İçeriğe geç

Ders 62 · Bölüm 10

Tempo ve ritim

Hızlandırma ve yavaşlatmayı amaçlı kullanır.

1.817 kelime · 11 örnek · yaklaşık 12 dakika okuma · hedef video 8 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Birincisi: tempo bir bölümün hızıdır, ritim tempo değişimlerinin düzenidir; "temposu düşük" şikâyeti çoğu zaman ikinciye işaret eder.

İkincisi: hızlandıran altı şey — kısa cümle, yaklaşan zaman sınırı, kesinti, hızlı eylem-tepki, az açıklama, sert geçiş; yavaşlatan altı şey — duyusal ayrıntı, iç düşünce, uzun cümle, betimleme, sessizlik, sonuçların sindirilmesi.

Üçüncüsü: sürekli yüksek tempo olayların ağırlığını azaltır, çünkü karşılaştırma zemini kalmaz ve bağ kuracak zaman yok olur.

Dördüncüsü: ritim baskı, boşalma ve yeniden baskıdan kurulur; boşalma bir kayıp değil, bir sonraki baskının yüksekliğini ölçen şeydir.

Beşincisi: okuru kaçıran şey yavaşlık değil boşluktur — değer değişimi taşıyan yavaş sahne tutar, hiçbir şeyin değişmediği hızlı sahne kaçırır.

Açılış sahnesi

İki metin okudum.

Birincisi kırk sayfalık bir kovalamaca. Kısa cümleler, kesik sahneler, sürekli tehlike. Yirminci sayfada sıkılmaya başladım.

İkincisinde iki kişi bir masada oturuyor ve yarım saat konuşuyor. Hiçbir yere gitmiyorlar. Nefesimi tutarak okudum.

Bu ters bir sonuç gibi görünüyor ve değil.

Birinci metinde hız vardı, ritim yoktu. Her sahne bir öncekiyle aynı yükseklikteydi ve bir süre sonra hiçbiri yüksek kalmadı.

İkincisinde hız yoktu, ritim vardı: baskı, kısa bir boşalma, daha büyük baskı.

Hız her zaman heyecan değildir. Sürekli yüksek tempo, olayların ağırlığını azaltır. Ritim ise baskı, boşalma ve yeniden baskı kurar.

Bu ders o ikisini birbirinden ayırıyor.

Bu derste ne olacak

Önce tempo ile ritmi ayıracağız; ikisi sürekli karıştırılıyor ve karıştırıldığında yanlış düzeltme yapılıyor. Sonra tempoyu hızlandıran altı şeyi ve yavaşlatan altı şeyi tek tek sayacağız — bunlar cümle düzeyinde çalışan ayarlar. Ardından hız ile heyecan arasındaki farkı açacağız. Sonra ritmi kuracağız ve onu ölçmenin somut bir yolunu göstereceğim. Son olarak biçimden biçime tempo beklentisinin nasıl değiştiğine bakacağız. On bir örnekten filmden romana, maç anlatımından sesli kitaba bunları izleyeceğiz.

Sıfır noktası

Nefes alıp vermeyi düşün.

Nefes almak tek başına bir şey değil; almak ile vermek arasındaki fark bir ritim üretiyor. Sürekli nefes alsan boğulursun — ciğerin dolduğu için.

Tempo, nefesin hızı. Ritim, alma ile verme arasındaki düzen.

Şimdi benzetmenin kırıldığı yeri söyleyeyim. Nefeste ritim otomatiktir ve düzenlidir; düzenli olması sağlıklı olmasının işareti. Anlatıda düzenli ritim en kötü ritimdir. Okur düzeni öğrenir ve bir sonraki dalgayı önceden bilir; öğrenilmiş bir ritim, ritim olmaktan çıkar.

Yani nefeste hedef düzen, anlatıda hedef düzensiz düzen: bir mantığı olan ama tahmin edilemeyen bir dalga.

Mekanizma

İki ayrı şey

Ayrım pratik bir sonuç veriyor.

Bir metin için "temposu düşük" dendiğinde iki ayrı sorun kastedilmiş olabilir. Gerçekten yavaşsa hızlandırılır. Ama asıl sorun genelde ikincisidir: metin hep aynı hızda gidiyordur ve okur ölçek kaybetmiştir.

İkinci durumda hızlandırmak işe yaramaz; hatta kötüleştirir. Yapılması gereken şey, bazı yerleri daha da yavaşlatmaktır.

Tempoyu hızlandıran altı şey

Kaynağımızın listesi.

Kısa cümle ve paragraflar.

Yaklaşan bir zaman sınırı.

Kesintiler.

Hızlı eylem ve tepki.

Az açıklama.

Sahneler arası sert geçiş.

Altısının ortak yanı: okurun işleyeceği bilgiyi azaltıyor ya da işleme süresini kısaltıyorlar.

Tempoyu yavaşlatan altı şey

Yine kaynağımızdan.

Duyusal ayrıntı.

İç düşünce.

Uzun cümle.

Betimleme.

Sessizlik.

Sonuçların sindirilmesi.

Bu altısı da okuru bir yerde tutuyor: yeni olay gelmiyor, gelen şey derinlik.

Dikkat: "yavaşlatan" kelimesi olumsuz değil. Altmışıncı derste konuştuğumuz duraklama ayarı tam olarak burada yaşıyor ve bir metnin ölçeği bu altı şeyle kuruluyor.

Hız neden heyecan değildir

Üç sebep var.

Birincisi: karşılaştırma zemini kalmıyor. Her sahne hızlıysa hiçbiri hızlı değildir. Bu, bu kursta dördüncü kez söylediğimiz aynı ilke: bütün ölçüler karşılaştırmayla çalışıyor.

İkincisi: bağ kurulacak zaman kalmıyor. Otuz dördüncü derste risk için söylediğimiz şey burada tekrarlanıyor — gerilim, risk ile bağın çarpımı. Bağ kurmak zaman gerektiriyor ve o zaman yalnızca yavaş bölümlerde var.

Üçüncüsü: sonuçlar sindirilemiyor. Elli birinci derste kurduğumuz tepki sahnesi, hızlı bir metinde ilk kesilen şey oluyor. Kesildiğinde olaylar birikmiyor, birbirini siliyor.

Ritim: baskı, boşalma, yeniden baskı

Ritim üç hareketten kuruluyor.

Baskı. Gerilim yükselir, seçenekler daralır.

Boşalma. Kısa bir rahatlama. Bir şaka, bir sessizlik, küçük bir kazanç.

Yeniden baskı. Bir öncekinden yüksek ve okur artık bunun geleceğini biliyor.

Üçüncü hareket, ikincisi olmadan çalışmıyor. Boşalma bir kayıp değil, bir sonraki baskının yüksekliğini ölçen şey.

Bir uyarı: boşalma anları rastgele seçilmemeli. En işe yarar yer, bir kaybın hemen ardı — okur nefes alırken karakter hazmediyor olur ve iki iş aynı anda görülür.

Ritmi ölçmenin somut yolu

On dakikalık bir iş ve neredeyse her taslakta bir şey buluyor.

Sahnelerini sırayla listele. Her birinin yanına iki sayı yaz: uzunluğu ve yoğunluğu. Yoğunluk için sıfırdan ona kadar bir sayı yeter.

Sonra yoğunluk sayılarını bir çizgiye dök.

Üç şey ararsın.

Düz bölge. Art arda aynı yoğunlukta beş sahne. Burada okur ölçek kaybediyor.

Tek yönlü tırmanış. Hiç inmeden yükselen bir çizgi. Zirveye vardığında yükseklik hissedilmiyor.

Testere dişi. Sürekli inip çıkan ve hiçbir yere varmayan bir çizgi. Ritim var, yön yok.

İyi bir ritim çizgisi genelde şuna benzer: küçük dalgalar, giderek büyüyen genlik ve sona doğru en derin iniş ile en yüksek çıkışın yan yana gelmesi.

Biçime göre tempo

Tempo beklentisi biçime ve tüketim koşuluna göre değişiyor.

Sinemada izleyici duramaz ve geri saramaz; bu yüzden yavaş bölümler kısa tutulur.

Romanda okur kendi hızını ayarlar ve kitabı bırakıp dönebilir; en geniş yavaşlık alanı burada.

Dizide bölüm sonları tempo yükseltir ve bölüm başları düşürür; ritim bölüm sınırlarına göre kurulur.

Oyunda tempoyu büyük ölçüde oyuncu belirler ve tasarımcının yapabileceği şey, hızlanma ile yavaşlama alanlarını hazırlamaktır.

Sesli biçimlerde dinleyici geri saramadığı için yavaş bölümler daha da kısalır ve tekrar daha çok kullanılır.

Örneklerden okuma

Önce yüksek temponun ritimle birlikte kullanıldığı iki filme bakalım.

Şimdi yavaşlığın taşıdığı üç esere bakalım.

Şimdi ritim tasarımının açıkça görüldüğü iki işe bakalım.

Son olarak tempo kararının kurmaca dışında nasıl verildiğine üç örnekten bakalım.

Usta katmanı

Şimdi üç ince noktaya bakalım.

Birincisi, tempo cümle düzeyinde de kurulur ve bu en ince ayar. Uzun bir paragrafın sonunda gelen üç kelimelik bir cümle, hiçbir olay değişmeden tempoyu yükseltir. Sesli okuyarak yazan yazarların bu ayarı daha iyi kullanması tesadüf değil; seksenci derste sesli okuma revizyonuna ayrıca geleceğiz.

İkincisi, ritmin en zor yeri son çeyrek. Metin doruğa doğru giderken yavaşlamak yanlış gelir ve yazar hızlanmayı sürdürür; sonuç, doruğun düz bir zeminde olması. En işe yarar hamle, doruktan hemen önce metnin en sessiz bölümünü koymak. Zıtlık, doruğu kendi başına yükseltiyor.

Üçüncüsü, bir üretim notu. Kurgu ve redaksiyonda tempo tartışması neredeyse her zaman "kısaltalım" ile başlar. Kısaltmak temposuz bir metni temposuz ve kısa hâle getirir. Doğru soru şu: nerede yavaşlıyor değil, nerede aynı kalıyor? Ritim çizgisi çizilmeden yapılan kısaltmalar, çoğu zaman en çok ihtiyaç duyulan yavaş bölümü götürüyor.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışÇok yaygın bir kanı şu: okur sıkılıyorsa metin yavaştır ve hızlandırmak gerekir.
Doğrusu

Sıkılmanın iki ayrı sebebi var ve çözümleri zıt. Metin gerçekten yavaşsa hızlandırılır. Metin hep aynı hızdaysa, bazı yerleri daha da yavaşlatmak gerekir. İkinciyi birinci sanmak, en yaygın ve en pahalı revizyon hatası.

Yaygın yanlışİkinci yaygın yanlış: kısa cümle her zaman tempoyu yükseltir.
Doğrusu

Kısa cümleler bir metnin varsayılan ritmiyse tempoyu yükseltmez, düzleştirir. Yükselten şey uzunluk değil, uzunluk değişimi. Baştan sona kısa cümlelerle yazılmış bir metinde hızlanmak için uzun bir cümle gerekiyor.

Yaygın yanlışÜçüncüsü: yavaş bölümler okuru kaçırır, o yüzden en aza indirilmeli.
Doğrusu

Okuru kaçıran şey yavaşlık değil, boşluk. Değer değişimi taşıyan yavaş bir sahne okuru kaçırmaz; hiçbir şeyin değişmediği hızlı bir sahne kaçırır. Kırk sekizinci derste kurduğumuz ölçü burada tempo tartışmasının da ölçüsü.

Uygulama — kendin dene

Birinci adım. Sahnelerini sırayla listele ve her birine bir yoğunluk sayısı ver — sıfırdan ona.

İkinci adım. Sayıları bir çizgiye dök. Kabaca çiz; ölçek önemli değil.

Üçüncü adım. Üç arızayı ara. Beş sahne aynı yoğunlukta mı? Çizgi hiç inmeden mi yükseliyor? Sürekli inip çıkıp bir yere varmıyor mu?

Dördüncü adım. Bir düz bölge bulduysan orada iki şey dene. Bir sahneyi kısalt ve bir sahneyi uzat — kısalttığında hızlandıranlar listesinden, uzattığında yavaşlatanlar listesinden yararlan.

Beşinci adım. Doruğundan hemen önceki sahneye bak. Yoğunluğu yüksekse düşürmeyi dene: sessiz, kısa, olaysız bir sahne koy ve doruğu yeniden oku.

Son kontrol. En yüksek yoğunluktaki sahnenin hemen öncesindeki ve sonrasındaki sayılara bak. İkisi de yüksekse doruğun bir tepe değil, bir plato üstünde duruyor demektir.

Kilit özet

Birincisi: tempo bir bölümün hızıdır, ritim tempo değişimlerinin düzenidir; "temposu düşük" şikâyeti çoğu zaman ikinciye işaret eder.

İkincisi: hızlandıran altı şey — kısa cümle, yaklaşan zaman sınırı, kesinti, hızlı eylem-tepki, az açıklama, sert geçiş; yavaşlatan altı şey — duyusal ayrıntı, iç düşünce, uzun cümle, betimleme, sessizlik, sonuçların sindirilmesi.

Üçüncüsü: sürekli yüksek tempo olayların ağırlığını azaltır, çünkü karşılaştırma zemini kalmaz ve bağ kuracak zaman yok olur.

Dördüncüsü: ritim baskı, boşalma ve yeniden baskıdan kurulur; boşalma bir kayıp değil, bir sonraki baskının yüksekliğini ölçen şeydir.

Beşincisi: okuru kaçıran şey yavaşlık değil boşluktur — değer değişimi taşıyan yavaş sahne tutar, hiçbir şeyin değişmediği hızlı sahne kaçırır.

Sonraki derse köprü

Zamanın üç eksenini ve hızını konuştuk. Şimdi bu bölümün merkezine geliyoruz.

Sıradaki derste dört ayrı etkiyi birbirinden ayıracağız: merak, gizem, gerilim ve sürpriz. Dördü de sık sık birbirinin yerine kullanılıyor ve dördü de bambaşka bir bilgi düzeninden doğuyor. Kaynağımızın masa altındaki bomba örneğiyle çalışacağız: aynı bomba, kimin ne bildiğine göre dört ayrı duygu üretiyor.


Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Görsel an — açılışta iki metnin yoğunluk çizgisi: biri düz ve yüksek, diğeri dalgalı.

Görsel an — nefes benzetmesinde: düzenli bir dalga, sonra düzensiz ama yükselen bir dalga.

Görsel an — iki listenin karşılıklı iki sütun olarak belirmesi; hızlandıranlar solda, yavaşlatanlar sağda.

Görsel an — ritim bölümünde: baskı, boşalma ve yeniden baskının üç kademeli çizilmesi ve ikinci baskının birinciden yüksek olması.

Görsel an — ölçüm bölümünde: üç arızalı çizgi tipinin yan yana gösterilmesi.

Motif — ders boyunca dönen yoğunluk çizgisi; her bölümde biraz daha şekilleniyor.

Ritim — açılışta iki metin arasında bir saniye, "ritim vardı" cümlesinden sonra iki saniye. İki listenin maddeleri arasında yarımşar saniye. Üç hareketin her biri arasında birer saniye. Kilit özetin beş cümlesi arasında birer saniye boşluk.