İçeriğe geç

20.2 · Seviye 3 · İknanın Araçları

İtmek mi, frenleri gevşetmek mi?

Bu dersin sonunda: çekiciliği artırmak yerine direnci azaltan bir yol seçer.

İkna Psikolojisi Akademisi — Modül 20, İtiraz, Direnç ve Fikir Değiştirme · 1.804 kelime · ≈ 8 dk okuma · 12 dk dinleme · Kanıt: Çerçeve

Daha önce görmüştük: 20.1 Direnç neden oluşur? Dört direnç türü

Derslerdeki kişiler ve sahneler kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir.

Soğuk açılış

Bir araba düşün: gaz pedalına basıyorsun ama araba yerinden kıpırdamıyor. Daha çok basıyorsun; motor bağırıyor, araba yine yerinde. Sonra fark ediyorsun: el freni çekili. Gazı biraz bıraksan ve freni indirsen, araba hafif bir dokunuşla yola çıkacak. İkna konuşmalarının çoğu gaz pedalına daha çok basmaya benzer: daha çok neden, daha çok fayda, daha güçlü argüman. Bir çerçeve dikkati pedaldan frene çevirir: kişiyi ileri itecek yeni bir şey eklemek yerine, onu yerinde tutan şeyi bulup gevşetmek. Bu ders bu iki yolu, ne zaman hangisinin işe yaradığını ve freni gevşetmenin ne zaman dürüst, ne zaman bir aldatma olduğunu anlatıyor.

Sahne

Kütahya'da Erdinç Bey'in firması mola düzenine hâlâ katılmamıştır. Kaan bir sunum hazırlar ve elindeki her şeyi ekler: Turgutlu'nun rakamları, Konya'nın tabloları, Gürcan Usta'nın gecesi, İdris Usta'nın değişimi, bekçi ücretinin dernek tarafından paylaşılması. Sunum yirmi iki sayfa olur. "Bu kadar faydayı görünce hayır diyemez," der.

Elif sunuma bakar ve bir soru sorar: "Erdinç Bey'in neden katılmadığını biliyor musun?" Kaan bilmez. Elif bir çerçeveden söz eder: insanlar çoğu zaman bir öneriye karşı ikircikli durur; onlara hem çeken hem iten güçler vardır. Bir öneriyi kabul ettirmenin iki yolu vardır. Birincisi çeken güçleri artırmaktır: daha çok fayda, daha çok neden. İkincisi iten güçleri azaltmaktır: kişiyi geri tutan kaygıyı, maliyeti, riski küçültmek. Kaan'ın yirmi iki sayfası tamamen birinci yoldaydı.

Deniz, Erdinç Bey'i arar ve yalnızca bir şey sorar: "Sizi bu düzene katılmaktan alıkoyan şey ne?" Telefonun öbür ucundan gelen cevap, yirmi iki sayfanın hiçbirinde geçmez. Firmanın en büyük müşterisi bir zincir markettir ve teslimat saatlerinde gecikmeye ceza keser. Mola sürücülerine yarım saat kaybettirirse, ceza firmanın kârını yer. Bir de ikinci bir kaygı vardır: bir kez düzene girerse, işe yaramadığında çıkamayacağından korkar; derneğin öteki üyeleri önünde geri adım atmak istemez.

İki kaygının ikisi de bir fayda listesiyle çözülmez. Dernek iki şey yapar. Birincisi, zincir marketin lojistik müdürüne bir mektup yazılır: mola düzenindeki firmaların gece teslimatlarına yarım saatlik bir esneklik tanınması istenir; mektubun yanında Konya'nın kaza ve uyarı rakamları vardır. Market, bir deneme dönemi için bunu kabul eder. İkincisi, Erdinç Bey'e üç aylık bir deneme önerilir; deneme sonunda çıkmak isterse, dernek bunu bir başarısızlık olarak değil, bir deneme sonucu olarak duyuracaktır.

Erdinç Bey denemeye katılır. Kaan'ın yirmi iki sayfalık sunumu hiç açılmaz. Kaan biraz bozulur: "Bu kadar emek boşa mı gitti?" Deniz sunumun boşa gitmediğini söyler; Erdinç Bey üç ay sonra karar verirken o rakamlara bakabilir. Ama ilk adımı attıran şey yeni bir fayda değil, iki frenin gevşemesiydi.

Denemenin ikinci haftasında Erdinç Bey derneği arar; ses tonu ilk görüşmedekinden farklıdır. Firmanın en eski şoförlerinden biri ona gelip teşekkür etmiştir: yıllardır gece seferlerinde mola vermek istemiş, ama marketin cezası yüzünden hiç cesaret edememiştir. Erdinç Bey, bunu kendisinin hiç bilmediğini söyler. Fren yalnızca kendi masasında değil, şoförlerinin kabininde de çekiliymiş.

Kavramın adı

Kaan'ın yirmi iki sayfasının izlediği yolun bir adı vardır:

Derneğin izlediği yolun da bir adı vardır:

Bu iki yolu birbirinden ayıran fikrin de bir adı vardır:

20.1'deki dört yüzü hatırla: özgürlüğü savunan tepki, kaynağa duyulan kuşku, dikkatli inceleme ve alışkanlığın ağırlığı. Omega stratejileri bu yüzlerin her birine ayrı bir yoldan dokunur; aynı gevşetme hamlesi birinde işe yarar, ötekinde boşa düşer. Erdinç Bey'in kaygıları bir güvensizlik değil, bir maliyet ve bir geri dönememe korkusuydu.

Perde arkası

Bu iki bölümün verdiği şey bir deney sonucu değil, bakışı yönlendiren bir modeldir; rozet de bu yüzden "Çerçeve"dir. Alfa ve omega ayrımı, bir öneriye nasıl yaklaşılacağını düşünmek için yararlı bir haritadır; ama omega stratejilerinin alfa stratejilerinden genel olarak daha etkili olduğunu gösteren bir meta-analiz bu derste yoktur. Çerçevenin sunduğu şey bir soru değişikliğidir: "Karşıdakini nasıl daha çok çekerim?" yerine "Onu geri tutan şey ne?"

Yaygın yanılgı

Yaygın yanlış"Daha çok fayda, daha çok ikna."
Doğrusu

Kaan'ın yirmi iki sayfası buna dayanıyordu. Ama Erdinç Bey'in kararını belirleyen şey eksik bir fayda değil, iki somut kaygıydı: müşterinin cezası ve geri dönememe korkusu. Bir faydayı ne kadar büyütürsen büyüt, karşıdakini geri tutan bir fren çekili kaldıkça araba yerinden kıpırdamaz; hatta fazla gaz, karşıdakinin direncini artırabilir.

"Freni gevşetmek, karşıdakinin kaygılarını görmezden gelmektir." Tersine, omega stratejisi karşıdakinin kaygısını ciddiye almayı gerektirir. Dernek Erdinç Bey'in ceza kaygısını gerçekten çözmek için zincir markete yazdı; geri dönememe korkusunu gerçekten gidermek için çıkışı açık bir deneme önerdi. Kaygıyı kibarca dinleyip hiçbir şey yapmamak bir fren gevşetmek değil, onu görmezden gelmektir.

Hayatın içinden

Gölge ve kalkan

Bu dersin gölgesi, freni gevşetmeyi bir aldatmaya çevirmektir: karşıdakini geri tutan kaygıyı gerçekten çözmek yerine, onu geçici olarak örtmek. Örneğin bir maliyet kaygısını, ilk ayların ücretsiz olduğunu söyleyip sonradan gelen maliyetleri gizleyerek yatıştırmak; 17.3'te gördüğümüz düşük top, bir omega stratejisinin kötüye kullanılmış biçimidir. Ya da bir geri dönememe korkusunu, gerçekte zor olan bir çıkışı kolaymış gibi göstererek gidermek. Bu tür bir fren gevşetme, fren gerçekten indirildiğinde değil, yalnızca kişinin görmediği bir yere saklandığında olur.

Kaan'ın yirmi iki sayfası bu gölgenin tersindeydi; aşırı alfa. Ama onun da bir bedeli vardı: Erdinç Bey'e gerçek kaygılarını sorulmadan, faydaların altında ezilmiş bir hissi verebilirdi. Karşıdakini yalnızca daha çok çekmeye çalışmak, onun "hayır"ını dinlememek demektir.

Gölgenin ikinci biçimi, freni gevşetmenin karşıdakine değil yalnızca ikna edene yaramasıdır. Dernek zincir markete yazarken Erdinç Bey'in kaygısını gerçekten çözdü; ama bir başka durumda, bir kişinin kaygısını gidermek için bir üçüncü tarafa, örneğin bir müşteriye ya da bir aileye, bedel ödetilebilir. Fren gevşetmenin bedelini kimin ödediğini sormak gerekir.

Teklifi götüren sensen, bir "hayır"la karşılaştığında ilk işin, o "hayır"ın arkasında hangi frenin çekili durduğunu sormaktır: "Sizi geri tutan şey ne?" Sonra o freni gerçekten indirmek, saklamamak. Öneriyi alan taraf için kalkan, bir kaygının kolayca giderildiği bir teklifle karşılaştığında sormaktır: bu kaygı gerçekten çözüldü mü, yoksa yalnızca şimdilik görünmez mi oldu?

İKNA etiketi ve Ayna Testi

Alfa stratejileri İKNA'nın Neden kapısını zorlar: daha çok neden, daha güçlü neden. Omega stratejileri ise Adım kapısının önündeki engelleri kaldırır: kişi zaten adım atmak ister ama bir şey onu geri tutar. Erdinç Bey'in Neden kapısı zaten aralıktı; mola sürücülerinin güvenliği için iyiydi. Kapalı olan Adım kapısıydı, ve onu açan şey iki frenin gevşemesiydi.

Aynanın önünde derneğin yaklaşımı rahatça durur: "Sizi neyin geri tuttuğunu sorduk ve iki kaygınızı gerçekten çözmeye çalıştık" cümlesini Erdinç Bey'in yüzüne bakarak kurmakta bir sakınca yoktu. Kötüye kullanılmış bir omega stratejisi zorlanırdı: "Maliyet kaygınızı, sonradan gelecek masrafları söylemeyerek yatıştırdık."

Bugünün görevi

Kapanış

Üç cümlede

  1. Bir öneriye karşı hem çeken hem iten güçler vardır; ikna, çeken güçleri artırarak (alfa) ya da iten güçleri azaltarak (omega) sağlanabilir.
  2. Çoğu ikna girişimi alfa stratejisine odaklanır; ama karşıdakini geri tutan bir fren çekiliyse, daha çok fayda onu yerinden kıpırdatmaz.
  3. Kalkan, öneriyi yapan için önce freni sormak ve onu gerçekten indirmek; öneriyi alan için ise bir kaygının gerçekten çözülüp çözülmediğini, yoksa yalnızca görünmez mi olduğunu sormaktır.

Mini test

  1. Alfa ve omega stratejileri arasındaki fark nedir?
  2. Erdinç Bey'i mola düzenine katılmaktan alıkoyan iki kaygı neydi?
  3. Dernek bu iki kaygıya nasıl karşılık verdi?
  4. Knowles ve Riner'a göre direncin üç temel kaynağı nedir?
  5. Omega stratejisinin kötüye kullanılmış bir biçimine örnek ver.

Yanıtlar

  1. Alfa stratejileri bir önerinin çekiciliğini artırır: daha çok fayda, daha güçlü argüman. Omega stratejileri ise karşıdakini geri tutan kaygıyı, maliyeti ya da riski azaltır.
  2. Firmanın en büyük müşterisi olan zincir marketin teslimat gecikmelerine ceza kesmesi ve bir kez düzene girerse, işe yaramadığında derneğin öteki üyeleri önünde geri adım atamama korkusu.
  3. Zincir markete mola düzenindeki firmaların gece teslimatlarına yarım saatlik esneklik tanınmasını isteyen bir mektup yazdı; market deneme dönemi için kabul etti. Erdinç Bey'e de üç aylık, çıkışı açık bir deneme önerdi; çıkarsa bunun bir başarısızlık değil bir deneme sonucu olarak duyurulacağını söyledi.
  4. Etki girişiminin kendisine karşı direnç, yani reaktans; öneriye karşı direnç, yani kuşkuculuk; ve değişime karşı direnç, yani atalet.
  5. Bir maliyet kaygısını, ilk ayların ücretsiz olduğunu söyleyip sonradan gelen maliyetleri gizleyerek yatıştırmak; yani 17.3'te gördüğümüz düşük top.

Merak kancası

Erdinç Bey'in denemesinin ilk ayı bittiğinde dernek, mola düzenine katılmayı düşünen üç yeni firmaya bir sunum yapacaktır. Kaan sunumu hazırlarken Füsun Hanım'ın bir tablosunu sunumdan çıkarır: molaların sürücülerin varışını ortalama yarım saat geciktirdiğini gösteren tablo. "Bunu göstermeyelim, sorarlarsa anlatırız," der. Füsun Hanım tabloyu geri koyar ve onu sunumun başına alır. 20.3'te buna bakacağız: itirazları önceden karşılamak.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.