Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Birincisi: model on iki aşamayı üç harekette toplar — ayrılma, sınanma, dönüş; ezberlenecek şey aşamalar değil bu üç hareket.
İkincisi: eşik, dönüm noktasından farklıdır — dönüm noktası yön değiştirir, eşik kural değiştirir.
Üçüncüsü: model seçici bir karşılaştırmalı yorumdur; "bilimsel olarak kanıtlanmış evrensel formül" değildir ve hiçbir anlatının kötü olacağını öngörmez.
Dördüncüsü: kültürel sınırı vardır — topluluk merkezli, döngüsel, tekrarla biriken ve açık uçlu gelenekler bu şablona sokulduğunda bozulur.
Beşincisi: tanı aracı olarak kullan, üretim şablonu olarak kullanma; eksik kutuyu doldurmak için sahne üretme.
Açılış sahnesi
Bir geliştirme notu okuyorum.
"Senaryoda çağrının reddi yok. Ekleyelim."
Yazar ekliyor. Karakter, gitmesi gereken yere gitmeyi bir sahne boyunca reddediyor, sonra gidiyor.
Sahne ölü. Çünkü karakterin reddetmek için bir sebebi yok; sadece bir listede o kutu boştu.
Buradaki hata modeli kullanmak değil. Hata, bir tarifi bir reçete sanmak.
Kahramanın yolculuğu, çok sayıda anlatıya bakıp ortak bir ritim çıkaran bir tarif. Tarif, "bu ritmi kur" demez. "Bu ritim şurada görülmüş" der.
Bir model neyin olduğunu anlatıyorsa tanı aracıdır. Neyin olması gerektiğini söylüyorsa şablondur. Aynı model, kullanana göre ikisi de olabilir.
Bu ders modeli baştan sona öğretiyor ve sınırlarını da aynı ciddiyetle söylüyor.
Bu derste ne olacak
Önce on iki aşamayı tek tek açacağız ve üç harekete ayıracağız. Sonra modelin gerçekte ne ölçtüğünü konuşacağız: olay sırasını değil, dönüşüm ritmini. Ardından kaynağına bakacağız — kim, ne zaman, hangi yöntemle çıkardı ve bu yöntemin bilinen zayıflığı ne. Sonra üç sınır çizeceğiz: kültürel, biçimsel ve üretimle ilgili olan. Son olarak modeli nasıl kullanacağımızı söyleyeceğiz. On üç örnekten destandan filme, masaldan yapım dosyasına bunları izleyeceğiz.
Sıfır noktası
Bir harita ile bir arazi düşün.
Harita araziyi tarif eder. Arazi haritaya uymak zorunda değildir; uymadığında yanlış olan arazi değil, haritadır.
Buraya kadar tanıdık. Şimdi asıl mesele.
Şimdi benzetmenin kırıldığı yeri söyleyeyim. Coğrafyada haritanın yanlışlığı ölçülebilir: gidersin, bakarsın, düzeltirsin. Anlatı modellerinde böyle bir ölçüm yok. Model yeterince esnek tanımlandığında her anlatıya uydurulabilir ve hiçbir zaman çürütülemez. Otuz yedinci dersteki soru burada bir kez daha işe yarıyor: bu model, hangi anlatının kötü olacağını önceden söyleyebiliyor mu? Söyleyemiyorsa elimizde bir tahmin aracı değil, bir okuma çerçevesi var. Okuma çerçeveleri yararlıdır — ama başka türlü yararlıdır.
Mekanizma
On iki aşama
Aşamalar şunlar: sıradan dünya, çağrı, çağrının reddi, rehberle karşılaşma, eşiği geçme, sınavlar ve müttefikler, en derin mağara, büyük sınav, ödül, dönüş yolu, yeniden doğuş ve iksirle dönüş.
On iki kutuyu ezberlemek işe yaramaz. Üç harekete ayırmak yarar.
Birinci hareket — ayrılma. Sıradan dünyadan çağrıya, çağrıdan eşiğe. Buradaki asıl bilgi şu: karakter bir dünyada yeterlidir ve o yeterlilik bir yerde son bulur.
İkinci hareket — sınanma. Eşikten en derin mağaraya, oradan büyük sınava ve ödüle. Karakter yeni dünyanın kurallarını öğrenir, en çok kaçındığı şeyle karşılaşır ve bir şey elde eder.
Üçüncü hareket — dönüş. Dönüş yolu, yeniden doğuş ve iksirle dönüş. Karakter geri döner ama aynı kişi olarak değil ve elinde topluluğa ait bir şey vardır.
Üç harekete indirildiğinde model, üç perdenin bir başka anlatımı gibi görünür. Aradaki asıl fark şurada: üç perde olayları izler, kahramanın yolculuğu karakterin iç dönüşümünü izler.
Eşik
Bu, otuz sekizinci dersteki dönüm noktasının aynısı değil. Dönüm noktası yön değiştirir; eşik kural değiştirir.
Pratik ayrım şu: dönüm noktasından sonra karakter aynı yöntemleri farklı bir hedef için kullanır. Eşikten sonra eski yöntemleri kullanamaz, çünkü burada işlemiyorlar.
Modelin en kullanışlı katkısı belki de bu ayrım.
Model ne ölçüyor
Modelin gücü olay sırasını vermesi değil, dönüşüm ritmini göstermesi. Yani şunu söylüyor: bir kişinin değişmesi tek bir kararla olmaz; bir ayrılma, bir sınanma ve bir dönüş gerektirir.
Bu gözlem, dönüşüm anlatan işlerde gerçekten iş görüyor. Karakterin değiştiğini söylemekle değiştiğini göstermek arasındaki fark, çoğu zaman bu üç hareketin eksiksiz kurulmuş olmasıdır.
Kaynağı hakkında
Sınır bir: kültürel
Modelin taşıdığı varsayımlar var ve bu varsayımlar evrensel değil.
Model bireyi merkeze alır. Değişimi doğrusal kabul eder. Çatışmayı yenilmesi gereken bir engel olarak kurar. Ve tek bir doruk bekler.
Oysa anlatı gelenekleri arasında şunlar da var.
Birey yerine topluluğu merkeze alan anlatılar.
Doğrusal ilerleme yerine döngüsel zaman kullananlar.
Tek bir doruk yerine tekrar ve birikimle etki kuranlar.
Çatışmayı düşman olarak değil, dengenin bozulup yeniden kurulması olarak düşünenler.
İnsanı doğadan ayrı bir özne değil, bir ilişkiler ağının parçası olarak ele alanlar.
Tek ve kapalı bir sonuç yerine dinleyicinin yorumuna açık bir bilgelik taşıyanlar.
Bu listedeki her madde, kahramanın yolculuğu şablonuna sokulduğunda bozulur. Bozulan şey de anlatı olur, model değil.
Sınır iki: biçimsel
Model dönüşüm anlatan, tek merkezli ve tek oturumda tüketilen işlerde rahat çalışır.
Şu biçimlerde zorlanır ya da hiç çalışmaz: gündelik hayat anlatıları, hiçbir karakterin değişmediği işler, çok merkezli topluluk anlatıları, hiciv, mozaik yapılar, döngüsel anlatılar ve bilinçli olarak çözümsüz bırakılan metinler.
Bu bir eksiklik listesi değil, bir kapsam listesi. Her aletin bir kapsamı var.
Sınır üç: üretim
Bu, en az konuşulan ve en çok görülen sınır.
Model senaryo geliştirme süreçlerine bir ortak dil olarak girdi ve orada bir denetim listesine dönüştü. Bir yapım dosyasında aşamaların işaretlenmesi istendiğinde, yazar aşamaları doldurmak için sahne üretir. Sonuç, açılıştaki gibi boş kutulardır.
Ve daha büyük sonuç şu: aynı modele göre denetlenen yüzlerce iş, kaçınılmaz olarak birbirine benzer. Son otuz yılda çok sayıda büyük bütçeli anlatının aynı ritmi taşımasının sebebi ortak bir insan doğası değil, ortak bir geliştirme prosedürü.
Nasıl kullanılır
Kural tek cümle: tanı aracı olarak kullan, üretim şablonu olarak kullanma.
Somut hâli şu. Model, yazmadan önce değil, taslak bittikten sonra açılır. Metnini okur ve sorarsın: burada bir eşik var mı? En derin mağaraya karşılık gelen bir sahne var mı? Dönüşten sonra topluluğa dönen bir şey var mı?
Bulamadıklarını otomatik olarak eklemezsin. Önce sorarsın: bu anlatı bir dönüşüm anlatısı mı? Değilse eksik olan bir şey yok.
Örneklerden okuma
Önce modelin dayandığı ve tam uyduğu üç işe bakalım.
Şimdi modelin kısmen uyduğu ve kısmen uymadığı iki işe bakalım.
Şimdi modelin uymadığı beş işe bakalım. Bunlar kusurlu değil; başka bir şey yapıyorlar.
Son olarak modelin üretim tarafındaki hâline üç örnekten bakalım.
Usta katmanı
Şimdi üç ince noktaya bakalım.
Birincisi, modelin en işe yarar tek parçası rehber figürü değil, en derin mağaradır. Karakterin en çok kaçındığı şeyle karşılaştığı o sahne, diğer bütün aşamalar olmadan da tek başına çalışır. Bir taslakta tek bir şey arayacaksan onu ara: karakterin gitmek istemediği yere gittiği sahne var mı?
İkincisi, modelin cinsiyet varsayımları tartışılmıştır ve tartışma sürüyor. Aşamaların bir kısmı, kahramanı erkek ve etrafındaki kadın figürleri işlev olarak konumlandıran bir çerçeveden gelir. Bunu bilmek, aşamaları kullanırken hangi kısmın gözlem hangi kısmın dönemin varsayımı olduğunu ayırmayı sağlar.
Üçüncüsü, bir üretim notu. Bu modelin dilini bilmek zorundasın, çünkü sektörde konuşulan dil bu. "Burada çağrının reddi eksik" notunu aldığında yapılacak şey, kutuyu doldurmak değil, notun altındaki asıl soruyu bulmak: okur karakterin bu işe neden girdiğini anlamıyor. Bu soru üzerinde çalışılabilir ve çözümü bir ret sahnesi olmak zorunda değil.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışÇok yaygın bir kanı şu: bütün mitler aynı hikâyeyi anlatır ve bu bilimsel olarak gösterilmiştir.
Gösterilmemiştir. Ortada bir karşılaştırmalı yorum var ve o yorumun yöntemi, kalıba uyan örnekleri seçip uymayanları dışarıda bırakmak. Benzerlik iddiası, tanım yeterince geniş tutulduğunda her zaman doğrulanır — ve her zaman doğrulanan bir iddia, hiçbir şeyi öngörmez.
Yaygın yanlışİkinci yaygın yanlış: modele uymayan hikâye zayıftır.
Model, dönüşüm anlatan tekil kahraman hikâyelerini tarif eder. Gündelik hayat anlatısı, hiciv, topluluk anlatısı ve döngüsel biçimler ona uymaz ve uymamaları bir kusur değildir. Ölçünün kapsamı dışındaki bir şeyi o ölçüyle değerlendirmek, bir sıcaklığı metreyle ölçmeye benzer.
Yaygın yanlışÜçüncüsü: aşamalar sırayla gelmelidir.
Modeli çıkaran çalışmanın kendisinde bile aşamaların sırası değişir, bazıları hiç bulunmaz. Sırayı bir zorunluluk sanmak, modeli en katı ve en verimsiz hâliyle kullanmak demek.
Uygulama — kendin dene
Birinci adım. Tek bir soruyla başla: bu bir dönüşüm anlatısı mı? Yani karakterin sonunda başındakinden farklı bir kişi olması, anlatının konusu mu? Cevap hayırsa bu ders senin için bir tanı dersi değil, bir sınır dersi — dördüncü adıma geç.
İkinci adım. Üç hareketi işaretle. Ayrılma nerede, sınanma nerede, dönüş nerede? Üçünden biri yoksa not al.
Üçüncü adım. Eşiği bul. Karakterin eski yöntemlerinin işlemez hâle geldiği anı işaretle. Böyle bir an yoksa, ikinci hareket muhtemelen ilkinin devamı olarak yazılmış demektir.
Dördüncü adım. Sınır kontrolü yap. Anlatın şu altı maddeden birine mi yakın: topluluk merkezli, döngüsel, tekrarla biriken, denge odaklı, ilişkiler ağına dayalı, açık uçlu? Yakınsa modeli kapat ve o geleneğin kendi ölçüsünü aramaya başla.
Beşinci adım. Eksik bulduğun her aşama için tek soru sor: bu aşama eksik olduğu için okur bir şey anlamıyor mu, yoksa sadece kutu mu boş? Sadece kutu boşsa dokunma.
Son kontrol. En derin mağarayı ara. Karakterin gitmek istemediği yere gittiği sahne var mı? Yoksa, eklemeye değer tek şey muhtemelen o.
Kilit özet
Birincisi: model on iki aşamayı üç harekette toplar — ayrılma, sınanma, dönüş; ezberlenecek şey aşamalar değil bu üç hareket.
İkincisi: eşik, dönüm noktasından farklıdır — dönüm noktası yön değiştirir, eşik kural değiştirir.
Üçüncüsü: model seçici bir karşılaştırmalı yorumdur; "bilimsel olarak kanıtlanmış evrensel formül" değildir ve hiçbir anlatının kötü olacağını öngörmez.
Dördüncüsü: kültürel sınırı vardır — topluluk merkezli, döngüsel, tekrarla biriken ve açık uçlu gelenekler bu şablona sokulduğunda bozulur.
Beşincisi: tanı aracı olarak kullan, üretim şablonu olarak kullanma; eksik kutuyu doldurmak için sahne üretme.
Sonraki derse köprü
Üç model gördük ve üçü de aynı yerde susuyor: ortada ne olacağı.
Sıradaki derste tam olarak oraya giriyoruz. Sekans yaklaşımı, uzun bir anlatıyı her birinin kendi küçük amacı ve kendi geçici sonucu olan parçalara bölüyor. Orta bölüm sorununun en pratik çözümü bu ve kaynağımızın kendi örneğiyle çalışacağız: Ada'nın kuyusu, sekans sekans.