İçeriğe geç

14.4 · Seviye 3 · İknanın Araçları

Olumlu ve olumsuz cümle kurmak

Bu dersin sonunda: aynı çağrıyı kazanç ve kayıp diliyle yazar; farkın küçük olduğunu bilir.

İkna Psikolojisi Akademisi — Modül 14, Kelimelerin Gücü · 1.887 kelime · ≈ 9 dk okuma · 13 dk dinleme · Kanıt: Tartışmalı

Daha önce görmüştük: 6.1 Çerçeveleme: %90 yağsız mı, %10 yağlı mı?, 13.3 Kazanç odaklılar ve güvenlik odaklılar

Derslerdeki kişiler ve sahneler kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir.

Soğuk açılış

"Sigarayı bırakırsan on yıl daha uzun yaşarsın." "Sigarayı bırakmazsan on yıl erken ölürsün." İki cümle aynı gerçeği anlatır; biri kazanılacak olanı, öbürü kaybedilecek olanı öne çıkarır. Bu konuda yazılmış popüler kitapların çoğu ikincisini daha güçlü bulur: insanlar kaybetmekten, kazanmayı istediklerinden daha çok korkar. Bu iddianın bir dayanağı vardır; kayıptan kaçınma, 6.3'te gördüğümüz sağlam bir bulgudur. Ama bir şeyi kaybetmekten korkmak ile bir mesajın kayıp diliyle yazıldığında daha ikna edici olması aynı şey değildir. Yüzlerce çalışmayı bir araya getiren araştırmacılar bu soruya baktığında, şaşırtıcı derecede sıkıcı bir cevap buldu: fark çok küçüktür. Bu ders, aynı çağrıyı iki biçimde yazmayı ve bu seçime neden fazla anlam yüklememek gerektiğini anlatıyor.

Sahne

Hatırlatmaların yeni sürümü hazırlanırken iş tek bir cümleye gelip dayanır. Kaan, molayı atlayan sürücünün kaza ihtimalinin yükseldiğini söyleyen bir uyarı ister. Füsun Hanım ise aynı gerçeği öbür ucundan anlatmayı önerir: "Molanı veren sürücü, sabah eve yorgun değil dinç girer." Kaan kendinden emindir: "İnsanlar kaybetmekten daha çok korkar. Bu bilinen bir şey. Benim cümlem daha güçlü."

Deniz konuyu Elif'e açar. Elif bu konuda yapılmış iki büyük derlemeyi hatırlar ve bulgularını Deniz'e özetler: hastalıkları önleme mesajlarında kazanç diliyle kurulan cümleler, kayıp diliyle kurulanlardan biraz daha ikna edici bulunmuştur. Ama bu "biraz" gerçekten çok küçüktür; o kadar küçüktür ki, bir şirketin tek bir mola hatırlatmasında fark edilmesi neredeyse imkânsızdır. "Kaan haklı değil, ama Füsun Hanım da büyük bir şey kazanmıyor."

Kaan bir deney önerir: bir hafta Konya'ya kendi cümlesini, İzmir'e Füsun Hanım'ınkini gönderelim ve hangisi daha çok mola getiriyor, görelim. Elif başını sallar. İki depo zaten birbirinden farklıdır; Konya'nın gururu, İzmir'in gece grubu, farklı yollar, farklı tesisler. Bir haftalık bir farkın cümleden mi, depodan mı geldiğini ayırt etmek mümkün olmayacaktır. Böyle küçük bir etkiyi görebilmek için çok daha fazla sürücüye, çok daha uzun süre ve rastgele dağıtılmış mesajlara ihtiyaç vardır. "Bir hafta sonra biri kazanırsa, o kazanç bir yazı tura olur," der Elif.

Karar başka ölçütlerle verilir. Harun Usta'ya iki cümleyi okurlar. Harun Usta'nın tepkisi, 12.1'den beri öğrendikleriyle örtüşür: "Her gece 'kaza' kelimesini gören adam, bir süre sonra o kelimeyi görmez olur. Sinek vızıltısı gibi. Ama 'evine dinç dönersin' diyen mesaj, sabah eve girdiğinde aklına gelir." Fethi Usta'nın, hatırlatma biçimi olarak "rakamlarla"yı seçtiği de hatırlanır; o ve onun gibi seçim yapanlar için hatırlatmanın altına kısa ve gerçek bir satır eklenir: geceleri uzun süre molasız sürmenin tepki süresini uzattığını söyleyen bir satır.

Son metin Füsun Hanım'ın cümlesidir; Kaan'ın cümlesi ise tamamen silinmez, rakam isteyen sürücülerin hatırlatmasında yer alır. Kaan son bir itirazda bulunur: "Ama biz hangisinin daha iyi olduğunu hâlâ bilmiyoruz." Elif'in cevabı dersin özetidir: "Muhtemelen hiçbir zaman bilmeyeceğiz. Önemli olan, ikisinin de doğru olması ve sürücülerin hangisini duymak istediğini bize söylemiş olması."

Kavramın adı

Kaan ile Füsun Hanım arasındaki tercihin bir adı vardır:

Bu tercihin etkisini incelerken araştırmacılar iki tür davranışı birbirinden ayırır:

6.1'de çerçevelemenin üç biçimini ayırmıştık ve bu üçüncüsünün sağlık mesajlarındaki kullanımını buraya bırakmıştık. 6.3'teki kayıptan kaçınma ise bir duygunun gücünü anlatır; bu ders, o duygunun bir cümlenin biçimine ne kadar yansıdığını soruyor. 13.3'teki yaklaşma ve önleme odağı da burada önemlidir: hangi çerçevenin işe yarayacağı, ortalamadan çok dinleyiciye bağlı olabilir.

Perde arkası

Rozetin "Tartışmalı" olması, bu etkinin çok küçük olmasından gelir. Uzun yıllar boyunca, önleme davranışları için kazanç, tespit davranışları için kayıp çerçevesinin daha iyi işleyeceği öne sürüldü ve bu öneri pek çok kampanyaya yön verdi. İki meta-analiz bu beklentinin yalnızca küçük bir kısmını destekledi: önlemede kazanç çerçevesinin küçük bir avantajı vardı, tespitte ise kayıp çerçevesinin beklenen avantajı görülmedi. Bir mesaj yazarken bu, şu anlama gelir: kazanç ya da kayıp dili arasındaki seçim, mesajın doğru, anlaşılır ve dinleyiciye uygun olmasından çok daha az önemlidir. Risklerin nasıl anlatılacağı 16.6'da ele alınacak.

Yaygın yanılgı

Yaygın yanlış"İnsanlar kaybetmekten korktuğu için kayıp diliyle yazılmış mesajlar her zaman daha etkilidir."
Doğrusu

Kaan bundan emindi. Kayıptan kaçınma gerçek bir bulgudur; ama bir mesajın kayıp diliyle yazılması, o duyguyu otomatik olarak harekete geçirmez. Meta-analizler önleme davranışlarında, eğer bir fark varsa, kazanç dilinin küçük bir üstünlüğünü buldu; kayıp dilinin değil.

"Uygun çerçeveyi seçen, mesajının etkisini katlar." Bu da abartıdır. r = 0,03 ya da r = 0,08 düzeyindeki farklar gerçek olabilir, ama tek bir mesajın kaderini değiştirecek büyüklükte değildir. Kaan'ın bir haftalık deneyinin sonucu, Elif'in dediği gibi, bir yazı turadan farksız olurdu. Bir cümlenin hangi uçtan kurulduğundan çok, o cümlenin doğru olması, dinleyicinin dilinde olması ve dinleyicinin onu duymak istemesi önemlidir.

Hayatın içinden

Gölge ve kalkan

Bu dersin gölgesi, kayıp çerçevesini bir korkutma aracına dönüştürmektir. "Yapmazsan kaybedersin" cümlesi, abartıldığında ya da gerçek riskten kopartıldığında, 12.1'de gördüğümüz korku çağrısının en zayıf biçimine dönüşür: dinleyiciyi korkutur ama ona ne yapacağını göstermez. Kaan'ın cümlesi doğruydu; ama her gece tekrarlansa, Harun Usta'nın dediği gibi, bir süre sonra hiç duyulmayacaktı.

Gölgenin öbür biçimi, kazanç çerçevesini gerçeği güzelleştirmek için kullanmaktır. Füsun Hanım'ın "sabah eve dinç girer" cümlesi doğrudur; ama bir ürünün yararlarını abartarak ve risklerini hiç anmadan anlatan bir kazanç cümlesi, dinleyiciyi yanıltır.

Kalkan, dinleyici tarafında, bir mesajla karşılaştığında onu kafanda bir kez de öbür çerçeveyle yeniden kurmaktır: "atlamak riski büyütür" diyen bir cümleyi "durursam ne kazanırım?" diye, ya da tersini düşünmek. İki çerçevede de aynı gerçek kalıyorsa, mesaj güvenilirdir. İkna eden içinse yol, Elif'in son cümlesinde saklıdır: çerçeveye fazla anlam yüklemeden, iki cümlenin de doğru olduğundan emin olmak ve dinleyiciye hangisini duymak istediğini sormak.

İKNA etiketi ve Ayna Testi

Hedef çerçevelemesi en çok Neden kapısını etkiler: davranışın nedeni, ya kazanılacak bir şey ya da kaçınılacak bir kayıp olarak sunulur. Ama bu dersin asıl öğrettiği, Neden kapısının biçiminden çok içeriğinin önemli olduğudur. "Sabah evine dinç dönmek" ile "kaza riskinin artması" aynı nedenin iki yüzüdür; kapıyı açan, nedenin gerçek ve dinleyici için önemli olmasıdır.

Aynanın önünde iki cümle de rahatça durur; ikisi de doğrudur. Son metin de rahatça durur: "Size iki cümleden hangisini göstereceğimize, hangi biçimde hatırlatma istediğinize bakarak karar verdik" cümlesi sürücülere söylenebilirdi. Geçemeyecek olan, Kaan'ın cümlesinin abartılmış bir biçimi olurdu: "Molanı atlarsan bu gece kaza yaparsın."

Bugünün görevi

Kapanış

Üç cümlede

  1. Aynı çağrı kazanç diliyle ya da kayıp diliyle kurulabilir; kayıptan kaçınma gerçek bir bulgu olsa da bu, kayıp diliyle yazılmış mesajların daha etkili olduğu anlamına gelmez.
  2. Meta-analizler önleme davranışlarında kazanç çerçevesine çok küçük bir üstünlük buldu; tutum ve niyet ölçümlerinde ve tespit davranışlarında ise belirgin bir fark görülmedi.
  3. Kalkan, dinleyici için bir mesajı öbür çerçeveyle de kurup aynı gerçeğin kalıp kalmadığına bakmak; ikna eden için ise çerçeveye fazla anlam yüklemeden iki cümlenin de doğru olduğundan emin olmak ve dinleyicinin neyi duymak istediğine bakmaktır.

Mini test

  1. Hedef çerçevelemesi nedir?
  2. O'Keefe ve Jensen'in meta-analizi kazanç ve kayıp çerçevesi arasında ne buldu?
  3. Gallagher ve Updegraff'ın meta-analizi hangi ayrımı yaptı ve ne buldu?
  4. Elif, Kaan'ın bir haftalık deney önerisine neden karşı çıktı?
  5. Son hatırlatma metnine nasıl karar verildi?

Yanıtlar

  1. Bir davranışı önermek için o davranışın sonuçlarını ya kazanç diliyle, yani yapılırsa elde edilecekler üzerinden, ya da kayıp diliyle, yani yapılmazsa kaybedilecekler üzerinden anlatmaktır.
  2. Önleme mesajlarında kazanç çerçevesinin istatistiksel olarak anlamlı ama çok küçük bir üstünlüğünü buldu (r = 0,03). Bu farkın büyük bölümü diş sağlığı mesajlarından geliyordu; öteki önleme konularında anlamlı bir fark yoktu.
  3. İknanın tutumla, niyetle ya da gerçek davranışla ölçülmesini ayırdı. Önleme davranışlarında kazanç çerçevesi gerçek davranışı biraz daha fazla artırdı (r = 0,083); tutum ve niyet ölçümlerinde ve tespit davranışlarında ise çerçevenin bir etkisi bulunmadı.
  4. Çünkü iki depo zaten birbirinden farklıydı ve bir haftalık bir farkın cümleden mi depodan mı geldiği ayırt edilemezdi. Bu kadar küçük bir etkiyi görmek için çok daha fazla sürücü, daha uzun süre ve rastgele dağıtılmış mesajlar gerekirdi.
  5. Çerçevenin gücüne değil, başka ölçütlere bakılarak karar verildi: Harun Usta'nın "kaza" kelimesinin zamanla duyulmaz olacağı uyarısı ve sürücülerin hatırlatma biçimi tercihleri. Füsun Hanım'ın cümlesi varsayılan oldu; Kaan'ın cümlesi ise rakam isteyen sürücülerin hatırlatmasında yer aldı.

Merak kancası

Hatırlatma metinleri bittikten sonra Sadık Bey bir şey fark eder. Sürücülere bir tesisin adını verip orada durmalarını yazdığında bazıları alır, bazıları almaz. Ama bir gece, nedenini bilmeden, başka bir şey yazar: "Bu gece molanı nerede almayı düşünüyorsun?" Fethi Usta "Turgutlu'da" diye cevap verir ve gerçekten orada durur. Ertesi gece Sadık Bey aynı soruyu birkaç sürücüye daha sorar. Kaan bunu duyunca şaşırır: "Hiçbir şey söylememişsin ki; sadece sormuşsun." 14.5'te buna bakacağız: bir iddiayı soruya çevirmek, cevabı karşı tarafın bulmasını nasıl sağlar?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.