Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Yabancıları çekmekten korkarız, çünkü zihnimiz deklanşörden önce en kötü tepkiyi hayal eden bir korku senaryosu yazar; oysa sokaktaki gerçek tepkiler çoğu zaman çok daha sakindir ve bunu bir tepki defteri görünür kılar. Korku, kalabalıktan izinli portreye uzanan bir yaklaşım merdiveniyle adım adım küçülür, önceden hazırlanmış yanıt cümleleri ve güler yüz karşılaşmaları kolaylaştırır; eşit yaklaşım ise korkunun ya da önyargının kimin çekileceğini seçmesini önler.
Öğrenme hedefi
Sokakta tanımadığın birine makine kaldırırken hissettiğin korkuyu anlayabilecek ve onu adım adım küçültecek bir çalışma planı kurabileceksin. Korkunun çoğu zaman gerçek bir tepkiden değil, zihninde önceden kurduğun bir senaryodan geldiğini, bu senaryoyu gerçek tepkilerle karşılaştırarak göreceksin. Kalabalığın içinde uzaktan çekmekten bir yabancıdan izin isteyip yakın bir portre çekmeye kadar uzanan basamakları kendi hızında çıkacaksın. Birisi ne yaptığını sorduğunda söyleyeceğin birkaç kısa, açık ve sıcak cümleyi önceden hazırlayacaksın. Korkunun seni bazı insanlardan uzak tutup bazılarına yaklaştırmasına izin vermeyecek, farklı tenlerden, yaşlardan ve görünüşlerden insanlara aynı güler yüz ve aynı saygıyla yaklaşacaksın.
Merak sorusu
Pazar yerinde bir kadın arkadaşına doğru yürüyor; elinde bir file dolusu mandalina, yüzünde güneşe karşı kısılmış bir gülümseme. Vizör göze yarım yol kalmışken iki bakış buluşuyor ve arkadaşın parmakları deklanşörün üstünde kilitleniyor. Kadın yürüyüp gidiyor; geriye boşa kaldırılmış bir makine ve kulaklara kadar yükselen bir sıcaklık kalıyor. Oysa kadın ne kızdı ne bir şey söyledi. Yabancıları çekmekten neden korkarız?
Bağlam
Pazarda saklanarak çekilen karelerin neden hep sırtlardan ibaret kaldığını ve deklanşörden sonraki bir gülümsemenin neyi değiştirdiğini sokağa ilk çıktığın derste yaşamıştın (Ders 16.3). Kasılan birini açık uçlu sorularla ve sohbetle rahatlatmayı modelle iletişim dersinde denedin (Ders P.3). Sıradan anların bir fotoğrafa dönüşmesi için sokakta aynı yolu yürümeyi de bu rotanın açılış dersinde çalıştın (Ders S.1).
Ama bilmek ile yapmak arasında bir boşluk vardır. Birçok fotoğrafçı sokağın kurallarını bilir ve yine de bir yabancının karşısında donup kalır. Bu korku bir zayıflık değildir; bir başkasının alanına girmenin, onun iznini almadan onu bir karede saklamanın doğal bir karşılığıdır. Korkuyu tamamen yok etmek gerekmez; bir ölçüde kalması, fotoğrafçıyı saygılı ve dikkatli tutar. Amaç, korkunun seni sokaktan uzaklaştırmasını önlemektir.
Basit açıklama
Korku nereden gelir?
Korku senaryosu, bir fotoğrafçının bir yabancıyı çekmeden önce zihninde kurduğu, çoğu zaman en kötü tepkiyi hayal eden kısa öyküdür: «Kızacak, bağıracak, makinemi isteyecek, herkes bana bakacak.» Bu senaryo deklanşöre basılmadan önce yazılır ve bedeni dondurur. Oysa sokakta gerçekten yaşanan tepkiler çoğu zaman bu senaryodan çok daha sakindir: birçok insan fark etmez, bir kısmı gülümser, bir kısmı merak edip sorar, bazıları istemediğini söyler. Sert bir tepki yaşanabilir ama nadirdir.
Korku senaryosunu küçültmenin bir yolu, onu gerçek tepkilerle karşılaştırmaktır. Birkaç çekim boyunca, çektiğin her insanın tepkisini kısa bir deftere yazmak, zihnindeki öykü ile sokaktaki gerçek arasındaki farkı görünür kılar. Defter birkaç hafta sonra korkunun neye dayandığını ve neye dayanmadığını gösterir.
Korku nasıl adım adım aşılır?
Yaklaşım merdiveni, sokakta korkuyu küçültmek için kolaydan zora doğru dizilmiş çekim basamaklarıdır. En alt basamakta kalabalığın içinde geniş kareler çekilir; kimse tek başına fotoğrafın konusu değildir. Daha yukarıda, insanlar sırtları dönükken, siluet olarak ya da uzaktan, bir sahnenin parçası olarak çekilir. Ardından orta mesafede, insanların fark edebileceği ama tek bir kişinin kareyi doldurmadığı sahneler gelir. En üst basamakta ise bir yabancıya yaklaşılır, izin istenir ve yakın bir portre çekilir. Her basamak birkaç gün, gerekirse birkaç hafta sürer; bir basamak rahatlayınca bir üsttekine geçilir.
İzin istemek korkunun en yoğun olduğu basamaktır ama çoğu zaman en sıcak karşılaşmaları getirir. «Pazarın insanlarını çekiyorum; sizin de bir fotoğrafınızı çekebilir miyim?» diye sorulan birçok kişi kabul eder; bazıları reddeder. Reddedilmek bir başarısızlık değil, bir cevaptır; teşekkür edilip geçilir.
Tepkiye nasıl karşılık verilir?
Yanıt cümlesi, biri fotoğrafçıya ne yaptığını sorduğunda ya da rahatsız olduğunu söylediğinde kullanılmak üzere önceden hazırlanan kısa, açık ve sıcak cümledir: «Mahallenin sabahını fotoğraflıyorum, isterseniz size gösteririm», «Rahatsız olduysanız hemen silerim.» Hazır bir cümle, anın telaşında kekelemeyi ya da savunmaya geçmeyi önler ve fotoğrafçının ne yaptığını dürüstçe anlatır. Güler yüz bu cümlenin yarısıdır; aynı sözler gergin bir yüzle söylendiğinde başka anlaşılır.
Nadiren de olsa biri sert tepki verebilir. Böyle bir anda tartışmaya girmek, haklı olup olmadığını kanıtlamaya çalışmak ya da uzaklaşıp kaçmak gerilimi büyütür. Sakin kalmak, kişinin ne istediğini dinlemek, isterse kareyi onun gözünün önünde silmek ve teşekkür edip ayrılmak çoğu zaman anı kapatır. Bu tür bir karşılaşmayı da deftere yazmak, bir sonraki korku senaryosunu gerçeğe göre düzeltir.
Eşit yaklaşım, sokakta hangi insanları çektiğini korkunun ya da önyargının değil, sahnenin ve anın belirlemesidir. Korku bazen fotoğrafçıyı yalnızca kendisine benzeyen ya da «zararsız» görünen insanlara yöneltir; bazen de tersine, bazı insanları teninden, kıyafetinden ya da inancından dolayı «ilginç» bulup onlara farklı davranmasına yol açar. İkisi de arşivi dengesizleştirir: bir mahallenin yalnızca bir yüzü görünür, ya da bazı insanlar hep bir merak nesnesi olarak görünür. Herkese aynı güler yüzle, aynı mesafeden ve aynı yanıt cümleleriyle yaklaşmak, sokağın gerçek çeşitliliğini ve her insanın onurunu kareye taşır.
Görsel kanıt
Arkadaşın ilk hafta pazarda donup kaldığı anları deftere yazıyor ve bir de korku senaryosunu: «Kızarlar, bağırırlar.» Aynı hafta çektiği otuz kadar insanın tepkisini de not ediyor: çoğu fark etmemiş, birkaçı gülümsemiş, biri ne yaptığını sormuş, bir kişi istemediğini söylemiş. Kimse bağırmamış.
Ertesi haftalarda merdiveni çıkıyor. Önce pazarın kalabalığını geniş kareyle çekiyor, sonra tezgâhların arasında sırtları dönük insanları, sonra orta mesafede satıcıların ellerini ve yüzlerini. Cebinde iki yanıt cümlesi var. Bir sabah defterine baktığında hep aynı tür insanları çektiğini fark ediyor: kendisi gibi genç ve açık tenli satıcılar. O gün pazarın öteki ucundaki koyu tenli balıkçıya ve yaşlı bir sebzeciye de aynı güler yüzle yaklaşıyor.
Bir ay sonra mandalinacı kadını yeniden görüyor. Yanına gidip gülümsüyor ve izin istiyor; kadın gülerek kabul ediyor ve file dolusu mandalinayı objektife doğru kaldırıyor. Kare keskin, kadının yüzünde güneşe kısılmış aynı gülümseme var.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlışKorku senaryosunu gerçek sanmak.
Fotoğrafçı hiç çekmeden geri çekilir. Düzeltmesi: gerçek tepkileri bir deftere yaz ve senaryoyla karşılaştır.
Yaygın yanlışEn üst basamaktan başlamaya çalışmak.
İlk denemede donup kalınır ve cesaret kırılır. Düzeltmesi: yaklaşım merdiveninin en altından başla ve basamak basamak çık.
Yaygın yanlışKorkunun ya da önyargının kimin çekileceğini seçmesine izin vermek.
Arşiv tek tip olur ya da bazı insanlar merak nesnesine döner. Düzeltmesi: herkese aynı güler yüzle ve aynı mesafeden yaklaş.
Özet
Yabancıları çekmekten korkarız, çünkü zihnimiz deklanşörden önce en kötü tepkiyi hayal eden bir korku senaryosu yazar; oysa sokaktaki gerçek tepkiler çoğu zaman çok daha sakindir ve bunu bir tepki defteri görünür kılar. Korku, kalabalıktan izinli portreye uzanan bir yaklaşım merdiveniyle adım adım küçülür, önceden hazırlanmış yanıt cümleleri ve güler yüz karşılaşmaları kolaylaştırır; eşit yaklaşım ise korkunun ya da önyargının kimin çekileceğini seçmesini önler.
Mini ödev
Bu ödevde iki hafta boyunca yaklaşım merdiveninin basamaklarını çıkacaksın.
- Bir defterin ilk sayfasına kendi korku senaryonu yaz; sonra her çekimde çektiğin insanların gerçek tepkilerini not et.
- Kalabalıktan başlayarak merdivenin basamaklarını sırayla dene ve her basamakta en az birkaç gün kal; cebinde iki yanıt cümlesi taşı.
- İki haftanın sonunda defterine bak: senaryon ile gerçek tepkiler ne kadar örtüşüyor, çektiğin insanlar sokağın çeşitliliğini yansıtıyor mu? Son olarak bir yabancıdan izin isteyip bir portre çek.
Kendini değerlendir
- Korku senaryon gerçek tepkilerle örtüştü mü?
- Merdivenin hangi basamağına kadar çıkabildin?
- Defterindeki insanlar sokağın farklı yüzlerini gösteriyor mu?
Sözlük
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Korku senaryosu | Fear script | Fotoğrafçının bir yabancıyı çekmeden önce zihninde kurduğu, en kötü tepkiyi hayal eden kısa öykü. |
| Yaklaşım merdiveni | Approach ladder | Kalabalıktan izinli yakın portreye uzanan, kolaydan zora dizilmiş çekim basamakları. |
| Yanıt cümlesi | Response line | Biri ne yapıldığını sorduğunda ya da rahatsız olduğunda kullanılmak üzere önceden hazırlanan kısa, açık ve sıcak cümle. |
| Eşit yaklaşım | Even-handed approach | Sokakta kimin çekileceğini korkunun ya da önyargının değil, sahnenin ve anın belirlemesi. |
Mini test
1. Korku senaryosu nedir?
- A) Sokakta yaşanan gerçek bir tepki
- B) Fotoğrafçının çekmeden önce zihninde kurduğu, en kötü tepkiyi hayal eden öykü
- C) Bir fotoğraf dizisinin planı
- D) Bir yarışmanın şartnamesi
2. Yaklaşım merdiveninin en üst basamağı nedir?
- A) Kalabalığın geniş karesi
- B) Sırtı dönük insanlar
- C) Siluetler
- D) Bir yabancıdan izin isteyip yakın bir portre çekmek
3. Yanıt cümlesini önceden hazırlamanın yararı nedir?
- A) Anın telaşında kekelemeyi ya da savunmaya geçmeyi önler
- B) Fotoğrafı daha keskin yapar
- C) İzin almayı gereksiz kılar
- D) Kişinin fotoğrafı silme isteğini reddetmeyi sağlar
4. Bir fotoğrafçı hep kendisine benzeyen insanları çektiğini fark ederse ne yapmalıdır?
- A) Aynı biçimde devam etmek
- B) Sokağı bırakmak
- C) Herkese aynı güler yüzle ve aynı mesafeden yaklaşmaya çalışmak
- D) Yalnızca «ilginç» görünen insanları çekmek
Cevaplar
- B — Senaryo bir hayal ürünüdür; gerçek tepkiler çoğu zaman çok daha sakindir.
- D — İzin istemek korkunun en yoğun ama karşılaşmanın en sıcak olduğu basamaktır.
- A — Hazır bir cümle dürüst ve sakin bir açıklama sağlar.
- C — Eşit yaklaşım, arşivi sokağın gerçek çeşitliliğine açar.
Özet kartı
- Korku çoğu zaman bir senaryodur; gerçek tepkileri deftere yaz.
- Yaklaşım merdiveni: kalabalık, sırtlar, orta mesafe, izinli portre.
- Her basamakta birkaç gün kal; rahatlayınca bir üste çık.
- Cebinde iki yanıt cümlesi, yüzünde güler yüz.
- Reddedilmek bir cevaptır; teşekkür et ve geç.
- Eşit yaklaşım: korku da önyargı da kimi çekeceğini seçmesin.
Sonraki derse köprü
Korku küçüldü; arkadaşın artık pazarın ortasında rahat duruyor. Ama başka bir sorun çıkıyor: bir çocuk koşarak önünden geçiyor, arkadaşın makineyi gözüne kaldırıp netliği bulana kadar çocuk çoktan gitmiş. Makineyi gözüne her kaldırdığında insanlar da onu fark ediyor ve an değişiyor. Makineye bakmadan nasıl net çekilir? Sonraki ders önceden odaklamayı ve dar diyaframı ele alıyor.