Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Pozlama, çekim sırasında sensöre ulaşan ışığın toplam miktarıdır; tıpkı bir kovanın bir musluktan dolması gibi, bu miktarı musluğun açıklığı yani diyafram ve açık kalma süresi yani enstantane belirler, ISO ise ölçümü sonradan yükseltir. Kovalar taşarsa aşırı pozlama bembeyaz ve geri gelmez bölgeler, yeterince dolmazsa düşük pozlama karanlık ve kumlu bölgeler bırakır. Makinenin ölçümü sahneyi ortalama bir griye çektiği için karda ve karanlık fonda yanılır; pozlamayı fotoğrafın en önemli bölgesine, çoğu zaman bir yüze göre kurmak ve her tenin ayrıntısını korumak bu modülün temelidir.
Öğrenme hedefi
Pozlamayı, çekim sırasında sensöre ulaşan ışığın toplam miktarı olarak tanımlayabileceksin. Bu miktarı, bir kovanın bir musluktan dolmasına benzeterek açıklayacak, diyaframın musluğun ne kadar açık olduğunu, enstantanenin musluğun ne kadar süre açık kaldığını, ISO'nun ise dolan suyun ölçüsünü ne kadar yükselttiğini ayırt edecek, aşırı ve düşük pozlamanın fotoğrafta neye yol açtığını gösterecek, makinenin ölçümünün neden bazen yanıldığını bilecek ve pozlamayı sahnenin en önemli bölgesine, çoğu zaman bir yüze göre kurmayı ilke edineceksin.
Merak sorusu
Karlı bir günde bahçede çektiğin fotoğrafta her şey kirli bir griye dönmüş; kar beyaz değil, çocuğun yüzü neredeyse simsiyah. Aynı gün, karanlık bir odada pencerenin önünde çektiğin fotoğrafta ise tersi olmuş: yüz bembeyaz, sanki bir lambanın içine bakıyormuş gibi. İkisinde de makine otomatik moddaydı ve «doğru» fotoğrafı çekmesi gerekiyordu.
Fotoğraf neden bazen bembeyaz, bazen simsiyah çıkar? Çünkü her fotoğraf, sensöre belli bir miktar ışığın ulaşmasıyla oluşur ve bu miktar ya fazla, ya az, ya da tam istediğin kadar olur. Bu ölçüye pozlama denir. Bu modül boyunca pozlamayı kuran üç ayarı, diyaframı, enstantaneyi ve ISO'yu tek tek tanıyacak ve sonunda onları birlikte kullanacaksın. Bu ders temeli kuruyor: pozlama nedir ve neden bazen yanlış çıkar?
Bağlam
Seviye 1'de fotoğrafa bakmayı, ışığı okumayı, kadraj kurmayı ve düzenlemeyi öğrendin. Çoğu zaman pozlamayı makineye ya da telefona bıraktın ve sonucu düzenlemede toparladın. Ders 7.3 düzenlemenin bir sınırı olduğunu göstermişti: bembeyaz patlamış bir bölge geri gelmez, fazla karanlık bir bölge açıldığında kumlanır. Seviye 2 bu sınıra çekimden önce hâkim olmakla başlıyor.
Makinenin nasıl çalıştığını anlatan derste, Ders 3.2'de, diyaframı göz bebeğine, enstantaneyi bir göz kapağına benzetmiştik. Bu modül o benzetmeyi bir ölçüye dönüştürüyor. Fotoğrafçılar bu üç ayara birlikte pozlama üçgeni der, çünkü birini değiştirdiğinde aynı parlaklığı korumak için genellikle bir diğerini de değiştirmen gerekir. Üçgenin her köşesinin ayrıca bir yan etkisi vardır: diyafram netlik alanını, enstantane hareketi, ISO kumlanmayı etkiler. Bu yan etkileri sonraki derslerde tek tek göreceğiz.
Basit açıklama
Pozlama kovaya nasıl benzer?
Sensörün yüzeyinde milyonlarca küçük ışık toplayıcı olduğunu biliyorsun. Her birini küçük bir kova gibi düşün. Deklanşöre bastığında bu kovaların üstünde bir musluk açılır ve içlerine ışık dolmaya başlar. Musluk kapandığında her kovada ne kadar ışık biriktiği ölçülür ve fotoğrafın o noktadaki parlaklığı buna göre belirlenir. Az dolan kova karanlık, çok dolan kova aydınlık bir nokta olur.
Kovaya ne kadar ışık dolacağını iki şey belirler. Biri musluğun ne kadar açık olduğudur: bu diyaframdır. Açıklık büyüdükçe birim zamanda daha çok ışık akar. Diğeri musluğun ne kadar süre açık kaldığıdır: bu enstantanedir. Süre uzadıkça daha çok ışık birikir. Pozlama, tam anlamıyla bu ikisinin birlikte belirlediği toplam ışık miktarıdır; sahnenin kendisi ne kadar aydınlıksa, aynı musluk ve aynı süreyle o kadar çok ışık akar.
ISO bu benzetmede biraz farklı bir yerde durur. Kovaya dolan ışığın miktarını değiştirmez; kovadaki ölçümü sonradan ne kadar yükselteceğini belirler. Az dolmuş bir kovanın ölçümünü yükseltmek fotoğrafı aydınlatır, ama birlikte kovadaki gürültüyü de yükseltir; bu da kumlanma olarak görünür. Bu yüzden fotoğrafın son parlaklığını üç ayar birlikte belirler, ama gerçekten toplanan ışık yalnızca diyafram ve enstantanenin eseridir.
Aşırı ve düşük pozlama neye yol açar?
Bir kova ancak belli bir miktar su alabilir. Musluk çok uzun ya da çok geniş açık kalırsa kova taşar; taşan suyun ne kadar olduğunu artık bilemezsin. Sensörde de bu olur: bir toplayıcı dolduğunda ondan sonra gelen ışık kaydedilmez ve o nokta bembeyaz olur. Buna aşırı pozlama denir. Ders 7.3'teki patlamış beyaz tam olarak budur: kovalar taşmış, ayrıntı kaybolmuştur.
Tersine, musluk çok kısa ya da çok dar açılırsa kovalar yeterince dolmaz ve fotoğraf karanlık çıkar. Buna düşük pozlama denir. Karanlık bölgelerde bilgi tamamen yok değildir, ama kovanın dibindeki az miktarda ışık gürültüyle karışıktır; sonradan açıldığında kumlanma belirir. Bu yüzden iyi bir pozlama, önemli bölgelerde kovaları taşırmadan olabildiğince doldurmaya çalışır. Hangi bölgenin önemli olduğuna ise sen karar verirsin: bazen bir yüz, bazen bir gökyüzü, bazen karanlıktaki tek bir pencere.
Makinenin ölçümü neden yanılır?
Makine her çekimden önce sahnenin ne kadar aydınlık olduğunu ölçer ve kovaların ne kadar dolacağını buna göre ayarlar. Buna ölçüm denir. Ölçüm sistemi sahnenin ne olduğunu bilmez; yalnızca parlaklığını görür ve sahneyi ortalama bir parlaklığa, orta bir griye getirmeye çalışır. Çoğu sahnede bu tahmin işe yarar, çünkü çoğu sahne aydınlık ve karanlık bölgelerin bir karışımıdır.
Ama sahnenin büyük kısmı aydınlıksa, örneğin kar, kumsal ya da beyaz bir duvar, makine bu aydınlığı fazla bulur ve fotoğrafı karartır; kar griye döner. Sahnenin büyük kısmı karanlıksa, örneğin gece bir sokak ya da siyah bir fon, makine fotoğrafı aydınlatır; siyahlar griye, küçük parlak bölgeler bembeyaza döner. Ders 3.5'te öğrendiğin pozlama telafisi bu hatayı düzeltmenin en hızlı yoludur: karda biraz artı, karanlık fonda biraz eksi. Bu modülün sonunda aynı düzeltmeyi elle, ayarları kendin seçerek yapabileceksin.
Pozlama yüze göre nasıl kurulur?
İnsanları çekerken en önemli bölge çoğu zaman yüzdür ve yüzler aynı ışıkta farklı miktarda ışık yansıtır. Koyu bir ten, üstüne düşen ışığın daha azını geri gönderir; bu yüzden yüzün pikselleri daha az dolar. Makine sahnenin genel parlaklığına baktığında koyu bir yüzü karanlıkta bırakabilir; kovalar yeterince dolmadığı için sonradan açılan yüzde kumlanma ve küllü bir renk belirir. Pozlamayı yüze göre kurmak, yani yüzün kovalarını yeterince doldurmak, tenin rengini ve dokusunu korur.
Açık bir tende tehlike tersinedir: alın, burun ve elmacık kemikleri gibi ışığı en çok yansıtan yerlerin kovaları kolayca taşar ve bu bölgeler bembeyaz lekelere dönüşür. Aynı karede hem koyu hem açık tenli insanlar varsa, pozlamayı ikisinin de ayrıntısını koruyacak bir noktaya kurmak gerekir: açık tendeki parlamaları taşırmadan koyu tenin kovalarını olabildiğince doldurmak. Bu bazen ışığı değiştirmeyi, örneğin kişileri pencereye göre yeniden yerleştirmeyi gerektirir; pozlama yalnızca bir ayar değil, ışıkla yapılan bir pazarlıktır.
Görsel kanıt
Karlı bir bahçede, koyu mavi montlu, koyu tenli bir çocuğun kardan adam yaptığını düşün. Güneş bulutların arkasında, her yer yumuşak bir beyazlıkla dolu. Otomatik modda çektiğin fotoğrafta makine bu beyazlığı fazla bulmuş: kar kirli bir gri, çocuğun montu ve yüzü neredeyse simsiyah, yüzündeki gülümseme seçilmiyor.
Pozlama telafisini artı yöne, bir buçuk adım kadar kaydırıp yeniden çekiyorsun. Kar artık beyaz ama üstündeki ayak izleri ve kardan adamın pürüzlü yüzeyi seçiliyor. Çocuğun yüzü aydınlanmış; yanaklarının soğuktan kızaran koyu teni, parlayan gözleri ve eldivenlerindeki kar tanecikleri görünüyor. Bir kez daha, bu sefer çok fazla artıya kaydırıyorsun: kar bembeyaz, düz bir boşluğa dönüşüyor, ayak izleri kayboluyor, kardan adamın kenarları erimiş gibi. Aynı bahçe, aynı çocuk; üç kare, üç farklı kova doluluğu.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlışOtomatik pozlamanın her zaman doğru olduğunu sanmak.
Makine sahnenin ne olduğunu bilmez, yalnızca parlaklığını ortalamaya çeker. Düzeltmesi: karda, kumsalda ya da karanlık fonda sonucu kontrol et ve pozlama telafisiyle düzelt.
Yaygın yanlışPozlamayı sahnenin geneline göre kurmak.
Önemli bölge, özellikle bir yüz, karanlıkta ya da bembeyaz kalabilir. Düzeltmesi: fotoğrafın en önemli bölgesini seç ve pozlamayı ona göre ayarla.
Yaygın yanlışKaranlık bir fotoğrafı her zaman düzenlemede kurtarabileceğini sanmak.
Az dolmuş kovalar açıldığında kumlanır, taşmış kovalar hiç geri gelmez. Düzeltmesi: pozlamayı çekimde doğru kur; düzenlemeyi ince ayar için kullan.
Özet
Pozlama, çekim sırasında sensöre ulaşan ışığın toplam miktarıdır; tıpkı bir kovanın bir musluktan dolması gibi, bu miktarı musluğun açıklığı yani diyafram ve açık kalma süresi yani enstantane belirler, ISO ise ölçümü sonradan yükseltir. Kovalar taşarsa aşırı pozlama bembeyaz ve geri gelmez bölgeler, yeterince dolmazsa düşük pozlama karanlık ve kumlu bölgeler bırakır. Makinenin ölçümü sahneyi ortalama bir griye çektiği için karda ve karanlık fonda yanılır; pozlamayı fotoğrafın en önemli bölgesine, çoğu zaman bir yüze göre kurmak ve her tenin ayrıntısını korumak bu modülün temelidir.
Mini ödev
Seviye 2'nin ilk ödevi: pozlamayı gözünle ölçmek.
- Büyük kısmı aydınlık bir sahne bul, beyaz bir duvarın önündeki bir nesne ya da güneşli bir kumsal gibi, ve otomatik modda bir kez çek.
- Aynı sahneyi pozlama telafisiyle önce bir adım artıya, sonra bir adım eksiye kaydırarak iki kez daha çek.
- Büyük kısmı karanlık bir sahnede, örneğin koyu bir fonun önündeki bir yüzde, aynı üç kareyi çek.
- Altı karenin her birinde en önemli bölgenin taşıp taşmadığını ya da fazla karanlık kalıp kalmadığını tek cümleyle not et.
Kendini değerlendir
- Otomatik karelerde makinenin aydınlık sahneyi karartıp karanlık sahneyi aydınlattığını fark ettin mi?
- Hangi karede en önemli bölgenin ayrıntısı en iyi korundu?
- İçinde yüz olan karelerde yüzün rengi ve dokusu seçilebiliyor mu?
Sözlük
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Pozlama | Exposure | Çekim sırasında sensöre ulaşan ışığın toplam miktarı. |
| Aşırı pozlama | Overexposure | Sensöre fazla ışık ulaşması sonucu bölgelerin bembeyaz ve ayrıntısız kalması. |
| Düşük pozlama | Underexposure | Sensöre az ışık ulaşması sonucu fotoğrafın karanlık ve kumlu çıkması. |
| Pozlama üçgeni | Exposure triangle | Fotoğrafın parlaklığını birlikte belirleyen diyafram, enstantane ve ISO üçlüsü. |
| Ölçüm | Metering | Makinenin sahnenin parlaklığını ölçüp pozlamayı ortalama bir parlaklığa göre ayarlaması. |
Mini test
1. Pozlama neyi anlatır?
- A) Fotoğrafın renklerini
- B) Fotoğrafın boyutunu
- C) Sensöre ulaşan ışığın toplam miktarını
- D) Fotoğrafın netliğini
2. Kova benzetmesinde diyafram neye karşılık gelir?
- A) Musluğun ne kadar açık olduğuna
- B) Musluğun ne kadar süre açık kaldığına
- C) Kovanın rengine
- D) Suyun sıcaklığına
3. Karlı bir sahnede otomatik modda çekilen fotoğrafta kar neden griye döner?
- A) Kar gerçekte gri olduğu için
- B) Sensör soğukta çalışmadığı için
- C) Fotoğraf fazla keskin olduğu için
- D) Makine aydınlık sahneyi ortalama bir griye çekmeye çalışıp fotoğrafı kararttığı için
4. Aynı karede koyu ve açık tenli iki kişi varsa pozlama nasıl kurulmalıdır?
- A) Yalnızca açık tene göre, koyu teni karanlıkta bırakarak
- B) Açık tendeki parlamaları taşırmadan koyu tenin ayrıntısını olabildiğince koruyacak biçimde
- C) Yalnızca koyu tene göre, açık teni bembeyaz bırakarak
- D) Arka plana göre, yüzleri önemsemeden
Cevaplar
- C — Pozlama, musluğun açıklığı ve açık kalma süresiyle kovalara dolan ışığın toplamıdır; fotoğrafın parlaklığının temelidir.
- A — Diyafram açıklığı belirler; açıklık büyüdükçe birim zamanda daha çok ışık akar, tıpkı daha çok açılan bir musluk gibi.
- D — Ölçüm sistemi sahnenin ne olduğunu bilmez; aydınlığı fazla bulup ortalamaya çeker, bu yüzden kar griye döner.
- B — Açık tendeki parlak bölgeler kolay taşar, koyu tendeki kovalar geç dolar; iki yüzün de ayrıntısını koruyan bir denge aranır.
Özet kartı
- Pozlama, sensöre ulaşan ışığın toplam miktarıdır.
- Diyafram musluğun açıklığı, enstantane açık kalma süresi, ISO ölçümün yükseltilmesi.
- Taşan kova bembeyaz ve geri gelmez; az dolan kova karanlık ve kumlu.
- Makine sahneyi ortalama griye çeker; karda ve karanlık fonda yanılır.
- Pozlamayı en önemli bölgeye, çoğu zaman yüze göre kur.
Sonraki derse köprü
Kovaya dolan ışığı belirleyen ilk ayar musluğun kendisi: diyafram. Objektifin içinde, tıpkı gözündeki göz bebeği gibi büyüyüp küçülen bir açıklık var. Sonraki ders bu açıklığın nasıl çalıştığını ve fotoğrafçıların onu neden ters görünen bir sayıyla anlattığını, küçük bir f sayısının neden büyük bir açıklık ve daha çok ışık anlamına geldiğini gösteriyor.