden

Gölge ve kalkan

Çapalamanın gölge kullanımı, Kaan'ın planında açıktı: gerçek maliyetten bağımsız, yalnızca karşı tarafın düzeltmesini hesaba katan bir ilk rakam yazmak. Bu plan, karşı tarafın düzeltmesinin yetersiz kalacağına güvenir. Füsun Hanım bu çapayı fark etse bile, iki katın tam olarak ne kadarının şişirilmiş olduğunu bilemezdi ve düzeltmesi büyük ihtimalle yarıda kalırdı. Müzakerede ilk teklif meşru bir araçtır; ama dayanağı olmayan bir ilk teklif, karşı tarafın zihnindeki bir kestirmeyi sömürmektir.

Füsun Hanım'ın telefondaki rakamı ise başka bir şeydi. O rakam büyük ihtimalle gerçek bir bütçeye dayanıyordu ve Füsun Hanım onu kötü niyetle söylemedi. Ama bir çapa, kötü niyetli olmasa da çapadır. Deniz'in yaşadığı kayma, Füsun Hanım'ın niyetinden bağımsız olarak gerçekleşti.

Kalkan üç adımdan oluşur. Birincisi, çapayı adıyla tanımak: bu sayı önce geldiği için mi aklımda, yoksa bir dayanağı olduğu için mi? İkincisi, çapadan bağımsız bir dayanak bulmak: Ayşe Abla'nın hal fiyatları, Necdet Bey'in değerleme raporu, Hilmi'nin notu, Hülya Hanım'ın maliyet dökümü. Bu dayanak, çapa duyulmadan önce hazırlanmışsa daha güçlüdür. Üçüncüsü, tersini düşünmek: önüme konan sayının neden yanlış olabileceğine dair en az iki gerekçe bulmak. Mussweiler ve arkadaşlarının bulgusu, bu son adımın uzmanlarda bile işe yaradığını gösterir.

İKNA etiketi ve Ayna Testi

Neden kapısı çapalamanın sessizce çalıştığı yerdir. Çapa bir neden gibi görünmez; yalnızca bir başlangıç noktasıdır. Ama sonraki bütün nedenler o noktadan itibaren tartılır. Füsun Hanım'ın rakamı, Deniz'in maliyet dökümüne yönelik nedenlerini zayıflattı; döküm aynı kaldığı hâlde, dökümün ağırlığı azaldı. Hülya Hanım'ın "bir dökümle döneceğim" cevabı, Neden kapısını rakamdan alıp gerekçeye geri verdi.

Ayna Testi çapalamada açık bir ayrım çizer. Hülya Hanım yöntemini Füsun Hanım'a tek cümleyle açıklayabilirdi: "Size bir rakam değil bir döküm gönderiyoruz, çünkü hangi satırın sizin için gerekli olduğunu birlikte görmek istiyoruz." Kaan'ın planı ise anlatılamazdı: "İki katını yazdık, çünkü nerede durursanız durun bizim rakamımızdan başlamış olacaksınız" cümlesi, bir finans müdürüne söylendiğinde, o firmayla yapılacak bütün pazarlıkları zehirlerdi.

Bugünün görevi

Kapanış

Üç cümlede

  1. Çapalama, akla gelen ya da sunulan ilk sayının sonraki yargıyı kendi yönüne çekmesidir; çapa konuyla ilgisiz olsa bile çalışır ve düzeltme genellikle yetersiz kalır.
  2. Tversky ve Kahneman'ın çarpma deneyi, aynı sayıların farklı sırayla sunulmasının tahminleri iki bin iki yüz elli ile beş yüz on iki arasında ayırdığını gösterdi; büyük çok laboratuvarlı tekrarda çapalama en güçlü etkilerden biri oldu.
  3. Kalkan, karşı çapa atmak değil, çapadan bağımsız bir dayanak bulmak ve tersini düşünmektir: sunulan sayının neden yanlış olabileceğine dair gerekçeler aramak.

Mini test

  1. Çarpma deneyinde iki grubun tahminleri neden bu kadar farklı çıktı?
  2. Çapalama ile 3.2'deki bilişsel cimri arasındaki bağlantı nedir?
  3. Füsun Hanım'ın rakamı Deniz'i nasıl etkiledi ve Hülya Hanım nasıl karşılık verdi?
  4. "Çapaya karşı en iyi savunma hemen kendi rakamını söylemektir" görüşü neden yetersizdir?
  5. Mussweiler ve arkadaşlarının "tersini düşünmek" bulgusu neyi gösterdi?

Yanıtlar

  1. Beş saniyede sekiz sayıyı çarpmak imkânsız olduğu için öğrenciler ilk birkaç adımı çarpıp oradan tahmin yaptı. Büyükten başlayan dizide ilk adımlar büyük sayılar verdi, küçükten başlayanda küçük sayılar. İki grup da ilk vardıkları noktadan yukarı doğru düzeltti ama yetersiz kaldı; ortancalar iki bin iki yüz elli ve beş yüz on ikiydi, doğru cevap kırk bin üç yüz yirmiydi.
  2. Bilişsel cimri, zihnin düşünme çabasından tasarruf etme eğilimidir. Çapalamada zihin bir başlangıç noktası bulduğunda oradan uzaklaşmak için gereken çabayı göstermek istemez ve makul görünen ilk noktada düzeltmeyi bırakır. Yetersiz düzeltme, bu tasarrufun sonucudur.
  3. Rakam, bir gece önce hesaplanan maliyet dökümünü birden şişirilmiş gibi gösterdi; döküm hiç değişmediği hâlde Deniz kendi hesabından şüphe etmeye başladı. Hülya Hanım karşı bir rakam söylemedi; bir dökümle döneceğini, hangi satırın gerekli olmadığına birlikte bakacaklarını söyledi ve kendi hesabının başına döndü.
  4. Çünkü iki çapa arasında bir orta nokta bulmakla sonuçlanabilir ve o orta nokta gerçek maliyetle hiçbir ilgi taşımayabilir. Kaan'ın iki katı planı da karşı çapaya kendi çapasıyla cevap vermekti. Kalkan, iki uydurma rakam arasında seçim yapmak değil, çapadan bağımsız bir dayanak bulmaktır.
  5. Deneyimli otomobil uzmanlarının bile kendilerine verilen bir başlangıç fiyatından etkilendiğini, ama verilen fiyatın neden yanlış olabileceğine dair gerekçeler düşünmeleri istendiğinde çapanın etkisinin azaldığını gösterdi. Tersini düşünmek, uzmanlarda bile işe yarayan bir savunmadır; ama etkiyi tamamen ortadan kaldırmaz.

Merak kancası

Teklif görüşmesinden birkaç gün sonra Hülya Hanım, Ankara deposundan beklenmedik bir haber getirir. Yeni sistem kusursuz çalışmasına rağmen, depodaki vardiya şeflerinin çoğu eski kâğıt rota listelerini tamamen bırakmaya yanaşmıyor. Gerekçeleri hep aynı: "Ya bir gün sistem çökerse? O zaman elimizde hiçbir şey kalmaz." Sistemin çökme ihtimali çok düşük, kâğıt listelerin her sabah hazırlanması ise saatler alıyor. 6.3'te kayıptan kaçınmaya bakacağız: kaybetmenin acısı neden kazanmanın sevincinden büyüktür?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.