Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Birincisi: anlamak ile yapabilmek arasında üretim vardır; izlemek tek başına hiçbir zaman yetmez.
İkincisi: geri çağırma bilgiyi getirtir, tekrar okumak ise sadece tanıtır; tanımak kolaydır ve seni yanıltır.
Üçüncüsü: dört adımın sırası keyfi değildir, her adım bir öncekinin ürettiği malzemeyle çalışır.
Dördüncüsü: revizyonun sırası yapı, sahne, dildir; tersten yapmak en yaygın zaman kaybıdır.
Beşincisi: kötü yazmayı kabul etmek üretkenliğin şartıdır, çünkü kötü taslak düzeltilebilir, olmayan taslak düzeltilemez.
Açılış sahnesi
Bir deney düşün. İki gruba aynı metin veriliyor.
Birinci gruba diyorlar ki: bu metni dört kez oku. Okuyorlar. Metni kapattıklarında hepsi kendinden emin; her şeyi biliyorlar, hiçbir yerde takılmadılar.
İkinci gruba diyorlar ki: bir kez oku, sonra kapat ve hatırladıklarını yaz. Sonra tekrar oku, tekrar kapat, tekrar yaz. Bu grup boyunca zorlanıyor. Yazarken boşluklar kalıyor, kendilerini yetersiz hissediyorlar.
Bir hafta sonra ikisine de sınav yapılıyor.
İkinci grup daha iyi hatırlıyor. Üstelik arayı açarak.
İşin can sıkıcı tarafı şu: birinci grup sınava girmeden önce kendini daha hazır sanıyordu. Yani kolay gelen çalışma, aynı zamanda seni yanılttı.
Öğrenmenin en güvenilir işareti rahatlık değil, zorlanmadır.
Bu ders, o zorlanmayı nereye koyacağını gösteriyor.
Bu derste ne olacak
Önce bu kursun dört adımlık çalışma döngüsünü kuracağız: izle, uygula, geri çağır, revize et. Sonra bu dördünün neden bu sırada olduğuna bakacağız; sıra değişince döngü çalışmıyor. Ardından yedi filmden çalışmanın, tekrarın ve geri bildirimin gerçek işlerde nasıl göründüğüne bakacağız. Sonunda kendi haftalık takvimini kuracaksın. Ders bittiğinde, önündeki yirmi bir bölümü nasıl çalışacağını yazılı bir plan olarak elinde tutuyor olacaksın.
Sıfır noktası
Spor salonuna gidip ağırlıkları izlemek seni güçlendirmez. Bunu herkes bilir.
Ama garip bir şekilde, aynı şeyi öğrenmede yaparız. Video izleriz, kafa sallarız, "anladım" deriz ve o bilgiyi hiç kaldırmadan salondan çıkarız.
Anlamak ile yapabilmek arasında bir uçurum var ve bu uçurumun adı üretimdir. Bir kavramı anladığın an, onu kullanabildiğin an değildir. Arada mutlaka senin bir şey ürettiğin ve o üretimin bir yerinin tutmadığı bir aşama olmak zorunda.
Şimdi benzetmenin kırıldığı yeri söyleyeyim. Ağırlıkta ilerleme sayılarla ölçülür; bugün kaç kilo kaldırdığını bilirsin. Hikâyede böyle bir sayı yok. Bu yüzden bu kursta ölçüm için başka bir şey kullanacağız: kendi eski metnin. Altıncı derste yazacağın üç yüz kelime, kurs boyunca senin kilo taşın olacak.
Mekanizma
Dört adım
Birinci adım: izle. Dersi bir kez, durmadan izle ya da oku. Not alma. Amaç bütünü görmek; ayrıntıyı kaçırman sorun değil, akışı kaçırman sorun.
İkinci adım: uygula. Dersin sonundaki görevi aynı gün yap. Aynı gün, çünkü kavram henüz taze ve zorlandığın yeri hâlâ bulabilirsin. Bir hafta beklersen görevi yaparsın ama neyi denediğini unutmuş olursun.
Üçüncü adım: geri çağır. Ertesi gün, derse hiç bakmadan üç soruyu cevapla: bu ders neyi söylüyordu, hangi örneği hatırlıyorum, kendi işimde nerede kullanacağım. Yazarak yap; kafadan yaparsan beynin boşlukları kendiliğinden doldurur ve bildiğini sanırsın.
Dördüncü adım: revize et. Haftanın sonunda o hafta ürettiğin metinlerden birini seç ve tek bir şeyi düzelt. Hepsini değil, tek bir şeyi. Neyi düzelttiğini bir cümleyle not et.
Sıra neden bu
Bu dördü yer değiştiremez ve sebebi öğrenme sırasıdır.
Uygulama izlemeden önce gelirse, yapacağın şeyin ne olduğunu bilmezsin ve alışkanlıklarınla yaparsın. Geri çağırma uygulamadan önce gelirse, geri çağıracağın bir deneyim yoktur; sadece cümleleri ezberlersin. Revizyon geri çağırmadan önce gelirse, metnine bakarken hangi ölçüte göre bakacağını bilmezsin ve sadece kelimeleri değiştirirsin.
Her adım bir öncekinin ürettiği malzemeyle çalışıyor. Zinciri kırdığında sonraki adım boşa döner.
Üçüncü adım neden atlanıyor
Dört adımdan üçü herkesin bildiği şeyler. Atlanan hep üçüncüsü.
Sebebi şu: geri çağırma hoş değil. Bir şeyi hatırlayamadığını fark etmek rahatsız edici ve beynin bundan kaçınmak için sana çok makul bir teklif sunuyor — "dersi bir kez daha izleyeyim, sonra yazarım". O bir kez daha izleme, kendini iyi hissettirir ve hiçbir işe yaramaz.
Bunu aşmanın tek yolu, geri çağırmayı bir performans değil bir ölçüm olarak görmek. Hatırlayamadığın şey senin eksiğin değil; bir sonraki adımda nereye bakacağının adresi.
Haftada ne kadar
Kaynak şunu öneriyor: haftada en az iki saat üretim. Bunu dört parçaya böl.
Kırk beş dakika izleme, kırk beş dakika uygulama, on beş dakika geri çağırma, on beş dakika revizyon. Toplam iki saat.
Bu dağılımda dikkatini çekmek istediğim şey şu: izlemeye ayrılan süre, toplamın ancak üçte biri. Çoğu insanda bu oran tersine döner ve öğrenme durur.
Örneklerden okuma
Önce çalışmanın kendisini konu edinen üç işe bakalım.
Şimdi geri bildirimin nasıl alındığına dair üç örnek. Bu, dersin en ihmal edilen kısmı.
Son olarak, sürecin kendisini biçime çeviren bir işe bakalım.
Usta katmanı
Şimdi döngüyü biraz zorlayalım.
Birincisi, geri çağırmanın gücü aralıklarda saklı. Aynı gün geri çağırmak neredeyse hiçbir şey yapmaz, çünkü bilgi hâlâ kısa süreli hafızada duruyor ve getirmek kolay. Bir gün, sonra bir hafta, sonra bir ay aralıklarla geri çağırmak ise etkiyi katlar. Bu kursta bunu şöyle uygulayacağız: her bölüm sonunda o bölümü, her dört bölümde bir de önceki dördünü geri çağıracaksın.
İkincisi, revizyonun bir sırası var ve tersten yapmak en yaygın zaman kaybıdır. Önce yapı, sonra sahne, en son dil. Cümleleri güzelleştirdikten sonra o sahneyi tamamen atman gerektiğini fark etmek, harcanmış üç saat demektir. Yirmi ikinci bölümde bu sıraya ayrıntısıyla döneceğiz.
Üçüncüsü, bir meslek notu. Profesyoneller "ilham geldiğinde" yazmaz; belirli saatlerde yazar ve o saatlerin çoğunda kötü yazar. Kötü yazmayı kabul etmek, üretkenliğin gizli şartıdır. Kötü bir taslak düzeltilebilir; olmayan bir taslak düzeltilemez.
Dördüncüsü, bir sınır durumu. Bu döngü tek başına çalışırken bir yerde tıkanır: kendi metnindeki sorunu göremediğin yerde. Orada dışarıdan bir göz zorunlu hâle gelir. Kimseyi bulamıyorsan en yakın ikame, metni sesli okumak ve iki hafta bekletip yeniden okumaktır. İkisi de aynı işi yapar: metni sana yabancılaştırır.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışÇok yaygın bir kanı şu: not almak öğrenmeyi sağlar.
Bu mantıklı görünüyor, çünkü not alırken meşgulsün ve meşguliyet öğrenme gibi hissettiriyor. Ama çoğu not alma biçimi kopyalamadır ve kopyalama sırasında bilgi elinden geçer, kafandan geçmez. Notun işe yaraması için tek bir şart var: kaynağa bakmadan, kendi cümlelerinle yazılmış olması. Bu zaten geri çağırmanın kendisidir.
Yaygın yanlışİkinci yaygın yanlış: bir dersi tam anlamadan sonrakine geçilmez.
Bu inanç çok sayıda insanı üçüncü derste durdurur. Oysa bu kurs spiral kuruludur; her kavram ileride en az iki kez daha, daha derinden dönecek. Yüzde yetmiş anladıysan devam et. Eksik kalan yüzde otuzun büyük kısmı, ilerideki bir örnekle kendiliğinden kapanacak.
Yaygın yanlışÜçüncüsü: uygulamaları biriktirip sonra topluca yapmak.
Kulağa verimli geliyor ve tam tersi çalışıyor. Uygulamanın değeri, kavramla arasındaki mesafenin kısalığından gelir; iki hafta sonra yapılan uygulama artık bir alıştırma değil, bir hatırlama testi. Bir uygulamayı yapamayacaksan atla ve devam et; birikmiş sekiz uygulama, kursu bırakmanın en yaygın sebebidir.
Uygulama — kendin dene
Önümüzdeki hafta için dört randevu oluştur. Birincisi kırk beş dakikalık izleme. İkincisi kırk beş dakikalık uygulama, izlemeden en fazla bir gün sonra. Üçüncüsü on beş dakikalık geri çağırma, uygulamadan bir gün sonra. Dördüncüsü on beş dakikalık revizyon, haftanın son günü.
Her randevuya bir yer yaz. Masa, kafe, mutfak; fark etmez ama yaz. Yeri belirsiz olan randevu, yapılmayan randevudur.
Şimdi tek bir soruya cevap ver ve cevabı takvime not düş: bu dört randevudan hangisi ilk iptal ettiğin olacak? Dürüst ol. Muhtemelen üçüncüsü, çünkü en az somut görünen o. O randevunun süresini beş dakikaya indir ve yerini değiştir; iptal edilmesi zor bir yere koy, mesela her sabah aynı fincanın yanına.
Kilit özet
Birincisi: anlamak ile yapabilmek arasında üretim vardır; izlemek tek başına hiçbir zaman yetmez.
İkincisi: geri çağırma bilgiyi getirtir, tekrar okumak ise sadece tanıtır; tanımak kolaydır ve seni yanıltır.
Üçüncüsü: dört adımın sırası keyfi değildir, her adım bir öncekinin ürettiği malzemeyle çalışır.
Dördüncüsü: revizyonun sırası yapı, sahne, dildir; tersten yapmak en yaygın zaman kaybıdır.
Beşincisi: kötü yazmayı kabul etmek üretkenliğin şartıdır, çünkü kötü taslak düzeltilebilir, olmayan taslak düzeltilemez.
Sonraki derse köprü
Elinde bir vaka ve bir takvim var. Bir şey eksik: bugün nerede olduğun.
Sıradaki ders bu bölümün son dersi ve tek bir iş yapacak. Üç yüz kelimelik bir hikâye yazacaksın. Kimse okumayacak, puan verilmeyecek, iyi olması gerekmiyor. Tek işlevi şu: yirmi iki bölüm sonra aynı metne geri döneceğiz ve aradaki farkı sen ölçeceksin. Öğrendiğini kanıtlamanın en dürüst yolu, kendi eski işine bakabilmektir.