İçeriğe geç

14.3 · Seviye 3 · İknanın Araçları

Metaforlar: Düşüncenin gizli mimarları

Bu dersin sonunda: bir fikir için iki farklı metafor kurar ve yönlendirdikleri çözümü karşılaştırır.

İkna Psikolojisi Akademisi — Modül 14, Kelimelerin Gücü · 1.816 kelime · ≈ 8 dk okuma · 12 dk dinleme · Kanıt: Tartışmalı

Daha önce görmüştük: 6.1 Çerçeveleme: %90 yağsız mı, %10 yağlı mı?

Derslerdeki kişiler ve sahneler kurgusaldır; araştırmalar ve kaynaklar gerçektir.

Soğuk açılış

Gündelik dilimiz metaforlarla doludur ve çoğunu fark etmeyiz bile. Bir tartışmayı "kazanırız", bir fikri "çürütürüz", zamanı "harcarız", bir hastalıkla "savaşırız". Bunlar yalnızca süslü söz sanatları değildir. Bir şeyi başka bir şeyin terimleriyle anlattığımızda, ona hangi soruları soracağımızı ve hangi çözümleri doğal bulacağımızı da sessizce seçeriz. Zamanı para gibi düşünen biri onu "biriktirmeye" çalışır; tartışmayı savaş gibi düşünen biri onu "kazanmaya". Bu fikir ikna dünyasında çok sevildi; bazı deneyler, tek bir kelimelik bir metaforun insanların bir toplumsal sorunu nasıl çözmek istediğini değiştirdiğini gösterdi. Ama aynı deneyleri yeniden yapan araştırmacılar her zaman aynı sonucu bulamadı. Bu ders metaforun gücünü, sınırını ve bir metafor seçerken neye dikkat etmek gerektiğini anlatıyor.

Sahne

Kaan'ın afiş taslağı gösterişlidir: koyu bir arka plan, bir kamyonun farları ve büyük harflerle "Yorgunlukla savaş." Altında daha küçük bir satır vardır: "Sürücülerimiz bu savaşın askerleri." Kaan taslağı Deniz'e gösterirken memnundur: "Tahsin Bey'in 'kalkan'ı güzeldi ama pasifti. Savaş, insanları harekete geçirir."

Deniz afişi Harun Usta'ya gönderir. Harun Usta'nın ilk yorumu tek cümledir; ikinci yorumu daha uzundur: "Savaş dersen, sürücü kendini asker sanar. Asker ne yapar? Dayanır. Uykusu gelse de durmaz, çünkü durmak kaçmak gibi gelir. Biz otuz yıl böyle sürdük; 'yetiştiririm, dayanırım' diye. Mola almak bir savaş hareketi değil ki; bir durmak."

Deniz bu itirazı Elif'e anlatır ve Elif bir çalışmayı hatırlar: kanseri bir düşman gibi anlatan metaforların, insanların bazı önleyici davranışlara, özellikle kendini sınırlamayı gerektiren davranışlara yönelik niyetini zayıflattığını gösteren bir çalışma. Elif'e göre Harun Usta tam olarak bunu söylüyordur: savaş metaforu mücadele etmeyi, dayanmayı, ilerlemeyi çağırır; ama mola almak bir kendini sınırlama davranışıdır. Savaş diliyle anlatılan bir durma, kendi metaforuyla çelişir.

Kaan pes etmez: "O zaman 'kalkan'da kalalım." Harun Usta buna da bir şey ekler: "Kalkanı sürücü tutmaz; birileri onun önüne koyar. Sürücü yine bir şey yapmaz." Bir akşam İzmir'deki gece grubunda Kazım Usta'nın yazdığı bir cümle Deniz'in gözüne çarpar: "Depoyu doldurmadan yola çıkan şoför görmedim; ama kendi deposunu boş sürenini çok gördüm." Cümle grupta birkaç kez paylaşılmıştır.

Deniz ve Harun Usta yeni bir dil üzerinde anlaşır. Afişin yerine, mola hatırlatmalarına küçük bir ifade eklenir: "Depoyu doldurma vakti." Elif iki hafta boyunca mola oranlarını izler ve dürüst bir sonuç söyler: yeni ifadeyle eski hatırlatma arasında belirgin bir fark görünmemektedir. Ama başka bir şey olmuştur: sürücüler gruplarda bu ifadeyi kendileri kullanmaya başlamıştır. "Depoyu doldurmaya gidiyorum" yazan, Turgutlu'dan bir fotoğraf paylaşan, "bu gece iki kere doldurdum" diye şaka yapan sürücüler vardır. Metafor molanın oranını hemen değiştirmemiş, ama onun hakkında konuşma biçimini değiştirmiştir.

Kaan sonuçtan biraz hayal kırıklığına uğrar: "İki hafta uğraştık, oran yerinden oynamadı." Elif ona sabırlı olmasını söyler; bir ifadenin bir gruba yerleşmesi, birkaç haftadan uzun sürebilir ve oranları etkileyip etkilemediğini görmek için daha uzun bir gözlem gerekir. Deniz'in dikkatini çeken başka bir şeydir: savaş afişi asılsaydı, sürücülerin onu gruplarda kendi cümleleriyle tekrarlayacağını hiç sanmıyordu. Bir metaforun dinleyicinin kendi dilinden gelmesi, onun benimsenmesini kolaylaştırmış gibi görünür.

Kavramın adı

Kaan ile Harun Usta arasındaki tartışmanın konusu bir kavramdır:

Elif'in hatırlattığı çalışma bir şey daha gösteriyordu:

Çerçeveleme (6.1) bir sonucu iyi ya da kötü yüzünden gösterir. Metafor, çerçevelemenin daha geniş bir biçimidir: yalnızca bir sonucu değil, bütün bir durumu başka bir şeyin içine yerleştirir. Satış Psikolojisi Akademisi'ndeki Metafor ve benzetmenin gücü dersi benzetmeyi satış görüşmesinde ele alır; dilin düşünceyi ne ölçüde biçimlendirdiği sorusu ise Temel Psikoloji'deki Dil düşünceyi biçimler mi? dersinin konusudur.

Perde arkası

Rozetin "Tartışmalı" olması, Thibodeau ve Boroditsky'nin bulgusunun tartışılmasından gelir. Steen, Reijnierse ve Burgers (2014), araştırmacıların suç metaforu deneylerini dört deneyde, metaforsuz bir karşılaştırma koşulu ekleyerek ve katılımcıların önceden sahip olduğu siyasi tercihleri ölçerek yeniden yaptılar. Metaforik çerçevelemenin bir etkisini bulamadılar; suç hakkında okumak, metafor ne olursa olsun, insanları yakalama ve cezalandırmaya daha çok yöneltiyordu. Bu, metaforun hiçbir zaman etkili olmadığı anlamına gelmez; ama etkisinin hangi koşullarda ortaya çıktığının henüz iyi bilinmediğini gösterir. Elif'in iki haftalık gözlemi de, bir bilimsel sınama olmasa da, bu temkinle uyumluydu. Belâgat geleneğinin metafora bakışı ise 2.4'te ele alınmıştı.

Yaygın yanılgı

Yaygın yanlış"Güçlü bir metafor insanları her zaman harekete geçirir."
Doğrusu

Kaan'ın savaş afişi buna dayanıyordu. Ama Hauser ve Schwarz'ın bulgusu, güçlü bir metaforun yanlış davranışı çağırabileceğini gösterir: savaş mücadeleyi çağırır, durmayı değil. Bir metaforun gücünden önce, çağırdığı davranışa bakmak gerekir.

"Tek bir kelimelik metafor insanların fikrini kökten değiştirir." Bu iddia çok tekrarlandı ve bazı başlıklarda abartıldı. Steen ve arkadaşlarının tekrarı, etkinin sanıldığı kadar güvenilir olmadığını gösterdi. "Depoyu doldurma vakti" ifadesi de mola oranlarını iki haftada belirgin biçimde değiştirmedi. Metaforların asıl gücü belki de bir anda fikir değiştirmekte değil, insanların bir konu hakkında konuşma biçimini zamanla değiştirmektedir.

Hayatın içinden

Gölge ve kalkan

Bu dersin gölgesi, metaforun fark edilmeden düşünceyi yönlendirebilmesidir. Thibodeau ve Boroditsky'nin katılımcıları metaforun kararlarını etkilediğini fark etmemişti; kararlarını rakamlarla açıklamışlardı. Bir sorunu bir canavar, bir düşman ya da bir istila olarak anlatmak, dinleyiciyi sert çözümlere yöneltebilir ve bu yönlendirme, açık bir argümandan çok daha zor fark edilir. Bir grup insanı bir "sel", bir "salgın" ya da bir "akın" olarak anlatmak, bu gölgenin en tehlikeli biçimlerinden biridir.

Gölgenin ikinci biçimi, iyi niyetli bir metaforun yanlış davranışı çağırmasıdır. Kaan'ın savaş afişi kötü niyetli değildi; ama sürücüleri dayanmaya, durmamaya çağırabilirdi. Sezai Bey'in fabrikasındaki "sıfır kaza savaşı" da aynı biçimde, küçük yaralanmaların gizlenmesine yol açmıştı.

Kalkan, dinleyici tarafında, bir konunun hangi metaforla anlatıldığını fark etmek ve kendine sormaktır: bu konuyu başka bir metaforla anlatsaydım, hangi çözüm daha doğal görünürdü? İkna edenin kalkanı ise Harun Usta'nın sorusundadır: bu metafor, istediğim davranışı mı çağırıyor, yoksa tam tersini mi?

İKNA etiketi ve Ayna Testi

Metaforlar en çok Neden kapısını biçimlendirir: bir davranışın neden yapılması gerektiğini, o davranışı hangi resmin içine yerleştirdiğimiz belirler. Savaş metaforunda molanın nedeni yoktu, çünkü savaşta durulmaz. Yakıt metaforunda ise molanın nedeni kendiliğinden ortadaydı: deposu boş bir kamyon yola çıkmaz.

Aynanın önünde "Depoyu doldurma vakti" ifadesi rahatça durur: "Molayı, her sürücünün zaten bildiği bir şeye benzettik" cümlesi sürücülere söylenebilirdi ve zaten ifade onların kendi grubundan gelmişti. Kaan'ın afişi ise geçemezdi: "Sizi asker gibi gösterdik, çünkü askerlerin durmadığını biliyorduk."

Bugünün görevi

Kapanış

Üç cümlede

  1. Metaforlar bir konuyu başka bir alanın kavramlarıyla anlatarak hangi soruların sorulacağını ve hangi çözümlerin doğal görüneceğini yönlendirebilir; ama ünlü deneylerin tekrarları bu etkinin her zaman ortaya çıkmadığını gösterdi.
  2. Bir metaforun gücünden önce çağırdığı davranışa bakmak gerekir: savaş metaforu mücadeleyi çağırır, durmayı ve kendini sınırlamayı değil.
  3. Kalkan, dinleyici için bir konunun hangi metaforla anlatıldığını fark edip başka bir metaforla neyin değişeceğini sormak; ikna eden için ise metaforun istenen davranışla uyuşup uyuşmadığını kontrol etmektir.

Mini test

  1. Metaforik çerçeveleme nedir?
  2. Thibodeau ve Boroditsky'nin deneyinde canavar ve virüs metaforları katılımcıları nasıl etkiledi?
  3. Steen ve arkadaşlarının tekrarı ne buldu?
  4. Hauser ve Schwarz'a göre savaş metaforu hangi davranışlara yönelik niyeti azalttı ve neden?
  5. Harun Usta savaş metaforuna neden itiraz etti?

Yanıtlar

  1. Bir konuyu başka bir alanın kavramlarıyla anlatarak, o konu hakkında hangi soruların sorulacağını ve hangi çözümlerin doğal görüneceğini yönlendirmektir.
  2. Canavar metaforunu okuyanlar daha çok yakalama ve cezalandırmaya, virüs metaforunu okuyanlar daha çok sorunun kaynaklarını düzeltmeye yöneldi. Katılımcılar metaforun kararlarını etkilediğini fark etmedi.
  3. Metaforsuz bir karşılaştırma koşulu ekleyerek ve önceki siyasi tercihleri ölçerek yapılan dört deneyde metaforik çerçevelemenin bir etkisini bulamadı. Suç hakkında okumak, metafor ne olursa olsun, insanları yakalama ve cezalandırmaya daha çok yöneltiyordu.
  4. Kendini sınırlamayı gerektiren önleyici davranışlara yönelik niyeti azalttı. Çünkü savaş metaforu mücadeleyi çağırır, kendini sınırlamayı değil; metafor istenen davranışla uyuşmuyordu.
  5. Çünkü savaş, sürücüyü bir asker gibi dayanmaya ve durmamaya çağırıyordu; oysa mola almak bir durmaktı. Harun Usta, sürücülerin yıllarca "yetiştiririm, dayanırım" diye molalarını atladığını biliyordu.

Merak kancası

Mola hatırlatmalarının metni yeniden yazılırken Kaan ve Füsun Hanım bir cümlede anlaşamaz. Kaan'ın cümlesi tehlikeyi öne çıkarır: "Molanı atlarsan kaza riskin artar." Füsun Hanım'ınki kazanılacak şeyi: "Molanı alırsan sabah evine dinç dönersin." İkisi de aynı gerçeği anlatmaktadır. Kaan, kayıptan kaçınmanın daha güçlü bir duygu olduğunu ve bu yüzden kendi cümlesinin daha etkili olacağını söyler; Füsun Hanım bundan emin değildir. 14.4'te buna bakacağız: aynı çağrıyı olumlu ya da olumsuz bir cümleyle kurmak gerçekten ne kadar fark yaratır?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.