İçeriğe geç

Ders 23.3 · Seviye 3 — İleri

Sıralama ve eşleştirme

Fotoğrafların sırası neden önemli?

Modül 23 · Görsel Hikâye ve Yaratıcılık

1.676 kelime · yaklaşık 8 dakika okuma · 9 dk video senaryosu

  • eşleştirme
  • biçim yankısı
  • karşıtlık eşleştirmesi
  • üçüncü anlam
  • görsel geçiş
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

İki fotoğraf yan yana konduğunda izleyici aralarında bir bağ arar: biçim yankısı iki kareyi şekil, çizgi ya da renk benzerliğiyle, karşıtlık eşleştirmesi zıtlıkla bağlar ve iki karenin tek başına taşımadığı üçüncü anlam aralarındaki boşlukta doğar. Bir dizide sıra hikâyeyi değiştirir; görsel geçişler gözü bir kareden ötekine akıtır ve en iyi diziliş küçük baskılarla fiziksel olarak denenerek bulunur. Bir insanı eşleştirirken doğabilecek küçültücü anlamlar gözetilir; bir kişinin ten rengi bir nesnenin rengiyle eşleştirilmez.

Öğrenme hedefi

İki fotoğrafı yan yana koyduğunda ortaya çıkan yeni anlamı fark edecek ve bu anlamı bilerek kurabileceksin. Kareleri biçimlerinin birbirini yankılaması, birbirine karşıt düşmeleri ya da birlikte bir fikir doğurmaları üzerinden eşleştirecek, iki karenin tek başına söylemediği üçüncü bir anlamın nasıl oluştuğunu açıklayacaksın. Bir dizide karelerin hangi sırayla okunduğunu, bir karenin sonundaki bir çizginin, rengin ya da bakışın bir sonrakine nasıl bağlandığını görecek ve küçük baskılarla masada deneyerek bir diziliş seçeceksin. Aynı karenin yanına başka bir kare konunca anlamının nasıl değiştiğini deneyeceksin. Bir insanı bir nesneyle ya da başka bir görüntüyle eşleştirirken doğabilecek küçültücü ya da alaycı anlamlara dikkat edecek, özellikle bir kişinin ten rengini bir nesnenin rengiyle eşleştirmekten kaçınacaksın.

Merak sorusu

Masada iki küçük baskı yan yana duruyor. Solda ustanın elleri: isle kararmış, parmak uçları çizik, tırnak diplerinde gümüş tozu. Sağda cam rafta ışığı yakalamış, tek başına duran bitmiş yüzük. Arkadaşın bu iki kareyi ayrı ayrı çektiğinde hiçbirine özel bir anlam yüklememişti. Bir arada durunca aralarında yeni bir şey beliriyor: bir yüzüğün pırıltısının arkasındaki emek, bir vitrinde görünmeyen eller.

Sonra yüzüğün yanından elleri alıp yerine boş tezgâhı koyuyor. Aynı yüzük bu kez bir vedayı, bitmiş bir işi anlatıyor gibi. Boş tezgâhın yerine müşterinin gülümseyen yüzünü koyunca yüzük bir hediyeye dönüşüyor. Fotoğrafların sırası neden önemli? Aynı kare, yanındaki kareye göre nasıl başka bir şey söyler?

Bağlam

Hikâye yapısı dersinde bir dizinin karelerine görev vermeyi, açılıştan kapanışa bir yapı kurmayı görmüştün (Ders 23.2). Simetri, desen ve ritim dersinde de bir karenin içinde tekrar eden biçimlerin gözü nasıl yönlendirdiğini konuşmuştuk (Ders 14.3). Bu ders o iki fikri karelerin arasına taşıyor: biçimler yalnızca bir karenin içinde değil, iki kare arasında da yankılanır ve anlam yalnızca bir karede değil, karelerin buluştuğu yerde de doğar.

İzleyici iki fotoğrafı yan yana gördüğünde onları ayrı ayrı okumaz; aralarında bir bağ arar. Bu arayış kendiliğindendir ve fotoğrafçı onu yönetebilir ya da ona teslim olabilir. Sıralama ve eşleştirme, bu bağı rastlantıya bırakmamanın yoludur.

Basit açıklama

İki kare nasıl eşleşir?

Eşleştirme, iki fotoğrafın aralarındaki bir benzerlik, karşıtlık ya da anlam ilişkisi nedeniyle yan yana konmasıdır. Bir sayfada, bir sergi duvarında ya da bir ekranda karşılıklı duran iki kare izleyiciye bir bütün olarak görünür. Eşleştirmenin üç temel yolu vardır ve çoğu iyi eşleştirme bunlardan birden fazlasını taşır.

Biçim yankısı, iki karenin şekil, çizgi, renk ya da ışık bakımından birbirine benzemesi ve gözün bu benzerliği bir kareden ötekine taşımasıdır. Ustanın dövdüğü halkanın yuvarlak biçimi, yan karedeki bir kuyu ağzının yuvarlağıyla yankılanabilir; ateşin turuncusu, bir sonraki karede akşam güneşinin turuncusuyla. Biçim yankısı iki kareyi görsel olarak bağlar; izleyici önce benzerliği görür, sonra aralarında bir anlam arar.

Karşıtlık eşleştirmesi, iki karenin bilerek birbirine zıt düşen özellikler taşıması ve bu zıtlığın bir düşünce doğurmasıdır. İsli eller ile pırıl pırıl yüzük, dolu bir atölye ile boş bir tezgâh, genç bir çırağın yüzü ile yaşlı bir ustanın yüzü. Karşıtlık izleyiciyi iki kare arasında gidip gelmeye zorlar; o gidip gelişte karelerin tek başına söylemediği bir şey belirir.

Üçüncü yol anlam eşleştirmesidir: iki kare biçimce benzemeyebilir, zıt da düşmeyebilir, ama anlattıkları şeyler birbirini tamamlar. Ustanın çırağına eğeyi gösterdiği kare ile yıllar sonra aynı eğeyi tutan bir başka elin karesi, bir bilginin kuşaktan kuşağa geçişini anlatır. Yüzüğün yeni sahibinin onu ilk kez parmağında taşıdığı an ile ustanın o yüzüğü ilk kez ışığa tuttuğu an, bir nesnenin iki sahibini birbirine bağlar. Anlam eşleştirmesi çoğu zaman en ince olanıdır; izleyiciden biraz daha düşünmesini ister, ama kurduğu bağ da daha uzun akılda kalır.

Üçüncü anlam nereden gelir?

Üçüncü anlam, iki fotoğraf yan yana konduğunda ikisinin tek başına taşımadığı ve ancak birlikte okunduklarında ortaya çıkan anlamdır. Ustanın elleri tek başına bir emeği, yüzük tek başına bir nesneyi gösterir. Birlikte, değerin arkasındaki görünmeyen emeği anlatırlar. Bu anlam karelerin hiçbirinde yazılı değildir; izleyicinin zihninde, iki karenin arasındaki boşlukta kurulur.

Üçüncü anlam güçlüdür, çünkü izleyiciyi anlatının ortağı yapar. Ama aynı güç tehlikelidir de. İki kareyi yan yana koyan fotoğrafçı, izleyicinin zihninde bir bağ kurulacağını bilmelidir; o bağ istenmeyen bir yöne de gidebilir. Bir insanın yüzünü bir hayvanla, bir çöp yığınıyla ya da gülünç bir nesneyle yan yana koymak, fotoğrafçı öyle bir niyet taşımasa bile alaycı ya da küçültücü bir anlam doğurabilir. Özellikle bir kişinin ten rengini bir yiyeceğin ya da bir nesnenin rengiyle eşleştiren bir biçim yankısı, izleyicide aşağılayıcı bir benzetme uyandırabilir. Koyu tenli ustanın ellerini bir kömür yığınının karesiyle eşleştirmek, fotoğrafçı yalnızca rengi yankılamak istese bile, onu bir nesneye indirger. Bir insanı eşleştirirken sorulacak soru, bu kişinin kendisi bu iki kareyi yan yana görse ne hissedeceğidir.

Sıra ve geçiş nasıl kurulur?

Bir dizi bir sırayla okunur. Bir kitapta sayfa çevrildikçe, bir sergide duvar boyunca yürüdükçe, bir ekranda kaydırdıkça kareler art arda gelir ve her kare bir öncekinin gölgesinde okunur. Aynı yedi kare iki farklı sırayla dizildiğinde iki farklı hikâye anlatabilir; önce yüzük sonra eller, bir değerin kaynağına geri dönüş gibi okunur; önce eller sonra yüzük, bir emeğin sonuca varışı gibi.

Görsel geçiş, bir dizide bir karenin sonundaki çizginin, rengin, bakış yönünün ya da hareketin bir sonraki karenin başına bağlanarak gözün bir kareden ötekine akmasıdır. Bir karede sağa bakan usta, bir sonraki karede sağdan gelen ışığa yönelen bir yüzükle bağlanabilir. Bir karenin sağ kenarından çıkan bir çizgi, bir sonraki karenin sol kenarında devam edebilir. Geçişler dizinin akışını yumuşatır; gözün bir kareden ötekine sıçramadan, kayarak ilerlemesini sağlar. Ama her geçiş yumuşak olmak zorunda değildir; bilerek sert bir geçiş, bir değişimi ya da bir kırılmayı vurgulayabilir.

Bir diziyi okuyacak ortam da sırayı etkiler. Bir kitapta iki karşılıklı sayfa bir ikili kurar ve sayfa çevrilince yeni bir ikili başlar; bir sergi duvarında kareler hem yan yana hem uzaktan bir bütün olarak görülür; bir telefon ekranında ise kareler çoğu zaman tek tek, art arda kaydırılarak okunur ve eşleştirmeler ancak ardışıklıkla kurulur. Aynı dizi bu üç ortamda farklı bir düzen isteyebilir.

Sıralamanın en iyi yolu kareleri fiziksel olarak denemektir. Küçük baskılar alıp masaya dizmek, yer değiştirmek, birini çıkarıp ötekini eklemek, ekranda aynı işi yapmaktan çok daha hızlı ve sezgiseldir. Kareleri birkaç gün duvarda bırakıp her geçişte bakmak, hangi eşleştirmenin kalıcı, hangisinin yüzeysel olduğunu gösterir.

Görsel kanıt

Masaya atölyenin on iki küçük baskısını diziyorsun. İsli elleri vitrindeki yüzüğün yanına koyduğunda emeğin ve değerin bağı beliriyor; bu ikiliyi dizinin ortasına, yan yana iki sayfaya yerleştiriyorsun. Ustanın dövdüğü halkanın yuvarlağını, avludaki eski kuyunun ağzıyla eşleştirince biçim yankısı iki kareyi bağlıyor ve atölye ile mahalle arasında bir köprü kuruluyor.

Bir ara ustanın kararmış ellerinin yanına ocaktaki kömür yığınının karesini koyuyorsun; iki kare renkçe birbirini yankılıyor. Ama birkaç saniye bakınca bu eşleştirmenin ustayı bir yakıt yığınına benzettiğini fark ediyorsun ve kareyi hemen ayırıyorsun. Onun yerine ellerin yanına ustanın çırağa eğeyi gösterdiği kareyi koyuyorsun: aynı eller bu kez bir bilgiyi aktarıyor. Sonra dizinin sırasını denemek için baskıları duvara iğneliyorsun; üç gün boyunca her sabah bir iki kareyi yer değiştiriyorsun.

Sık yapılan hata

Yaygın yanlışKareleri yalnızca tek tek ne kadar etkileyici olduklarına göre dizmek.
Doğrusu

Aralarındaki bağlar rastlantıya kalır ve dizi dağınık okunur. Düzeltmesi: her karenin yanındaki kareyle ilişkisini biçim, karşıtlık ya da anlam üzerinden kur.

Yaygın yanlışBir insanı bir nesneyle yalnızca renk ya da biçim benzerliği için eşleştirmek.
Doğrusu

İzleyici küçültücü bir benzetme kurabilir. Düzeltmesi: eşleştirmeye kişinin gözüyle bak; aşağılayıcı bir anlam doğabilecekse ayır.

Yaygın yanlışSıralamayı yalnızca ekranda denemek.
Doğrusu

Değişiklikler yavaş ve soyut kalır. Düzeltmesi: küçük baskılarla masada ya da duvarda dene, birkaç gün boyunca bak.

Özet

İki fotoğraf yan yana konduğunda izleyici aralarında bir bağ arar: biçim yankısı iki kareyi şekil, çizgi ya da renk benzerliğiyle, karşıtlık eşleştirmesi zıtlıkla bağlar ve iki karenin tek başına taşımadığı üçüncü anlam aralarındaki boşlukta doğar. Bir dizide sıra hikâyeyi değiştirir; görsel geçişler gözü bir kareden ötekine akıtır ve en iyi diziliş küçük baskılarla fiziksel olarak denenerek bulunur. Bir insanı eşleştirirken doğabilecek küçültücü anlamlar gözetilir; bir kişinin ten rengi bir nesnenin rengiyle eşleştirilmez.

Mini ödev

Bu ödevde elindeki karelerden eşleştirmeler ve bir sıralama kuracaksın.

  1. En az on iki fotoğrafın küçük baskısını al ya da ekranda küçük kartlar hâlinde yan yana diz.
  2. Bir biçim yankısı, bir karşıtlık eşleştirmesi ve bir üçüncü anlam doğuran ikili kur; her ikilinin neden işe yaradığını tek cümleyle yaz.
  3. Aynı karenin yanına üç farklı kare koy ve anlamının nasıl değiştiğini not et.
  4. Altı karelik bir dizinin iki farklı sırasını kur ve aralarındaki görsel geçişleri işaretle. Dizide bir insan varsa her eşleştirmeye onun gözüyle bak ve küçültücü bir anlam doğabilecek bir ikili varsa ayır.

Kendini değerlendir

  • Kurduğun her ikilinin hangi yolla bağlandığını, biçim, karşıtlık ya da anlam olarak adlandırabiliyor musun?
  • Aynı karenin yanındaki kareye göre nasıl değiştiğini gösterebiliyor musun?
  • Bir insanı içeren eşleştirmelerde kişinin bu ikiliyi görse ne hissedeceğini düşündün mü?

Sözlük

TürkçeİngilizceKısa tanım
EşleştirmePairingİki fotoğrafın benzerlik, karşıtlık ya da anlam ilişkisi nedeniyle yan yana konması.
Biçim yankısıVisual rhymeİki karenin şekil, çizgi, renk ya da ışık bakımından birbirine benzemesi.
Karşıtlık eşleştirmesiContrast pairingBirbirine bilerek zıt düşen iki karenin bir düşünce doğurmak için yan yana konması.
Üçüncü anlamThird meaningİki fotoğrafın tek başına taşımadığı, yalnızca birlikte okunduklarında ortaya çıkan anlam.
Görsel geçişVisual transitionBir karenin sonundaki çizgi, renk ya da bakışın bir sonrakine bağlanarak gözün akması.

Mini test

1. Ustanın dövdüğü halkanın yuvarlağı ile bir kuyu ağzının yuvarlağı yan yana konuyor. Bu hangi eşleştirmedir?

  • A) Karşıtlık eşleştirmesi
  • B) Biçim yankısı
  • C) Görsel geçiş
  • D) Açılış karesi

2. İsli eller ile cam raftaki bitmiş yüzük yan yana konduğunda ortaya çıkan emek ve değer bağı nedir?

  • A) Biçim yankısı
  • B) Ölçek ritmi
  • C) Üçüncü anlam
  • D) Görsel tutarlılık

3. Aynı yedi kare iki farklı sırayla dizildiğinde ne olur?

  • A) İki farklı hikâye anlatabilir
  • B) Hiçbir şey değişmez
  • C) Kareler keskinliğini kaybeder
  • D) Yalnızca renkler değişir

4. Koyu tenli bir ustanın elleri renk benzerliği için bir kömür yığınının karesiyle eşleştiriliyor. En doğru karar hangisidir?

  • A) Renk yankısı güçlü olduğu için korumak
  • B) Kareleri siyah beyaza çevirip korumak
  • C) Eşleştirmeyi dizinin sonuna taşımak
  • D) Kişiyi bir nesneye indiren bu ikiliyi ayırmak

Cevaplar

  1. B — İki kare aynı yuvarlak biçimi taşır; göz benzerliği bir kareden ötekine taşır.
  2. C — Emek ve değer bağı karelerin hiçbirinde tek başına yoktur; ikisi birlikte okununca doğar.
  3. A — Her kare bir öncekinin gölgesinde okunur; sıra değişince hikâye de değişir.
  4. D — Ten rengini bir nesneyle eşleştirmek kişiyi o nesneye benzetir ve küçültücü bir anlam doğurur.

Özet kartı

  • Eşleştirme üç yolla kurulur: biçim, karşıtlık, anlam.
  • Üçüncü anlam iki karenin arasındaki boşlukta doğar.
  • Sıra hikâyeyi değiştirir; geçişler gözü akıtır.
  • Diziyi küçük baskılarla fiziksel olarak dene.
  • İnsanı eşleştirirken onun gözüyle bak; teni bir nesneyle eşleştirme.

Sonraki derse köprü

Atölye dizisi duvara iğnelendikten birkaç gün sonra arkadaşın boş bir deftere baktı. Sıradaki işi büyük bir şey olmalıydı: başka bir şehir, uzak bir köy, hiç görmediği bir tören. Ama atölye dizisi ne bir yolculuktan ne de bir plandan doğmuştu; kulüpteki yaşlı üyenin bir akşam söylediği tek bir cümle, bir yardım isteği ve arkadaşının o ustanın ellerine duyduğu merakla başlamıştı. Bir fotoğraf projesi nasıl başlar? Sonraki ders, bir projeye en yakındaki konulardan ve gerçek bir meraktan başlamayı anlatıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–0:45 📷 Masada yan yana isli eller ve cam raftaki yüzük; yüzüğün yanına sırayla boş tezgâh ve gülümseyen müşteri yüzü. Merak sorusu belirir.
  • 0:45–1:35 🎬 Görev etiketli bir dizi ve bir karenin içinde tekrar eden biçimler; bu biçimlerin iki kare arasına taşınması.
  • 1:35–3:00 🎬 Bir sayfada karşılıklı duran iki kare; halkanın yuvarlağı ile kuyu ağzının yuvarlağı; ateşin turuncusu ile akşam güneşinin turuncusu; dolu atölye ile boş tezgâh, genç çırak ile yaşlı usta.
  • 3:00–4:25 🎬 İki karenin arasındaki boşlukta beliren bir fikir; bir yüzün bir hayvan ve bir çöp yığınıyla yan yana konması ve izleyicinin yüzündeki rahatsızlık; bir insanın ten rengini bir nesneyle yankılayan eşleştirme ve ayrılan kareler.
  • 4:25–5:45 🎬 Sayfa çevrilen bir kitap, duvar boyunca yürüyen bir izleyici; iki farklı sırayla okunan yedi kare; sağa bakan ustadan sağdan gelen ışığa yönelen yüzüğe geçiş; kareden kareye devam eden çizgi ve bilerek sert bir geçiş.
  • 5:45–6:50 🎬 Masada yer değiştiren küçük baskılar; duvara iğnelenmiş kareler ve her sabah değişen iki kare.
  • 6:50–8:15 📷 Yan yana isli eller ve yüzük; halka ile kuyu ağzı; kömür yığınının yanından hemen ayrılan eller ve yerine gelen çırağa eğe gösteren kare; duvardaki dizi.
  • 8:15–9:00 🎬 Rastlantıya bırakılmış bağlar, küçültücü eşleştirme, yalnızca ekranda deneme; kapanışta boş bir defter ve bir akşam kulüpte söylenen tek cümle.