3.11 · Seviye 3 · İş
İş sağlığı ve güvenliği
İşverenin önlem borcu, işçinin bilgilendirilmesi ve eğitim; ciddi tehlikede çalışmaktan kaçınma hakkı
Gündelik Hukuk Akademisi — M07, Çalışırken · 2.016 kelime · 5 gündelik durum · ≈ 9 dk okuma · 13 dk dinleme
Dayanak: 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu
Mevzuat son kontrol: 7 Ekim 2026
Bu ders genel hukuki bilgidir, hukuki danışmanlık değildir. Mevzuat değişebilir; kendi durumun için bir avukata ya da baronun adli yardım bürosuna başvur. Gündelik durumlardaki kişiler kurgusaldır.
Açılış
Özcan Manisa'da bir beyaz eşya fabrikasında pres operatörü. Presin önündeki ışık perdesi, yani el kalıbın altına girdiğinde makineyi durduran sensör, üç gündür arızalı. Her arızalandığında pres duruyor ve bant geride kalıyor. Vardiya amiri bir sabah sensörün kablosunu söküp "Sipariş yetişsin, dikkatli bas, cuma tamire gelecekler" diyor. Özcan her vuruşta elini çekerken kalbinin hızlandığını hissediyor. Kendi kendine soruyor: Bu presin başına geçmezsem işimi kaybeder miyim?
Tek fikir
İşyerinde sağlık ve güvenliği sağlamak işverenin borcudur; maliyetini işçiye yükleyemez. Ciddi ve yakın bir tehlike karşısında işçi önlem istemeye, önlem alınana kadar çalışmaktan kaçınmaya ve tehlike önlenemiyorsa işyerini terk etmeye hakkını kaybetmeden yetkilidir.
Kural ne diyor
İş sağlığı ve güvenliği, İş Kanunu'ndan ayrı bir kanunla düzenlenir. Bu kanun işverenin borcunu geniş tutar ve işçinin bu konudaki yükümlülüklerinin işverenin sorumluluğunu azaltmayacağını açıkça söyler.
Maddenin son cümlesi gündelik hayatta en sık çiğnenen kuraldır. İş ayakkabısının, eldivenin ya da maskenin bedelini maaştan kesmek, eğitimin ücretini işçiye ödetmek ya da güvenlik ekipmanı için işçiden depozito almak, işverenin bu borcunu işçiye devretmesi anlamına gelir.
İşçinin en önemli hakkı, ciddi bir tehlike karşısında ne yapabileceğini düzenleyen hükümdedir.
Madde iki farklı durumu ayırır. Tehlike önlenebiliyorsa işçi önce başvurur: kurul ya da işveren kararını yazılı verir ve karar işçi yönündeyse, işçi önlem alınana kadar ücretini kaybetmeden çalışmaktan kaçınır. Tehlike önlenemiyorsa, örneğin iskele çökmek üzereyse ya da gaz kokusu yayılıyorsa, işçi beklemek zorunda değildir; güvenli yere gider ve bu yüzden hiçbir hakkı kısıtlanamaz.
Bir tehlikenin fark edilmesi çoğu zaman işçinin ne kadar bilgilendirildiğine bağlıdır. Kanun bu yüzden bilgilendirmeyi ve eğitimi de işverenin borcu sayar.
Kanun işçiye de yükümlülük yükler: aldığı eğitim ve talimatlar doğrultusunda makineleri ve güvenlik donanımlarını kurallara uygun kullanmak, güvenlik donanımlarını keyfi olarak çıkarmamak, kendisine verilen kişisel koruyucu donanımı doğru kullanmak ve bir tehlike ya da koruma eksikliği gördüğünde işverene ya da çalışan temsilcisine derhal haber vermek. Ama bu yükümlülükler işverenin sorumluluğunu azaltmaz; Özcan'ın presinde sensörü söken amirin talimatı, işçinin değil işverenin tarafındaki bir ihlaldir.
Nasıl işler
Tehlike anında doğru adımı atmak, önceden ne yapacağını bilmeye bağlıdır. Aşağıdaki adımlar hem gündelik kontrolü hem de tehlike anını kapsar.
1. İşe başlarken eğitimini iste. İşe başlamadan önce iş sağlığı ve güvenliği eğitimi alman gerekir. Eğitim verilmediyse bunu yazılı olarak iste ve eğitim sonunda imzaladığın katılım belgesinin bir örneğini sakla. Eğitim mesai dışında yapılıyorsa, o süre çalışma süresinden sayılır ve haftalık süreni aşan kısmı fazla çalışma olarak ödenmelidir.
2. Risklerini öğren. İşyerinde risk değerlendirmesinin yapılıp yapılmadığını, kendi işinle ilgili hangi risklerin belirlendiğini ve hangi önlemlerin alındığını sor. İşyeri hekimi ya da iş güvenliği uzmanı varsa onlardan bilgi isteyebilirsin. Çalışan temsilcisi varsa onun kim olduğunu öğren.
3. Donanımını kontrol et. Sana verilmesi gereken kişisel koruyucu donanımı listele ve eksik olanı yazılı olarak iste. Bunların bedelinin maaşından kesilmediğini bordronda kontrol et; kesiliyorsa bu, kanunun açıkça yasakladığı bir uygulamadır.
4. Eksikliği hemen bildir. Bir makinenin koruma sistemi bozuksa, bir iskelede korkuluk eksikse ya da havalandırma çalışmıyorsa, durumu işverene ya da çalışan temsilcisine hemen bildir. Bildirimini mümkünse yazılı yap, e-posta ya da mesaj olarak gönder ve tarihini sakla. Bildirim hem senin yükümlülüğün hem de ileride ihtiyaç duyabileceğin bir kanıttır.
5. Ciddi tehlikede başvur. Tehlike ciddi ve yakınsa, iş sağlığı ve güvenliği kuruluna, kurul yoksa işverene başvurarak durumun tespitini ve önlem alınmasını iste. İşveren derhal karar vermek, durumu tutanağa geçirmek ve kararı sana yazılı bildirmek zorundadır. Karar senin yönündeyse, önlem alınana kadar ücretini kaybetmeden çalışmaktan kaçınabilirsin.
6. Önlenemeyen tehlikede bekleme. Tehlike önlenemiyorsa, örneğin yapı çökmek üzereyse, gaz kaçağı varsa ya da yangın yayılıyorsa, hiçbir başvuruyu beklemeden tehlikeli bölgeyi terk et ve güvenli yere git. Bu hareketin yüzünden hiçbir hakkın kısıtlanamaz.
7. Olanları kaydet. Tehlikeli durumun fotoğrafını çekmek güvenliysen çek, tanıkların adlarını not et, amirinin talimatını ve saatini yaz. Bir tutanak düzenlendiyse örneğini iste. İleride bir kaza, bir fesih ya da bir uyuşmazlık olursa, bu kayıtlar neyin ne zaman bilindiğini gösterir.
8. Önlem alınmazsa yolunu bil. Talep etmene rağmen gerekli önlemler alınmıyorsa, kanun sözleşmeni feshetmene izin verir. Bunu yapmadan önce kayıtlarını hazırla ve bir hukukçuya danış; feshin nasıl ve hangi gerekçeyle yapılacağı sonuçlarını belirler.
Gündelik hayatta
Yaygın yanılgılar
Yaygın yanlış"Amirim çalış dediyse çalışmak zorundayım, yoksa işten atılırım."
Ciddi ve yakın bir tehlike karşısında işçi önlem alınmasını talep edebilir ve karar yönündeyse önlem alınana kadar ücretini kaybetmeden çalışmaktan kaçınabilir. Tehlike önlenemiyorsa başvuru beklemeden güvenli yere gidebilir ve bu yüzden hakları kısıtlanamaz.
Yaygın yanlış"Eldivenin, ayakkabının parasını işçi öder."
İşveren, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin maliyetini çalışanlara yansıtamaz. Kişisel koruyucu donanımın ve eğitimin bedeli maaştan kesilemez.
Yaygın yanlış"Güvenlik işçinin kendi sorumluluğudur; dikkat etmeyen kaza yapar."
İşçinin talimatlara uymak ve donanımı doğru kullanmak gibi yükümlülükleri vardır, ama kanun bu yükümlülüklerin işverenin sorumluluğunu etkilemeyeceğini açıkça söyler. Riskleri değerlendirmek, önlem almak ve denetlemek işverenin borcudur.
Kendi durumuna bak
Çıktı: Üç ana tehlike ile her biri için toplu önlem ve kişisel koruyucu donanım listesini, eğitim tarihlerini, işyerindeki güvenlik sorumlularının adlarını ve ciddi tehlikede izlenecek ilk adımı içeren bir güvenlik kontrol sayfası.
Sınır
Bu ders iş sağlığı ve güvenliğinin temel çerçevesini ve işçinin tehlike karşısındaki haklarını anlatıyor. Hangi işyerinde kurul kurulması gerektiği, hangi işlerin tehlikeli ya da çok tehlikeli sınıfta yer aldığı, hangi donanımın zorunlu olduğu ve risk değerlendirmesinin nasıl yapılacağı yönetmeliklerle ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Başka bir işyerinden geçici olarak gönderildiysen ya da bir alt işveren adına çalışıyorsan, eğitimini ve donanımını kimin sağlayacağını hem kendi işverenine hem de çalıştığın işyerine yazılı olarak sor. Hayatını tehdit eden bir tehlike varsa önce kendini ve çevrendekileri güvenli yere al; hukuki adımlar sonra gelir. Önlem alınmadığı için sözleşmeni feshetmeyi düşünüyorsan, bu kararı vermeden önce kayıtlarınla birlikte bir avukata danış; avukat tutacak durumda değilsen adli yardım bürosu, gelir durumunu belgelediğinde sana ücretsiz bir avukat atayabilir. İşyerindeki eksikliklerin denetlenmesi için Alo 170 hattından ihbarda bulunabilirsin; yetkili makama başvurduğun için hakların kısıtlanamaz.
Kapanış
- İşveren çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür; risk değerlendirmesi yapar, önlem alır, denetler ve bu tedbirlerin maliyetini, kişisel koruyucu donanım ve eğitim dahil, çalışana yansıtamaz.
- Ciddi ve yakın tehlike karşısında işçi kurula ya da işverene başvurur; karar yönündeyse önlem alınana kadar ücretini kaybetmeden çalışmaktan kaçınır, tehlike önlenemiyorsa başvuru beklemeden güvenli yere gider ve hakları kısıtlanamaz.
- İşveren işçiyi işe başlamadan önce ve değişikliklerde eğitir, eğitim süresi çalışma süresinden sayılır; işçi de talimatlara uymak, donanımı doğru kullanmak ve tehlikeyi derhal bildirmekle yükümlüdür, ama bu işverenin sorumluluğunu azaltmaz.
Üç soru
- İşveren sana verdiği iş ayakkabısının bedelini maaşından kesiyor. Bu doğru mu?
- Çalıştığın makinenin koruma kapağı bozuk ve işveren tamir edilene kadar dikkatli çalışmanı istiyor. Ne yapabilirsin?
- Fabrikada gaz kokusu yayılıyor ve alarm çalmıyor. Bir amirin izin vermesini beklemek zorunda mısın?
Yanıtlar
Birinci soruda işveren iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin maliyetini çalışanlara yansıtamaz; iş ayakkabısının bedeli maaşından kesilemez ve kesilen tutarı geri isteyebilirsin. İkinci soruda iş sağlığı ve güvenliği kuruluna, kurul yoksa işverene başvurarak durumun tespitini ve önlem alınmasını isteyebilirsin; karar senin yönünde olursa önlem alınana kadar ücretini kaybetmeden çalışmaktan kaçınabilirsin. Üçüncü soruda tehlike önlenemez nitelikteyse başvuru usulüne uymak zorunda değilsin; işyerini ya da tehlikeli bölgeyi terk edip güvenli yere gidebilirsin ve bu yüzden hakların kısıtlanamaz.
Sonraki derse köprü
Özcan'ın presinde bir kaza olmadı, çünkü tehlike zamanında durduruldu. Her zaman böyle olmuyor. 3.12 İş kazası ve meslek hastalığı, iş kazasının ne sayıldığını ve nasıl bildirildiğini, Sosyal Güvenlik Kurumunun bu durumda sağladığı hakları ve işverenin sorumluluğunu ve tazminatı ele alıyor.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.