İçeriğe geç

Ders 75 · Bölüm 12

Karakter sesi ve sözcük dünyası

Üç karaktere ayırt edilebilir ses verir.

1.946 kelime · 11 örnek · yaklaşık 13 dakika okuma · hedef video 8 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Birincisi: karakter sesi sekiz unsurdan doğar ve üçü keskin olduğunda ses tanınır.

İkincisi: sözcük dünyası en hızlı iş görendir — asıl güç, kişinin kendi alanının dışındaki şeyleri de o alanın kelimeleriyle anlatmasında.

Üçüncüsü: ses ağız taklidine indirgenmez; aksan yazımla değil, söz dizimi ve kelime seçimiyle kurulur.

Dördüncüsü: en verimli unsur karakterin kaçındığı şeylerdir — konu, kelime ya da kip kaçınması.

Beşincisi: baskı altında ses kayar — ya köke döner, ya resmî dile kaçar, ya susar; hangisi olduğu karakteri anlatır.

Açılış sahnesi

Aynı durum, üç ayrı ağızdan.

Jeolog: "Alttaki katman çatlamış. Basınç değişince su başka yerden yol bulur."

Çiftçi: "Kuyu küsmüş. Böyle şeyler bir mevsim sürer, iki mevsim sürer, sonra bir sabah bakarsın bitmiş."

Çocuk: "Kuyu uyudu."

Üçü de aynı şeyi söylüyor.

Ve üçü de aynı şeyi söylemiyor. Jeolog bir mekanizma görüyor, çiftçi bir süreç, çocuk bir kişilik.

Kimse kendini tanıtmadı. Yaşları, meslekleri ve dünyaya bakışları üç cümlede geçti.

Karakter sesi bir aksan ya da bir konuşma tuhaflığı değildir. Kişinin dünyayı hangi kelimelerle böldüğüdür — ve o bölünme, kim olduğunu söyler.

Bu ders o sesi kurmayı öğretiyor.

Bu derste ne olacak

Önce sesin sekiz unsurunu tek tek açacağız. Sonra sözcük dünyası kavramına geleceğiz: bir kişinin benzetmelerini nereden çektiği. Ardından en önemli sınırı çizeceğiz — karakter sesi, ağız taklidine indirgenmez ve bunun hem bir zanaat hem bir saygı sebebi var. Sonra sekiz unsurun en verimlisine bakacağız: karakterin kaçındığı konular. Ardından baskı altında sesin nasıl değiştiğini konuşacağız. Son olarak ses testini ve kaç ayrı ses gerektiğini göreceğiz. On bir örnekten filmden romana, ortaoyunundan meslek diline bunları izleyeceğiz.

Sıfır noktası

Bir parmak izi düşün.

Kimsenin izi bir başkasınınkine benzemiyor ve kimse kendi izini seçmedi. Bir yere dokunduğunda geride kalıyor.

Ses de böyle bir iz bırakıyor: kim konuştuysa cümlede duruyor.

Şimdi benzetmenin kırıldığı yeri söyleyeyim ve fark bu dersin yarısı. Parmak izi doğuştan gelir ve ömür boyu değişmez.

Ses öğrenilir. Nerede büyüdüğün, ne okuduğun, hangi işi yaptığın, kimlerle konuştuğun onu kurar. Ve değişir — hem yıllar içinde hem tek bir sahne içinde.

En önemlisi: baskı altında kayar. Bir kişi rahatken kendi sesiyle, sıkıştığında öğrendiği bir başka sesle konuşur. Bu kayma, karakter yazımındaki en ince aletlerden biri.

Mekanizma

Sekiz unsur

Kaynağımız sekiz unsur sayıyor.

Bir — Kelime seçimi. Hangi kelimeleri kullanıyor, hangilerini hiç kullanmıyor.

İki — Cümle uzunluğu. Kısa ve kesik mi, uzun ve dolambaçlı mı.

Üç — Eğitim ve meslek. Neyi bildiğini varsayıyor, neyi açıklama gereği duyuyor.

Dört — Bölge ve kuşak. Nerede ve ne zaman öğrendiği bir dil taşıyor.

Beş — Metafor dünyası. Benzetmelerini nereden çekiyor. Bu, ayrı bir başlıkta.

Altı — Doğrudanlık derecesi. İstediğini söylüyor mu, dolaşıyor mu.

Yedi — Kaçındığı şeyler. Hangi konuya hiç girmiyor. En verimli unsur ve ayrı başlıkta.

Sekiz — Baskı altındaki değişimi. Sıkıştığında nasıl konuşuyor.

Sekizini birden tasarlamak gerekmiyor. Üç tanesi keskin olduğunda ses tanınıyor.

Sözcük dünyası

Bu, sekiz unsurun içinde en hızlı iş göreni.

Bir jeolog doğayı katman ve basınç üzerinden anlatır. Bir çiftçi mevsim ve ürün üzerinden. Bir çocuk oyun ve canlandırma üzerinden. Bir muhasebeci borç ve denge üzerinden.

Ve asıl güç şurada: kişi kendi alanının dışındaki şeyleri de o alanın kelimeleriyle anlatıyor.

Jeolog bir ilişkiyi de "basınç" diye tarif ediyor. Çiftçi bir insanı da "verimsiz toprak" diye. Bu aktarım, karakteri kelimenin kendisinden çok daha iyi tanıtıyor.

Pratik uygulama: karakterinin mesleğini ya da en çok vakit geçirdiği alanı yaz. Sonra o alandan on kelime çıkar. Bu on kelime, o karakterin bütün konuşmalarında kullanılabilir malzemen.

Sınır: ağız taklidi değil

Bu dersin en önemli sınırı ve iki ayrı sebebi var.

Zanaat sebebi. Aksanı fonetik olarak yazmak — kelimeleri okunduğu gibi bozarak yazmak — metni yavaşlatıyor ve okuru karakterden uzaklaştırıyor. Okur, cümleyi çözmekle uğraşırken söyleneni kaçırıyor.

Saygı sebebi. Bir konuşma biçimini bozuk yazımla göstermek, o biçimi standarttan sapma olarak konumlandırıyor. Aynı metinde bir karakter düzgün yazımla, diğeri bozuk yazımla konuşuyorsa, metin ikincisi hakkında bir hüküm vermiş oluyor — yazar bunu istemese de.

Alternatif çözüm var ve daha güçlü: aksanı yazımdan değil söz diziminden ve kelime seçiminden kur.

Kelimelerin sırası, deyimler, hangi eki kullandığı ve neyi kısaltmadığı bir konuşma biçimini yazımı bozmadan taşıyor. Bir karakter "geliyorum" yerine "geliyom" yazılmadan da o bölgeden olabilir.

Bu, sekiz unsurdan dördüncüsünü — bölge ve kuşak — kaldırmak değil; onu daha ince araçlarla kurmak.

En verimli unsur: kaçındığı şeyler

Yedinci unsur, sekizinin içinde en az kullanılanı ve en çok iş göreni.

Bir karakterin ne söylediği kadar neyi hiç söylemediği de bir portre.

Üç biçimi var.

Konu kaçınması. Belli bir mesele açıldığında konuyu değiştiriyor. Yetmişinci derste alt metin için kullandığımız aynı mekanizma.

Kelime kaçınması. Belli bir kelimeyi hiç kullanmıyor. "Ölmek" yerine hep "gitmek" diyor.

Kip kaçınması. Hiç soru sormuyor, hiç rica etmiyor ya da hiç "ben" demiyor.

Üçüncüsü en incesi. Metin boyunca bir kez bile "istiyorum" demeyen bir karakter, kim olduğunu her cümlede söylüyor.

Baskı altında değişim

Sekizinci unsur ve tek başına bir sahne kurabiliyor.

Bir karakter rahatken kendi sesiyle konuşur. Sıkıştığında üç şeyden biri olur.

Sese döner. Eğitimle ya da çalışarak edindiği dili bırakır, büyüdüğü yerin diline döner. En çok kullanılan ve en etkili olanı.

Sese kaçar. Tam tersi: resmî, mesafeli ve kalıplaşmış bir dile geçer. Duygudan korunmanın en yaygın yollarından biri.

Susar. Ses tamamen kesilir.

Bu üçünden hangisini yaptığı, karakterin kim olduğunu söylüyor. Ve okur bunu adlandırmadan fark ediyor.

Ses testi

Tek adımlı ve acımasız.

Bir diyalog sahnesinden karakter adlarını sil. Repliklerin kimin olduğunu ayırt edebiliyor musun?

Edemiyorsan ses kurulmamış demektir.

İkinci bir test daha var ve daha ince: bir karakterin repliğini alıp diğerinin ağzına koy. Tuhaf duruyor mu? Durmuyorsa iki karakter aynı kişi.

Kaç ayrı ses gerekli

Bütün kadroya ayrı ses vermek ne mümkün ne gerekli.

Pratik ölçü: ana karakterler için tam ses, yan karakterler için tek bir belirgin işaret, geçici karakterler için hiçbir şey.

Tek işaret bile yeter: bir kelime, bir cümle alışkanlığı, bir kaçınma. Yan karakteri ayırmak için sekiz unsura gerek yok; birine keskin biçimde ihtiyaç var.

Ve bir uyarı: ses işaretleri tekrarlandıkça yıpranıyor. Her sahnede aynı deyimi kullanan karakter, bir kişi olmaktan çıkıp bir tik hâline geliyor.

Örneklerden okuma

Önce sesin bütün metni taşıdığı üç işe bakalım.

Şimdi sesin kadroyu ayırdığı üç işe bakalım.

Şimdi meslek dilinin kurduğu iki işe bakalım.

Son olarak sesin kurmaca dışında nasıl çalıştığına üç örnekten bakalım.

Usta katmanı

Şimdi üç ince noktaya bakalım.

Birincisi, ses kelime seçiminden çok cümle yapısında duruyor. İki karakter aynı kelimeleri kullanabilir ve yine de farklı konuşabilir: biri cümlesini sona bırakır, diğeri baştan söyler. Türkçede sözcük sırası esnek olduğu için bu, elimizdeki en ince ve en az kullanılan ses aracı.

İkincisi, sesi kurmanın en hızlı yolu bir kaçınma seçmektir. Karakterine bir kelime yasağı koy — hiç kullanmayacağı tek bir kelime — ve metin boyunca uygula. Bu tek kısıt, sekiz unsurun birkaçını birden şekillendiriyor.

Üçüncüsü, bir üretim notu. Sesli biçimlerde karakter sesinin bir kısmı seslendirmene devrediliyor ve orada kaybolabiliyor. Bu yüzden metinde sesin yalnızca tonlamayla değil, kelimeyle ve söz dizimiyle de kurulmuş olması gerekiyor. Basit bir ölçüt: replik, düz bir tonla okunduğunda da o karaktere ait duruyor mu?

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışÇok yaygın bir kanı şu: karakter sesi, aksanı ve şivesi yazarak kurulur.
Doğrusu

Bozuk yazım metni yavaşlatıyor ve okuru karakterden uzaklaştırıyor; ayrıca aynı metinde bazı karakterleri standarttan sapma olarak konumlandırıyor. Aynı konuşma biçimi söz dizimi, deyim ve kelime seçimiyle çok daha ince kurulabiliyor.

Yaygın yanlışİkinci yaygın yanlış: her karakterin belirgin bir konuşma tikinin olması gerekir.
Doğrusu

Tekrarlanan tik, bir kişiyi bir işarete indiriyor. Yan karakterlerde tek bir belirgin özellik yeterli ve o özellik bile her sahnede tekrarlanmamalı. Ses, tekrardan değil tutarlılıktan doğuyor.

Yaygın yanlışÜçüncüsü: karakterin mesleği belliyse sesi kendiliğinden gelir.
Doğrusu

Meslek bir kelime havuzu veriyor, bir ses vermiyor. Aynı meslekten iki kişi tamamen farklı konuşabilir; ayrımı yapan şey doğrudanlık, kaçınma ve baskı altındaki davranış. Meslek sekiz unsurdan yalnızca biri.

Uygulama — kendin dene

Birinci adım. Her biri için sekiz unsuru tek cümleyle doldur. Zorlanırsan boş bırak; hepsi gerekmiyor.

İkinci adım. Her karakter için bir sözcük dünyası belirle ve o alandan on kelime çıkar. Bu on kelime senin malzemen.

Üçüncü adım. Her karaktere bir kaçınma ver. Bir konu, bir kelime ya da bir kip. Metin boyunca uygulanacak.

Dördüncü adım. İkisi arasında iki yüz kelimelik bir sahne yaz. Sözcük dünyalarını kullan ve kaçınmalara uy.

Beşinci adım. Baskıyı yükselt. Aynı sahnenin son beş repliğini, karakterlerden biri sıkışmış hâlde yeniden yaz. Sesi nasıl değişiyor — dönüyor mu, kaçıyor mu, susuyor mu?

Son kontrol. Karakter adlarını sil ve sahneyi birine okut. Kimin ne dediğini ayırt edebiliyor mu? Edemiyorsa iki unsuru daha keskinleştir — en hızlısı sözcük dünyası ile kaçınma.

Kilit özet

Birincisi: karakter sesi sekiz unsurdan doğar ve üçü keskin olduğunda ses tanınır.

İkincisi: sözcük dünyası en hızlı iş görendir — asıl güç, kişinin kendi alanının dışındaki şeyleri de o alanın kelimeleriyle anlatmasında.

Üçüncüsü: ses ağız taklidine indirgenmez; aksan yazımla değil, söz dizimi ve kelime seçimiyle kurulur.

Dördüncüsü: en verimli unsur karakterin kaçındığı şeylerdir — konu, kelime ya da kip kaçınması.

Beşincisi: baskı altında ses kayar — ya köke döner, ya resmî dile kaçar, ya susar; hangisi olduğu karakteri anlatır.

Sonraki derse köprü

Sesi kurduk. Şimdi sesin durduğu yere geçiyoruz.

Sıradaki derste susma, kesinti ve ritim var. Bir diyalogda söylenmeyen kadar, söylemenin nerede kesildiği de anlam taşıyor: kim kimin sözünü kesiyor, kim cevap vermeden önce duruyor, kim bir soruyu hiç cevaplamıyor. Konuşmanın biçimi, konuşmanın içeriğinden bağımsız olarak bir güç haritası çiziyor.


Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Görsel an — açılışta üç repliğin yan yana durması; her birinin arkasında farklı bir görsel dünya belirmesi: katmanlar, tarla, oyun.

Görsel an — parmak izi benzetmesinde: izin belirmesi, sonra baskı altında biçim değiştirmesi.

Görsel an — sekiz unsurun sekiz kadran olarak dizilmesi; üçünün öne çıkması yeterli olduğunda diğerlerinin sönmesi.

Görsel an — sözcük dünyası bölümünde: bir alandan çıkan kelimelerin ilgisiz bir konuya taşınması.

Görsel an — baskı altında değişim bölümünde: aynı ses dalgasının üç ayrı yöne kayması.

Motif — ders boyunca dönen ses dalgası; her bölümde bir unsur daha şekillendiriyor.

Ritim — açılışta üç replik arasında birer saniye, "kimse kendini tanıtmadı" cümlesinden sonra iki saniye. Sekiz unsurun her biri arasında yarımşar saniye. Üç kaçınma biçimi arasında birer saniye. Kilit özetin beş cümlesi arasında birer saniye boşluk.