İçeriğe geç

Ders 26 · Bölüm 5

Dış amaç ve iç ihtiyaç

Karakterin istediği ile ihtiyacı olanı bağlar.

1.953 kelime · 12 örnek · yaklaşık 13 dakika okuma · hedef video 8 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Birincisi: dış amaç karakterin istediği, iç ihtiyaç olması gerekendir; ilki hikâyeyi yürütür, ikincisi derinleştirir.

İkincisi: ikisi arasındaki ilişki üç biçimde kurulur — çakışma sade anlatı, çatışma dengeli anlatı, karşıtlık trajedi üretir.

Üçüncüsü: iç ihtiyaç doğrudan yazılamaz; tekrarlanan davranış, ayna karakter, reddedilen teklif ya da küçük bir çatlakla gösterilir.

Dördüncüsü: iyi kurulmuş doruk, karakteri tek seçimle iki soruyu birden cevaplamak zorunda bırakır.

Beşincisi: iç ihtiyaç bir ders değil bir eksikliktir; karşılanması zorunlu değildir ama okurun karşılanmadığını fark etmesi zorunludur.

Açılış sahnesi

Bir adam terfi için iki yıl çalışıyor. Hafta sonları da geliyor, hiç izin kullanmıyor, herkesten çok kalıyor.

Terfiyi alıyor.

Ertesi sabah masasına oturuyor ve bir şey hissetmiyor.

Bu sahne tanıdık geliyor, çünkü hepimiz bir biçimde yaşadık. İstediğin şeyi aldın ve eksik olan kapanmadı.

Sebebi şu: istediğin şey ile eksik olan şey aynı değildi.

Adam terfi istiyordu. İhtiyacı olan şey ise babasının onu bir kez olsun yeterli bulmasıydı — ve terfi bunu vermez, veremez.

Karakterin istediği şey hikâyeyi yürütür. İhtiyacı olan şey hikâyeyi derinleştirir. İkisi aynı olduğunda anlatı düzleşir.

Bu ders o iki katmanı ayırmayı ve birbirine bağlamayı öğretiyor.

Bu derste ne olacak

Önce iki kavramı ayıracağız ve neden ikisinin de gerektiğini göreceğiz. Sonra aralarındaki üç olası ilişkiyi açacağız — çakışma, çatışma ve karşıtlık — ve her birinin hangi tür anlatı ürettiğini göstereceğim. Ardından iç ihtiyacın nasıl yazılacağına bakacağız; bu, karakter yazımının en çok bozulan kısmı. On iki örnekten romandan tiyatroya, animasyondan oyuna ve gerçek hikâyelere kadar bunu izleyeceğiz. Ders bittiğinde kendi karakterin için iki katmanı ayrı ayrı yazabiliyor ve doruğu ikisini birden sınayacak biçimde kurabiliyor olacaksın.

Sıfır noktası

Bir doktora gittiğini düşün. "Başım ağrıyor, ağrı kesici istiyorum" diyorsun.

İyi bir doktor sana hemen ağrı kesici vermez. Sorar: ne zamandır, ne sıklıkta, ne zaman artıyor.

Sen bir talep getirdin. Doktor bir ihtiyaç arıyor.

İkisi bazen aynıdır — gerçekten baş ağrındır ve geçer. Bazen değildir; ağrı bir başka şeyin belirtisidir ve ağrı kesici onu susturur, çözmez.

Şimdi benzetmenin kırıldığı yeri söyleyeyim. Doktorda ihtiyacı uzman tespit eder ve hastaya söyler. Hikâyede bunu kimse söyleyemez — yazar söylerse mesaj olur, başka bir karakter söylerse öğüt olur. İç ihtiyaç yalnızca olaylar tarafından ortaya çıkarılabilir. Bu, onu yazmayı zorlaştıran ve değerli kılan şey.

Mekanizma

Neden iki katman

Tek katmanlı bir anlatı düşünelim: karakter bir şey ister, engellerle karşılaşır, sonunda alır ya da alamaz.

Bu çalışır. Ama bittiğinde geriye bir soru kalır: peki ne oldu?

İkinci katman o soruyu cevaplar. Karakter kuyuyu kurtardı — evet, ama bu sırada kendisi hakkında bir şey öğrendi mi?

İki katmanın pratik faydası şu: dış amaç sahneleri kurar, iç ihtiyaç sahnelerin sırasını belirler. Hangi sahnenin önce, hangisinin sonra geleceğine iç ihtiyaç karar verir — çünkü o, kademeli olarak açılan şeydir.

Üç olası ilişki

İkisi arasındaki ilişki üç biçimde kurulabilir ve üçü farklı anlatılar üretir.

Çakışma. İstediği şey ile ihtiyacı olan şey aynı yöne bakar. Karakter amacına ulaştığında ihtiyacı da karşılanır. Bu, en sade kurulumdur ve macera, çocuk anlatısı ya da kısa biçimlerde iyi çalışır. Derinliği sınırlıdır çünkü bir gerilim taşımaz.

Çatışma. İstediği şey ile ihtiyacı olan şey farklı yönlere bakar ama birbirini dışlamaz. Karakter amacına ulaşırken yolda ihtiyacını da karşılamak zorunda kalır. En yaygın ve en dengeli kurulum.

Karşıtlık. İstediği şeyi elde etmek, ihtiyacı olan şeyi imkânsız kılar. Karakter seçmek zorundadır ve seçemez. Trajedinin motoru budur ve en zor yazılanıdır.

Ada'nınki çatışmadır: kuyuyu kurtarmak istiyor, kontrolü paylaşmaya ihtiyacı var. Kaçak sondaj yaparsa amacına ulaşır ve ihtiyacından uzaklaşır; kolektif çözüm seçerse tersi. Doruk tam olarak bu kesişme noktasında duruyor.

İç ihtiyacı nasıl yazarsın

Burası en çok bozulan yer, çünkü iç ihtiyaç doğrudan yazılamaz.

Dört yol var.

Bir: tekrarlanan davranış. Karakter aynı hatayı üç kez yapar ve her seferinde biraz farklı bir bedelle. Okur üçüncüde bağlantıyı kurar.

İki: bir başkasının aynası. Yan karakterlerden biri, kahramanın ihtiyacını zaten karşılamış ya da tam tersini yaşıyordur. Karşılaştırma, söylenmeden anlaşılır.

Üç: reddedilen teklif. Birisi karaktere tam ihtiyacı olan şeyi teklif eder ve karakter reddeder. Bu sahne, ihtiyacı hem gösterir hem de karakterin ona direncini kanıtlar.

Dört: küçük bir çatlak. Karakter bir an için savunmasını düşürür — tek bir cümle, tek bir bakış — ve hemen toparlar. Okur o anı görür ve saklar.

Yasak olan tek yol: birinin karaktere "senin asıl sorunun şu" demesi. Bu cümle, iki bölüm boyunca kurduğun her şeyi tek hamlede boşaltır.

Doruk neden ikisini birden sınar

Bir anlatının finali tatmin etmiyorsa sebebi genelde şudur: doruk yalnız dış amacı sınıyordur.

İyi kurulmuş bir doruk, karakteri tek bir seçimle iki soruyu birden cevaplamak zorunda bırakır. Kuyuyu kurtaracak mı, ve kontrolü bırakabilecek mi.

Bu kesişmeyi kurmanın yolu şu: doruktaki seçeneklerden birini dış amaca, diğerini iç ihtiyaca bağla. Karakter hangisini seçerse seçsin bir şey kaybetsin.

Yirmi üçüncü derste gördüğümüz dört final ihtimali, tam olarak bu kesişmeden doğuyor.

Örneklerden okuma

Önce karşıtlık kurulumuna, yani en zor olanına bakalım.

Şimdi çatışma kurulumuna, yani en yaygın olanına bakalım.

Şimdi iç ihtiyacın dört yazma yolunu örneklerde görelim.

Son olarak, iki katmanın kurmaca dışında nasıl çalıştığına üç örnek.

Usta katmanı

Şimdi konuyu zorlayalım.

Birincisi, iç ihtiyaç her karakterde gerekmez ve her karakterde farklı derinlikte olmalıdır. Yan karakterlere de iç ihtiyaç yazmak dengeyi bozar; anlatı kimin hikâyesi olduğunu kaybeder. Pratik kural: iç ihtiyacı yalnız iki kişiye yaz — kahraman ve onunla tematik olarak çarpışan kişi. Diğerleri dış amaçla yeter.

İkincisi, iç ihtiyacın karşılanmaması bir başarısızlık değil. Pek çok güçlü anlatı ihtiyacı açar ve kapatmaz. Şart şu: okur ihtiyacın karşılanmadığını FARK ETMELİ. Fark edilen bir eksiklik anlam üretir; fark edilmeyen eksiklik yalnızca dağınıklık olur. Yaban'da bu bilinçli, zayıf metinlerde ise kaza.

Üçüncüsü, bir meslek notu. Senaryo geliştirmede en sık kullanılan tek soru şudur: "Karakter bu sahnede ne istiyor?" İkinci soru daha az sorulur ve daha çok iş görür: "Ne istediğini sanıyor?" Aradaki fark, iki katmanın sahne ölçeğindeki karşılığı — ve bir sahnenin neden yüzeysel kaldığının en yaygın cevabı.

Dördüncüsü, bir sınır durumu. İç ihtiyacı fazla net kurmak, karakteri bir vaka çalışmasına çevirir. Gerçek insanlarda ihtiyaç tek bir cümleye inmez; birden fazla, birbiriyle çelişen eksiklik taşırız. En canlı karakterler, ihtiyaçları tam olarak adlandırılamayan karakterlerdir. Yazar bilir ama tek cümleye indirmek zorunda değildir.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışÇok yaygın bir kanı şu: iç ihtiyaç, karakterin öğreneceği derstir.
Doğrusu

Bu kalıp, ihtiyacı bir mesaja çevirir ve on dokuzuncu derste gördüğümüz tuzağa düşürür. İhtiyaç bir ders değil, bir eksikliktir ve karşılanması iyileşme anlamına gelmek zorunda değildir. "Güvenmeyi öğrenmeli" bir ders cümlesidir; "kimseye danışmadan karar veriyor" bir eksiklik gözlemidir. İkincisiyle çalışılır.

Yaygın yanlışİkinci yaygın yanlış: iyi bir final, iç ihtiyacın karşılandığı finaldir.
Doğrusu

Çoğu zaman doğru ama zorunlu değil. Karakterin ihtiyacını göremeden bitirdiği anlatılar, okurda çok daha uzun süre kalabilir. Belirleyici olan şey ihtiyacın karşılanıp karşılanmaması değil, doruğun ikisini birden sınayıp sınamaması.

Yaygın yanlışÜçüncüsü: karakter iç ihtiyacını bilmemelidir, yoksa gerilim kalmaz.
Doğrusu

Bilmesi de mümkündür ve bazen daha güçlüdür. Bir karakter neye ihtiyacı olduğunu bilip yine de yapamıyorsa, ortaya çok daha acı verici bir gerilim çıkar. Bilmemek bir seçenek, tek seçenek değil. Asıl kural şu: bilse de bilmese de, bunu kendi ağzından açıklamamalı.

Uygulama — kendin dene

İki satır yaz. Birinci satır dış amaç: karakter bu hikâyede somut olarak ne elde etmeye çalışıyor? İkinci satır iç ihtiyaç: neye ihtiyacı var ama bunu istemiyor ya da fark etmiyor?

Şimdi ilişkiyi belirle. Bu ikisi çakışıyor mu, çatışıyor mu, yoksa birbirini dışlıyor mu? Tek kelimeyle yaz.

Çakışıyorsa dur ve iç ihtiyacı değiştir. Çakışan kurulum çalışır ama derinlik taşımaz; bu bölümde daha zorunu deniyoruz.

Üçüncü kısım. Doruğu tek cümlede yaz ve şu kalıbı kullan: "Karakter, [dış amacına ulaştıracak seçenek] ile [iç ihtiyacına dokunan seçenek] arasında karar vermek zorunda kalır."

Son adım. İç ihtiyacı gösterecek tek bir sahne yaz, en fazla iki yüz kelime. Dört yoldan birini seç: tekrarlanan davranış, ayna karakter, reddedilen teklif ya da küçük çatlak.

Kural: sahnede hiç kimse ihtiyacın adını söylemeyecek. Söylerse baştan yaz.

Kilit özet

Birincisi: dış amaç karakterin istediği, iç ihtiyaç olması gerekendir; ilki hikâyeyi yürütür, ikincisi derinleştirir.

İkincisi: ikisi arasındaki ilişki üç biçimde kurulur — çakışma sade anlatı, çatışma dengeli anlatı, karşıtlık trajedi üretir.

Üçüncüsü: iç ihtiyaç doğrudan yazılamaz; tekrarlanan davranış, ayna karakter, reddedilen teklif ya da küçük bir çatlakla gösterilir.

Dördüncüsü: iyi kurulmuş doruk, karakteri tek seçimle iki soruyu birden cevaplamak zorunda bırakır.

Beşincisi: iç ihtiyaç bir ders değil bir eksikliktir; karşılanması zorunlu değildir ama okurun karşılanmadığını fark etmesi zorunludur.

Sonraki derse köprü

İhtiyacı belirledik. Ama bir soru daha var: bu eksiklik nereden geliyor?

Sıradaki derste davranışın psikolojik neden zincirini kuracağız. Bir karakteri belirli bir yönde iten şey genelde üç katmandır: bir güdü, onun altında bir korku ve en dipte, dünyanın nasıl işlediğine dair yanlış bir inanç. Bu zincir kurulduğunda karakterin her davranışı tahmin edilebilir hâle gelir — senin için; okur için değil. Ve tam da bu, yazarın işini kolaylaştıran şey.


Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Görsel an — açılışta terfi masası; kazanılan şeyin üstünde açık kalan bir boşluk.

Görsel an — doktor benzetmesinde: talep ve ihtiyaç için iki ayrı kutu.

Görsel an — üç ilişkinin üç ok düzeni olarak çizilmesi: aynı yön, açılı, zıt.

Görsel an — dört yazma yolunun dört küçük sahne olarak gösterilmesi.

Görsel an — doruk kesişmesinde: iki yolun kesiştiği tek nokta ve her iki yolda da bir kayıp simgesi.

Motif — ders boyunca dönen "iki katman" fikri; üstte görünen amaç, altta görünmeyen ihtiyaç.

Ritim — açılışta "bir şey hissetmiyor" cümlesinden sonra iki saniye sessizlik. Üç ilişkinin her biri arasında birer saniye. Kilit özetin beş cümlesi arasında birer saniye boşluk.