Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Sektirme, flaşın ışığını mat ve açık renkli bir yüzeye çarptırarak avuç içi kadar bir flaşı tavan ya da duvar büyüklüğünde bir ışığa çevirir; arka planı da aydınlatır ve kalabalıkta mesafe farkını azaltır. Işığın yönü artık aydınlanan yüzeyin yerine göre belirlenir: tavan tepeden, omuz üstündeki duvar önden ve yandan ışık verir; göz çukuru gölgesini bir sektirme kartı ya da öne eğik bir flaş başı hafifletir. Yüzeyin rengi ışığı ve teni boyar, yüksekliği ışığı zayıflatır; bu yüzden sektirmeden önce yüzey seçilir ve sonuç her tende yüz büyütülerek denetlenir.
Öğrenme hedefi
Flaşın başını konuya değil bir tavana ya da duvara çevirerek birkaç santimetrelik flaşı metrelerce genişlikte bir ışık yüzeyine dönüştürebileceksin. Sektirmenin ışığın dört özelliğinden hangilerini değiştirdiğini açıklayacak, yeni kaynağın artık flaş değil aydınlanan yüzey olduğunu, dolayısıyla ışığın yönünün de o yüzeyin yerine göre belirlendiğini göreceksin. Tavandan sektirmenin göz çukurlarına bıraktığı gölgeyi bir sektirme kartıyla hafifletecek, omuz üstü sektirmeyle ışığı yandan ve önden getirecek, yüzeyin renginin ışığı boyadığını ve yüksekliğinin ışığı zayıflattığını hesaba katarak bir sektirme yüzeyi seçeceksin. Bu seçimi farklı tenlerde yüzün nasıl göründüğüne bakarak doğrulayacaksın.
Merak sorusu
Arkadaşın mahallesinde küçük bir kitapçı açmış ve ilk imza gününü düzenliyor. Dükkânın tavanı alçak ve bembeyaz, arka duvarı ise koyu yeşile boyanmış. Masada oturan yazarı ve sırayla kitabını imzalatan okurları çekmen gerekiyor; akşam olmuş, vitrinden gelen ışık bitmek üzere. Önceki denemelerinden biliyorsun ki flaşı doğrudan yazara patlatırsan yüzü yassılaşacak, arkasındaki raflar kararacak. Flaşın başını yukarı, beyaz tavana çevirip deklanşöre basıyorsun. Ekranda yazarın yüzü yumuşak bir ışıkla aydınlanmış, burnunun altında hafif bir gölge var, arkadaki raflar da seçilebiliyor. Işığın gücü değişmedi, flaş aynı flaş.
Flaşı tavana doğrultmak neden işe yarar? Işık tavana gidip geri döndüğünde tam olarak ne değişiyor ve bu yöntem her tavanda aynı sonucu verir mi?
Bağlam
Makinenin üstündeki flaşın sorunlarını (Ders 19.1) ışığın boyu, yönü ve mesafesiyle adlandırmıştık. Sektirme bu üçüne aynı anda dokunan ilk ve en ucuz çözümdür: ek bir araç gerektirmez, yalnızca başı dönebilen bir flaş ve çevrede uygun bir yüzey ister. Düğünlerde, iç mekân etkinliklerinde, ev içi aile fotoğraflarında flaş kullanan fotoğrafçıların büyük kısmı ışığın çoğunu böyle üretir.
Ama sektirme bir sihir değildir. Işığı yüzeye teslim ettiğin anda yüzeyin bütün özelliklerini de kabul etmiş olursun: yeri, büyüklüğü, rengi ve uzaklığı. Bu ders, hangi yüzeyin ne zaman işe yaradığını ve ne zaman yaramadığını ayırmayı amaçlıyor.
Basit açıklama
Tavan nasıl yeni bir kaynağa dönüşür?
Sektirme, flaşın ışığını konuya doğrudan göndermek yerine bir yüzeye çarptırıp oradan yansıyan ışıkla konuyu aydınlatmaktır. Işık beyaz ve mat bir tavana çarptığında her yöne dağılır; tavanda flaşın vurduğu yer, çapı bir metreyi kolayca geçen aydınlık bir leke olur. Konu artık birkaç santimetrelik flaşı değil, bu geniş lekeyi görür. Sert ve yumuşak ışığı ayıran şey kaynağın konuya göre görünen boyu olduğu için (Ders 5.3), küçük bir nokta geniş bir yüzeye dönüştüğünde gölgelerin kenarları yumuşar, geçişler uzar.
Sektirme yüzeyi, flaş ışığının çarptırıldığı ve konu için yeni kaynak hâline gelen tavan, duvar, perde ya da beyaz bir panodur. İyi bir sektirme yüzeyi mat, açık renkli ve nötrdür. Parlak bir yüzey ışığı dağıtmak yerine aynalar gibi yansıtır ve kaynak yine küçük kalır; koyu bir yüzey ışığın büyük kısmını yutar. Bu yüzden flaşı çevirmeden önce etrafa bakmak ve ışığın çarpacağı yüzeyi seçmek, sektirmenin ilk adımıdır.
Aydınlanan tavan bir işe daha yarar: odanın geri kalanını da aydınlatır. Işık yalnızca konuya değil çevreye de yayıldığı için arka plan, doğrudan flaştaki gibi karanlık bir boşluğa gömülmez; raflar, duvarlar, arkadaki insanlar seçilebilir kalır.
Işık hangi yönden gelir?
Sektirmede ışığın yönü flaşın yerine göre değil, aydınlanan yüzeyin yerine göre belirlenir. Tavandan sektirme, flaşın başını yukarı çevirip ışığı tavandan geri göndermektir ve ışık konuya yukarıdan iner. Tavan alçaksa ve flaş tam dik yukarı bakıyorsa ışık neredeyse tepeden gelir; kaşların altında, göz çukurlarında ve çenenin altında koyu gölgeler oluşur. Öğle güneşinin yüzde bıraktığı etkiye benzer bir görünüm çıkar.
Bunu iki yolla hafifletebilirsin. Flaşın başını tam dik değil, biraz öne eğik tutmak, aydınlanan lekeyi konuya doğru kaydırır ve ışık daha önden gelir. Ya da bir sektirme kartı kullanırsın. Sektirme kartı, flaşın başına takılan ya da elle tutulan küçük beyaz bir karttır ve tavana giden ışığın bir kısmını doğrudan öne yollar. Bu küçük pay göz çukurlarını biraz doldurur ve gözlerde canlı bir ışık noktası bırakır.
Omuz üstü sektirme ise flaşın başını yana ya da arkaya, fotoğrafçının omzunun üstünden bir duvara çevirmektir. Aydınlanan duvar konunun önünde ve yanında, büyük bir pencere gibi durur. Işık yüzün bir tarafına daha çok, öteki tarafına daha az düşer ve yüz doğal ışıkta olduğu gibi biçim kazanır. Duvar yakın, açık renkli ve mat olduğunda bu yöntem yüze çoğu zaman tavandan sektirmenin veremediği bir biçim kazandırır.
Yüzeyin rengi ve yüksekliği neyi değiştirir?
Sektirme yüzeyi ışığı yansıtırken kendi rengini de ona katar. Yeşil bir duvardan sektirilen ışık yüzü yeşile, ahşap bir tavandan sektirilen ışık turuncuya, kırmızı bir perdeden sektirilen ışık pembeye boyar. Beyaz dengesi bu boyamayı ancak kısmen düzeltir; özellikle yeşil ton, ten rengini düzeltmeye çalışırken fotoğrafın geri kalanını mora kaydırabilir. Renkli bir yüzey dışında seçenek yoksa, onu kullanmamak ve başka bir yüzey ya da sektirme kartı aramak çoğu zaman daha iyi sonuç verir.
Renk sapması tenlere farklı yansır. Yeşil bir sektirme koyu bir tende sıcak kahveyi bulanık, zeytinimsi bir griye çekebilir; açık bir tende ise hasta, solgun bir görünüm verir. Ahşap tavanın turuncusu açık teni kızartırken koyu teni kızıla kaydırabilir. Beyaz dengesini ayarladıktan sonra yüzü yakından incele: ten, o kişiyi gün ışığında gördüğündeki rengi hatırlatıyor mu?
Yükseklik ise ışığın gücünü etkiler. Doğrudan flaşta ışık iki metre yol alıyorsa, tavandan sektirildiğinde önce tavana çıkıp sonra konuya iner; yol birkaç metreye uzar ve mesafenin karesiyle zayıflayan ışık (Ders 18.2) hızla azalır. Yüzey ışığın bir kısmını da yutar. Alçak beyaz bir tavanda bu kayıp kolayca karşılanır; bir düğün salonunun ya da bir spor salonunun yüksek tavanında ise flaşın gücü yetmeyebilir ve ışık hem zayıf hem de neredeyse tepeden gelir. Böyle yerlerde yakındaki bir duvar ya da bir sektirme kartı daha iyi bir yüzeydir.
Uzayan yolun bir faydası da vardır. Kaynak ile konular arasındaki mesafe büyüdükçe, öndeki ve arkadaki kişiler arasındaki mesafe farkı bu yolun yanında küçük kalır. Doğrudan flaşta bir metre ile iki metre arasında iki stoplik fark varken, sektirilmiş ışıkta kişiler kaynağa üç ve dört metre uzaklıktaysa aradaki fark bir stopun altında kalır. Grup fotoğraflarında öndekinin patlaması ve arkadakinin kararması büyük ölçüde azalır.
Görsel kanıt
İmza gününde ilk kareyi flaşın başı tam yukarı bakarken çekmiştin. Yakından bakınca yazarın gözlerinin kaşlarının altında hafifçe gölgelendiğini görüyorsun. Flaşın başını biraz öne eğip beyaz sektirme kartını çıkarıyorsun; yeni karede göz çukurları açılmış, iki gözde küçük birer ışık noktası belirmiş.
Sonra sıraya giren okurları yeşil duvarın önünde, flaşı o duvara çevirerek çekmeyi deniyorsun. Sonuç hemen belli oluyor: koyu tenli bir okurun yüzü bulanık, zeytinimsi bir renge dönmüş, yanındaki açık tenli arkadaşı ise solgun görünüyor. Flaşı yeşil duvardan çevirip omzunun üstünden, arkandaki beyaz vitrin duvarına yönlendiriyorsun. Artık ışık okurların önünden ve biraz yandan geliyor; iki yüz de kendi rengine dönüyor, yanaklarda yumuşak bir gölge geçişi var. Arkadaki raflar karanlığa gömülmeden duruyor ve öne arkaya dizilmiş okurlar arasında parlaklık farkı neredeyse hiç yok.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlışFlaşın başını tam dik yukarı çevirip her durumda tavandan sektirmek.
Işık tepeden gelir ve göz çukurları kararır. Düzeltmesi: başı biraz öne eğ, bir sektirme kartı ekle ya da yandaki bir duvardan omuz üstü sektir.
Yaygın yanlışRenkli bir duvardan ya da ahşap bir tavandan sektirip rengi sonradan beyaz dengesiyle düzeltmeye güvenmek.
Ten bulanıklaşır, fotoğrafın geri kalanı başka bir renge kayar. Düzeltmesi: nötr ve açık renkli bir yüzey seç; bulamazsan sektirme kartına ya da başka bir yönteme geç.
Yaygın yanlışÇok yüksek ya da koyu bir tavandan sektirmeye çalışmak.
Işık zayıflar ve yine tepeden gelir. Düzeltmesi: yakındaki açık renkli bir duvarı kullan ya da sektirme kartıyla ışığın bir kısmını doğrudan öne yolla.
Özet
Sektirme, flaşın ışığını mat ve açık renkli bir yüzeye çarptırarak avuç içi kadar bir flaşı tavan ya da duvar büyüklüğünde bir ışığa çevirir; arka planı da aydınlatır ve kalabalıkta mesafe farkını azaltır. Işığın yönü artık aydınlanan yüzeyin yerine göre belirlenir: tavan tepeden, omuz üstündeki duvar önden ve yandan ışık verir; göz çukuru gölgesini bir sektirme kartı ya da öne eğik bir flaş başı hafifletir. Yüzeyin rengi ışığı ve teni boyar, yüksekliği ışığı zayıflatır; bu yüzden sektirmeden önce yüzey seçilir ve sonuç her tende yüz büyütülerek denetlenir.
Mini ödev
Başı dönebilen bir flaşla ya da bir flaşın önüne tutulan beyaz bir kartla aşağıdaki denemeleri yap.
- Alçak ve beyaz tavanlı bir odada aynı kişiyi önce doğrudan flaşla, sonra flaşın başı tam yukarı bakarken, sonra başı biraz öne eğik ve sektirme kartı takılıyken çek; göz çukurlarındaki gölgeyi üç karede karşılaştır.
- Aynı kişiyi omzunun üstündeki açık renkli bir duvardan sektirerek çek ve yanaktan kulağa uzanan gölge geçişini tavandan sektirmeyle karşılaştır.
- Evde renkli bir duvar ya da ahşap bir yüzey bul ve ondan sektirdiğin bir portreyi beyaz bir yüzeyden sektirdiğinle yan yana koy; tenin rengindeki kaymayı not et.
- Biri yakında, biri ortada, biri geride dizilmiş üç kişiyi önce doğrudan flaşla, sonra tavandan sektirerek çek ve öndeki ile arkadaki arasındaki parlaklık farkını karşılaştır.
Kendini değerlendir
- Bir sektirme yüzeyine bakıp ışığın konuya hangi yönden geleceğini önceden söyleyebiliyor musun?
- Renkli bir yüzeyin tende bıraktığı kaymayı fark edip vazgeçtiğin oldu mu?
- Sektirme kartının gözlerde bıraktığı ışık noktasını ve göz çukurlarına etkisini gördün mü?
Sözlük
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Sektirme | Bounce flash | Flaşın ışığını bir yüzeye çarptırıp yansıyan ışıkla konuyu aydınlatmak. |
| Sektirme yüzeyi | Bounce surface | Flaş ışığının çarptırıldığı ve konu için yeni kaynak olan tavan, duvar ya da pano. |
| Tavandan sektirme | Ceiling bounce | Flaşın başını yukarı çevirip ışığı tavandan konuya indirmek. |
| Omuz üstü sektirme | Over-the-shoulder bounce | Flaşın başını fotoğrafçının omzunun üstünden yandaki ya da arkadaki bir duvara çevirmek. |
| Sektirme kartı | Bounce card | Flaşın başındaki küçük beyaz kart; ışığın bir kısmını doğrudan öne yollar. |
Mini test
1. Flaşı beyaz bir tavana çevirmek ışığı neden yumuşatır?
- A) Flaşın gücünü artırdığı için
- B) Işığın rengini ısıttığı için
- C) Konu artık küçük flaşı değil, tavandaki geniş aydınlık lekeyi kaynak olarak gördüğü için
- D) Enstantaneyi uzattığı için
2. Alçak bir tavandan tam dik sektirilen ışık yüzde en çok hangi sorunu yaratır?
- A) Göz çukurlarında ve çenenin altında koyu gölgeler
- B) Kırmızı göz
- C) Arkada keskin bir baş gölgesi
- D) Arka planın kapkaranlık kalması
3. Yeşile boyanmış bir duvardan sektirilen ışık koyu tenli bir yüzü bulanık, zeytinimsi bir renge çekiyor. En yerinde çözüm hangisidir?
- A) Doygunluğu artırmak
- B) ISO'yu düşürmek
- C) Flaşın gücünü azaltmak
- D) Nötr ve açık renkli başka bir yüzeyden sektirmek ya da sektirme kartına geçmek
4. Sektirilmiş ışıkla çekilen bir grup fotoğrafında öndeki ve arkadaki kişiler neden daha eşit aydınlanır?
- A) Tavan ışığı ısıttığı için
- B) Kaynağa olan yol uzadığında kişiler arasındaki mesafe farkı bu yolun yanında küçük kaldığı için
- C) Flaş daha uzun süre yandığı için
- D) Beyaz dengesi değiştiği için
Cevaplar
- C — Konudan bakıldığında tavandaki aydınlık leke flaştan kat kat büyüktür; gölge kenarları bu yüzden yumuşar.
- A — Tepeden gelen ışık kaşların altında ve çenenin altında gölge bırakır; öne eğik baş ya da kart bunu hafifletir.
- D — Yüzey rengini ışığa katar; beyaz dengesi bunu tende tam düzeltemez.
- B — Üç ve dört metrelik yollar arasındaki fark, bir ve iki metre arasındakinden çok daha küçüktür.
Özet kartı
- Sektirilen yüzey yeni kaynaktır: geniş, yumuşak, odayı da aydınlatır.
- Işığın yönü aydınlanan yüzeyin yerine göre belirlenir.
- Tam dik tavan göz çukurlarını karartır; öne eğik baş ya da sektirme kartı açar.
- Omuz üstündeki açık duvar, pencere gibi yandan ve önden ışık verir.
- Renkli yüzey teni boyar, yüksek tavan ışığı zayıflatır; yüzeyi seç, yüzü büyütüp denetle.
Sonraki derse köprü
İmza gününde flaşın başını tavandan duvara, duvardan karta çevirdin; yol uzadı, yüzey değişti, ama kareler aşağı yukarı doğru parlaklıkta çıktı. Siyah kazaklı bir okur kadraja girdiğinde ise yüzü birden aşırı parlak göründü, beyaz gömlekli biri geldiğinde de karardı. Işığın ne kadar güçlü patlayacağını her seferinde biri hesaplıyor; bu hesabı makineye mi bırakmalı, yoksa kendin mi yapmalısın? Flaşın gücüne kim karar vermeli? Sonraki ders, makinenin ön ışıkla ölçüp gücü kendi seçtiği otomatik yöntemi ve gücü elle sabitlediğin yöntemi karşılaştırıyor.