Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Gece makine ışığı yalnızca deklanşör açıkken topladığı için süre elde tutulabilecek sınırı aşar; üç ayak, gecikmeli ya da uzaktan deklanşör ve sabitlemenin kapatılması bu uzun pozlamayı keskin tutar. Mavi saat, gökyüzü ile şehir ışıkları arasında bir karenin taşıyabileceği bir ışık dengesi sunar; pozlama stop hesabıyla kurulur, uzun süre farları ışık izlerine, dar diyafram lambaları yıldız patlamalarına çevirir. Karışık ışıkta hangi rengin doğru görüneceğine karar vermek gerekir; bir yüz söz konusu olduğunda kişiyi geniş renkli bir ışığa almak, beyaz dengesini yüze göre ayarlamak ve süreyi kısaltmak, açık ve koyu her tenin doğal rengini korur.
Öğrenme hedefi
Şehir ışıklarını çekerken karelerin neden bulanık ya da kararmış çıktığını açıklayabilecek ve gece fotoğrafının üç temel aracını, sabit bir destek, doğru saat ve uzun pozlamayı birlikte kullanmayı öğreneceksin. Makineyi üç ayağa koyup gecikmeli deklanşörle titreşimi önleyecek, mavi saatte gökyüzü ile şehir ışıkları arasındaki ışık dengesinin neden en elverişli anı verdiğini görecek, bir pozlamayı stop hesabıyla ayarlayacak, dar diyaframın nokta ışıklarda yıldız patlaması oluşturduğunu fark edecek ve farklı renkte lambaların yarattığı karışık ışıkta bir yüzün rengini doğal tutmanın yollarını tanıyacaksın. Ders bitince, geceye ve yıldızlı gökyüzüne adanmış rotanın adresini de öğreneceksin.
Merak sorusu
Güneş battıktan bir saat sonra nehir kıyısındaki eski köprünün üstündesin. Karşı kıyıda binaların pencereleri yanmış, köprünün lambaları suya turuncu şeritler düşürüyor, altından geçen arabaların farları uzayıp gidiyor. Telefonunu çıkarıp çekiyorsun; ekrandaki kare ya sarsılmış ve bulanık, ya da bütün ışıklar birbirine karışmış kumlu bir karanlık. Makineyle denediğinde enstantane saniyenin on beşte birine iniyor ve eli ne kadar sabit tutarsan tut, lambalar kıvrık çizgilere dönüşüyor.
Şehir ışıkları nasıl çekilir? Gözünün kolayca gördüğü bu sahneyi makine neden yakalayamıyor? Bu derste gece fotoğrafının temel yaklaşımını, makineyi sabitlemeyi, doğru saati seçmeyi ve uzun pozlamayla ışığı biriktirmeyi konuşacağız.
Bağlam
Gözün, karanlığa birkaç dakikada uyum sağlar ve loş bir sokakta bile ayrıntı görmeye devam eder. Makine ise her kare için ışığı yalnızca deklanşörün açık kaldığı süre boyunca toplar. Gece bu süre, elde tutulabilecek sınırın çok üstüne çıkar. Ya ISO yükseltilir ve görüntü kumlanır, ya diyafram açılır ve netlik alanı daralır, ya da enstantane uzar ve makinenin en küçük titremesi bile görüntüyü bozar.
Gece fotoğrafı bu yüzden elde değil, bir destek üstünde yapılır ve zamanlamaya dayanır. Ama ödülü de büyüktür: karanlık, gündüzün dağınıklığını gizler ve geriye yalnızca ışığın çizdiği biçimleri bırakır. Bu ders geceye açılan kapının ilk adımlarını anlatıyor; aynı kapıdan yıldızlara kadar uzanan uzun bir yol da var.
Basit açıklama
Makine nasıl sabitlenir?
Ders 13.1'de gördüğümüz üç ayak, gece fotoğrafının temelidir: makineyi yere sabitler ve birkaç saniyelik, hatta birkaç dakikalık pozlamalara izin verir. Ama makine üç ayaktayken bile deklanşöre parmakla basmak küçük bir sarsıntı yaratır. Gecikmeli deklanşör, basıldıktan iki ya da on saniye sonra çeken zamanlayıcıdır; bu süre, parmağının yarattığı titreşimin sönmesine yetecek kadar zaman tanır. Uzaktan deklanşör de aynı işi görür.
Üç ayakta görüntü sabitlemeyi kapatmak, bazı makinelerde gereksiz küçük düzeltmeleri önler; bunun için makinenin kılavuzuna bakmak gerekir. Rüzgârlı bir köprüde üç ayağın orta sütununu indirmek ve bacakları geniş açmak da sarsıntıyı azaltır. Üç ayak yoksa makineyi bir korkuluğa, bir duvara ya da yere yaslamak, ya da telefonun birden çok kareyi birleştiren gece modunu kullanmak son çarelerdir.
Hangi saat, hangi ayar?
Mavi saat, güneş battıktan hemen sonra gökyüzünün derin maviye döndüğü kısa süredir. Bu sırada gökyüzü hâlâ biraz aydınlıktır ve şehrin yanan ışıklarıyla aşağı yukarı aynı parlaklıktadır; bu ışık dengesi, hem binaların biçimini hem de pencerelerin ışığını aynı karede tutmayı mümkün kılar. Gece tamamen çöktüğünde ise gökyüzü siyaha döner, lambalar parlak lekelere dönüşür ve aradaki fark bir karenin taşıyabileceğinden büyük olur.
Pozlamayı stop hesabıyla kurmak kolaydır. Derin mavi saatte bir şehir için yaklaşık bir başlangıç, f/8, ISO 100 ve dört saniye olabilir; ama gerçek değer sahnenin parlaklığına göre değişir, bu yüzden bir deneme karesi çekip histograma bakmak gerekir. Diyaframı bir stop kısıp f/11'e aldığında, aynı ışığı toplamak için süreyi iki katına, sekiz saniyeye çıkarırsın; bu uzun süre, arabaların farlarını kesintisiz ışık izlerine dönüştürür. Dar diyafram bir şey daha yapar: sokak lambaları gibi nokta ışıkların çevresinde yıldız patlaması denen ışınlar oluşturur. Diyafram yapraklarının sayısı çift ise o kadar ışın, tek ise iki katı ışın belirir.
Karışık ışıkta renk ve ten nasıl korunur?
Şehrin gecesi karışık ışıkla doludur: turuncu sokak lambaları, beyaz ya da mavimsi ledler, renkli tabelalar ve vitrinler. Tek bir beyaz dengesi bunların hepsini doğal gösteremez; bu yüzden hangi ışığın renginin doğru görüneceğine karar vermek gerekir. Binalar ve gökyüzü için bu çoğu zaman bir zevk tercihidir: turuncu lambaların sıcaklığını korumak da, mavi saatin serinliğini öne çıkarmak da mümkündür.
İnsan yüzü söz konusu olduğunda karar daha önemlidir. Bazı eski sokak lambaları dar bir renk aralığında ışık verir; altında duran bir yüz, beyaz dengesi sonradan düzeltilse bile tam doğal rengine dönmeyebilir. Açık bir ten sarımsı ve donuk, koyu bir ten çamurlu ve düz görünebilir. Kişiyi daha geniş renkli bir ışığa, bir vitrinin ya da beyaz bir tabelanın önüne almak ve beyaz dengesini yüze göre ayarlamak çoğu zaman işe yarar. Kişi saniyelerce kıpırdamadan duramayacağı için de süreyi kısaltmak gerekir: diyaframı açıp ISO'yu yükseltmek, örneğin f/2, ISO 1600 ve saniyenin altmışta biri, aynı sahnede yüzü donduracak kadar ışık toplar.
Görsel kanıt
Ertesi akşam köprüye güneş batmadan gidiyorsun. Üç ayağı korkuluğun yanına kurup orta sütunu indiriyor, bacakları geniş açıyorsun; görüntü sabitlemeyi kapatıp iki saniyelik gecikmeli deklanşörü seçiyorsun. Gökyüzü derin maviye döndüğünde f/8, ISO 100 ve dört saniyeyle çektiğin karede karşı kıyının binaları seçiliyor, pencereler sıcak sarı, gökyüzü koyu mavi; suyun üstündeki turuncu şeritler pürüzsüz birer ışık sütunu.
Diyaframı f/11'e, süreyi sekiz saniyeye alıyorsun; köprünün altından geçen arabalar kırmızı ve beyaz ışık izlerine dönüşüyor, köprü lambalarının çevresinde küçük yıldız patlamaları beliriyor. Sonra seninle gelen kuzenini, açık tenli, çilli, bir lambanın altında çekiyorsun; yüzü sarımsı ve donuk çıkıyor. Onu birkaç adım ötedeki bir kitapçının aydınlık vitrininin önüne alıyor, beyaz dengesini yüzüne göre ayarlıyor, f/2, ISO 1600 ve saniyenin altmışta biriyle çekiyorsun. Çilleri ve yanaklarındaki pembelik geri geliyor; arkasında, bulanık ışık halkaları hâlinde, köprünün lambaları.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlışGece sahnesini elde, uzun bir enstantaneyle çekmeye çalışmak.
Işıklar kıvrık çizgilere dönüşür. Düzeltmesi: makineyi üç ayağa koy, gecikmeli ya da uzaktan deklanşörle çek.
Yaygın yanlışGece tamamen çöktükten sonra şehir çekmek.
Siyah gökyüzüyle parlak lambalar arasındaki fark karenin taşıyabileceğinden büyük olur. Düzeltmesi: mavi saati yakala; gökyüzü ile ışıkların dengede olduğu kısa süreyi bekle.
Yaygın yanlışBir insanı dar renkli bir sokak lambasının altında çekip rengi sonradan düzeltmeye güvenmek.
Ten sarımsı ya da çamurlu kalabilir. Düzeltmesi: kişiyi daha geniş renkli bir ışığa al ve beyaz dengesini yüze göre ayarla.
Özet
Gece makine ışığı yalnızca deklanşör açıkken topladığı için süre elde tutulabilecek sınırı aşar; üç ayak, gecikmeli ya da uzaktan deklanşör ve sabitlemenin kapatılması bu uzun pozlamayı keskin tutar. Mavi saat, gökyüzü ile şehir ışıkları arasında bir karenin taşıyabileceği bir ışık dengesi sunar; pozlama stop hesabıyla kurulur, uzun süre farları ışık izlerine, dar diyafram lambaları yıldız patlamalarına çevirir. Karışık ışıkta hangi rengin doğru görüneceğine karar vermek gerekir; bir yüz söz konusu olduğunda kişiyi geniş renkli bir ışığa almak, beyaz dengesini yüze göre ayarlamak ve süreyi kısaltmak, açık ve koyu her tenin doğal rengini korur.
Mini ödev
Bu ödevde şehir ışıklarını bir akşam boyunca izleyecek ve çekeceksin.
- Bir seyir yeri, bir köprü ya da bir cadde seç; güneş batmadan üç ayağını kur, gecikmeli deklanşörü seç.
- Güneş battıktan sonra her on dakikada bir aynı kareyi çek; gökyüzü ile ışıkların dengede olduğu kareyi bul.
- Diyaframı bir stop kıs ve süreyi iki katına çıkar; farların izlerine ve lambaların yıldız patlamalarına bak.
- Birini bir sokak lambasının altında, sonra bir vitrin ya da beyaz bir tabelanın önünde çek; beyaz dengesini yüze göre ayarla.
Kendini değerlendir
- Hangi karede gökyüzü ile şehir ışıkları dengede görünüyor?
- Diyaframı kısıp süreyi iki katına çıkardığında pozlama aynı kaldı mı?
- Vitrin ışığında çektiğin yüzün rengi, sokak lambasının altındakine göre daha doğal mı?
Sözlük
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Gece fotoğrafı | Night photography | Güneş battıktan sonra yapay ışıklar, gökyüzü ve karanlıkla çalışan fotoğraf türü. |
| Işık dengesi | Light balance | Gökyüzünün parlaklığı ile şehir ışıklarının parlaklığının aynı karede taşınabilecek kadar yakın olması. |
| Karışık ışık | Mixed lighting | Farklı renk sıcaklığındaki ışık kaynaklarının aynı sahnede bir arada bulunması. |
| Yıldız patlaması | Starburst | Dar diyaframda nokta ışıkların çevresinde beliren ışınlar. |
| Gecikmeli deklanşör | Self-timer | Basıldıktan birkaç saniye sonra çeken, parmağın yarattığı titreşimin sönmesine zaman tanıyan zamanlayıcı. |
Mini test
1. Gece üç ayaktaki makinede gecikmeli deklanşör neden kullanılır?
- A) Renkleri canlandırmak için
- B) Parmağın deklanşöre basarken yarattığı titreşimin sönmesi için
- C) ISO'yu düşürmek için
- D) Beyaz dengesini ayarlamak için
2. Şehir fotoğrafı için mavi saati elverişli kılan nedir?
- A) Gökyüzünün tamamen siyah olması
- B) Lambaların kapalı olması
- C) Gökyüzü ile şehir ışıklarının parlaklığının dengede olması
- D) Gökyüzünün beyaz olması
3. f/8, ISO 100 ve dört saniyelik doğru bir pozlamada diyaframı f/11'e kısarsan süre ne olmalıdır?
- A) Sekiz saniye
- B) İki saniye
- C) Dört saniye
- D) Bir saniye
4. Bir arkadaşının yüzü turuncu bir sokak lambasının altında sarımsı ve donuk çıkıyor. Ne yapmak en çok işe yarar?
- A) ISO'yu düşürmek
- B) Makineyi daha yukarıdan tutmak
- C) Süreyi uzatmak
- D) Onu daha geniş renkli bir ışığa, örneğin bir vitrinin önüne alıp beyaz dengesini yüze göre ayarlamak
Cevaplar
- B — Zamanlayıcı, basma anındaki sarsıntının sönmesine süre tanır.
- C — Mavi saatte gökyüzü ile ışıklar aynı karede taşınabilecek kadar yakın parlaklıktadır.
- A — Diyaframı bir stop kısmak ışığı yarıya indirir; süreyi iki katına çıkarmak dengeyi korur.
- D — Dar renkli bir lambanın altında ten tam doğal rengine dönmeyebilir; daha geniş renkli ışık ve yüze göre beyaz dengesi yardımcı olur.
Özet kartı
- Gece: üç ayak, gecikmeli ya da uzaktan deklanşör, sabitleme kapalı.
- Mavi saat: gökyüzü ile şehir ışıkları dengede.
- Stop hesabı: diyafram bir stop kısılınca süre iki katı; uzun süre = ışık izleri.
- Dar diyafram = yıldız patlaması.
- Karışık ışıkta yüze geniş renkli ışık, yüze göre beyaz dengesi, kısa süre.
Sonraki derse köprü
Geceye daha derin dalmak istersen, R7 · Gece ve Astrofotoğraf rotası şehir gecelerinden ışık kirliliğine, Samanyolu'nu planlamaktan yıldızları nokta gibi çekmeye, yıldız izlerinden Ay ve gezegenlere kadar on derste ilerliyor. Okuma sırasında ise köprüdeki geceden bir masanın başına geçiyoruz. Köprüden dönerken uğradığın lokantada tabağının fotoğrafını çekiyorsun; ekranda yemek soğuk, yağlı ve iştahsız görünüyor, oysa gerçekte buğusu tütüyordu. Yemek fotoğrafları neden iştah açar? Sonraki ders yemek fotoğrafını, arkadan ve yandan gelen ışığı ve taze sunumu konuşuyor.