Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Eğri bir ufuk, suyun ve yerin düz durduğuna dair bildiğimiz şeyle çeliştiği için izleyicinin dikkatini fotoğraftan hataya kaydırır. Görünür bir ufuk yoksa dikey çizgilere ya da su terazisine göre hizalamak, yalancı ufukları düzeltmemek, süper geniş açıda ufku merkeze yaklaştırmak ve eğimi sonradan kırpmaya bırakmak yerine çekim anında düzeltmek gerekir; ufkun yeri yüzün önüne hangi tonun geleceğini de belirler ve eğim yalnızca belirgin ve bilinçli olduğunda anlatım aracına dönüşür.
Öğrenme hedefi
Eğri bir ufkun izleyiciyi neden rahatsız ettiğini açıklayabileceksin. Görünür bir ufuk olmadığında ya da eğimli bir arazide hangi çizgiye göre düzeltme yapacağını seçecek, geniş açılı objektifin kenarlarda ufku bükebileceğini bilip ufku kadrajda buna göre yerleştirecek, eğri çekilmiş bir fotoğrafı düzeltme aracıyla doğrultmanın bedelini tartacak ve eğimi yalnızca bilerek ve açıkça kullanmayı ayırt edeceksin.
Merak sorusu
Bir gölün kıyısında, bir tarlanın kenarında ya da bir vapurun güvertesinde çekilmiş bir fotoğrafa bakıyorsun. Işık iyi, konu açık, arka plan temiz. Ama bir şey içini rahatsız ediyor; ne olduğunu hemen söyleyemiyorsun. Sonra fark ediyorsun: su bir yana doğru hafifçe yükseliyor. Sanki bütün göl kadrajın bir köşesine akacak.
Eğri bir ufuk neden gözü rahatsız eder? Çünkü hayatımız boyunca suyun düz durduğunu, yerin altımızda kaymadığını biliriz. Fotoğraf bu bilgiyle çeliştiğinde göz fotoğrafa değil, hataya bakmaya başlar. Ders 4.4'te ızgarayı açıp ufku bir çizgiye hizalamayı öğrenmiştin. Bu derste ufkun görünmediği, yamaçların ve kıyıların yanılttığı durumları, sonradan düzeltmenin bedelini ve eğimin bir anlatım aracına dönüştüğü anları konuşacağız.
Bağlam
Bu modül boyunca kadrajı seçtin, kahramanını yerleştirdin, arka planı temizledin ve dikdörtgenin yönüne karar verdin. Bütün bu kararlar, kadrajın kendisinin düz durduğunu varsayıyordu. Düz ufuk, modülün diğer kararlarından daha teknik görünür ama izleyicinin en hızlı fark ettiği kusurlardan biridir; özellikle su, deniz ve ova gibi sahnelerde birkaç derecelik bir eğim bile bütün fotoğrafın dengesini bozabilir.
İnsan bedeni dengeyi yerçekimine göre kurar. İç kulaktaki denge organları hangi yönün aşağı olduğunu sürekli bildirir ve gözler yataydan sapan büyük çizgileri bu bilgiyle karşılaştırır. Bir fotoğrafa bakarken bedenimiz eğilmez, ama fotoğraftaki dünya eğilmiştir. Bu çelişki sahneye bakan kişide hafif bir kayma, dökülme ya da düşme duygusu yaratır. Bu yüzden düz ufuk bir estetik tercih olmaktan çok, izleyicinin fotoğrafa rahatça girebilmesi için bir ön koşuldur.
Basit açıklama
Ufuk görünmüyorsa neye göre düzeltilir?
Deniz kıyısında ufuk net bir çizgidir ve ızgaranın yatay çizgisiyle kolayca hizalanır. Ama çoğu sahnede gerçek ufuk görünmez: tepeler, binalar ya da ağaçlar onu saklar. O zaman başka bir referans ararsın. En güvenilir referans genellikle dikey çizgilerdir: bir binanın köşesi, bir kapı pervazı, bir elektrik direği ya da bir ağaç gövdesi. Bunlar yerçekimine göre dik durduğu için kadrajın dikey çizgisine paralel olmaları, telefonun düz tutulduğunu gösterir.
Bazen de yalancı ufuklar vardır. Bir yamaç, eğimli bir sahil şeridi ya da bir yoldaki kavis, ufuk gibi görünen ama gerçekte eğik olan çizgilerdir. Yamacın çizgisini ızgaraya hizalarsan, yamaç düz görünür ama o yamaçtaki bir ev ve ağaçlar yan yatar. Yalancı ufku düzeltmeye çalışmak yerine, sahnedeki dikey bir öğeyi ya da uzakta görünen gerçek ufkun küçük bir parçasını referans al. Birçok telefonun kamerasında bulunan su terazisi göstergesi de burada işe yarar, çünkü sahneye değil yerçekimine bakar.
Geniş açılı objektif ufku neden büker?
Telefonların geniş ve süper geniş açılı kameraları sahneyi bir yay gibi içeri toplar. Bu objektiflerde kadrajın ortasından geçen düz bir çizgi düz kalır, ama kenarlara doğru yaklaştıkça çizgiler bükülmeye başlar. Buna objektif bükülmesi denir. Ufuk kadrajın tam ortasından geçiyorsa düz görünür; üst ya da alt kenara yakın bir yerden geçiyorsa hafifçe kavislenir ve deniz bir top gibi şişmiş ya da bir kâse gibi çukurlaşmış görünebilir.
Bu yüzden süper geniş açıyla çekerken ufku Ders 6.3'teki çizgilerden birine koyduğunda kavis belirginleşebilir. Bir çözüm, ufku merkeze yaklaştırmaktır. Telefonun ayarlarında ya da düzenleme uygulamasında bulunan bükülme düzeltmesini açmak da işe yarar. Birçok telefon bunu kendiliğinden yapar ama her zaman değil; çekimden sonra ufka bakıp kontrol etmek en sağlam yoldur. Aynı bükülme kadrajın kenarındaki yüzleri de gerer; insanları çekerken onları kenarlardan uzak tutmak hem ufku hem yüzleri korur.
Sonradan düzeltmenin bedeli nedir?
Neredeyse her düzenleme uygulamasında bir düzeltme aracı bulunur: fotoğrafı birkaç derece döndürerek ufku doğrultur. Ama döndürülen bir dikdörtgen köşelerinde boşluklar bırakır ve uygulama bunları kesmek için fotoğrafı kırpar. Eğim ne kadar büyükse kırpma o kadar büyük olur; kenarlardaki öğeler kaybolur, çözünürlük azalır. Kenara yakın duran bir insanın omzu ya da yarısı kesilebilir.
Bu kırpma ten tonunu da dolaylı olarak etkiler. Ufkun nereden geçtiği, bir yüzün arkasına gökyüzünün mü yoksa denizin, tarlanın, yamacın mı geleceğini belirler. Koyu tenli bir yüzün arkasına parlak gökyüzü gelirse yüz kararabilir; ufku biraz yükseltip yüzü koyu yeşil bir yamacın ya da denizin önüne almak ton dengesini korur. Tersine, soluk bir gökyüzü açık renkli bir teni silikleştirebilir. Ufku çekim anında doğru yerde ve düz kurmak, sonradan döndürüp kırpmanın bu dengeyi bozmasını önler.
Eğim ne zaman bilerek kullanılır?
Eğik bir kadraj bazen bilinçli bir anlatım aracıdır. Bir çocuğun koşarken çekilmiş bir karesi, bir festivalin kalabalığı ya da bir düşüşün anı eğik bir kadrajla daha hareketli, daha huzursuz görünebilir. Burada kilit nokta, eğimin açık olmasıdır. Birkaç derecelik bir eğim izleyiciye hata gibi görünür; belirgin bir eğim ise bilinçli bir seçim gibi okunur. Eğimi kullanacaksan bunu çekinerek değil kararlı biçimde yap ve bunun fotoğrafa ne kattığını söyleyebilecek durumda ol. Eğik kadrajda da dikkat edilecek bir denge vardır: eğim sahnenin enerjisiyle, örneğin koşan bir çocuğun ya da dönen bir dansçının hareketiyle örtüştüğünde izleyici onu bir tavır olarak okur; sakin, durgun bir sahnede ise aynı eğim yine bir hata gibi görünür. Eğimi, fotoğrafın geri kalanı düzgün kurulmuş bir dizinin içinde tek tük kullanmak da onu daha anlamlı kılar; her karesi eğik bir dizide eğim anlatım olmaktan çıkar ve bir alışkanlığa dönüşür.
Görsel kanıt
Karadeniz'de, dik bir yamaçtaki çay bahçesinde sepetine yaprak toplayan bir kadın var. Önce yamacın eğimini ızgaranın yatay çizgisine hizalıyorsun. Çay sıraları kadrajda dümdüz duruyor, ama yamacın ortasındaki taş ev ve yanındaki elektrik direği sola doğru yatmış; bütün dünya bir yana devriliyormuş gibi. Kadının koyu yüzü, arkasındaki beyaz, parlak gökyüzünün önünde; yüz kararmış ve hatları seçilmiyor.
Sonra taş evin köşesini ve direği ızgaranın dikey çizgisine paralel olacak şekilde telefonu döndürüyorsun. Çay sıraları artık yamacın gerçek eğimiyle, çapraz olarak iniyor; ev ve direk dimdik. Biraz yükseğe, yamacın üst tarafına çıkıp aşağı bakıyorsun; kadının arkasına gökyüzü yerine koyu yeşil çay sıraları geliyor. Yüzü yeşilin önünde açıkça ayrılıyor, elinin sepete uzanışı seçiliyor. Yamaç hâlâ eğimli ama bu kez eğim sahnenin kendisi; fotoğraf eğri değil, dünya düz ve yamaç dik.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlışYalancı ufku düzeltmek.
Bir yamacı ya da eğimli bir kıyıyı düz göstermek için telefonu çevirmek evleri ve direkleri yan yatırır. Düzeltmesi: sahnedeki dikey bir çizgiye ya da telefonun su terazisine göre hizala.
Yaygın yanlışSüper geniş açıda ufku kenara yakın koymak.
Objektif bükülmesi ufku kavislendirir ve deniz şişmiş görünür. Düzeltmesi: ufku merkeze yaklaştır ya da bükülme düzeltmesini aç.
Yaygın yanlışHer eğriyi sonradan düzeltmeye bırakmak.
Döndürme kenarları kırpar ve kenara yakın bir insanı kesebilir. Düzeltmesi: ufku çekim anında düz kur; düzeltme aracını küçük sapmalar için kullan.
Özet
Eğri bir ufuk, suyun ve yerin düz durduğuna dair bildiğimiz şeyle çeliştiği için izleyicinin dikkatini fotoğraftan hataya kaydırır. Görünür bir ufuk yoksa dikey çizgilere ya da su terazisine göre hizalamak, yalancı ufukları düzeltmemek, süper geniş açıda ufku merkeze yaklaştırmak ve eğimi sonradan kırpmaya bırakmak yerine çekim anında düzeltmek gerekir; ufkun yeri yüzün önüne hangi tonun geleceğini de belirler ve eğim yalnızca belirgin ve bilinçli olduğunda anlatım aracına dönüşür.
Mini ödev
Günün projesi ufuk ve dikeyler üzerine; «30 Günde 30 Fotoğraf» serisinin altıncı karesi buradan çıkacak.
- Görünür bir ufku olmayan, eğimli bir yer bul: bir yokuş, bir merdiven, bir yamaç ya da bir rampa.
- Sahneyi bir kez eğimli çizgiye, bir kez dikey bir çizgiye göre hizalayarak çek.
- Telefonunun en geniş kamerasıyla, ufku bir kez kadrajın kenarına yakın, bir kez ortaya koyarak iki kare çek ve ufkun bükülüp bükülmediğine bak.
- Bilerek belirgin bir eğimle hareketli bir sahne çek ve eğimin fotoğrafa ne kattığını bir cümleyle yaz.
Kendini değerlendir
- Dikey çizgiye göre hizaladığın karede evler, direkler ya da korkuluklar dimdik duruyor mu?
- Geniş açıda kenara yakın ufkun bükülmesini fark edebildin mi?
- Eğimli karen bir hata gibi mi, yoksa bilinçli bir seçim gibi mi okunuyor?
Sözlük
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Düz ufuk | Level horizon | Kadrajın yatay kenarlarına paralel duran ufuk çizgisi. |
| Yalancı ufuk | False horizon | Ufuk gibi görünen ama gerçekte eğimli olan yamaç, kıyı ya da yol çizgisi. |
| Objektif bükülmesi | Lens distortion | Geniş açılı objektiflerde kadrajın kenarına yakın düz çizgilerin kavislenmesi. |
| Düzeltme aracı | Straighten tool | Fotoğrafı birkaç derece döndürüp ufku doğrultan ve kenarları kırpan düzenleme aracı. |
| Bilinçli eğim | Deliberate tilt | Hareket ya da huzursuzluk anlatmak için bilerek ve belirgin biçimde yapılan eğik kadraj. |
Mini test
1. Eğri bir ufuk izleyicide neden rahatsızlık yaratır?
- A) Fotoğrafın renklerini soldurduğu için
- B) Kadrajı küçülttüğü için
- C) Suyun ve yerin düz durduğuna dair bildiğimiz şeyle çeliştiği için
- D) Konuyu bulanıklaştırdığı için
2. Eğimli bir yamaçta hangi çizgiye göre hizalamak daha güvenilirdir?
- A) Yamacın kendi çizgisine
- B) Bir evin köşesi ya da bir direk gibi dikey bir çizgiye
- C) Çay sıralarının çizgisine
- D) Kadrajın köşegenine
3. Süper geniş açıyla çekerken ufuk kenara yakın konunca ne olabilir?
- A) Ufuk objektif bükülmesiyle kavislenebilir
- B) Ufuk kaybolur
- C) Gökyüzü maviye döner
- D) Fotoğrafın çözünürlüğü artar
4. Koyu tenli bir yüzün arkasına parlak gökyüzü geldiğinde ufkun yeriyle ne yapılabilir?
- A) Ufku indirip yüzün arkasındaki gökyüzünü büyütmek
- B) Flaşı kapatmak
- C) Fotoğrafı sonradan döndürmek
- D) Yükseğe çıkıp yüzün arkasına koyu bir yamaç ya da deniz getirmek
Cevaplar
- C — Bedenimiz yerçekimine göre dengelenir ve suyun düz durduğunu bilir; eğik bir dünya bu bilgiyle çelişip kayma duygusu verir.
- B — Yamaç yalancı bir ufuktur; binalar ve direkler yerçekimine göre dik durduğu için güvenilir bir referans sunar.
- A — Geniş açılı objektif kenara yakın düz çizgileri büker; ufuk merkezden uzaklaştıkça kavislenir.
- D — Ufkun yeri yüzün arkasına gelen tonu belirler; koyu bir yamaç ya da deniz, parlak göğe göre koyu tenli yüzü daha iyi ayırır.
Özet kartı
- Eğri ufuk izleyicinin gözünü fotoğraftan hataya kaydırır.
- Ufuk görünmüyorsa dikeylere ya da su terazisine göre hizala.
- Yamacı düzeltme; dünyayı düzelt, yamaç eğimli kalsın.
- Geniş açıda ufku merkeze yaklaştır.
- Eğimi ancak belirgin ve bilinçli olduğunda kullan.
Sonraki derse köprü
Kadrajın artık düz, kahramanın yerinde, arka planın temiz. Ama birçok fotoğraf bütün bu kararlara rağmen zayıf kalır, çünkü fotoğrafçı konusundan fazla uzakta durmuştur. Sonraki ders, iyi fotoğrafların neden çoğunlukla «yakın» olduğunu ve zayıf karelerin çoğunda asıl sorunun uzaklık olduğunu konuşuyor.