İçeriğe geç

1.5 · Seviye 1 · Belgeyle yaşamak

Kefil olmak

Adi ve müteselsil kefalet; kefaletin şekil şartı ve eşin rızası; kefilin borçlu kadar sorumlu olabileceği

Gündelik Hukuk Akademisi — M01, Sözleşme Okumak · 1.868 kelime · 4 gündelik durum · ≈ 8 dk okuma · 12 dk dinleme

Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu

Mevzuat son kontrol: 6 Ekim 2026

Bu ders genel hukuki bilgidir, hukuki danışmanlık değildir. Mevzuat değişebilir; kendi durumun için bir avukata ya da baronun adli yardım bürosuna başvur. Gündelik durumlardaki kişiler kurgusaldır.

Açılış

Barış Artvin'de bir orman işletmesinde çalışıyor. İki yıl önce kardeşi bir kamyonet almak için bankadan kredi çekti ve Barış kefil oldu. Bankada önüne konan sözleşmeye, en fazla ne kadarına kefil olduğunu, günün tarihini ve "müteselsil kefil" sözcüklerini kendi eliyle yazdı; eşi de yazılı rızasını verdi. Bunların hepsini doğru yaptı. Bir sabah kapısına bir icra müdürlüğünden ödeme emri geliyor: kardeşi üç taksiti ödememiş ve banka, kardeşine gitmeden önce doğrudan Barış'ı takibe başlatmış.

Barış'ın ilk tepkisi "Önce kardeşime gitmeleri gerekmez mi?" oluyor. Bu sorunun cevabı, iki yıl önce kendi el yazısıyla yazdığı tek bir sözcükte saklı. Kefaletin hangi şekilde yapılması gerektiğini 1.2'de görmüştük. Bu ders, şekli tamam olan bir kefaletin içini açıyor: kefil hangi sırayla, ne kadar ve ne zamana kadar sorumludur, ödediğinde neyi geri isteyebilir.

Tek fikir

Kefil, borçlunun borcunu ödememesinin sonuçlarından kendisi sorumlu olmayı üstlenir. Adi kefalette alacaklı önce borçluya gitmek zorundadır; müteselsil kefalette ise borçlu gecikip uyarı sonuçsuz kalınca doğrudan kefile gidebilir.

Kural ne diyor

Kanun kefaleti önce tanımlar.

"Kişisel olarak" sözcüğü önemlidir: kefil belirli bir malıyla değil, bütün malvarlığıyla, kefalette yazdığı azami tutara kadar sorumludur. Kanun bu sorumluluğun hangi sırayla doğacağını iki ayrı kefalet türüyle belirler.

Kefilin sorumluluğunun bir tavanı ve bir kapsamı vardır. Kanunun 589. maddesine göre kefil her durumda kefalet sözleşmesinde belirtilen azami tutara kadar sorumludur. Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa bu tavan içinde asıl borçtan, borçlunun gecikmesinin yasal sonuçlarından, kendisine önceden bildirilmesi koşuluyla takip masraflarından ve belirli bir döneme ait faizlerden sorumludur; sözleşme kurulmadan önceki borçlardan ise açıkça kararlaştırılmadıkça sorumlu değildir. Kanunun 591. maddesine göre kefil, borçlunun alacaklıya karşı ileri sürebileceği ve ödeme güçsüzlüğünden doğmayan savunmaları da ileri sürebilir ve sürmek zorundadır: borç hiç doğmamışsa, ödenmişse ya da zamanaşımına uğramışsa kefil bunu alacaklıya söyleyebilir.

Ödeyen kefil, ödediğini boşuna ödemiş olmaz.

Kefalet sonsuza kadar sürmez. Kanunun 598. maddesine göre asıl borç hangi sebeple sona ererse kefil de kurtulur; bir gerçek kişinin verdiği her türlü kefalet, sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yıl geçince kendiliğinden ortadan kalkar ve ancak kefilin kefalet şekline uygun yazılı açıklamasıyla, en erken sona ermeden bir yıl önce, en fazla on yıllık yeni bir dönem için uzatılabilir. Gelecekte doğacak bir borca kefil olunmuşsa, 599. maddeye göre borçlunun mali durumu sonradan önemli ölçüde bozulduğunda kefil, borç doğmadığı sürece alacaklıya yazılı bildirimde bulunarak kefaletten dönebilir; bu durumda alacaklının kefalete güvenmesi yüzünden uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür.

Nasıl işler

Kefil olduğun bir borç için bir talep ya da ödeme emri geldiğinde şu sırayla düşünebilirsin.

1. Kefalet sözleşmesinin bir örneğini bul ve türünü belirle. Kendi elinle "müteselsil kefil" ya da aynı anlamı taşıyan bir ifade yazdın mı? Yazdıysan müteselsil kefilsin; yazmadıysan ve sözleşmede bu anlama gelen bir ifade yoksa adi kefil olabilirsin. Sözleşmenin şekil şartlarını taşıyıp taşımadığını da 1.2'deki ölçülerle kontrol et.

2. Alacaklının sırayı izleyip izlemediğine bak. Adi kefilsen, alacaklının önce borçluyu takip etmiş ve sonuçsuz kalmış olması ya da kanunun saydığı istisnalardan birinin bulunması gerekir. Müteselsil kefilsen, borçlunun gecikmiş ve alacaklının ihtarının sonuçsuz kalmış olması yeterlidir. Bu koşullar yoksa itirazında bunu açıkça yaz.

3. Talep edilen tutarı tavanla karşılaştır. Senden istenen tutar, kefalette kendi el yazınla yazdığın azami tutarı aşıyor mu? Aşan kısım için sorumlu değilsin. Talebin içinde sözleşmeden önce doğmuş borçlar ya da sana önceden bildirilmemiş takip masrafları varsa, bunları da ayrıca sorgula.

4. Borçlunun savunmalarını incele. Borcun bir kısmı ödenmiş mi, borç zamanaşımına uğramış mı, sözleşme geçersiz mi? Kefil olarak bu savunmaları ileri sürmek hem hakkın hem yükümlülüğündür; bilerek sürmezsen, sonradan borçluya rücu ederken bunun bedelini ödeyebilirsin.

5. Ödeme emrine süresinde itiraz et ya da öde. Bir icra takibinde ödeme emrine itiraz süresi kısadır ve kaçırıldığında takip kesinleşir. Bu sürelerin ayrıntısı akademinin borç ve icra seviyesinde anlatılır; burada bilmen gereken, kefil olarak sana gelen ödeme emrinin de diğer ödeme emirleri kadar ciddi ve süreye bağlı olduğudur.

6. Ödediysen rücu et. Ödediğin her lira için borçluya dönebilirsin. Ödemenin dekontunu, alacaklıdan aldığın ibra ya da ödeme yazısını sakla; bunlar rücu davasının ya da takibinin temel belgeleridir.

7. Kefaletin süresini takvime yaz. Gerçek kişi olarak verdiğin bir kefalet, sözleşmenin kurulmasından on yıl sonra kendiliğinden sona erer. Uzatılması senin yazılı açıklamanı gerektirir; bu açıklamayı vermediğin sürece kefaletin süresi dolduğunda biter.

Gündelik hayatta

Yaygın yanılgılar

Yaygın yanlış"Kefil, borçlu ödemezse en son başvurulan kişidir."
Doğrusu

Bu yalnızca adi kefalette doğrudur. Müteselsil kefalette, borçlu gecikip ihtar sonuçsuz kalınca alacaklı borçluyu hiç takip etmeden doğrudan kefile gidebilir. Bankaların kefalet sözleşmelerinin büyük kısmı müteselsil olduğu için, uygulamada kefil çoğu zaman borçluyla aynı anda ya da ondan önce takip edilir.

Yaygın yanlış"Kefil olduğum borç ne kadar büyürse büyüsün sorumluyum."
Doğrusu

Kefilin sorumluluğunun bir tavanı vardır: kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla yazdığı azami tutar. Bu tutarı aşan faiz, masraf ya da borç için sorumlu değildir. Sözleşmede açıkça kararlaştırılmadıkça, kefalet sözleşmesinden önce doğmuş borçlardan da sorumlu tutulamaz.

Yaygın yanlış"Kefil olarak ödediğim para gitti, borçlu artık bana borçlu değil."
Doğrusu

Ödeyen kefil, ödediği ölçüde alacaklının yerine geçer ve borçluya rücu eder. Borçlu, kefile karşı alacaklıya karşı olduğu kadar borçludur. Ödemenin belgesini saklamak ve rücuyu zamanında yapmak, kefilin bu hakkını kullanabilmesi için gereklidir.

Kendi durumuna bak

Çıktı: Her kefalet için üç satırlık bir "kefalet kartı": alacaklı ve borçlu, azami tutar ve kefalet türü, kefaletin başladığı tarih ve on yıllık sürenin dolacağı tarih. Kefaletin yoksa, kefil olman istendiğinde soracağın beş soruluk listeyi yaz.

Sınır

Kefalet, gündelik hukukta en ağır sonuçlar doğuran sözleşmelerden biridir ve kurallarının ayrıntısı bu dersin kapsamını aşar. Kira ve iş ilişkilerindeki kefaletler, ticari kefaletler, birden fazla kefilin birlikte kefil olduğu durumlar ve bankaların kendi ürünlerine özgü düzenlemeler kendi kurallarıyla gelir. Kefil olarak bir ödeme emri aldıysan, itiraz süresi kısa olduğu için hemen bir avukatla görüşmek gerekir; sözleşmenin şekil şartlarını taşıyıp taşımadığı ve talep edilen tutarın doğru olup olmadığı birlikte incelenmelidir. Ödeme gücün yoksa, baroların adli yardım servisleri gelir belgesiyle başvuran kişilere avukat görevlendirir. Ödediğin bir borç için borçluya rücu etmek istiyorsan da, belgelerini topladıktan sonra aynı yollardan yardım alabilirsin. Kefil olman istendiğinde ise sözleşmeyi imzalamadan önce bir avukata göstermek, sonradan yapılacak her itirazdan daha ucuzdur; kefaletin türü ve tavanı imza anında belirlenir.

Kapanış

  1. Kefil, borçlunun ödememesinin sonuçlarından kefalette yazdığı azami tutara kadar kişisel olarak sorumludur.
  2. Adi kefalette alacaklı önce borçluyu takip eder; müteselsil kefalette ise borçlu gecikip ihtar sonuçsuz kalınca doğrudan kefile gidebilir.
  3. Ödeyen kefil alacaklının yerine geçer ve borçluya rücu eder; gerçek kişinin verdiği kefalet, yazılı olarak uzatılmadıkça on yılda kendiliğinden sona erer.

Üç soru

  1. Bir arkadaşının kredisine kefil oldun ve sözleşmede "müteselsil kefil" yazdın. Arkadaşın taksitleri geciktirdi, banka ona ihtar gönderdi ama sonuç alamadı. Banka arkadaşına gitmeden seni takip edebilir mi?
  2. Kefalet sözleşmesinde azami tutarı yüz bin lira yazdın. Banka faiz ve masraflarla birlikte senden yüz kırk bin lira istiyor. Ne kadarından sorumlusun?
  3. On iki yıl önce bir komşunun kredisine kefil oldun ve hiçbir uzatma belgesi imzalamadın. Bugün banka senden ödeme istiyor. Kefaletin hâlâ geçerli mi?

Yanıtlar

Birinci soruda takip edebilir. Müteselsil kefalette alacaklı, borçlunun gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması koşuluyla, borçluyu takip etmeden kefile gidebilir. "Önce borçluya gitmeleri gerekir" düşüncesi adi kefalet için doğrudur ve kefaletin türünü belirleyen şey, sözleşmede kendi el yazınla yazdığın ifadedir. İkinci soruda yüz bin liraya kadar sorumlusun. Kefil, her durumda kefalet sözleşmesinde belirtilen azami tutara kadar sorumludur; faiz ve masraflar bu tavanı aşamaz. Üçüncü soruda kefaletin sona ermiştir. Bir gerçek kişinin verdiği kefalet, sözleşmenin kurulmasından on yıl geçince kendiliğinden ortadan kalkar ve ancak kefilin yazılı açıklamasıyla uzatılabilir. Bankaya bunu yazılı olarak bildirmek ve yeni bir kefalet imzalamamak gerekir.

Sonraki derse köprü

Kefalette bir başkasının borcunu üstlendin. Bir başka sık işlem ise, bir başkasına senin adına işlem yapma yetkisi vermektir: bir aracı satması, bir davayı takip etmesi ya da bir evi kiraya vermesi için. 1.6 Vekaletname vermek, genel ve özel vekaletname arasındaki farkı, notere gitmenin ne anlama geldiğini, vekaletnamenin kapsamını ve azlini, başkasına mal satma yetkisi vermenin taşıdığı riski ele alıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.