Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Işığın yönü bir yüzün biçimini baştan kurar: önden gelen ışık düzleştirir ve sadeleştirir, yandan gelen ışık derinlik ve doku katar, arkadan gelen ışık ya bir siluet ya da konuyu fondan ayıran parlak bir kenar çizer, tepeden ve alttan gelen ışık ise dikkat ister. Işığı yerinden oynatamadığında kendini ya da konunu döndürmek, yönü seçmenin en kolay yoludur.
Öğrenme hedefi
Işığın bir yüze önden, yandan, arkadan, tepeden ya da alttan geldiğinde yüzü nasıl değiştirdiğini sözle anlatabileceksin. Ön ışığın düzleştirdiğini, yan ışığın derinlik ve doku kattığını, ters ışığın ya karanlık bir biçim ya da ince bir ışık hattı bıraktığını örneklerle gösterecek; güneşi ya da lambayı yerinden oynatamadığında kendini veya konunu döndürerek ışığın yönünü nasıl değiştirebileceğini bilecek ve bir portrede yön seçimini bilinçli yapmaya başlayacaksın.
Merak sorusu
Karanlık bir odada bir arkadaşının karşısına otur ve eline bir el feneri al. Feneri önce tam yüzüne, burnunun hizasından tut. Sonra yavaşça yana, kulağının hizasına götür. Ardından arkasına geçir, en son da çenesinin altına indir. Yüz aynı yüz, ama her konumda başka biri gibi görünür: önce düz ve sade, sonra yarısı karanlık ve gizemli, ardından yalnızca ince bir ışık çizgisi, en son da kamp ateşi başında anlatılan bir hayalet hikâyesinin yüzü.
Işığın yönü bir yüzü nasıl değiştirir? Önceki derste ışığı anlatmak için sorduğumuz sorulardan biri buydu: ışık nereden geliyor? Bu derste o soruyu bir yüzün üstünde deneyeceğiz. Kısa cevap şu: önden gelen ışık düzleştirir, yandan gelen ışık derinleştirir, arkadan gelen ışık konuyu ya karartıp bir gölge oyununa çevirir ya da çevresine ışıktan bir çizgi çeker. Her yönün yüze söylettiği şey farklıdır.
Bağlam
Bir yüzün biçimini gözümüze gösteren şey, üstündeki aydınlık ve gölgenin dağılımıdır. Burnun bir yanındaki gölge onun ne kadar çıkıntılı olduğunu, elmacık kemiğinin altındaki koyuluk yüzün nasıl oyulduğunu, alnın parlaklığı kafanın yuvarlaklığını anlatır. Işık yön değiştirdiğinde bu dağılım baştan kurulur ve yüz bambaşka bir biçim alır. Bu yüzden portre fotoğrafçıları için ışığın yönü, konunun kendisi kadar önemlidir.
İyi haber şu ki yönü değiştirmek için ışık kaynağını hareket ettirmen gerekmez. Güneşi yerinden oynatamazsın, pencereyi de taşıyamazsın; ama kendini ve konunu döndürebilirsin. Bir arkadaşını pencereye biraz yan çevirmek, sokakta güneşi omzunun arkasına almak ya da birkaç adım etrafında dolaşmak, ışığın yüze geldiği yönü tamamen değiştirir. Bu ders, bu küçük hareketlerin büyük etkisini göstermek için var.
Basit açıklama
Önden ve yandan gelen ışık yüzü nasıl değiştirir?
Işık tam önden, kameranın arkasından geldiğinde yüzün her yeri aşağı yukarı eşit aydınlanır. Gölgeler yüzün arkasına düşer ve kameradan görünmez. Sonuç düz, sade ve okunaklı bir yüzdür. Bu ışık kırışıklıkları ve pürüzleri yumuşatır, belge fotoğrafları için elverişlidir ve kimseyi şaşırtmaz. Ama biçimi de düzleştirir: burun, çene ve elmacık kemikleri daha az öne çıkar ve yüz bir kâğıt gibi görünebilir. Güneşi tam arkana aldığında karşındaki kişinin gözünü kısması da ön ışığın bilinen bir bedelidir.
Işığı biraz yana, yüzle arasında kabaca yarım dik açı olacak biçimde kaydırdığında yüz birden hacim kazanır. Burnun bir yanına küçük bir gölge düşer, elmacık kemiğinin altı hafifçe kararır, çenenin çizgisi belirginleşir. Işığı daha da yana, kulağın hizasına götürdüğünde yüz ortadan ikiye bölünür: bir yarısı aydınlık, öbür yarısı karanlık. Bu keskin bölünme güçlü ve gizemli bir hava yaratır, ama her portreye uymayabilir. Yan ışık aynı zamanda dokuyu ortaya çıkarır; cildin gözeneklerini, bir sakalın tellerini, bir kumaşın örgüsünü görünür kılar.
Arkadan gelen ışık ne yapar?
Işık konunun arkasından, kameraya doğru geldiğinde buna ters ışık denir ve sonucu, neye göre pozladığına bağlıdır. Fotoğrafı arkadaki parlak gökyüzüne göre pozlarsan konu karanlık bir biçime, yani siluete dönüşür. Yüzün ayrıntısı kaybolur, geriye yalnızca bir profilin, bir saçın ya da bir el hareketinin dış çizgisi kalır. Siluet ayrıntıyı değil biçimi anlatır ve doğru kullanıldığında çok güçlüdür.
Fotoğrafı yüze göre pozlarsan ve yüze biraz ışık düşürebilirsen, örneğin önündeki bir duvardan yansıyan ışıkla, bu kez başka bir şey olur: konunun saçının, omuzlarının ve yanaklarının kenarında ince, parlak bir ışık çizgisi belirir. Buna kenar ışığı denir. Kenar ışığı konuyu arka plandan ayırır, sanki çevresine ışıktan bir çerçeve çizer. Koyu bir saçın ya da koyu bir tenin dış kenarında bu parlak çizgi özellikle belirgin görünür ve yüzün biçimini karanlık bir fonun önünde bile okunur kılar.
Tepeden ve alttan gelen ışık neden dikkat ister?
Öğle güneşi gibi tam tepeden gelen ışık, yüzün çıkıntılı yerlerine, alna ve burnun üstüne düşer; çukur yerleri, yani göz çukurlarını, burnun altını ve çenenin altını karanlıkta bırakır. Gözler iki koyu çukura dönüşebilir ve kişi yorgun görünür. Göz çukurlarının karanlığı, ten koyulaştıkça fotoğrafta daha da derinleşebilir ve gözler neredeyse kaybolabilir. Bu durumda kişiyi bir ağacın gölgesine, bir saçağın altına almak ya da çenesini biraz kaldırtmak ışığın yönünü değiştirir.
Alttan gelen ışık ise doğada neredeyse hiç karşımıza çıkmaz; gün ışığı hep yukarıdan gelir. Bu yüzden bir yüzü alttan aydınlatmak, gölgeleri alışık olmadığımız yöne, yukarıya düşürür ve tuhaf, ürkütücü bir etki yaratır. Kamp ateşi başında anlatılan korku hikâyelerindeki yüzler böyle görünür. Ama bu yönün yumuşak bir hâli işe de yarar: kucaktaki beyaz bir kitaptan ya da açık renkli bir masadan yansıyan hafif bir alt ışık, tepeden gelen ışığın bıraktığı koyu gölgeleri biraz doldurabilir.
Görsel kanıt
Karanlık bir odada, bir tabureye oturmuş bir arkadaşını tek bir masa lambasıyla dört kez çektiğini düşün. Lamba önce tam kameranın arkasında. Arkadaşının yüzü baştan sona eşit aydınlık, gölge yok denecek kadar az; yüz düz, sade, biraz da tanıdık bir kimlik fotoğrafı gibi.
Lambayı yarım dik açıyla sağa kaydırıyorsun. Şimdi burnunun sol yanına küçük bir gölge düşmüş, elmacık kemiği belirginleşmiş, sol yanağında gölgeli bir üçgen oluşmuş. Yüz derinleşmiş ve bir heykel gibi hacim kazanmış. Lambayı arkadaşının arkasına, başının biraz üstüne götürdüğünde yüzün büyük kısmı karanlığa gömülüyor; ama saçının, omuzlarının ve kulağının kenarında ince, altın rengi bir ışık çizgisi beliriyor ve karanlık fonun önünde bütün silueti çiziyor. Son olarak lambayı çenesinin altına indiriyorsun: burnunun ve kaşlarının gölgeleri yukarı, alnına doğru uzanıyor ve tanıdık yüz bir anda ürkütücü bir maskeye dönüşüyor. Aynı yüz, aynı lamba; değişen yalnızca ışığın geldiği yön.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlışGüneşi hep tam arkana almak.
Ön ışık yüzleri düzleştirir ve karşındaki kişinin gözlerini kısmasına yol açar. Düzeltmesi: kişiyi güneşe biraz yan çevir ya da onu açık bir gölgeye al.
Yaygın yanlışÖğle güneşinde tam tepeden gelen ışıkla portre çekmek.
Gözler iki karanlık çukura dönüşür. Düzeltmesi: kişiyi bir ağacın ya da saçağın gölgesine al veya çenesini hafifçe kaldırmasını iste.
Yaygın yanlışTers ışıkta yüzün her zaman kaybolacağını sanmak.
Doğru pozlama ve biraz yansıyan ışıkla ters ışık, konunun çevresinde belirgin bir kenar çizgisi de verebilir. Düzeltmesi: yüze göre pozla ve önündeki bir duvar ya da açık renkli bir yüzeyden yansıyan ışığı kullan.
Özet
Işığın yönü bir yüzün biçimini baştan kurar: önden gelen ışık düzleştirir ve sadeleştirir, yandan gelen ışık derinlik ve doku katar, arkadan gelen ışık ya bir siluet ya da konuyu fondan ayıran parlak bir kenar çizer, tepeden ve alttan gelen ışık ise dikkat ister. Işığı yerinden oynatamadığında kendini ya da konunu döndürmek, yönü seçmenin en kolay yoludur.
Mini ödev
Bu ödevde ışığın yönünü bir yüzün üstünde deniyorsun.
- Işıkları söndürülmüş bir odada, gönüllü birinin yüzünü ya da aynadaki kendi yüzünü yalnızca bir masa lambasıyla aydınlat.
- Işığı önden, yarım dik açıyla yandan, tam yandan ve arkadan tutarak dört kare çek.
- Her karenin altına yüzün nasıl değiştiğini, hangi bölgenin aydınlandığını ve hangisinin gölgede kaldığını yaz.
- Işık günlüğüne dön: seçtiğin nesneyi güneşin farklı bir yönden vurduğu bir saatte bir kez daha çek ve farkı not et.
Kendini değerlendir
- Dört yönün yüzde bıraktığı farkı sözle anlatabildin mi?
- Ters ışıkta siluet ile kenar ışığı arasındaki farkı gördün mü?
- Işık günlüğüne ışığın yönü değiştiğinde çekilmiş bir kare ekledin mi?
Sözlük
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Ön ışık | Front light | Kameranın arkasından gelen, yüzü eşit aydınlatıp düzleştiren ışık. |
| Yan ışık | Side light | Yandan gelen, gölgelerle yüze hacim ve doku katan ışık. |
| Ters ışık | Backlight | Konunun arkasından kameraya doğru gelen ışık. |
| Siluet | Silhouette | Ters ışıkta arka plana göre pozlanan konunun karanlık dış biçimi. |
| Kenar ışığı | Rim light | Konunun kenarında beliren, onu arka plandan ayıran parlak ışık çizgisi. |
Mini test
1. Önden gelen ışık bir yüzü nasıl etkiler?
- A) Yüzü eşit aydınlatır ve biçimi düzleştirir
- B) Yüzü ikiye böler
- C) Yüzü tamamen siluete çevirir
- D) Göz çukurlarını karanlıkta bırakır
2. Işık tam yandan, kulak hizasından geldiğinde ne olur?
- A) Yüz her yerde eşit aydınlanır
- B) Yüzün çevresinde ince bir ışık çizgisi belirir
- C) Yüz ortadan ikiye bölünür; bir yarısı aydınlık, öbürü karanlık olur
- D) Gölgeler yukarı, alna doğru düşer
3. Ters ışıkta bir kenar ışığı elde etmek için ne yapılır?
- A) Fotoğrafı arkadaki gökyüzüne göre pozlamak
- B) Flaşı kapatıp ekrana hiç dokunmamak
- C) Kişiyi güneşe tam dönük çevirmek
- D) Fotoğrafı yüze göre pozlamak ve yüze biraz yansıyan ışık düşürmek
4. Öğle güneşinde gözlerin iki karanlık çukura dönüşmesinin sebebi nedir?
- A) Işığın tam tepeden gelip göz çukurlarını gölgede bırakması
- B) Işığın alttan gelmesi
- C) Işığın çok az olması
- D) Objektifin kirli olması
Cevaplar
- A — Kameranın arkasından gelen ışık yüzün her yerini eşit aydınlatır, gölgeleri görünmez kılar ve burun, çene gibi çıkıntıları düzleştirir.
- C — Kulak hizasından gelen ışık yüzün yalnızca bir yarısına ulaşır; öbür yarı gölgede kalır ve yüz ortadan keskin biçimde bölünür.
- D — Gökyüzüne göre pozlamak siluet verir; yüze göre pozlayıp önden biraz yansıyan ışık eklemek ise saç ve omuz kenarında parlak bir çizgi bırakır.
- A — Tepeden gelen ışık alna ve burnun üstüne düşer; çukur olan göz yuvaları gölgede kalır ve fotoğrafta koyu lekeler gibi görünür.
Özet kartı
- Ön ışık: düz, sade, okunaklı; biçimi düzleştirir.
- Yan ışık: hacim ve doku; tam yanda yüzü ikiye böler.
- Ters ışık: gökyüzüne pozla → siluet; yüze pozla → kenar ışığı.
- Tepe ışığı: göz çukurları kararır; gölgeye al ya da çeneyi kaldır.
- Işığı taşıyamıyorsan kendini ya da konunu döndür.
Sonraki derse köprü
Işığın yönünün bir yüzü nasıl baştan kurduğunu gördün. Ama aynı yönden gelen iki ışık bile yüzde çok farklı gölgeler bırakabilir: biri bıçakla çizilmiş gibi keskin, öbürü bir sis gibi yumuşak. Bir sonraki ders bu farkın peşine düşüyor ve gölgelerin neden bazen keskin, bazen yumuşak olduğunu soruyor. Işık kaynağının büyüklüğünün gölgenin kenarını nasıl belirlediğini orada göreceksin.