İçeriğe geç

0.8 · Seviye 0 · Zemin

Tebligat

Resmî bildirimin ne olduğu; elektronik tebligat, adreste bulunamama ve muhtara bırakma; sürelerin çoğunun tebliğle başlaması

Gündelik Hukuk Akademisi — M00, Başlangıç · 1.807 kelime · 4 gündelik durum · ≈ 8 dk okuma · 12 dk dinleme

Dayanak: 7201 sayılı Tebligat Kanunu

Mevzuat son kontrol: 5 Ekim 2026

Bu ders genel hukuki bilgidir, hukuki danışmanlık değildir. Mevzuat değişebilir; kendi durumun için bir avukata ya da baronun adli yardım bürosuna başvur. Gündelik durumlardaki kişiler kurgusaldır.

Açılış

Levent Uşak'ta uzun yol kamyon şoförü. On iki günlük bir seferden döndüğünde apartman kapısında yapışkanlı, sararmış bir kâğıt buluyor: "Adınıza gelen evrak, muhtarlığa teslim edilmiştir." Kâğıdın üzerindeki tarih on bir gün öncesini gösteriyor. Ertesi sabah muhtarlıktan aldığı zarfın içinde bir icra dairesinin ödeme emri var.

Levent zarfı eline aldığı günü başlangıç sayıyor ve itiraz için vakti olduğunu düşünüyor. Oysa kanun, belgenin ona ulaştığı günü değil, kapıya o kâğıdın yapıştırıldığı günü tebliğ tarihi sayıyordu. Levent'in hesabıyla kanunun hesabı arasında on bir gün vardı. Bu ders o farkı ve resmî bir belgenin "sana ulaşmış sayıldığı" anı anlatıyor.

Tek fikir

Bir resmî belgenin sana ulaştığı an, kanunun tarif ettiği bir andır ve senin onu gördüğün anla aynı olmayabilir. Mahkeme ve icra sürelerinin çoğu bu andan başladığı için, tebliğin nasıl ve ne zaman yapılmış sayıldığını bilmek gerekir.

Kural ne diyor

Tebligatın nereye yapılacağını kanun sırayla söyler.

Adres kayıt sistemi, nüfus müdürlüğüne bildirdiğin ve e-Devlet'te görünen yerleşim yeri adresindir. Taşındığında oraya bildirmediğin bir adres, sana gelen resmî evrakın yolunu belirlemeye devam eder.

Kişi adresinde değilse, kanun evrakın kime verilebileceğini sayar. Aynı konutta oturan kişilere verilebilir; belli bir işyerinde sürekli çalışanlar için işyerindeki sürekli çalışanlardan birine verilebilir. Kimse bulunmazsa ya da evrakı almayı reddederse muhtar devreye girer.

Son yıllarda tebligatın önemli bir kısmı kâğıtla değil, elektronik yolla yapılır.

Adres değiştiğinde ne olacağı da yazılıdır. Kanunun 35. maddesine göre kendisine usulüne göre tebligat yapılmış biri adresini değiştirirse yenisini tebligatı yaptıran mercie bildirmek zorundadır; bildirmez ve adres kayıt sisteminde de yeni bir yerleşim yeri adresi bulunamazsa, evrakın bir nüshası eski adresin kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.

Kurallara uyulmadan yapılan bir tebliğ de her zaman boşa gitmez.

Nasıl işler

Eline resmî bir zarf ya da bir bildirim geçtiğinde, tebliğ tarihini şu sırayla bulursun.

1. Belgenin nasıl geldiğini belirle. Kendin imzayla mı aldın, aynı evde oturan biri mi aldı, muhtardan mı aldın, yoksa elektronik tebligat adresine mi düştü? Her yolun tebliğ tarihi başka bir anda başlar.

2. Tebliğ tarihini kanuna göre çıkar. Kendin ya da evdeki biri aldıysa tarih teslim günüdür. Muhtara bırakıldıysa tarih, kapıya yapıştırılan ihbarnamedeki gündür; muhtardan evrakı aldığın gün değildir. Elektronik tebligatta tarih, belgenin elektronik adresine ulaştığı günü izleyen beşinci günün sonudur. Tebliğ mazbatasındaki tarihi muhtarlıktan ya da dosyanın bulunduğu mahkemeden, e-Devlet ve UYAP Vatandaş Portal üzerinden de görebilirsin.

3. Süreyi bu tarihten say. Bir önceki derste anlattığımız sayım kuralları burada devreye girer: gün olarak verilen sürelerde tebliğ günü sayılmaz; haftalık ya da aylık bir süre ise takvimde başladığı günün adını taşıyan güne ya da aynı tarihe kadar uzanır. Örneğin yedi günlük bir itiraz süresinde, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı pazartesi sayılmaz ve süre bir sonraki pazartesi biter.

4. Usulsüzlük varsa bunu yazılı olarak söyle. Evrak aynı konutta oturmayan bir komşuya verildiyse, ihbarname kapıya yapıştırılmadıysa ya da sen o adreste oturmuyorken adres kayıt sisteminde başka bir adres varken eski adrese bırakıldıysa, tebliğin usulsüz olduğunu ve belgeyi gerçekte hangi gün öğrendiğini başvuru dilekçende açıkça yaz. Süre o günden işler; bunu söyleyen ise sensin.

5. Adresini güncel tut. Taşındığında yeni yerleşim yeri adresini nüfus müdürlüğüne bildir; aynı bildirim e-Devlet üzerinden de yapılabilir ve görülmekte olan bir dosyan varsa yeni adresini o mercie de yaz. Sık seyahat ediyorsan ya da evde uzun süre bulunmuyorsan, kendi isteğinle elektronik tebligat adresi almak bir seçenektir; ama o kutuyu düzenli açmak zorunda olduğunu bilerek.

Gündelik hayatta

Yaygın yanılgılar

Yaygın yanlış"Zarfı açmadıysam tebliğ yapılmamış sayılır."
Doğrusu

Kanun tebliği zarfın açılmasına değil, kendi tarif ettiği usule bağlar. Evrak aynı evde oturan birine verildiğinde, muhtara bırakılıp kapıya ihbarname yapıştırıldığında ya da elektronik tebligat kutusuna düşüp beş gün geçtiğinde tebliğ yapılmış sayılır. Zarfı ya da kutuyu açmamak süreyi durdurmaz.

Yaygın yanlış"Orada oturmuyorum, o adrese gelen evrak beni bağlamaz."
Doğrusu

Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine yapılan tebligat, orada hiç oturmamış ya da oradan sürekli ayrılmış olsan bile, kanunun gösterdiği usulle yapıldıysa geçerlidir. Taşınıp adresini bildirmemek, eski adrese gelen evrakın sana ulaşmış sayılmasını engellemez. Bu yüzden adres bildirimi küçük bir bürokrasi değil, kendi sürelerini korumanın yoludur.

Yaygın yanlış"Usulsüz tebliğ edilen evrak hiç tebliğ edilmemiş sayılır."
Doğrusu

Usule aykırı bir tebliğ, muhatap tebliğden haberdar olduğunda geçerli hâle gelir ve süre onun öğrendiğini söylediği tarihten başlar. Usulsüzlük süreyi sonsuza kadar ertelemez; yalnızca başlangıç gününü değiştirir. Evrakı öğrendikten sonra beklemek, usulsüzlüğün sağladığı avantajı kaybettirir.

Kendi durumuna bak

Çıktı: Üç satırlık bir adres ve tebligat kontrol notu: adres kayıt sistemindeki adresin ve oturduğun yerle aynı olup olmadığı, elektronik tebligat adresinin olup olmadığı ve kutuyu kimin açtığı, varsa eski bir evrakın tebliğ tarihi ile senin gördüğün tarih arasındaki fark.

Sınır

Tebligat kuralları ayrıntılıdır ve uygulamada çok tartışma doğurur: evrakı alan kişinin aynı konutta oturup oturmadığı, ihbarnamenin gerçekten kapıya yapıştırılıp yapıştırılmadığı, komşuya haber verilip verilmediği gibi sorular, tebliğin geçerliliğini belirleyebilir. Usulsüzlüğün ileri sürülme biçimi ve süresi de dosyanın türüne göre değişir. Elinde tebliğ tarihinin üzerinden epey zaman geçmiş bir icra ya da mahkeme evrakı varsa, süre dolmuş görünse bile beklemeden bir avukatla tebliğ mazbatasına birlikte bakmak gerekir. Adli yardım için ilindeki baroya başvurabilirsin; büro gelir durumunu belgeleyen kişilere avukat atar. Tebliğ işlemini yapan PTT'ye ya da muhtarlığa yapılacak bir şikâyet, mahkemedeki süreyi kendi başına korumaz. Yurt dışında yaşayanlara yapılan tebligatın da konsolosluklar ve elektronik bildirimler üzerinden işleyen kendine özgü kuralları vardır; bu durumda olanların süre hesabını mutlaka bir avukatla birlikte yapması gerekir.

Kapanış

  1. Tebliğ tarihi kanunun tarif ettiği andır: muhtara bırakılan evrakta ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı gün, elektronik tebligatta belgenin kutuya ulaştığı günü izleyen beşinci günün sonu.
  2. Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine usulüne göre yapılan tebligat, orada oturmasan bile geçerlidir; adresini güncel tutmak kendi sürelerini korumaktır.
  3. Usulsüz bir tebliğ, muhatap haberdar olduğunda geçerli hâle gelir ve süre onun öğrendiği tarihten başlar.

Üç soru

  1. Bir ödeme emri, evde olmadığın için muhtara bırakıldı ve ihbarname 3 Mart Pazartesi kapına yapıştırıldı. Evrakı muhtardan 7 Mart Cuma günü aldın. Tebliğ tarihi hangisidir?
  2. Şirketinin elektronik tebligat kutusuna 10 Haziran'da bir karar düştü. Kutuyu 25 Haziran'da açtın. Karar ne zaman tebliğ edilmiş sayılır?
  3. Bir mahkeme evrakı evde olmadığın için alt kattaki komşuna verildi ve sen onu on gün sonra eline aldın. Süreyi hangi günden sayarsın?

Yanıtlar

Birinci soruda tebliğ tarihi 3 Mart Pazartesi'dir; Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır. Evrakı muhtardan aldığın gün çekici bir başlangıçtır, çünkü belgeyi ilk kez o gün görürsün; ama kanun o günü dikkate almaz. İkinci soruda karar, kutuya ulaştığı 10 Haziran'ı izleyen beşinci günün, yani 15 Haziran'ın sonunda tebliğ edilmiş sayılır. Kutuyu 25 Haziran'da açmış olman tarihi değiştirmez ve o güne kadar bazı süreler dolmuş olabilir. Üçüncü soruda tebliğ usulsüzdür, çünkü komşu aynı konutta oturmaz. Usulsüz tebliğde süre, muhatabın tebliğden haberdar olduğunu beyan ettiği tarihten başlar; bu yüzden evrakı gerçekte hangi gün aldığını yazılı olarak bildirir ve süreyi o günden sayarsın.

Sonraki derse köprü

Tebliğ, bir iddianın karşı tarafa resmen ulaştığı andı. Mahkemede ise asıl soru o iddianın doğru olduğunun nasıl gösterileceğidir: elinde bir sözleşme mi, bir tanık mı, bir mesaj mı var ve bunlardan hangisi yeterlidir? 0.9 İspat: iddia eden ispat eder, bir hakkın var olması ile o hakkı mahkemede gösterebilmek arasındaki mesafeyi ölçüyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.