Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Göl kıyısındaki kayanın görevi, karede yakın ile uzak arasındaki mesafeyi hissettirmektir; bu, geniş açı bir objektifle makineyi yere yaklaştırıp kayaya sokularak kurulan bir yakın-uzak kompozisyonuyla olur. Ön plan payı ve ufuk yerleşimi karenin neyi anlatacağına göre seçilir; kenar esnemesi, yatan ağaçlar ve teğet biçimler önlenir, karedeki insan kenardan uzak ve teni kendi renginde gösterilir.
Öğrenme hedefi
Bir manzarada yakındaki bir öğeyi, bir kayayı, bir kütüğü ya da kumdaki dalga izlerini, karenin derinliğini taşıyan bir parça olarak kullanabileceksin. Geniş açı bir objektifle makineyi yere yaklaştırıp yakın öğeye birkaç adım sokulduğunda, o öğenin büyüyüp uzaktaki dağın küçüldüğünü ve aradaki mesafenin gözde açıldığını göreceksin. Ön plana karenin ne kadarını vereceğine ve ufku karenin hangi yüksekliğine koyacağına bilinçli olarak karar vereceksin. Kenarlara yaklaştıkça esneyen biçimleri, yukarı eğilen makinede yatan ağaçları ve yakın öğenin uzaktaki bir çizgiye yapışmasını fark edip önleyeceksin. Karede bir insan varsa onu karenin kenarından uzak tutacak, aşağıdan bakan bir açıda parlak gökyüzünün önünde yüzünün ve teninin kararmamasını sağlayacaksın.
Merak sorusu
Arkadaşın göl kıyısındaki kareyi yeniden açıyor. Ay dağın omzunda, bulutlar pembe, ama karenin alt yarısı boş ve karanlık bir su yüzeyi. Ertesi hafta aynı kıyıya dönüyor. Ayağının dibindeki yosunlu, iri kaya hâlâ yerinde; yüzeyi çatlaklarla dolu, bir yanında turuncu likenler var. Ayakta dururken kaya karede küçük, önemsiz bir leke gibi kalıyor; dağla hiçbir ilişkisi yok. Makineyi indirip bir süre ikisine birden bakıyor. O kayanın manzaradaki görevi ne?
Bağlam
Bir karede kameraya en yakın katmanın bakışı kareye davet ettiğini kompozisyon derslerinde görmüştün (Ders 14.5). Yakından geniş açıyla çekildiğinde arka planın uzaklaşıp küçüldüğünü, yani perspektifin objektiften değil bakış noktasından doğduğunu da objektifler bölümünde hesaplamıştın (Ders 12.4). Makineyi konudan aşağı indirmenin konuyu büyüttüğünü ve gökyüzünü fon yaptığını bakış açısı dersinden biliyorsun (Ders 14.6).
Bu ders o üç fikri manzarada bir araya getiriyor. Önceki derste gözün düz bir karede derinliği ipuçlarından okuduğunu gördün; örtüşme ve boyut farkı bu ipuçlarının en güçlüleri. İkisi de ancak karede yakın bir şey olduğunda çalışır. Manzarada yakın bir öğe bulmak zor değildir: bir kaya, bir çalı, kumda bir dalga izi, bir tahta iskele. Asıl iş, o öğeyi karede uzaktaki manzarayla konuşturacak kadar büyütmek ve yerleştirmektir.
Basit açıklama
Yakın ile uzak nasıl konuşur?
Yakın-uzak kompozisyonu, bir karede çok yakındaki bir öğe ile çok uzaktaki bir manzarayı aynı anda göstererek aradaki mesafeyi hissettirme yoludur. Ayakta durup göl kıyısındaki kayaya bakınca kaya yaklaşık iki metre, dağ ise birkaç kilometre uzaktadır; kaya karede küçük kalır. Makineyi kayanın yarım metre yakınına indirdiğinde kaya dört kat yaklaşmış olur ve karede dört kat büyür, dağın uzaklığı ise neredeyse değişmez. Kaya karenin alt yarısını doldurur, dağ geride küçülür ve aradaki boşluk gözde açılır.
Bu etki bir geniş açı objektifle belirginleşir, çünkü geniş açı hem yakındaki kayayı hem de arkasındaki gölü ve dağı aynı kareye sığdırır. Objektifin geniş olması tek başına yetmez; derinliği kuran, yakın öğeye sokulmaktır. Aynı geniş açıyla ayakta ve uzaktan çekilen bir kare, yine yassı bir şerit olarak kalır. Makineyi yere yaklaştırıp alçak bir açıdan bakmak, kayanın dokusunu, çatlaklarını ve likenlerini kareye taşır; kaya bir leke olmaktan çıkar, bir yer olur.
Ön plana ne kadar yer verilir?
Ön plan payı, karenin ne kadarının yakın öğeye ayrıldığıdır. Bu payın doğru bir oranı yoktur; karar, karenin neyi anlatmak istediğine bağlıdır. Kaya karenin yarısını kaplarsa kare kayanın dokusunu ve biçimini anlatır, dağ bir fon olur. Kaya karenin küçük bir köşesinde kalırsa dağ ve gökyüzü baskın olur, kaya yalnızca bir ölçü ve bir başlangıç noktası verir. İki karar da işe yarayabilir; önemli olan, payın bir tesadüf değil bir seçim olmasıdır.
Ufuk yerleşimi, ufuk çizgisinin karenin hangi yüksekliğine konduğudur. Ön plan güçlüyse ve anlatılacak şey yerdeyse ufuk karenin üst kısmına yaklaşır; gökyüzü çarpıcıysa, pembe bulutlar ya da doğan bir ay varsa, ufuk aşağı iner ve ön plana daha az yer kalır. Dikey kadraj, yakın öğeyi ve uzaktaki dağı üst üste dizmek için çoğu zaman yatay kadrajdan daha çok yer açar. Ufkun düz durması ise her durumda gözü rahatlatır.
Geniş açının tuzakları nelerdir?
Geniş açı objektif yakından çekildiğinde karenin kenarlarına yakın biçimleri esnetir. Bir kaya kenarda uzar, bir insanın yüzü ya da kolu genişler. Bu yüzden karede bir insan varsa onu kenardan uzak, karenin ortasına daha yakın bir yerde tutmak onu kendi biçiminde gösterir. Makineyi yukarı eğmek ağaçların ve kulelerin geriye doğru yatmasına yol açar; ağaçları dik tutmak istiyorsan makineyi düz tutup gerekiyorsa kadrajı sonradan kırpmak işe yarar.
Yakın öğe uzaktaki bir çizgiye tam değdiğinde iki biçim birbirine yapışır: kayanın tepesi dağın sırtına teğet geçer ve göz ikisini tek bir şekil gibi okur. Makineyi birkaç santimetre yükseltmek ya da indirmek, kaya ile dağ arasında bir boşluk bırakır. Alçak açıda bir insan parlak gökyüzünün önüne düştüğünde, makine gökyüzüne göre pozlanır ve yüzü karartır; bu, koyu tenlerde ayrıntının tümüyle kaybolmasına kadar gidebilir. Yüzü yan ışığa çevirmek ya da pozu yüzün tenine göre ayarlamak onu kendi renginde tutar.
Görsel kanıt
Arkadaşın önce ayakta duruyor ve kayayı karenin altında bırakarak çekiyor. Kaya küçük bir gri leke; göl geniş ve boş, dağ ortada. Kare ile önceki haftanın karesi arasında pek fark yok.
Sonra makineyi dizinin hizasına indiriyor, geniş açıya geçiyor ve kayaya yarım metre kadar sokuluyor. Kaya karenin alt üçte birini dolduruyor; çatlakları, turuncu likenleri, suyun kenarında ıslanan yosunları seçiliyor. Kayanın bir çatlağı gölün karşı ucuna, dağa doğru uzanıyor. Göl kayanın arkasından açılıyor, dağ geride küçülmüş ama gökyüzüne doğru yükseliyor. Ufuk karenin üst kısmında; ay dağın omzunda duruyor.
İlk denemede kayanın tepesi dağın sırtına tam değiyor. Makineyi birkaç santimetre indiriyor ve ikisinin arasında ince bir su şeridi açılıyor. Kıyıda onunla yürüyen kadın, teni koyu kahverengi, karenin sağ kenarındayken yüzü esniyor; birkaç adım içeri geliyor, yüzü yan ışıkta ve kendi sıcak renginde kalıyor.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlışGeniş açı objektifle ayakta ve uzaktan çekip derin bir kare beklemek.
Yakın öğe küçük kalır ve kare yine yassı olur. Düzeltmesi: makineyi indir ve yakın öğeye sokul.
Yaygın yanlışYakın öğeyi uzaktaki bir sırta ya da ufka değdirmek.
İki biçim tek bir şekil gibi okunur. Düzeltmesi: makineyi birkaç santimetre kaydırıp aralarında bir boşluk aç.
Yaygın yanlışKaredeki insanı geniş açının kenarına koymak ve parlak gökyüzüne göre pozlamak.
Yüzü esner ve teni kararır. Düzeltmesi: onu içeri al, yan ışığa çevir ve pozu yüzüne göre ayarla.
Özet
Göl kıyısındaki kayanın görevi, karede yakın ile uzak arasındaki mesafeyi hissettirmektir; bu, geniş açı bir objektifle makineyi yere yaklaştırıp kayaya sokularak kurulan bir yakın-uzak kompozisyonuyla olur. Ön plan payı ve ufuk yerleşimi karenin neyi anlatacağına göre seçilir; kenar esnemesi, yatan ağaçlar ve teğet biçimler önlenir, karedeki insan kenardan uzak ve teni kendi renginde gösterilir.
Mini ödev
Bu ödevde tek bir manzarayı iki farklı yükseklikten çekeceksin.
- Açık bir manzarada dokusu belirgin yakın bir öğe bul: bir kaya, bir kütük, bir çalı ya da kumda dalga izleri.
- Önce ayakta ve öğeden iki metre uzakta durarak bir kare çek, sonra geniş açıyla makineyi diz hizasına indirip öğeye yarım metre kadar sokularak yakın kareyi çek.
- Yakın karede öğenin uzaktaki bir çizgiye değip değmediğine bak ve gerekirse makineyi kaydırarak yeniden çek; karede biri varsa onu kenardan içeri al ve yüzüne göre pozla.
Kendini değerlendir
- Yakından çektiğin karede yakın öğe ile uzaktaki manzara arasındaki mesafe hissediliyor mu?
- Ön plan payını ve ufkun yerini bilinçli olarak mı seçtin?
- Karedeki insanın yüzü esnemeden ve teni kararmadan görünüyor mu?
Sözlük
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Yakın-uzak kompozisyonu | Near-far composition | Çok yakın bir öğe ile çok uzak bir manzarayı aynı karede göstererek aradaki mesafeyi hissettirme yolu. |
| Ön plan payı | Foreground share | Karenin ne kadarının yakın öğeye ayrıldığı; karenin neyi anlatacağına göre seçilir. |
| Ufuk yerleşimi | Horizon placement | Ufuk çizgisinin karenin hangi yüksekliğine konduğu; güçlü ön planda yukarı, çarpıcı gökyüzünde aşağı iner. |
Mini test
1. Kayanın karede büyümesini en çok ne sağlar?
- A) Diyaframı kısmak
- B) Makineyi kayaya yaklaştırmak
- C) ISO değerini artırmak
- D) Uzun bir objektif kullanmak ve geri çekilmek
2. Güçlü bir ön plan ve sade bir gökyüzü varsa ufuk nereye konabilir?
- A) Tam ortaya, her zaman
- B) Karenin dışına
- C) Karenin üst kısmına yakın bir yere
- D) Karenin en altına
3. Kayanın tepesi dağın sırtına tam değdiğinde ne olur?
- A) Göl daha geniş görünür
- B) Gökyüzü aydınlanır
- C) Kaya ile dağ ayrı ayrı daha net okunur
- D) İki biçim tek bir şekil gibi okunur
4. Geniş açıyla çekilen karede bir insan neden kenardan uzak tutulur?
- A) Kenarda yüzü ve kolları esneyip genişleyebileceği için
- B) Kenarda renkler kaybolduğu için
- C) Kenarda netlik hiç olmadığı için
- D) Kenara insan konmasının bir kural olduğu için
Cevaplar
- B — Kayaya yaklaştıkça uzaklığı küçülür ve karede büyür, dağın uzaklığı ise neredeyse değişmez.
- C — Anlatılacak şey yerdeyse ufuk yukarı çıkar ve ön plana daha çok yer kalır.
- D — Teğet geçen biçimler birbirine yapışır, makineyi birkaç santimetre kaydırmak araya boşluk açar.
- A — Geniş açı yakından çekildiğinde karenin kenarlarına yakın biçimleri esnetir.
Özet kartı
- Kaya derinliğin başlangıcıdır: makineyi indir, yakın öğeye sokul.
- Geniş açı sığdırır; derinliği kuran yakınlıktır.
- Ön plan payı ve ufuk yeri bir seçimdir, kural değil.
- Teğetleri aç, ağaçları yatırma, kenarda insan esnetme.
- Alçak açıda yüzü gökyüzüne değil tenine göre pozla.
Sonraki derse köprü
Arkadaşın alçak açıdan çektiği kareyi büyüttüğünde bir sorun görüyor: kayanın likenleri keskin ama dağın sırtı yumuşak; bir başka karede dağa odaklandığında ise bu kez kaya bulanık. Yarım metre ile birkaç kilometreyi aynı karede nasıl keskin tutacak? Önden arkaya net manzara, sonraki dersin konusu: nereye odaklanacağın, hangi diyaframı seçeceğin ve tek bir karenin yetmediği yerde birkaç kareyi birleştirmek.