İçeriğe geç

Ders 116 · Bölüm 17

Transmedya: Parçalamak değil genişletmek

Her mecraya bağımsız değer taşıyan bilgi yerleştirir.

2.035 kelime · 9 örnek · yaklaşık 14 dakika okuma · hedef video 9 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Birincisi: transmedya uyarlama, devam ve tanıtımdan ayrıdır — dünyanın başka bir yerini, o mecranın en iyi yaptığı biçimde göstermektir.

İkincisi: tek pazarlıksız kural bağımsız değerdir — her parça tek başına tam olmalı, hepsi birlikte fazladan bir şey vermeli.

Üçüncüsü: her parça bir giriş kapısıdır; sıra dayatılamaz ve "önce şunu izleyin" uyarısı bir tasarım kusurunun itirafıdır.

Dördüncüsü: tutarlılık her yerde aynı yorum demek değil — çelişki meşrudur, şartı çelişkinin bilinçli olduğunun ekipçe bilinmesidir.

Beşincisi: iki parça dört parçadan çoğu zaman daha iyi çalışır; belirleyici olan sayı değil, her parçanın farklı bir soru sormasıdır.

Açılış sahnesi

Bir proje kuruyorum. Ada'nın hikâyesi dört mecrada.

Birinci kurulum. Filmde hikâyenin ilk yarısı var. İkinci yarısı için diziyi izlemek gerekiyor. Karakterin geçmişini öğrenmek için podcasti dinlemek, finali anlamak için oyunu oynamak gerekiyor.

Bu bir hikâye değil, bir ev ödevi.

Filmi izleyen kişi eksik bir şey izlemiş oluyor ve bunu izlerken hissediyor.

İkinci kurulum. Film Ada'nın köye dönüşünü anlatıyor — baştan sona, kendi başına.

Podcast köyün yaşlılarının su hafızasını taşıyor. Filmi izlemeyen biri de dinleyebiliyor.

İnteraktif harita yılların su seviyelerini ve belgeleri gösteriyor; okuyan kendi çıkarımını yapıyor.

Kısa oyun, oyuncuyu sınırlı suyu farklı ihtiyaçlar arasında bölüştürmeye zorluyor.

Dördü de tek başına duruyor. Ve dördünü de takip eden kişi, hiçbirinde olmayan bir şeyi kazanıyor: bir dünyanın farklı yerlerinden bakma imkânı.

Transmedya, aynı hikâyeyi farklı mecralarda tekrar etmek değildir. Anlatı dünyasının farklı ve anlamlı parçalarını, her mecranın güçlü olduğu biçimde dağıtmaktır.

Bu ders Bölüm 17'yi kapatıyor.

Bu derste ne olacak

Önce transmedyayı üç şeyden ayıracağız: uyarlama, devam ve tanıtım. Sonra bağımsız değer kuralını kuracağız — bu bölümün tek pazarlıksız şartı. Ardından mecra eşleştirmesini göreceğiz: hangi parça hangi mecraya. Sonra giriş kapısı sorununu ele alacağız — herkes aynı yerden başlamıyor. Ardından kaynağımızın tutarlılık dosyasını açacağız; sekiz kalemi var. Sonra bilinçli çelişkiyi konuşacağız. Ardından katılımcı kültürü ele alacağız ve beş ayrımı göreceğiz. Son olarak transmedyanın neden çoğu zaman başarısız olduğunu konuşacağız. Dokuz örnekten yapım dosyasından hayran topluluklarına, sözlü tarih arşivinden interaktif haritaya bunları izleyeceğiz.

Sıfır noktası

Bir şehri düşün.

Farklı mahalleleri var. Her mahalleye ayrı ayrı gidebiliyorsun ve her biri kendi başına bir yer: kendi meydanı, kendi esnafı, kendi havası.

Hiçbir mahalleye "önce şu mahalleye git" diye başlamıyorsun.

Ama hepsini gezdiğinde şehri tanımış oluyorsun — ve o tanıma, hiçbir mahallenin tek başına verdiği şey değil.

Transmedya böyle bir şehir.

Şimdi benzetmenin kırıldığı yeri söyleyeyim. Bir şehirde mahalleler kendiliğinden oluşuyor.

Transmedyada her parça ayrı ayrı tasarlanıyor ve her biri bir maliyet.

Ve asıl mesele burada: bir mahalle eklemek için bir sebep gerekiyor. "Bu mecrada da olalım" bir sebep değil.

Doğru soru şu: bu parça hangi mecrada en iyi çalışıyor ve neden orada olmalı?

Cevabı olmayan parça, projeyi büyütmüyor; seyirciyi bölüyor.

Mekanizma

Transmedya ne değildir

Üç şeyle karıştırılıyor ve üçü de ayrı şeyler.

Uyarlama değil. Uyarlamada aynı hikâye başka mecrada yeniden anlatılıyor. Yüz ikinci derste kurmuştuk: öz korunuyor, ifade aracı değişiyor.

Devam değil. Devamda hikâye kaldığı yerden sürüyor ve sıra zorunlu.

Tanıtım değil. Tanıtımda parça, ana işe yönlendirmek için var; kendi başına bir değeri yok.

Ayırt edici soru: bu parça ana işi tekrar mı ediyor, sürdürüyor mu, tanıtıyor mu, yoksa dünyanın başka bir yerini mi gösteriyor?

Yalnızca dördüncüsü transmedya.

Bağımsız değer kuralı

Kaynağımızın tek pazarlıksız şartı bu: her parça tek başına değer taşımalı; bütünü takip etmek için zorunlu bir ev ödevi hissi yaratmamalı.

İki yönü var ve ikisi de zorunlu.

Bir: eksiklik olmamalı. Yalnızca filmi izleyen kişi eksik bir şey izlemiş olmamalı.

İki: fazlalık olmalı. Hepsini takip eden kişi fazladan bir şey kazanmalı.

Birincisi yoksa parça bir ev ödevi; ikincisi yoksa parça bir tekrar.

Ve ikisini birden sağlamanın tek yolu var: her parça aynı dünyanın başka bir sorusunu sormalı.

Film "Ada ne yapacak" diye soruyor. Podcast "burada eskiden ne vardı" diye soruyor. Oyun "sen olsan nasıl bölüştürürdün" diye soruyor.

Üç ayrı soru, tek bir dünya. Ve hiçbiri diğerinin cevabını taşımıyor.

Mecra eşleştirmesi

Hangi parça hangi mecraya gidiyor? Cevap, bölüm on altıda kurduğumuz mecra güçlerinden geliyor.

Yazı: iç dünya, zaman esnekliği, anlatıcı sesi. Bir karakterin geçmişi ve düşünceleri için.

Film: görüntü, performans, kurgu. Ana olay ve duygusal doruk için.

Dizi: süre ve birikim. İlişki ağı ve uzun dönüşüm için.

Ses: yakınlık ve tanıklık. Kişisel anlatımlar ve sözlü hafıza için.

Oyun: eylem sahipliği. Bir ikilemi yaşatmak için.

Görsel ve veri: ölçek ve kanıt. Bir sistemin büyüklüğünü göstermek için.

Ve eşleştirme kuralı: her parça, o mecranın en iyi yaptığı işi yapmalı. Bir podcast bölümünde olay örgüsü ilerletmek mecrayı boşa harcıyor; bir oyunda uzun bir geçmiş anlatmak da öyle.

Giriş kapısı sorunu

Transmedyanın en çok atlanan tasarım sorunu bu.

Kimse projeye aynı yerden girmiyor. Biri oyunu görüp geliyor, biri podcasti dinleyip merak ediyor, biri filmi izleyip devamını arıyor.

Yani her parça bir giriş kapısı.

Üç sonucu var.

Bir: her parça kendini tanıtmalı. Dünyayı ve kişileri kısaca kurmalı — ama diğerlerini izlemiş olanları sıkmadan.

İki: sıra dayatılamıyor. "Önce şunu izleyin" uyarısı bir tasarım kusurunun itirafı.

Üç: keşif yolu bırakılmalı. Bir parçadan diğerine geçmek isteyen kişi yolu bulabilmeli — ama zorunlu olmamalı.

Birinci maddenin çözümü şu: tanıtım bilgi olarak değil bağlam olarak veriliyor. İlk sahnede kim olduğunu anlatmıyorsun; ne yaptığını gösteriyorsun ve isim kendiliğinden yerleşiyor.

Tutarlılık dosyası

Kaynağımız çok mecralı projede tutulacak kayıtları sayıyor. Sekiz kalem.

Olay kronolojisi. Ne, ne zaman oldu.

Karakterlerin her aşamada bildikleri. Kim, hangi noktada neyi biliyor.

Dünya kuralları. Bölüm on üçte kurduğumuz sistemler.

Değiştirilemez temel olaylar. Hiçbir parçanın bozamayacağı çekirdek.

Açık bırakılmış alanlar. Bilinçli olarak doldurulmamış yerler.

Mecra başına hedef kitle. Kim hangi parçayı takip ediyor.

Hangi bilginin ilk kez nerede verildiği. Bir bilgi hangi parçada açılıyor.

Çelişki hâlinde hangi kaynağın esas kabul edileceği. Karar mercii.

Sonuncusu en çok ihtiyaç duyulanı ve en çok atlananı. Çok mecralı projelerde ekipler ayrı ayrı çalışıyor ve çelişki kaçınılmaz; kimin haklı olduğu önceden yazılmamışsa tartışma yapımı durduruyor.

Bilinçli çelişki

Kaynağımız burada ince bir ayrım yapıyor: tutarlılık, her anlatıcının aynı yorumu yapması demek değil.

İki karakter aynı olay hakkında çelişebiliyor. Bu bir hata değil; bir zenginlik.

Ama tek bir şartla: fiziksel olayın ne olduğu ve çelişkinin bilinçli olup olmadığı üretim ekibince bilinmeli.

Yani ekip biliyor, izleyici bilmiyor.

Bu ayrım seksen yedinci derste kurduğumuz buzdağı ilkesinin çok mecralı hâli — ve doksan dokuzuncu derste konuştuğumuz çok anlatıcılı yapıların uygulaması.

Ve tersi tehlikeli: ekip de bilmiyorsa çelişki bir tutarsızlık oluyor ve izleyici bunu fark ediyor.

Katılımcı kültür

İzleyiciler artık yalnızca izlemiyor: yorumluyor, teori üretiyor, yeniden kurguluyor, hayran eseri yapıyor.

Kaynağımız beş ayrım öneriyor ve beşi de bir sınır çiziyor.

Resmî anlatı ile topluluk yorumu. İkisi karışmamalı; topluluğun ürettiği şey esere dâhil sayılmıyor.

Yaratıcı katılım ile marka kontrolü. Ne kadar serbestlik, ne kadar denetim?

Davet edilen üretim ile ücretsiz emek sömürüsü. Topluluktan iş istemek ile topluluğun gönüllü ürettiğini kullanmak ayrı şeyler.

Eleştirel dönüşüm ile hak ihlali. Bir eseri eleştirmek için kullanmak ile ondan yararlanmak arasındaki sınır.

Topluluk güvenliği ile ifade alanı. Serbest bir alanın nasıl korunacağı.

Beşi de bir yapım kararı ve beşi de baştan verilmeli. Sonradan konan kurallar, kurulmuş bir topluluğu dağıtıyor.

Neden çoğu başarısız oluyor

Dürüst bir kapanış gerekiyor.

Transmedya projelerinin büyük kısmı yürümüyor ve üç sebebi var.

Bir: tanıtım olarak kuruluyor. Parçalar ana işi satmak için var ve bağımsız değer taşımıyor. İzleyici bunu hemen anlıyor.

İki: mecra eşleştirmesi keyfi. "Bir de oyun yapalım" diye başlanan projeler, oyunun ne işe yaradığını hiç sormamış oluyor.

Üç: sürdürülebilir değil. Dört mecra dört ekip, dört bütçe ve dört takvim demek. Biri gecikince bütün yapı sarkıyor.

Ve pratik bir sonuç: iki parça, dört parçadan çoğu zaman daha iyi çalışıyor. Az sayıda ama gerçekten farklı bir soru soran parçalar, çok sayıda birbirini tekrar eden parçadan daha fazla dünya kuruyor.

Örneklerden okuma

Önce bağımsız değer kuralına üç örnekten bakalım.

Şimdi tutarlılık ve giriş kapısına üç örnekten bakalım.

Son olarak katılımcı kültüre üç örneğe bakalım.

Usta katmanı

Şimdi üç ince noktaya bakalım.

Birincisi, transmedyanın gerçek testi bir parçanın çıkarılabilmesi. Herhangi bir parçayı sil; geriye kalan hâlâ tam bir iş mi? Cevap hayırsa o proje transmedya değil, parçalanmış bir hikâye. Ve bu test her parça için ayrı ayrı uygulanmalı.

İkincisi, en verimli transmedya parçası ana anlatının kenarında duran kişiye ait olanı. Ana işin kahramanını başka bir mecrada tekrar anlatmak dünyayı büyütmüyor; ana işte iki repliği olan birinin kendi hikâyesini anlatmak büyütüyor. Çünkü o kişi aynı dünyaya başka bir yerden bakıyor.

Üçüncüsü, bir üretim notu. Çok mecralı projelerde en pahalı hata, parçaları aynı anda yazmak. Bir parça bitmeden diğeri başladığında tutarlılık dosyası sürekli değişiyor ve ekipler eski sürümle çalışıyor. Deneyimli yapımlar bir çekirdek parçayı bitirip kilitliyor, diğerlerini ondan sonra açıyor.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışÇok yaygın bir kanı şu: transmedya, bir hikâyeyi birden fazla mecraya bölmektir.
Doğrusu

Bölmek değil genişletmek. Bölünen hikâyede tek bir parçayı takip eden kişi eksik kalıyor; genişletilen dünyada her parça kendi başına tam, hepsi birlikte fazladan bir şey veriyor. Test basit: bir parçayı sil, geriye tam bir iş kalıyor mu?

Yaygın yanlışİkinci yaygın yanlış: ne kadar çok mecra kullanılırsa dünya o kadar zengin olur.
Doğrusu

İki parça, dört parçadan çoğu zaman daha iyi çalışıyor. Belirleyici olan sayı değil, her parçanın farklı bir soru sorması. Aynı soruyu iki mecrada sormak dünyayı büyütmüyor, tekrar üretiyor.

Yaygın yanlışÜçüncüsü: tutarlılık, bütün parçalarda her şeyin aynı anlatılması demektir.
Doğrusu

İki karakter aynı olayı farklı anlatabilir ve bu bir zenginlik. Şart tek: fiziksel olayın ne olduğu ve çelişkinin bilinçli olup olmadığı üretim ekibince bilinmeli. Ekip de bilmiyorsa çelişki bir zenginlik değil bir tutarsızlık.

Uygulama — kendin dene

Birinci adım. Ana parçayı belirle ve hangi mecrada olduğunu yaz.

İkinci adım. Dünyanın ana anlatıda cevaplanmayan üç sorusunu yaz. Her biri farklı bir kişiye ya da farklı bir zamana ait olsun.

Üçüncü adım. Her soruyu bir mecraya eşleştir. Eşleştirmenin gerekçesini tek cümlede yaz: bu soru neden bu mecrada?

Dördüncü adım. Bağımsızlık testini uygula. Her parça için sor: bunu tek başına takip eden kişi eksik bir şey mi yaşıyor?

Beşinci adım. Giriş kapısı testini uygula. Her parça, dünyayı hiç bilmeyen birine kendini tanıtabiliyor mu?

Altıncı adım. Tutarlılık dosyasının üç kalemini doldur: değiştirilemez temel olaylar, açık bırakılmış alanlar ve çelişki hâlinde esas kaynak.

Son kontrol. Bir parçayı sil. Geriye kalan hâlâ tam bir iş mi? Değilse o proje bölünmüş, genişletilmemiş.

Kilit özet

Birincisi: transmedya uyarlama, devam ve tanıtımdan ayrıdır — dünyanın başka bir yerini, o mecranın en iyi yaptığı biçimde göstermektir.

İkincisi: tek pazarlıksız kural bağımsız değerdir — her parça tek başına tam olmalı, hepsi birlikte fazladan bir şey vermeli.

Üçüncüsü: her parça bir giriş kapısıdır; sıra dayatılamaz ve "önce şunu izleyin" uyarısı bir tasarım kusurunun itirafıdır.

Dördüncüsü: tutarlılık her yerde aynı yorum demek değil — çelişki meşrudur, şartı çelişkinin bilinçli olduğunun ekipçe bilinmesidir.

Beşincisi: iki parça dört parçadan çoğu zaman daha iyi çalışır; belirleyici olan sayı değil, her parçanın farklı bir soru sormasıdır.

Sonraki derse köprü

Bölüm 17 kapandı. Yedi derste izleyiciyi oyuncuya çevirdik, üç anlatı katmanını ayırdık, seçimi ve yapıyı kurduk, mekaniğin temayla uyumunu ölçtük, mekânı okuttuk ve dünyayı birden fazla mecraya yaydık.

Şimdi kurmacadan tamamen çıkıyoruz.

Bölüm 18, gerçek hikâyeler, gazetecilik ve belgesel. Kaynağımız buradaki kuralı tek cümlede veriyor: gazetecilikte karakter, sahne ve gerilim kullanılabilir; fakat gerçekler dramatik etki için değiştirilemez. Bir haberin somut bir insanla nasıl açılacağını, tekil deneyimin veriyle nasıl bağlanacağını ve tek bir kişinin neden bir giriş kapısı olup bütün sorunun kanıtı olmadığını konuşacağız.


Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Görsel an — açılışta birinci kurulumda parçaların birbirine zincirle bağlı olması; ikincide her parçanın ayrı ayrı durup ortak bir zemini paylaşması.

Görsel an — şehir benzetmesinde: mahallelerin ayrı ayrı aydınlanması ve hepsinin birlikte bir harita oluşturması.

Görsel an — mecra eşleştirmesinde: altı soru ve altı ayrı biçim.

Görsel an — giriş kapısı bölümünde: farklı yönlerden gelen figürlerin farklı kapılardan girmesi.

Görsel an — bağımsızlık testinde: bir parçanın silinmesi ve geri kalanın hâlâ ayakta durması.

Motif — Bölüm 17 boyunca dönen dallanma çizgisi; bu derste ayrı ayrı duran parçalara dönüşüp son kez birleşiyor.

Ritim — açılışta iki kurulum arasında iki saniye, "bir ev ödevi" cümlesinden sonra iki saniye. Sekiz tutarlılık kalemi arasında yarımşar saniye. Beş katılım ayrımı arasında birer saniye. Kilit özetin beş cümlesi arasında birer saniye boşluk.