14.6 · Seviye 3 · İknanın Araçları
Kimlik dili: "Oy ver" mi, "seçmen ol" mu?
Bu dersin sonunda: eylem yerine kimliğe seslenen bir cümle kurar; kanıtın zayıfladığını bilir.
İkna Psikolojisi Akademisi — Modül 14, Kelimelerin Gücü · 1.807 kelime · ≈ 8 dk okuma · 12 dk dinleme · Kanıt: Tartışmalı
Daha önce görmüştük: 10.4 Sosyal kimlik: Biz ve onlar
Derslerdeki kişiler ve sahneler kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir.
Soğuk açılış
"Kitap oku" ile "kitap okuyan biri ol" arasında ne fark vardır? Biri bir eylem ister, öbürü bir kimlik önerir. Bazı araştırmacılar bu küçük farkın büyük sonuçlar doğurabileceğini öne sürdü: insanlar bir şeyi yapmaktan çok, bir şey olmak ister. "Oy ver" yerine "seçmen ol" dendiğinde daha çok insanın sandığa gittiğini bildiren bir çalışma bu fikri çok popüler yaptı. Ama sonra başka araştırmacılar aynı deneyi büyük bir saha çalışmasında yeniden yaptı ve farkın sıfıra yakın olduğunu buldu. Bu ders kimlik dilinin vaadini, kanıtın neden zayıfladığını ve bir kimlik etiketinin ne zaman kucaklayıcı, ne zaman yargılayıcı olduğunu anlatıyor.
Sahne
Kaan'ın okuduğu araştırma basit ve çarpıcıdır: insanlara seçimden önce sorulan sorularda "oy vermek" yerine "seçmen olmak" ifadesi kullanılmış ve bu küçük değişiklik, resmî kayıtlara göre sandığa gidenlerin oranını belirgin biçimde artırmıştır. Kaan ertesi sabah toplantıya bir taslakla gelir: hatırlatmalardaki "Depoyu doldurma vakti" ifadesinin yerine "Dinlenmiş sürücülerden ol." "Bir kelimeyle," der Kaan, "eylemi kimliğe çeviriyoruz. İnsanlar bir şey yapmaktan çok, bir şey olmak ister."
Deniz bu araştırmanın sonradan yeniden yapıldığını hatırlar ve Elif'le birlikte sonuca bakarlar. Tekrar çok daha büyük bir saha deneyidir ve "seçmen ol" ile "oy ver" arasında anlamlı bir fark bulamamıştır; farkın tahmini sıfıra yakındır. Üstelik bir şey daha bulunmuştur: iki ifade de, çok daha kısa ve sıradan bir "oy vermeyi unutmayın" hatırlatmasından daha az etkilidir. Elif'in özeti yine sadedir: "İlk çalışmadaki etki gerçek olabilir, ama bu kadar büyük olduğuna güvenemeyiz. Basit bir hatırlatma bile en az onun kadar işe yarıyor."
Harun Usta'nın itirazı başka bir yerden gelir. Kaan'ın taslağını okuduktan sonra bir soru sorar: "'Dinlenmiş sürücülerden ol' diyorsunuz. Peki geçen hafta molasını atlayan sürücü bunu okuyunca ne düşünür? 'Demek ben o sürücülerden değilim' der. Kendini dışarıda hisseder." Elif bu itirazın da bir dayanağı olduğunu söyler: kimlik dili, insanları bir şey olmaya çağırırken, o şey olamayanları bir şeyin dışında bırakabilir. Kopya çekmeyi "kopyacı olma" diye anlatmanın insanları kopyadan uzak tuttuğunu gösteren bir çalışma vardır; ama aynı mantık, bir kez kopya çekmiş birine artık "kopyacı" olduğunu da söyler.
Deniz bir şeyi daha hatırlatır. Sürücülerin kimlik dili zaten vardır ve onu kimse dışarıdan getirmemiştir: Konya yemekhanesindeki "Bizim depo" kâğıdı, İzmir'deki gruplarda "depoyu doldurmaya gidiyorum" diye yazan sürücüler. Bu kimlikler, sürücülerin kendi aralarından çıkmıştır ve kimseyi dışarıda bırakmaz; molayı atlamış bir sürücü de "bizim depo"dandır.
Hatırlatma değişmez. Ama Kaan'ın fikri tamamen bir kenara atılmaz: Konya'daki deponun haftalık özetinin altına, sürücülerin kendi kâğıdından alınmış iki kelime eklenir: "Bizim depo." Kaan biraz hayal kırıklığına uğrar; ama Harun Usta'nın sorusunu düşündükçe, kendi taslağının bir sürücüyü dışarıda bırakabileceğini kabul eder.
Kavramın adı
Kaan'ın önerdiği şeyin bir adı vardır:
Gerber ve arkadaşlarının karşılaştırma ölçütü ise şöyle adlandırılır:
Sosyal kimlik (10.4) burada da geri döner: insanların benlik algısının bir kısmı ait oldukları gruplardan gelir. Kimlik çerçevelemesi bu bulgudan yola çıkar; ama bir farkla: grubun kendi içinden doğan bir kimlik ile dışarıdan önerilen bir etiket aynı şey değildir. Kimliğin alışkanlıklarla ilişkisi ise 28.7'de ele alınacak.
Perde arkası
Rozetin "Tartışmalı" olması bu iki çalışmanın arasındaki farktan gelir. Küçük bir dilsel değişikliğin büyük ve kalıcı bir etki yarattığını gösteren bulgular, son yıllarda sosyal psikolojinin en çok ilgi gören bulguları arasındaydı; ama bunların bir kısmı büyük tekrarlarda küçüldü ya da kayboldu. Bryan ve arkadaşlarının kopya çekme üzerine yaptığı başka bir çalışma da, "kopya çekme" yerine "kopyacı olma" ifadesinin laboratuvarda kopyayı azalttığını bildirmişti; bu dersin örneklerinde o bulguya da aynı temkinle yaklaşılmalıdır. Kimlik dilinin bir etkisi olabilir; ama bu etkinin ne kadar büyük olduğu ve hangi koşullarda ortaya çıktığı belirsizdir.
Yaygın yanılgı
Yaygın yanlış"Tek bir kelimeyi değiştirmek, insanların davranışını büyük ölçüde değiştirebilir."
Bu iddia çekicidir, çünkü kolaydır: bir kampanyanın bütün işini tek bir kelimeye yükler. Gerber ve arkadaşlarının tekrarı, bu kolaylığın çoğu zaman bir yanılsama olduğunu gösterdi. Hatırlatmayı değiştirmek yerine, sürücünün mola almasını engelleyen gerçek şeylere, örneğin dolu tesislere ya da sıkışık teslimat saatlerine bakmak daha çok fark yaratır.
"Kimlik dili her zaman olumlu ve kucaklayıcıdır." Harun Usta'nın sorusu bunun her zaman doğru olmadığını gösterdi. Bir kimliğe çağrı, o kimliğe sahip olmadığını düşünenleri dışarıda bırakabilir; olumsuz bir kimlik, örneğin "kopyacı", bir kez o davranışı yapmış birine kalıcı bir etiket gibi gelebilir. Kimlik, dışarıdan yapıştırıldığında değil, grubun kendi içinden doğduğunda kucaklayıcıdır.
Hayatın içinden
Gölge ve kalkan
Bu dersin gölgesi, kimlik dilini bir dışlama aracına çevirmektir. "Gerçek bir vatandaş şunu yapar", "iyi bir anne bunu alır", "gerçek bir taraftar şunu yapar" gibi cümleler, dinleyiciyi bir kimliğe çağırırken, o kimlikten kopma korkusunu da harekete geçirir. Bu, ikna etmenin değil, baskı kurmanın bir biçimidir: dinleyici, söyleneni yapmadığı takdirde o kimliği kaybedeceğini hisseder. Kaan'ın taslağı bunu amaçlamıyordu; ama Harun Usta'nın gösterdiği gibi, molasını atlayan sürücüyü "dinlenmiş sürücüler"in dışına itebilirdi.
Gölgenin ikinci biçimi, zayıf bir bulguyu kesin bir yöntem gibi satmaktır. "Tek bir kelimeyle davranışı değiştirin" vaadiyle verilen eğitimler ve kitaplar, Gerber ve arkadaşlarının tekrarından sonra da bu iddiayı sürdürüyorsa, dinleyiciyi yanıltıyordur.
Kalkan, dinleyici tarafında, bir kimliğe çağrıldığında kendine sormaktır: bu kimlik bana gerçekten ait mi, yoksa bana bir şey yaptırmak için mi öneriliyor? Bu çağrıyı yerine getirmezsem kimliğimi kaybedeceğimi mi hissediyorum? İkna eden için ise kalkan, Deniz'in yaptığıdır: dışarıdan bir kimlik etiketi yapıştırmak yerine, grubun kendi içinden doğan kimliğe kulak vermek ve bir etiketin kimi dışarıda bırakacağını sormak.
İKNA etiketi ve Ayna Testi
Kimlik dili en çok Neden kapısını hedefler: davranışın nedenini, "çünkü sen bu tür bir insansın" diye kimliğe bağlar. Bu güçlü bir neden olabilir; ama yalnızca dinleyici o kimliği gerçekten benimsiyorsa. Dışarıdan önerilen bir kimlik, Kredi kapısında da sorun yaratabilir: dinleyici, kendisini tanımayan birinin ona nasıl bir insan olduğunu söylemesine itiraz edebilir.
Aynanın önünde "Bizim depo" ifadesi rahatça durur: "Konya'daki sürücülerin kendi astığı kâğıttaki iki kelimeyi, onların izniyle özete ekledik" cümlesi sürücülere söylenebilirdi. Kaan'ın taslağı ise zorlanırdı: "Molasını atlayan sürücülere, 'dinlenmiş sürücüler'den olmadıklarını hissettirecek bir cümle seçtik, çünkü bunun onları molaya iteceğini umduk."
Bugünün görevi
Kapanış
Üç cümlede
- Kimlik çerçevelemesi bir davranışı bir kimliğin göstergesi olarak anlatır; ilk çalışmalar bunun davranışı artırdığını bildirdi, ama büyük bir saha tekrarı seçime katılımda bir fark bulamadı.
- Basit bir hatırlatma çoğu zaman kimlik dili kadar, hatta ondan daha çok işe yarar; ve kimlik dili, o kimliğe sahip olmadığını düşünenleri dışarıda bırakabilir.
- Kalkan, dinleyici için bir kimlik çağrısının kendine ait olup olmadığını ve yerine getirilmezse neyi kaybettireceğini sormak; ikna eden için ise dışarıdan etiket yapıştırmak yerine grubun kendi içinden doğan kimliğe kulak vermektir.
Mini test
- Kimlik çerçevelemesi nedir?
- Bryan ve arkadaşlarının 2011 çalışması ne buldu?
- Gerber ve ekibinin büyük saha deneyinin sonucu neydi?
- Harun Usta Kaan'ın taslağına neden itiraz etti?
- "Bizim depo" ifadesi Kaan'ın taslağından neden farklıydı?
Yanıtlar
- Bir davranışı yalnızca yapılacak bir eylem olarak değil, sahip olunacak bir kimliğin göstergesi olarak anlatmaktır: "oy ver" yerine "seçmen ol" demek gibi.
- Anket sorularında oy vermeyi bir kimlik olarak ("seçmen olmak") çerçevelemenin, seçmen kaydına olan ilgiyi ve iki eyalet seçiminde resmî kayıtlarla ölçülen katılımı artırdığını buldu.
- Büyük bir saha deneyinde kimlik ifadesi ile eylem ifadesi arasında anlamlı bir fark bulmadı; farkın tahmini sıfıra yakındı. Ayrıca iki ifadenin de kısa ve sade bir seferberlik mesajından daha az etkili olduğunu tahmin etti.
- Çünkü "dinlenmiş sürücülerden ol" cümlesi, molasını atlamış bir sürücüye o sürücülerden olmadığını hissettirip onu dışarıda bırakabilirdi.
- Çünkü "Bizim depo", sürücülerin kendi astığı kâğıttan, kendi aralarından doğmuştu ve kimseyi dışarıda bırakmıyordu; molasını atlamış bir sürücü de "bizim depo"dandı. Kaan'ın taslağı ise dışarıdan önerilmiş ve bazı sürücüleri dışarıda bırakabilecek bir etiketti.
Merak kancası
Bir hafta sonra Füsun Hanım, Sadık Bey'in sürücülere yazdığı mesajları okurken bir şey fark eder. Sadık Bey'in bazı mesajları "Turgutlu'da yer ayırdık" diye başlar; bazıları ise "Turgutlu'da senin için yer ayırdım" diye. İkinci tür mesajlara gelen cevaplar daha sıcak ve daha hızlıdır. Kaan bu farkı duyunca şaşırır: "Biz demek daha kurumsal, daha güven veren bir şey değil mi?" Füsun Hanım emin değildir. 14.7'de buna bakacağız: "biz" demek ile "ben" ya da "sen" demek arasında ne fark vardır?
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.