19.5 · Seviye 3 · İknanın Araçları
Sokratik yöntem: Soru sorarak düşündürmek
Bu dersin sonunda: bir iddiayı art arda sorularla karşıdakine sınatır.
İkna Psikolojisi Akademisi — Modül 19, Dinlemek ve Soru Sormak · 1.830 kelime · ≈ 8 dk okuma · 12 dk dinleme · Kanıt: Tarihsel, Uygulama
Daha önce görmüştük: 2.2 Sofistler ve Sokrates: Söz satmak mı, gerçeği aramak mı?, 14.5 Soruların gücü: Cevabı karşı tarafın bulmasını sağlamak
Derslerdeki kişiler ve sahneler kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir.
Soğuk açılış
İki bin dört yüz yıl önce Atina'da bir adam insanları sokakta durdurup sorular sorardı: "Cesaret nedir? Adalet nedir?" Verilen her cevabı bir soruyla sınar, karşısındakini bir çelişkiye götürür, sonra yeniden sorardı. Bu yönteme bugün onun adıyla, Sokratik yöntem diyoruz; terapide, öğretmenlikte ve yöneticilikte hâlâ kullanılıyor. Ama yöntemin iki yüzü var. Birinde soru soran da cevabı bilmez ve ikisi birlikte arar. Ötekinde soru soran cevabı baştan bilir ve karşıdakini adım adım oraya götürür. Bu ders bu iki yüzü ayırmayı ve hangisinin ne zaman dürüst olduğunu anlatıyor.
Sahne
Derneğin listesinde Turgutlu'ya imza atmamış son firmalardan biri Denizli'dedir; sahibi Fahrettin Bey'dir. Fahrettin Bey'in gerekçesi kısadır: "Benim sürücülerim deneyimli. Yorulmazlar." Kaan onunla görüşmeden önce kâğıda sırayla dört soru döker. İlk soru: "Sürücülerinizin güvenliği sizin için önemli mi?" İkinci: "Yorgunluğun kazalara yol açabileceğini kabul ediyor musunuz?" Üçüncü: "Deneyimli sürücüler de yorulur, değil mi?" Son soru: "O zaman mola vermeleri gerekmez mi?" Dizinin her halkası, bir önceki halkada "evet" alındığını hesaba katar; sonuncu halka da baştan seçilmiş tek bir kapıya açılır.
Elif kâğıdı görünce Atina'daki o meşhur soru sorucuyu anar. Füsun Hanım'a göre benzerlik yüzeyseldir; o adam sorduklarının cevabını bilmezdi. Deniz ikisinin arasında durur: Platon'u okuyan, iki türlü Sokrates de bulur. Platon'un bir diyaloğunda Sokrates bir köle çocuğa geometri sorusu sorar ve onu adım adım doğru cevaba götürür; o cevabı baştan bilmektedir. Ama Platon'un başka diyaloglarında, cesaretin ya da dindarlığın ne olduğunu sorduğunda, Sokrates kendisi de bilmediğini söyler ve konuşma bir cevapla değil, bir çıkmazla biter.
Kaan görüşmeye kendi zinciriyle gider. Fahrettin Bey ilk iki soruya "evet" der. Üçüncüsünde durur ve gülümser: "Beni bir yere götürüyorsunuz, farkındayım. Cevabını bildiğiniz soruları soruyorsunuz." Görüşme kısa biter.
Deniz bir hafta sonra Fahrettin Bey'i yeniden arar, ama başka bir şey yapar. Önce onun gerekçesini sorar: "Sürücülerinizin yorulmadığını nereden biliyorsunuz?" Fahrettin Bey düşünür, sonra anlatır: yıllardır hiçbiri kaza yapmamıştır, hiçbiri yorgunluktan şikâyet etmemiştir. Deniz bir soru daha sorar, cevabını gerçekten bilmediği bir soru: "Sizin firmanızda bir sürücü yorgun olsaydı, bunu size söyler miydi?" Fahrettin Bey bir süre susar. "Bilmiyorum," der. "Herhalde söylemezdi. Bizde yorgunluk zayıflık sayılır."
Deniz bir öneride bulunur: Füsun Hanım'ın tablosunda deneyimli ve deneyimsiz sürücülerin uyarı sayıları ayrı ayrı vardır; birlikte bakabilirler. Tabloda deneyimli sürücülerin gece uyarıları, yenilerinkinden pek az değildir. Fahrettin Bey ikna olmuş değildir; ama bir şey ister: kendi firmasının uyarı kayıtlarına da bakılmasını. "Benim sürücülerim farklıysa, bunu görelim. Değilse onu da görelim."
Kavramın adı
Kaan'ın zincirinin ve Deniz'in sorularının ortak adı şudur:
İki yüz arasındaki farkı belirleyen bir tutumun adı vardır:
Kaan'ın kâğıdındaki sorular ise başka bir türe girer:
Sokrates'i ve onun sofistlerle tartışmasını 2.2'de görmüştük; orada yöntemin doğduğu tartışmayı ele almıştık. Soruların bir davranışı nasıl etkileyebildiğini de 14.5'te. Bu ders yöntemin kendisine, bir ikna konuşmasında nasıl kullanılacağına bakıyor.
Perde arkası
İki rozet iki ayrı bilgiye aittir. Platon'un diyalogları "Tarihsel"dir: yöntemin kaynağını gösterir, ama Sokrates'in gerçekte nasıl konuştuğunu değil, Platon'un onu nasıl anlattığını aktarır. Günümüzdeki kullanımı ise "Uygulama"dır: terapide, öğretmenlikte ve yöneticilikte yaygın biçimde kullanılan, ayrıntılı biçimde tarif edilmiş bir yöntem; ama bir ikna konuşmasında yönlendirici sorulara göre ne kadar etkili olduğunu doğrudan karşılaştıran bir deneye bu ders dayanmıyor.
Yaygın yanılgı
Yaygın yanlış"Sokratik yöntem, karşıdakini doğru cevaba sorularla götürmektir."
Kaan'ın zinciri bu anlayışa dayanıyordu. Ama yöntemin bir yüzü de, soru soranın cevabı bilmediği, karşıdakiyle birlikte aradığı bir sorgulamadır. Cevabı baştan belirlenmiş bir soru zinciri, karşıdaki bunu fark ettiği anda bir tuzak gibi görünür; Fahrettin Bey'in "beni bir yere götürüyorsunuz" cümlesi bunu gösterdi.
"Soru sormak, bir şeyi söylemekten her zaman daha az zorlayıcıdır." Yönlendirici sorular, açık bir öneriden daha zorlayıcı olabilir: karşıdakini, kendi ağzıyla bir sonuca varmış gibi görünmeye iter. Kaan "Mola vermeleri gerekmez mi?" diye sormak yerine "Bence mola vermeleri gerekir" deseydi, Fahrettin Bey en azından neye itiraz ettiğini açıkça bilirdi.
Hayatın içinden
Gölge ve kalkan
Bu dersin gölgesi, yönlendirici soruları bir keşif gibi sunmaktır: karşıdakini baştan belirlenmiş bir sonuca götürmek, ama ona bu sonucu kendisinin bulduğunu hissettirmek. Bu, açık bir öneriden daha zorlayıcıdır: karşıdaki kendi cevaplarıyla bağlanmış gibi hisseder, ve "ama ben evet demiştim" diye düşünerek itiraz etmekte zorlanır. 17.1'de gördüğümüz küçük adımlar gibi, her "evet" bir sonrakini kolaylaştırır. Kaan'ın zinciri bu yapıdaydı.
Kaan kötü niyetli değildi; Fahrettin Bey'in kendi kararını vermesini istiyordu. Ama zinciri yazarken kararı baştan vermişti. Fahrettin Bey'in kararına giden yol, onun düşüncelerinden değil, Kaan'ın kâğıdından geçiyordu.
Gölgenin ikinci biçimi, Sokratik yöntemi bir aşağılama aracına çevirmektir: karşıdakinin çelişkilerini görünür kılmak, ama ona bir çıkış yolu bırakmamak. Platon'un diyaloglarındaki bazı muhataplar konuşmadan kızgın ayrılır; çelişkiye düşürülmek, bir şey öğrenmekten çok bir yenilgi gibi hissettirebilir. Deniz'in Fahrettin Bey'le konuşması bir çelişkiyle değil, birlikte bakılacak bir tabloyla bitti.
Soruyu soran sensen, kalkanın her sorudan önce kendine yönelttiğin tek bir sorudur: bu sorunun cevabını biliyor muyum? Biliyorsan, soruyu sormak yerine düşünceni açıkça söylemek çoğu zaman daha dürüsttür. Soru sorulan taraf için kalkan Fahrettin Bey'in cümlesidir: bir soru zincirinin seni bir yere götürdüğünü fark ettiğinde, bunu yüksek sesle söylemek.
İKNA etiketi ve Ayna Testi
Bu yöntemin hedefi Neden kapısıdır ve onu içeriden açmaya çalışır: karşıdaki, kendi cevaplarıyla bir nedene varır. Ama bu kapı ancak sorular gerçek bir arayışsa dürüstçe açılır. Yönlendirici bir zincir aynı kapıyı zorlar ve Kredi kapısını kapatır: Fahrettin Bey "beni bir yere götürüyorsunuz" dediği anda, Kaan'ın bütün soruları kuşkulu hâle geldi.
Aynanın önünde Deniz'in görüşmesi rahatça durur: "Gerekçenizi sordum, cevabını bilmediğim bir soru sordum, sonra birlikte bir tabloya baktık" cümlesini Fahrettin Bey'e açık açık söylemenin hiçbir sakıncası yoktu. Kaan'ın zinciri zorlanırdı: "Cevaplarını bildiğim soruları sırayla sordum ki mola sonucuna kendiniz varmış gibi hissedesiniz."
Bugünün görevi
Kapanış
Üç cümlede
- Sokratik yöntem, bir iddiayı art arda sorularla sınayarak varsayımları ve çelişkileri görünür kılar; ama iki yüzü vardır: birlikte arayan sorular ve cevabı baştan belirlenmiş yönlendirici sorular.
- Yöntem Platon'un diyaloglarından gelir ve bugün terapide, öğretmenlikte ve yöneticilikte kullanılır; bilmezlik tutumu, onu bir tuzaktan ayıran öğedir.
- Kalkan, soru soran için her sorudan önce cevabını bilip bilmediğini sormak ve biliyorsa düşüncesini açıkça söylemek; soru sorulan için ise bir zincirin onu bir yere götürdüğünü fark ettiğinde bunu yüksek sesle söylemektir.
Mini test
- Platon'un Menon diyaloğunda Sokrates köle çocuğa ne sorar ve çocuk ne yaşar?
- Overholser'ın tanımladığı süreç öğelerinden ikisi nedir?
- Kaan'ın soru zinciri neden işe yaramadı?
- Deniz'in Fahrettin Bey'e sorduğu ve cevabını bilmediği soru neydi, ve ne ortaya çıktı?
- Yönlendirici sorular neden açık bir öneriden daha zorlayıcı olabilir?
Yanıtlar
- Bir karenin alanını iki katına çıkarmak için kenarın ne kadar uzatılması gerektiğini sorar. Çocuk önce kenarı iki katına çıkarmak gerektiğini söyler, sorularla bunun yanlış olduğunu görüp bir çıkmaza düşer, sonra köşegen üzerine kurulan karenin alanın iki katı olduğunu bulur.
- Bilmezlik tutumu ve yönlendirilmiş keşif; ötekiler sistemli soru sorma, tümevarımsal akıl yürütme ve kısa soru dizileridir.
- Çünkü sorular birbirine zincirlenmiş, her biri önceki "evet"e yaslanıyordu ve Fahrettin Bey'i baştan belirlenmiş bir sonuca götürüyordu; Fahrettin Bey bunu fark etti ve "Beni bir yere götürüyorsunuz" dedi.
- "Sizin firmanızda bir sürücü yorgun olsaydı, bunu size söyler miydi?" Fahrettin Bey bilmediğini, firmasında yorgunluğun zayıflık sayıldığı için muhtemelen söylenmeyeceğini fark etti ve kendi firmasının uyarı kayıtlarına bakılmasını istedi.
- Çünkü karşıdakini kendi ağzıyla bir sonuca varmış gibi görünmeye iter; verdiği her "evet" bir sonrakini kolaylaştırır ve itiraz etmesini zorlaştırır. Açık bir öneride ise karşıdaki neye itiraz ettiğini açıkça bilir.
Merak kancası
Fahrettin Bey'in firmasının kayıtları geldiğinde bir isim öne çıkar: İdris Usta. Otuz yıllık bir sürücüdür, firmanın en deneyimlisidir ve son üç ayda en çok uyarı alan odur. Mola vermeyi reddeder: "Otuz yıldır böyle sürüyorum." Fahrettin Bey onu ikna etmeye çalışmış, Harun Usta da telefonda konuşmuştur; ikisinde de İdris Usta daha sert itiraz etmiştir. Elif bir yöntem önerir: İdris Usta'ya ne yapması gerektiğini söylemek yerine, onun kendi değişim nedenini bulmasına yardım eden bir görüşme. 19.6'da buna bakacağız: motivasyonel görüşme.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.