25.3 · Seviye 4 · Sahneler
Değişime ikna: Kurumlarda direnci yönetmek
Bu dersin sonunda: değişim sürecine katılımı planlar.
İkna Psikolojisi Akademisi — Modül 25, Liderlik ve Kurumlarda Etki · 1.996 kelime · ≈ 9 dk okuma · 13 dk dinleme · Kanıt: Çürütüldü, Tartışmalı
Daha önce görmüştük: 20.1 Direnç neden oluşur? Dört direnç türü, 20.2 İtmek mi, frenleri gevşetmek mi?
Derslerdeki kişiler ve sahneler kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir.
Soğuk açılış
Bir sabah işyerine geliyorsun ve bir e-posta bekliyor: yarından itibaren masalar kaldırılıyor, herkes her gün boş bulduğu bir yere oturacak. Kararı kimse sana sormadı. Öğle yemeğinde herkes aynı şeyi konuşuyor; biri "değişime kapalıyız işte" diye gülüyor, bir başkası "masamdaki çocuğumun fotoğrafı ne olacak?" diye soruyor. Yöneticiler bir hafta sonra çalışanların "değişime direndiğinden" yakınıyor. Ama belki kimse değişime direnmiyordu; belki herkes yalnızca bir şeyini kaybetmekten korkuyordu, ve bunu söyleyecek bir yer bulamamıştı. Bu ders, kurumlarda değişime gösterilen direncin neye karşı olduğunu, katılımın bu direnci gerçekten azaltıp azaltmadığını ve çok tekrarlanan bir sayının nereden geldiğini anlatıyor.
Sahne
Satış ekibindeki sessizlik bir hafta sürer. Kaan'ın Deniz'e söylediği cümle koridorlarda başka biçimlerde dolaşmaktadır: yeni prim düzeni satış ekibinin parasını belirsizleştirir, deneme ayları satışı yavaşlatır, ve yıllarca büyük sunumlarla müşteri kazanmış insanlar birden "eski yöntemle" çalışan insanlara dönüşür.
Tarık Bey bir danışmanla görüşmüştür. Danışman toplantıda tahtaya bir sayı yazar: "Kurumsal değişim girişimlerinin yüzde yetmişi başarısız olur. Direnci baştan kırmazsanız siz de o yüzde yetmişe girersiniz." Önerisi bellidir: yeni düzeni kesin bir tarihle ilan etmek, itiraz edenleri "değişime dirençli" diye adlandırıp bir eğitim programına göndermek.
Deniz toplantıdan sonra Tarık Bey'e iki şey sorar. Birincisi, o yüzde yetmişin nereden geldiğidir; danışman bir kaynak gösterememiştir. İkincisi, satış ekibinin tam olarak neye itiraz ettiğidir. Tarık Bey ikinci soruya cevap veremez; çünkü ekibe hiç sorulmamıştır.
Deniz bir öneri yapar: prim düzenini satış ekibiyle birlikte tasarlamak. Tarık Bey kabul eder, ama bir koşulla: ilke, yani primin yenileyen müşteriye bağlanması, değişmeyecektir; nasıl uygulanacağı ise birlikte belirlenecektir. İki toplantı yapılır. Birinci toplantıda Deniz yalnızca dinler, ve itirazlar tek tek tahtaya yazılır. Kaan'ın itirazının iki katmanı ortaya çıkar: birincisi para, yani deneme aylarında gelir boşluğu; ikincisi ise daha zor söylenendir, yani yıllardır en iyi yaptığı işin, büyük sunumların, artık değersiz sayılması.
İkinci toplantıda satış ekibi kendi önerilerini getirir. Altı aylık bir geçiş dönemi: primin yarısı eski, yarısı yeni düzene göre. Ve Kaan'ın önerisi: büyük firmalarla ilk görüşmede sunum yine yapılacak, ama soru aşamasından sonra, ve Kaan bu sunumları yeni gelen satışçılara öğretecek. Tarık Bey iki öneriyi de kabul eder. Toplantı dağılırken Kaan kapıda durur ve tek cümle kurar: "Değişime karşı değildim. Kendime karşı bir değişime karşıydım."
Kavramın adı
Danışmanın tahtaya yazdığı sayının dolaştığı biçimin adı:
Deniz'in önerdiği iki toplantının adı:
Kaan'ın itirazının ikinci katmanının adı:
Bu ders iki eski dersin kurum içindeki hâlidir. 20.1'de dört direnç türünü görmüştük; satış ekibinin itirazlarında hepsi vardı: danışmana güvensizlik, prim formülünü dikkatle tartan bir inceleme direnci, alışılmış olanı bırakmanın ataleti. 20.2'de ise itmek yerine frenleri gevşetmeyi, yani omega stratejisini görmüştük. Danışmanın önerisi bir alfa stratejisiydi: daha sert bir tarih, daha sert bir etiket. Deniz'in önerisi frenleri gevşetti: altı aylık geçiş gelir kaygısını, Kaan'ın yeni rolü ustalık kaygısını azalttı.
Perde arkası
Bu dersin iki rozeti iki ayrı iddia için konuldu. Yüzde yetmiş başarısızlık iddiası "Çürütüldü": Hughes, bu oranı öne süren kaynakların hiçbirinde geçerli bir kanıt bulamadı. Katılımın direnci azalttığı bulgusu ise "Tartışmalı"dır. Coch ve French'in çalışması bir öncüdür ve sonucu sezgiye uygundur; ama grupların değişimi nasıl anlatıldığı, iş ölçümlerinin nasıl yapıldığı ve ne kadar ek eğitim aldığı gibi farklar, katılımın kendisinden çok bu farkların etkili olmuş olabileceği eleştirisini getirdi. Tek bir fabrikadan, küçük gruplarla gelen bir bulgunun bugünkü kurumlara ne ölçüde aktarıldığı da ayrıca sorulmalıdır.
Yaygın yanılgı
Yaygın yanlış"Değişim girişimlerinin yüzde yetmişi başarısız olur."
Danışmanın tahtaya yazdığı bu sayı, yönetim kitaplarında, sunumlarda ve haberlerde o kadar çok tekrarlanır ki doğru gibi görünür. 6.9'da tekrarın yanılsamasını görmüştük: sık duyulan şey doğru sanılır. Hughes'un incelemesi bu sayının arkasında geçerli bir araştırma olmadığını gösterdi. Danışman o sayıyı bir korku olarak kullanıyordu: yüzde yetmişe girmemek için direnci "kırmak" gerekiyordu.
"Değişime direnen insanlar değişimden korkan ya da tembel insanlardır." Kaan ne tembeldi ne de değişimden korkuyordu; yıllardır en iyi yaptığı işin değersizleşmesinden ve gelirinin belirsizleşmesinden kaygılanıyordu. Dent ve Goldberg'in eleştirisi tam olarak bunu söyler: "direnç" etiketi, bir kaybı bir kişilik kusuruna çevirir. Kaan'ın "kendime karşı bir değişime karşıydım" cümlesi, o kaybın adını koyuyordu.
Hayatın içinden
Gölge ve kalkan
Bu dersin gölgesi, "değişime direnç" etiketini bir susturma aracına çevirmektir. Danışmanın önerisi buydu: itiraz edenleri "değişime dirençli" diye adlandırıp bir eğitim programına göndermek. Bu etiket, bir itirazın içeriğine bakmadan onu bir kişilik kusuruna dönüştürür. Ve 20.1'de gördüğümüz inceleme direnci, yani bir öneriyi dikkatle tartıp henüz yeterli bulmamak, çoğu zaman en dürüst dirençtir; onu etiketleyip susturmak, kurumu kendi en iyi uyarı sisteminden yoksun bırakır. Rana Hanım'ın fabrikasındaki itirazcılar "uyum eğitimine" değil, bir servise ihtiyaç duyuyordu.
Kaan bu gölgeyi kendi geçmişinde de tanır. İkinci toplantıdan sonra Deniz'e bir itirafta bulunur: iki yıl önce satış ekibine yeni bir müşteri takip sistemi getirildiğinde, sistemi eleştiren genç bir satışçıyı toplantıda "değişime kapalı" diye nitelemiş, ve o satışçı birkaç ay sonra şirketten ayrılmıştı. "Onun söylediği şeyin yarısı haklıydı," der Kaan. "Sistem sonradan tam da onun dediği yerden değiştirildi."
Gölgenin ikinci biçimi, sahte katılımdır: Yaprak Hanım'ın ilk toplantısı gibi, kararlar verilmişken "katılımınızı istiyoruz" demek. Coch ve French'in gruplarında katılım gerçekti; işçiler yöntemin tasarımına gerçekten katıldı. Gerçek olmayan bir katılım, hiç katılım olmamasından daha çok güven kaybettirir.
Kalkan, Tarık Bey'in koşulundadır: neyin değişmeyeceğini, yani ilkeyi, ve neyin birlikte belirleneceğini, yani uygulamayı, baştan açıkça söylemek. Bir değişimi yöneten sensen, kendine şunu sor: bu itiraz bir kişilik kusuru mu, yoksa adını henüz koymadığım bir kayıp mı? Bir değişime itiraz eden sensen soru başkadır: tam olarak neyi kaybetmekten korkuyorum, ve bunu açıkça söyledim mi?
İKNA etiketi ve Ayna Testi
Değişime ikna, İKNA Modeli'nin bütün kapılarını aynı anda sınar, ama en çok Kredi'yi. Satış ekibi danışmana güvenmedi, çünkü danışman bir korku sayısıyla geldi ve itirazlarını dinlemedi. Deniz'in ilk toplantıda yalnızca dinlemesi, Kredi kapısını yeniden açtı. Neden'i Tarık Bey'in değişmeyen ilkesi taşıdı; Adım'ı ise satış ekibi, kendi önerdiği geçiş dönemiyle kendisi attı.
Tarık Bey'in ve Deniz'in yaptıkları satış ekibine adım adım okunabilirdi: "İlkeyi değiştirmedik, ama nasıl uygulanacağını sizinle birlikte belirledik; itirazlarınızı tahtaya yazdık ve iki önerinizi kabul ettik." Danışmanın önerisi ise satış ekibinin yüzüne söylenemezdi: "Kaynağını bilmediğimiz bir sayıyla yönetimi korkuttuk, ve itiraz edenleri bir etiketle susturmayı planladık."
Bugünün görevi
Kapanış
Üç cümlede
- Kurumsal değişim girişimlerinin yüzde yetmişinin başarısız olduğu iddiası çok tekrarlanır, ama onu destekleyen geçerli bir kanıt yoktur.
- Değişimden etkilenecek kişilerin tasarıma katılmasının direnci azalttığı öncü bir çalışmada bulundu, ama bu bulgu yöntem eleştirilerine açıktır; ve insanların direndiği şey çoğu zaman değişimin kendisi değil, onunla kaybedecekleri şeydir.
- Gölge, "değişime direnç" etiketiyle itirazları susturmak ve sahte bir katılım sunmaktır; kalkan, neyin değişmeyeceğini ve neyin birlikte belirleneceğini baştan açıkça söylemek ve her itirazın arkasındaki kaybı sormaktır.
Mini test
- Hughes'un incelemesi yüzde yetmiş başarısızlık iddiası hakkında ne buldu?
- Coch ve French'in çalışmasında katılımın düzeyi ile direnç arasında nasıl bir ilişki gözlendi, ve bu bulguya hangi eleştiri getirildi?
- Dent ve Goldberg'e göre "değişime direnç" kavramı zamanla nasıl değişti?
- Kaan'ın itirazının iki katmanı neydi, ve satış ekibinin önerileri bunları nasıl karşıladı?
- Danışmanın önerisi neden bir gölgedir?
Yanıtlar
- Bu oranı öne süren beş yayını inceledi ve hiçbirinde onu destekleyen geçerli ve güvenilir bir ampirik kanıt bulamadı.
- Değişimin tasarımına katılan grupların direnci çok daha düşüktü; temsilci yoluyla katılım doğrudan katılımdan daha yavaş toparlanma sağladı; üretkenlik ve yönetime karşı saldırganlık katılım düzeyiyle ters yönde değişti. Eleştiri, grupların değişimin nasıl anlatıldığı, iş ölçümlerinin nasıl yapıldığı ve ne kadar ek eğitim aldığı gibi başka açılardan da farklı olduğu ve sonucun bu farklardan kaynaklanmış olabileceğiydi.
- Lewin onu yöneticileri ve çalışanları eşit biçimde etkileyen bir sistem gücü olarak tanımlamıştı; zamanla bağlamı kayboldu ve çalışanlara ait bir psikolojik kusur, "yöneticilere karşı çalışanlar" meselesi olarak anlatılmaya başlandı.
- Birincisi para, yani deneme aylarındaki gelir boşluğu; ikincisi en iyi yaptığı işin, büyük sunumların, değersizleşmesi. Altı aylık yarı yarıya geçiş dönemi gelir kaygısını, Kaan'ın büyük firmalarla sunumları sürdürüp bunları yeni satışçılara öğretmesi ustalık kaygısını karşıladı.
- Çünkü kaynağı olmayan bir sayıyla yönetimi korkutuyor ve itirazların içeriğine bakmadan onları "değişime direnç" etiketiyle susturmayı öneriyordu; bu, kurumu en dürüst uyarılarından yoksun bırakır.
Merak kancası
Satış ekibi yeni düzene geçerken başka bir sorun belirir: Gülce Hanım'ın ekibi yeşil işaret için üç ay istemiştir, ama Tarık Bey'in önceliği satış ekibinin talep ettiği yeni bir rapor ekranıdır. Deniz, yeşil işaretin Konya denemesinin sonucunu belirleyeceğini düşünür; ama bunu Tarık Bey'in gündemine nasıl sokacağını bilmez. Tarık Bey'in masasında her hafta onlarca istek vardır, ve Deniz'in önerisi bunlardan yalnızca biridir. 25.4'te buna bakacağız: yukarı doğru etki ve yöneticini ikna etmek.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.