Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Fırtına fırsattır, çünkü cephe geçerken bulutların arasında açılan kısa aralık koyu bir gökyüzünün önünde ıslak bir manzarayı alçak güneşle aydınlatır; bu ışık yalnızca makinesi hazır bekleyene düşer ve aydınlanan konuya göre pozlanır. Yağmur arka ışıkta ve koyu bir fonun önünde görünür olur, sisin üstüne çıkmak manzarayı bir sis denizi olarak gösterir; makine yağmurdan ve buğulanmadan korunur, ıslak tenin parlamaları ve yağmurluğun yansıttığı renk hesaba katılarak insan kendi renginde gösterilir.
Öğrenme hedefi
Bozan bir havayı toplanıp gitmenin değil, beklemenin nedeni olarak okuyabilecek ve bir fırtınanın hangi anının manzaraya en çok şey kattığını tahmin edebileceksin. Bir fırtına geçerken bulutların arasında açılan kısa aralığı bekleyecek, koyu bir gökyüzünü ayrıntısını koruyarak pozlayacaksın. Yağmurun karede ancak arkadan ışık aldığında göründüğünü bilip damlaları görünür kılacak, objektifini ve makineni yağmurdan, rüzgârdan ve ani sıcaklık değişiminden koruyacaksın. Sisli bir sabahta vadinin dibinde değil, sisin üstüne çıkarak manzarayı bir sis denizi olarak göreceksin. Karede yağmurluklu bir insan varsa, ıslak tenin parlamalarını ve yağmurluğun rengini yüzüne yansıtmasını hesaba katacak, her tende yüzü kendi renginde tutacaksın.
Merak sorusu
Arkadaşın kayalık kıyıda toplanırken kuzeyden kurşuni bir bulut kütlesi yaklaşıyor. Rüzgâr sertleşiyor, iri damlalar tripodun üstüne düşmeye başlıyor. Makineyi çantaya tıkıp arabaya koşuyor ve camın arkasından denize bakıyor. On dakika sonra yağmur inceliyor; bulutların arasından sızan bir ışık demeti karşı kayalığı sarıya boyuyor, denizin üstünde bir gökkuşağının ucu beliriyor. Makine çantada, tripod bagajda. Işık birkaç dakika içinde sönüyor. Fırtına neden fırsattır?
Bağlam
Bulutlu havanın yumuşak ışığını, sisin uzaktaki her şeyi soluklaştırıp katmanlara ayırmasını ve koyu bulutların arasından sızan güneşin bir sahne ışığı gibi vurmasını hava koşulları dersinde tanımıştın (Ders 5.5). Bulutların yüksekliğini ayrı ayrı okuyan bir tahmine bakmayı ve sabah sisinin hangi koşullarda vadilere çöktüğünü planlama dersinde görmüştün (Ders M.2). Parlak bir gökyüzünü karanlık bir ön planla dengelemek için önce ikisini nokta ölçümle karşılaştırmayı da filtreler üstüne çalışırken yapmıştın (Ders M.5).
O dersler kötü havanın ışığını anlatıyordu. Bu ders, o ışığın içinde nasıl duracağını ele alıyor: fırtınanın hangi anını bekleyeceğini, yağmuru karede nasıl göstereceğini, sisin içine mi yoksa üstüne mi çıkacağını ve bu sırada kendini ve makineni nasıl koruyacağını. Kötü hava, manzara fotoğrafçısına en seyrek ışıkları verir; ama bu ışıklar kısa sürer ve yalnızca orada, hazır bekleyene düşer.
Basit açıklama
Fırtınanın hangi anı beklenir?
Açılma anı, bir fırtına ya da yağmur cephesi geçerken bulutların arasında bir aralığın açıldığı ve alçak güneşin ıslak, koyu bir manzaraya sızdığı kısa zamandır. Çoğu zaman cephenin arka kenarında gelir: yağmur incelir, bulut kütlesi bir yöne çekilir ve ışık, hâlâ koyu olan gökyüzünün önündeki bir tepeye, bir kayalığa ya da bir tarlaya düşer. Bu an birkaç dakika sürebilir; o yüzden yağmur başladığında toplanıp gitmek yerine korunaklı bir yerde, makine hazır bekleyen fotoğrafçı onu yakalar.
Koyu bir gökyüzünün önünde parlak bir konu, pozlamayı zorlar. Makine koyu bulutları ortalamaya çekmeye çalışır ve gökyüzünü açık griye çevirir, aydınlanan kayalığı ise yakar. Aydınlanan konunun en parlak ayrıntısına göre pozlamak, gerekirse pozlamayı bir iki stop kısmak, bulutları koyu ve dokulu, ışıklı konuyu okunur bırakır. Böyle bir karede gökyüzü karenin büyük bir kısmını taşıyabilir; ufku aşağı indirmek, bulutların ağırlığını karede hissettirir.
Yağmur karede nasıl görünür?
Arka ışıklı yağmur, damlaların arkadan gelen ışıkla aydınlanıp koyu bir fonun önünde parlak çizgiler ya da noktalar olarak göründüğü durumdur. Önden gelen ışıkta ya da açık bir gökyüzünün önünde yağmur çoğu zaman karede neredeyse görünmez; havayı yalnızca biraz grileştirir. Damlaların arkasında alçak bir güneş, bir sokak lambası ya da parlak bir bulut, önünde ise koyu bir ağaç, bir yamaç ya da bir kapı aralığı olduğunda yağmur birden ortaya çıkar.
Enstantane yağmurun biçimini de seçer. Kabaca 1/60 ile 1/125 arasında damlalar kısa, eğik çizgiler bırakır ve yağmurun yönünü gösterir; çok kısa sürelerde tek tek noktalar olarak donar. Objektifin önüne düşen damlalar ise karede bulanık lekeler bırakır. Rüzgârı arkana alıp çekmek, objektif başlığını takmak ve her birkaç karede ön camı kontrol etmek bu lekeleri azaltır. Makineyi yağmurdan korumak için basit bir yağmur kılıfı ya da bir poşet ve bir lastik yeterli olabilir. Soğuk ve ıslak havadan sıcak bir arabaya ya da eve girerken makineyi çantasında bırakıp yavaşça ısınmasını beklemek, iç ve dış yüzeylerin buğulanmasını önler. Gök gürültüsü duyduğunda ise hiçbir kare beklemeye değmez; açık alanı ve yüksek noktaları hemen terk etmek gerekir.
Sisin içine mi, üstüne mi?
Sis denizi, bir vadiyi ya da bir ovayı dolduran sisin daha yüksek bir noktadan bakıldığında bir deniz gibi göründüğü manzaradır. Bulutsuz bir gecede yer ısısını gökyüzüne verir, soğuyan ağır hava yamaçlardan vadinin dibine süzülür ve rüzgâr yoksa sis orada birikir. Vadinin içinde duran biri yalnızca gri bir örtü görür; birkaç yüz metre yukarıdaki bir tepeye çıkan biri ise sisin üstünde güneşi, sisin içinden yükselen tepeleri ve ağaç uçlarını görür.
İki bakışın da yeri vardır. Sisin içinde yakın bir ağaç ya da bir çit koyu ve net görünürken arkası beyaza gömülür; sahne sadeleşir ve sessizleşir. Sisin üstünde ise manzara geniş, parlak ve katmanlı olur. Hangisini seçeceğin, tahmini ve haritayı okuyarak önceden karar verebileceğin bir şeydir. Karede bir insan varsa, ıslak ten ışığı daha çok yansıtır ve alında, burunda, elmacık kemiklerinde parlak noktalar belirir; koyu tende bu parlamalar daha belirgin görünür. Parlak sarı ya da turuncu bir yağmurluk da yüzüne kendi rengini yansıtabilir. Kişiyi ışığa biraz yan çevirip beyaz dengesini yağmurluğa değil yüzüne göre yapmak, tenin gerçek tonunu geri getirir.
Görsel kanıt
Bir hafta sonra aynı kıyıda yine bir cephe yaklaşıyor. Arkadaşın bu kez yağmur kılıfını takıyor ve bir kaya çıkıntısının altına sığınıyor. Tahmin, cephenin yarım saat içinde doğuya çekileceğini söylüyor.
Yağmur inceldiğinde güneş batıdan, arkasından sızıyor. Karşı kayalık sarıya boyanıyor, gökyüzü hâlâ kurşuni. Kayalığın en parlak yerine göre pozluyor ve bir stop kısıyor; bulutlar koyu ve dokulu, kayalık ayrıntılı. Sonra batıya, güneşe dönüyor: güneşle arasındaki koyu çamların önünden düşen son damlalar arka ışıkta gümüş çizgiler gibi parlıyor.
Yürüyüş arkadaşı, sarı yağmurluklu, koyu tenli bir kadın, kayalığa bakıyor. Yüzündeki yağmur damlaları parlıyor, yağmurluğun kapüşonu çenesine sarı bir ışık yansıtıyor. Arkadaşın onu ışığa biraz yan çeviriyor ve beyaz dengesini yüzüne göre ayarlıyor; teni kendi sıcak kahverengisinde, damlalar birer ışık noktası.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlışYağmur başlar başlamaz toplanıp gitmek.
Cephe geçerken açılan kısa ışık kaçar. Düzeltmesi: korunaklı bir yerde, makine kılıfında hazır bekle.
Yaygın yanlışYağmuru önden ışıkta ve açık bir gökyüzünün önünde çekmek.
Damlalar karede neredeyse görünmez. Düzeltmesi: ışığı arkaya al ve koyu bir fon bul.
Yaygın yanlışSoğuk ve ıslak makineyi hemen sıcak bir odada çantadan çıkarmak.
Objektif içten ve dıştan buğulanır. Düzeltmesi: çantada yavaşça ısınmasını bekle.
Özet
Fırtına fırsattır, çünkü cephe geçerken bulutların arasında açılan kısa aralık koyu bir gökyüzünün önünde ıslak bir manzarayı alçak güneşle aydınlatır; bu ışık yalnızca makinesi hazır bekleyene düşer ve aydınlanan konuya göre pozlanır. Yağmur arka ışıkta ve koyu bir fonun önünde görünür olur, sisin üstüne çıkmak manzarayı bir sis denizi olarak gösterir; makine yağmurdan ve buğulanmadan korunur, ıslak tenin parlamaları ve yağmurluğun yansıttığı renk hesaba katılarak insan kendi renginde gösterilir.
Mini ödev
Bu ödevde kötü bir havayı bekleyerek çekeceksin.
- Yağmur ya da sis beklenen bir gün için tahmine bak ve cephenin ne zaman çekileceğini ya da sisin hangi vadide birikeceğini not et.
- Yağmurda ışığı arkana değil karşına alıp koyu bir fonun önünde damlaları çek; yağmur dinerken açılma anını bekleyip aydınlanan konuya göre pozla.
- Karede yağmurluklu biri varsa yüzündeki parlamalara ve yağmurluğun yüzüne yansıttığı renge bak ve beyaz dengesini tenine göre ayarla.
Kendini değerlendir
- Açılma anını yakalayabildin mi, gökyüzü koyu ve dokulu kaldı mı?
- Yağmur damlaları karede görünür mü?
- Karedeki insanın teni yağmurluğun rengine mi kaydı, yoksa kendi renginde mi?
Sözlük
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Açılma anı | Weather break | Bir fırtına geçerken bulutların arasında açılan aralıktan alçak güneşin ıslak, koyu bir manzaraya sızdığı kısa zaman. |
| Arka ışıklı yağmur | Backlit rain | Damlaların arkadan ışık alıp koyu bir fonun önünde parlak çizgiler ya da noktalar olarak göründüğü durum. |
| Sis denizi | Sea of fog | Bir vadiyi dolduran sisin yüksek bir noktadan bakıldığında bir deniz gibi göründüğü manzara. |
Mini test
1. Açılma anı çoğu zaman ne zaman gelir?
- A) Yağmurun en şiddetli olduğu anda
- B) Cephenin arka kenarında, yağmur incelip bulutlar çekilirken
- C) Gece yarısı
- D) Her zaman öğle saatinde
2. Yağmur damlaları karede ne zaman en iyi görünür?
- A) Önden ışıkta, açık bir gökyüzünün önünde
- B) Işık tepeden geldiğinde
- C) Arka ışıkta ve koyu bir fonun önünde
- D) Hiçbir zaman
3. Sis denizini görmek için nereye gidilir?
- A) Vadinin en dibine
- B) Sisin içinde bir ağacın altına
- C) Bir binanın içine
- D) Vadiyi dolduran sisin üstündeki yüksek bir noktaya
4. Soğuk ve ıslak bir makine sıcak bir odaya getirildiğinde ne yapılır?
- A) Çantasında yavaşça ısınması beklenir
- B) Hemen çantadan çıkarılıp ısıtıcının önüne konur
- C) Objektif sökülür
- D) Hemen çekime devam edilir
Cevaplar
- B — Yağmur incelip bulut kütlesi çekilirken alçak güneş aradaki aralıktan manzaraya sızar.
- C — Damlalar ışığı arkadan alınca parlar ve koyu fonun önünde çizgi ya da nokta olarak seçilir.
- D — Sis vadinin dibinde birikir, üstündeki bir tepeden bakınca bir deniz gibi yayıldığı görülür.
- A — Yavaş ısınma, sıcak ve nemli havanın soğuk yüzeylerde buğulanmasını önler.
Özet kartı
- Yağmurda kaçma, sığın ve bekle; açılma anı kısa sürer.
- Koyu gökyüzünde aydınlanan konuya göre pozla.
- Yağmuru görmek için ışığı arkaya, koyu fonu öne al.
- Sisli sabahta sisin içini ya da üstünü bilerek seç.
- Kılıf, başlık, yavaş ısınma; gök gürlerse bırak ve git; ıslak tenin parlamalarını ve yağmurluğun rengini hesaba kat.
Sonraki derse köprü
Açılma anında çektiği geniş karede kayalık, bulutlar ve gökkuşağının ucu var, ama arkadaşın asıl uzaktaki bir şeye takılıyor: karşı yamaçta ışığın yalnızca bir avuç çam ağacına düştüğü, ağaçların koyu yamaçta bir desen gibi dizildiği küçük bir parça. Geniş karede o parça bir nokta kadar. Manzarayı neden yakından çekersin? Sonraki ders, uzun bir objektifle manzaranın içinden desenler, ritimler ve üst üste binen katmanlar ayıklamayı ele alıyor.