İçeriğe geç

18.1 · Seviye 3 · İknanın Araçları

İlk izlenim: Saniyenin onda birinde verilen karar

Bu dersin sonunda: ilk izlenimin ne kadar hızlı oluştuğunu söyler.

İkna Psikolojisi Akademisi — Modül 18, Sözsüz İletişim ve Ses · 1.832 kelime · ≈ 8 dk okuma · 12 dk dinleme · Kanıt: Sağlam, Çürütüldü

Daha önce görmüştük: 6.7 Hale etkisi: Tek bir özellik bütün resmi boyar, 11.2 Sıcaklık ve yetkinlik: İnsanları iki soruyla yargılıyoruz

Derslerdeki kişiler ve sahneler kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir.

Soğuk açılış

Bir toplantı odasına giriyorsun. Daha tek kelime söylemeden, masanın etrafındaki insanlar senin hakkında bir şey düşünmeye başlamıştır: güvenilir mi, yetkin mi, sıcak mı? Bu yargı, sandığından çok daha hızlı oluşur; bir göz kırpmasından kısa bir sürede. Bu modül, sözlerinin yanında bedeninin ve sesinin ne söylediğini ele alıyor. İlk ders en başta duruyor: ilk izlenimin ne kadar hızlı oluştuğu, neye dayandığı, ne kadar kalıcı olduğu ve çok dolaşan "ilk izlenim yedi saniyede oluşur" sözünün nereden geldiği.

Sahne

Salon boşalırken çay kuyruğunda Deniz'in önünde Seydişehirli Mazhar Bey durur. Küçük bir nakliye firması vardır, derneğe katılalı birkaç ay olmuştur. Bardağını alırken, biraz mahcup, itiraf eder: Deniz'in adı okunup kürsüye doğru yürüdüğünü gördüğünde içinden "bunu mu dinleyeceğiz" diye geçirmiştir. Ama konuşmanın daha ilk dakikası dolmadan bu düşünce dağılmıştır.

Füsun Hanım kuyruğun arkasından konuşmaya katılır ve bir şey sorar: o yargı tam olarak ne zaman oluşmuştu? Mazhar Bey'in cevabı kısa: "Kürsüye yürürken. Belki daha önce, adınız okunduğunda." Deniz o anı gözünün önüne getirir: kucağında kâğıtlar, gözleri notlarda, adımları biraz aceleci.

Eve dönerken Deniz bir şeye daha takılır. Mazhar Bey'in yargısı yanlış çıkmıştı; ama yanlış olduğunu öğrenmek için Deniz'i dinlemeye devam etmesi gerekmişti. Bir başkası o ilk yargıyla salondan çıkıp gitseydi, Deniz bunu hiç bilmeyecekti.

Ertesi gün Kaan bir öneriyle gelir. Bir satış seminerinde öğrenmiştir: "İlk izlenim yedi saniyede oluşur; o yedi saniyeyi yönetmek gerekir." Bir sonraki konuşma için Deniz'e bir giriş hazırlamak ister: kürsüye nasıl yürüneceği, ilk bakış, ilk cümle.

Füsun Hanım "yedi saniye" sözünün kaynağını arar. Bulamaz. Seminer notlarında bir kaynak yoktur; internette aynı cümle yüzlerce yerde geçer, ama hiçbiri bir araştırmaya bağlanmaz. Elif ise başka bir şey bulur: yedi saniye değil, saniyenin onda biri. Yüzleri yalnızca bu kadar kısa bir süre gören insanlar, o yüzlerin güvenilirliği ve yetkinliği hakkında, süre sınırı olmadan bakanlarınkine çok benzeyen yargılar veriyordu.

Deniz bunun neyi değiştirdiğini düşünür. Saniyenin onda birinde oluşan bir yargıyı yönetmek mümkün değildir; o an Deniz henüz yürümeye bile başlamamıştır. Ama Elif'in bulduğu ikinci bir çalışma vardır: öğretmenlerin derslerinden alınmış otuz saniyelik sessiz görüntülere bakan yabancıların yargıları, öğrencilerin dönem sonunda o öğretmenler hakkında verdiği puanları önceden haber veriyordu. Yani ilk anların izi kısa sürmüyordu.

Deniz iki sonuç çıkarır. Birincisi: yüzüne ya da kürsüye yürüyüşüne dair saniyeler içinde oluşan bir yargıyı tamamen kontrol edemez. İkincisi: Mazhar Bey'in fikri konuşmanın ilk dakikasında değişmiştir. İlk izlenim hızlıdır, ama son söz değildir; özellikle de dinleyene düşündüğünden farklı bir şey gösteren bir bilgi geldiğinde.

Kaan'ın giriş planından Deniz yalnızca bir şeyi alır. Bir sonraki konuşmada kâğıtları kürsüye önceden bırakır; elleri boş yürür ve ilk cümleyi notlara bakmadan, salona bakarak söyler. Gerisini konuşmanın kendisine bırakır.

Kavramın adı

Mazhar Bey'in kürsüye yürüyen Deniz hakkındaki yargısının bir adı vardır:

Elif'in bulduğu ikinci çalışmanın dayandığı kavramın da bir adı vardır:

İlk izlenimin oluştuğu tek bir özelliğin, kişinin bütün öteki özelliklerinin değerlendirilmesini nasıl renklendirdiğini 6.7'deki hale etkisinde görmüştük. İnsanları iki temel soruyla, sıcaklık ve yetkinlikle değerlendirdiğimizi de 11.2'de. İlk izlenim bu iki sorunun ilk, en hızlı cevabıdır. Aynı konuyu müşteriyle ilk karşılaşma üzerinden işleyen İlk saniyeler dersi Satış Akademisi'nde.

Perde arkası

İki rozet iki ayrı soruya cevap verir. İlk izlenimin çok hızlı oluştuğu ve kısa kesitlerin sonraki değerlendirmelerle ilişkili olduğu "Sağlam"dır: iki iyi bilinen araştırma çizgisi aynı yönü gösterir. Ama dikkat edilmesi gereken bir nokta vardır: Ambady ve Rosenthal'ın ölçütü öğretmenin gerçek başarısı değil, öğrencilerin ve müdürün yargısıydı. Bu bulgu ilk izlenimin doğru olduğunu değil, sonraki yargılarla tutarlı olduğunu gösterir. "İlk izlenim yedi saniyede oluşur" sözü ise "Çürütüldü": bu rakamı bir araştırmaya bağlayan bir kaynak bulunamadı ve araştırmalar ilk yargının çok daha hızlı oluştuğunu gösteriyor.

Yaygın yanılgı

Yaygın yanlış"İlk izlenim bir kez oluştu mu değişmez."
Doğrusu

Mazhar Bey'in yargısı konuşmanın ilk dakikasında dağılmıştı. Willis ve Todorov'un deneyinde bile, süre uzadıkça izlenimler daha ayrıntılı hâle geliyordu. İlk izlenim güçlüdür ve sonraki bilgiyi renklendirir; ama özellikle dinleyene beklemediği bir şey gösteren bilgi geldiğinde değişebilir.

"İlk izlenimin hızlı oluşması, onun doğru olduğunu gösterir." Hızlı ve tutarlı bir yargı, doğru bir yargı değildir. Willis ve Todorov'un deneyinde ek süre çoğu zaman yalnızca katılımcıların kendi yargılarına güvenini artırdı. Ambady ve Rosenthal'ın bulgusu da ilk yargıların sonraki yargılarla tutarlı olduğunu gösterdi, öğretmenin gerçekte ne kadar iyi öğrettiğini değil.

Hayatın içinden

Gölge ve kalkan

Bu dersin gölgesi, ilk izlenimi bir sahne gösterisine çevirmektir: dinleyicinin saniyeler içinde vereceği yargıyı yönetmek için hesaplanmış bir yürüyüş, bir bakış, bir gülümseme. Kaan'ın "yedi saniyeyi yönet" planı bu yöne gidiyordu. Sorun bir gösterinin kendisi değil, gösteri ile içerik arasındaki boşluktur: dinleyiciye güven veren bir giriş, arkasından gelen konuşma o güveni karşılamıyorsa, bir sonraki konuşmada daha büyük bir kuşku olarak geri döner.

Kaan'ın planı kötü niyetli değildi; Deniz'in ilk anlarda yanlış anlaşılmasını istemiyordu. Ama planın dayandığı rakam uydurmaydı, ve uydurma bir rakam üzerine kurulan bir teknik, insanı yanlış şeyi çalışmaya iter. Saniyenin onda birinde oluşan bir yargı için "yedi saniyelik giriş" provası yapmak, hem gereksiz hem de yanıltıcıdır.

Gölgenin ikinci biçimi dinleyici tarafındadır: kendi ilk izlenimine fazla güvenmek. Willis ve Todorov'un bulgusu bunu açıkça gösterdi: ek süre yargıyı pek değiştirmeden ona duyulan güveni artırıyordu. İnsan ilk yargısına ne kadar çok bakarsa, o yargıdan o kadar emin olabilir; ama bu emin olma, yargıyı doğru yapmaz.

Kalkan, konuşan taraf için, kontrol edilemeyeni bırakıp kontrol edilebilene odaklanmaktır: elleri boş yürümek, ilk cümleyi salona bakarak söylemek ve gerisini içeriğe bırakmak. Dinleyen taraf için kalkan, İhsan Bey'in formudur: ilk yargıyı bir not olarak yazmak, ama ona ancak daha fazla bilgi geldikten sonra karar demek.

İKNA etiketi ve Ayna Testi

İlk izlenim İKNA'nın ilk kapısında, İlgi kapısında oluşur: dinleyici daha konuşmayı dinlemeye başlamadan, konuşanın dinlenmeye değer olup olmadığına karar verir. Ama hemen ardından Kredi kapısına geçer. Mazhar Bey'in "bunu mu dinleyeceğiz" yargısı bir kredi yargısıydı; onu değiştiren de konuşmanın ilk dakikasındaki içerikti.

Aynanın önünde Deniz'in yeni girişi rahatça durur: "Kâğıtlarımı önceden bıraktım ve size bakarak başladım, çünkü notlarıma bakarken sizi göremiyordum" cümlesi salona olduğu gibi söylenebilirdi. Kaan'ın ilk planı zorlanırdı: "İlk yedi saniyede size güvenilir görünmek için yürüyüşümü ve bakışımı prova ettim."

Bugünün görevi

Kapanış

Üç cümlede

  1. İlk izlenim çok hızlı oluşur: bir yüzü yalnızca saniyenin onda biri görenlerin yargıları, süre sınırı olmadan bakanlarınkine çok benzer.
  2. Kısa davranış kesitlerinden verilen yargılar sonraki değerlendirmelerle ilişkilidir; ama bu, ilk izlenimin doğru olduğunu değil, kalıcı olduğunu gösterir; "yedi saniye" rakamının ise bir kaynağı yoktur.
  3. Kalkan, konuşan için kontrol edilemeyeni bırakıp ilk anları sade ve içeriğe hazır tutmak; dinleyen için ise ilk yargıyı bir not olarak yazıp ona daha fazla bilgi gelmeden karar dememektir.

Mini test

  1. Willis ve Todorov'un deneylerinde 100 milisaniye görenlerin yargıları ne gösterdi?
  2. Sürenin uzaması katılımcıların yargılarında ve güveninde neyi değiştirdi?
  3. Ambady ve Rosenthal'ın ince dilim yargıları neyi önceden haber verdi?
  4. "İlk izlenim yedi saniyede oluşur" sözü neden "Çürütüldü" rozetini aldı?
  5. Deniz, Kaan'ın giriş planından hangi şeyi aldı ve neden yalnız onu?

Yanıtlar

  1. Süre sınırı olmadan bakanların yargılarıyla yüksek ölçüde örtüştüğünü; bu kadar kısa bir sürenin bir izlenim oluşturmaya yettiğini gösterdi.
  2. 100'den 500 milisaniyeye çıkınca yargılar daha olumsuz hâle geldi ve güven arttı; bir saniyeye çıkınca yargılar pek değişmedi ama güven biraz daha arttı. Daha uzun süre ise daha ayrıntılı izlenimler sağladı.
  3. Öğrencilerin dönem sonunda öğretmenler hakkında verdiği genel değerlendirmeleri ve bir okul müdürünün lise öğretmenleri hakkındaki puanlarını.
  4. Çünkü rakamı bir araştırmaya bağlayan bir kaynak bulunamadı ve araştırmalar ilk yargının çok daha hızlı, saniyenin onda biri gibi bir sürede oluştuğunu gösteriyor.
  5. Kâğıtları kürsüye önceden bırakıp elleri boş yürümeyi ve ilk cümleyi salona bakarak söylemeyi aldı. Çünkü saniyeler içinde oluşan yargıyı tamamen kontrol edemezdi; yapabileceği, ilk anları sade tutup gerisini konuşmanın içeriğine bırakmaktı.

Merak kancası

Bir hafta sonra Kaan elinde bir kitapla gelir: beden dili üzerine çok satan bir rehber. Kitaba göre iletişimin yalnızca yüzde yedisi kelimelerden oluşur, kollarını kavuşturan biri savunmadadır ve yalan söyleyen biri gözlerini kaçırır. Kaan bir sonraki toplantıda firma sahiplerinin beden dilini okumak ister. Füsun Hanım yüzde yedi rakamının nereden geldiğini sorar. 18.2'de buna bakacağız: beden dili, mitler ve gerçekler.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.