İçeriğe geç

16.2 · Seviye 3 · İknanın Araçları

Tek taraflı mı, iki taraflı mı?

Bu dersin sonunda: karşı görüşü anıp çürüten bir mesaj yazar.

İkna Psikolojisi Akademisi — Modül 16, Mesaj Tasarımı: Yapı, Sıra ve Kanıt · 1.804 kelime · ≈ 8 dk okuma · 12 dk dinleme · Kanıt: Sağlam

Daha önce görmüştük: 9.6 Aşılama teorisi: Zihni ikna saldırılarına karşı güçlendirmek, 11.4 Kusurun gücü: Zayıflığı kabul etmek neden güven verir?

Derslerdeki kişiler ve sahneler kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir.

Soğuk açılış

Bir şeyi savunurken, karşı tarafın söyleyebileceği itirazlardan söz etmeli misin? İçgüdümüz çoğu zaman hayır der: neden kendi aleyhimize bir şey söyleyelim, dinleyici zaten düşünmüyorsa neden aklına getirelim? Ama başka bir içgüdü de vardır: itirazı söylemezsen, dinleyici onu kendi kendine bulur ve senin onu sakladığını düşünür. 2.7'de bu sorunun ikna biliminin en eski sorularından biri olduğunu görmüştük. Bugün elimizde onlarca yıllık araştırmayı birleştiren meta-analizler var ve cevap ilginçtir: karşı argümandan söz etmek yalnızca onu çürütürsen işe yarar. Çürütmeden söz edersen, hiç söz etmemekten daha kötü sonuç alabilirsin.

Sahne

Kurumla toplantıdan iki gün önce Füsun Hanım, sunulacak kısa notun sonuna yeni bir başlık açar: "Karşı görüşler". Altına, önerilerinin karşısına çıkabilecek itirazları sıralamak ister. Füsun Hanım bunları tahmin edebildiğini düşünür. Birincisi maliyettir: yeni park alanı yapmak pahalıdır. İkincisi arazidir: tesislerin çoğunun genişleyecek yeri yoktur. Üçüncüsü işletmecilerdir: gece saatlerce park eden bir kamyon, tesise bir yakıt dolumundan başka bir gelir getirmeyebilir.

Kaan buna kesinlikle karşı çıkar. "Masaya bizim zayıf yanlarımızı koymak, karşı tarafın avukatlığını yapmak olur. Onlar zaten düşünecek. Bizim işimiz önerimizin güçlü yanlarını göstermek." Kaan'ın kaygısı anlaşılır bir kaygıdır: yıllarca satış toplantılarında, karşı tarafın itirazını kendisi açan birinin o toplantıyı kaybettiğini görmüştür. Ama o toplantıların çoğunda, itiraz açıldıktan sonra cevabı hazır değildi. Deniz bir uzlaşma önerir gibi olur: itirazlar notta yer alsın, ama kısa ve geçerken. Kaan bunu bile istemez.

Elif'in anlattığı araştırma bu tartışmayı ikiye ayırır. Karşı argümanlara yer veren mesajlar ikiye ayrılır: itirazı anıp onu cevaplayanlar ve itirazı anıp öylece bırakanlar. İtirazı cevaplayan mesajlar, yalnızca kendi tarafını anlatan mesajlardan daha ikna edici ve daha güvenilir bulunmuştur. İtirazı anıp cevaplamadan bırakanlar ise, yalnızca kendi tarafını anlatanlardan daha az ikna edici çıkmıştır. "Deniz'in önerisi," der Elif, "en kötü seçenek olabilir. İtirazı geçerken anıp bırakırsak, kurumun aklına yalnızca itiraz kalır."

Füsun Hanım bu yüzden her itirazın yanına bir cevap yazar. Maliyet için: yeni alan yapmak yerine, üç tesiste gündüz otomobillerin kullandığı ve gece boş kalan park alanlarının gece saatlerinde kamyonlara açılması. Arazi için de aynı cevap geçerlidir; ayrıca tesisler arası doluluk bilgisinin sürücülere iletilmesi, bir tesis dolduğunda yükü bir sonrakine kaydırabilir. İşletmeciler için ise Turgutlu tesisinin deneyimi vardır: gece duran sürücülerin önemli bir kısmı tesisin sabaha kadar açık yemekhanesini kullanmaktadır. Füsun Hanım, bu cevapların hiçbirinin itirazı tamamen ortadan kaldırmadığını da not eder: gece otomobil alanının kamyona açılması, sabah erken saatlerde iki tür aracın karşılaşmasına yol açabilir.

Toplantıda kurumun temsilcisi Akif Bey notu okur ve ilk tepkisi bir gülümsemedir: "Bizim söyleyeceğimiz itirazları bizden önce siz söylemişsiniz. Üstelik cevaplarını da yazmışsınız." Toplantının sonunda bir karar çıkmaz, ama Akif Bey bir tesiste, gece otomobil park alanının kamyonlara açılmasının üç aylık bir deneme olarak değerlendirilebileceğini söyler. Kaan toplantıdan çıkarken itiraf eder: "Ben itirazları söylersek kaybederiz sanıyordum." Füsun Hanım ona yalnızca şunu söyler: itirazı söyleyip cevabını vermemek gerçekten kaybettirirdi.

Kavramın adı

Füsun Hanım'ın notunun yapısının bir adı vardır:

Deniz'in ilk önerisinin de bir adı vardır:

Kaan'ın savunduğu ise üçüncü seçenekti:

9.6'da aşılamayı görmüştük: bir kişiye karşılaşacağı argümanları önceden zayıf bir biçimde gösterip onları çürütmek, onu sonraki saldırılara karşı dirençli kılar. Çürütmeli iki taraflı mesaj bunun bir ikna versiyonudur. 11.4'te kusurun gücünü görmüştük: küçük bir zayıflığı kabul etmek güven verir. Füsun Hanım'ın "bu cevap itirazı tamamen ortadan kaldırmıyor" notu da aynı işi gördü.

Perde arkası

Bu dersin rozeti "Sağlam"dır: iki ayrı meta-analiz, farklı yıllarda, aynı temel örüntüyü buldu. Çürütmeli iki taraflı mesajın üstünlüğü, ikna araştırmalarında en tutarlı bulgulardan biridir. Ama bulgunun bir sınırı vardır: reklam dışı konular için geçerlidir; reklamlarda çürütmeli mesajları inceleyen çalışma sayısı azdır. Bir itirazı ortaya çıkmadan önce karşılamanın ayrıntısı ise 20.3'te ele alınacak.

Yaygın yanılgı

Yaygın yanlış"Karşı argümanlardan söz etmek, karşı tarafa malzeme vermektir."
Doğrusu

Kaan'ın itirazı buna dayanıyordu. Ama meta-analizler, karşı argümanı anıp çürütmenin, hiç söz etmemekten daha ikna edici olduğunu gösterdi. Akif Bey'in tepkisi bunun nedenini gösterir: itirazları önceden ve cevaplarıyla söylemek, dinleyiciye karşısındakinin konuyu her yönüyle düşündüğünü gösterir.

"Karşı argümanları kısaca anmak, dengeli görünmek için yeterlidir." Deniz'in ilk önerisi buna yakındı. Ama çürütmesiz iki taraflı mesaj, tek taraflı mesajdan bile daha az ikna edicidir. Bir itirazı anıp cevapsız bırakmak, dinleyicinin aklına yalnızca itirazı yerleştirir. Dengeli görünmenin yolu itirazı anmak değil, onu ciddiye alıp cevaplamaktır.

Hayatın içinden

Gölge ve kalkan

Bu dersin gölgesi, iki taraflı mesajın biçimini kullanıp özünü boşaltmaktır. Karşı argümanın en zayıf, en kolay çürütülecek biçimini anıp onu çürütmek, dinleyiciye dengeli bir mesaj okuduğu izlenimini verir; ama asıl güçlü itirazı saklar. Bu, bir korkuluk dövmenin yazılı biçimidir: karşı tarafın gerçek argümanıyla değil, onun karikatürüyle tartışmak. Kaan buna yakın bir şey önermişti: itirazları anmak gerekiyorsa, en zayıf olanı seçip onu çürütelim, maliyet ve işletmeci gelirinden hiç söz etmeyelim. Füsun Hanım bunu reddetti, çünkü kurum asıl itirazları zaten biliyordu.

Gölgenin ikinci biçimi, çürütmenin kendisini abartmaktır: bir itirazı tamamen ortadan kaldırdığını iddia etmek, oysa yalnızca onu hafiflettiğini bilmek. Füsun Hanım'ın "bu cevap itirazı tamamen ortadan kaldırmıyor" notu bu gölgeden kaçınmanın bir yoluydu.

Kalkan, dinleyici tarafında, iki taraflı görünen bir mesajla karşılaştığında sormaktır: bu mesaj karşı tarafın en güçlü argümanını mı anıyor, yoksa en zayıfını mı? Verdiği cevap itirazı gerçekten karşılıyor mu? İkna eden içinse kalkan, Füsun Hanım'ın notudur: karşı tarafın asıl itirazlarını anmak, her birine bir cevap vermek ve cevapların sınırını da açıkça söylemek.

İKNA etiketi ve Ayna Testi

Çürütmeli iki taraflı mesaj en çok Kredi kapısını açar: O'Keefe'nin bulgusuna göre, böyle mesajlar daha güvenilir bulunur. Akif Bey'in "itirazlarımızı bizden önce söylemişsiniz" cümlesi, bu güvenin anlık bir ifadesiydi. Ama aynı mesaj Neden kapısını da açar: her itirazın cevabı, önerinin neden uygulanabilir olduğunu gösterir.

Aynanın önünde Füsun Hanım'ın notu rahatça durur: "Sizin söyleyeceğiniz itirazları önceden yazdık, her birine bir cevap verdik ve cevaplarımızın sınırını da söyledik" cümlesi kurumun temsilcilerine olduğu gibi söylenebilirdi. Kaan'ın en zayıf itirazı seçme önerisi ise geçemezdi: "Asıl itirazlarınızı sakladık ve yalnızca kolayca çürütebileceğimiz birini andık."

Bugünün görevi

Kapanış

Üç cümlede

  1. Karşı argümanları anıp çürüten mesajlar, yalnızca kendi tarafını anlatan mesajlardan daha ikna edici ve daha güvenilir bulunur; bu, ikna araştırmalarının en tutarlı bulgularından biridir.
  2. Karşı argümanları anıp cevapsız bırakan mesajlar ise tek taraflı mesajlardan bile daha az ikna edicidir; bir itirazı anmak yetmez, onu cevaplamak gerekir.
  3. Kalkan, dinleyici için iki taraflı görünen bir mesajın karşı tarafın en güçlü argümanını anıp anmadığını sormak; ikna eden için ise asıl itirazları anmak, her birine cevap vermek ve cevapların sınırını söylemektir.

Mini test

  1. Çürütmeli ve çürütmesiz iki taraflı mesaj arasındaki fark nedir?
  2. Allen'ın meta-analizi ne buldu?
  3. O'Keefe'nin meta-analizi reklam dışı konularda ve tüketici reklamlarında ne buldu?
  4. Deniz'in ilk uzlaşma önerisi neden riskliydi?
  5. Füsun Hanım'ın notu korkuluk dövme gölgesinden nasıl kaçındı?

Yanıtlar

  1. Çürütmeli iki taraflı mesaj karşı argümanı anar ve onu cevaplar; çürütmesiz iki taraflı mesaj ise karşı argümanı anar ama cevapsız bırakır.
  2. Çürütmeli iki taraflı mesajın tek taraflı mesajdan, tek taraflı mesajın ise çürütmesiz iki taraflı mesajdan daha ikna edici olduğunu buldu.
  3. Reklam dışı konularda çürütmeli iki taraflı mesajlar tek taraflılardan daha güvenilir ve daha ikna ediciydi; çürütmesiz olanlar ise daha az ikna ediciydi. Tüketici reklamlarında çürütmesiz iki taraflı reklamlar daha güvenilir bulunuyordu ama ikna gücünde bir fark yaratmıyordu.
  4. Çünkü itirazları kısaca anıp cevaplamadan bırakmak, yani çürütmesiz iki taraflı bir mesaj, tek taraflı bir mesajdan bile daha az ikna edici olabilirdi. Kurumun aklına yalnızca itirazlar kalabilirdi.
  5. Kaan'ın önerdiği gibi en zayıf itirazı seçmek yerine, kurumun asıl itirazlarını, yani maliyeti, araziyi ve işletmeci gelirini, andı ve her birine bir cevap verdi. Ayrıca cevaplarının itirazları tamamen ortadan kaldırmadığını da açıkça yazdı.

Merak kancası

Toplantının sonunda, Akif Bey deneme fikrini dile getirdikten sonra, salonda kısa bir sessizlik olur. Deniz son sözü söyleyecektir. Kaan kulağına eğilip fısıldar: "Bir şey isteme. Bırak deneme fikri onların fikriymiş gibi kalsın; kendi buldukları fikre daha çok sahip çıkarlar." Füsun Hanım ise Deniz'e not kâğıdında tek bir satır gösterir: "Ne istediğimizi açıkça söyle." Deniz iki öneri arasında kalır. 16.3'te buna bakacağız: sonucu açıkça söylemek mi, yoksa karşı tarafa buldurmak mı daha etkilidir?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.