Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Makine yukarı eğildiğinde sensör cepheye paralel olmaktan çıkar ve binanın uzaktaki tepesi daha küçük göründüğü için gerçekte paralel olan dikeyler birbirine yaklaşır; bu, objektifin değil perspektifin sonucudur. Makineyi su terazisiyle düz tutmak, uzaklaşmak, yükselmek, geniş çekip alt kısmı kırpmak, düzenlemede perspektif düzeltme yapacaksan düzeltme payı bırakmak ya da kaydırmalı objektif kullanmak dikeyleri düz tutar; cephe yönü ise binanın hangi saatte ışık alacağını söyler. Dikeyleri güçlü biçimde birleştirmek bilinçli bir anlatım seçimi olabilir; kareye giren bir insanı ise, her tende, önce izin alarak ve yüzüne ışığı getirerek bir ölçekten fazlası olarak göstermek gerekir.
Öğrenme hedefi
Bir binayı aşağıdan çektiğinde duvarlarının neden birbirine doğru devrildiğini açıklayabilecek ve mimari fotoğrafta dikeyleri dimdik tutmayı uygulayabileceksin. Birleşen dikeylerin kameranın yukarı eğilmesinden doğduğunu görecek, makineyi düz tutup uzaklaşmanın, yükselmenin ya da geniş açıyla çekip alt kısmı kırpmanın bu eğilmeyi nasıl önlediğini deneyecek, düzenlemede perspektif düzeltme yapacaksan kenarlarda neden düzeltme payı bırakman gerektiğini bilecek, bir cephenin hangi saatte ışık aldığını cephe yönünden okuyacak ve bazen dikeyleri bilerek birleştirmenin de bir anlatım seçimi olduğunu ayırt edeceksin. Dersin kapanışı, yapılara ve iç mekânlara odaklanan rotayı gösteriyor.
Merak sorusu
Kasabanın taş kilisesi yıllardır bir kültür merkezi olarak kullanılıyor. Önünde durup çan kulesinin tamamını kareye sığdırmak için makineyi yukarı eğiyorsun. Ekranda kule sığıyor ama bir tuhaflık var: kilisenin iki yan duvarı yukarıya doğru birbirine yaklaşıyor, bütün yapı sanki geriye, gökyüzüne doğru yatıyor. Gerçekte dimdik duran bir bina, fotoğrafta devrilecekmiş gibi görünüyor.
Birkaç gün önce balık halinin yüksek tavanını çekerken de aynı şey olmuştu. Binalar neden eğik çıkıyor? Bu derste mimari fotoğrafın en tanıdık sorununu, bu sorunun nereden geldiğini ve bir binayı gerçekte olduğu gibi dimdik göstermenin yollarını konuşacağız.
Bağlam
Binalar sabırlı konulardır: kaçmazlar, göz kırpmazlar, poz değiştirmezler. Mimari fotoğrafın zorluğu hızda değil, geometridedir. Bir bina düz çizgilerden, dik açılardan ve tekrar eden biçimlerden oluşur; göz bu düzenin en küçük bozulmasını hemen fark eder. Eğik bir ağaç doğal görünür; eğik bir duvar ise bir hata gibi.
Ayrıca bir binanın havası, ışığın cephesine hangi saatte ve hangi açıyla vurduğuna sıkı sıkıya bağlıdır. Aynı yapı sabah düz ve cansız, öğleden sonra kabartmalı ve sıcak görünebilir. Bu ders mimari fotoğrafın iki temel sorusunu, çizgilerin düzlüğünü ve cephenin ışığını ele alıyor; derinleşmek isteyenler için de ayrı bir rotaya işaret ediyor.
Basit açıklama
Binalar neden devrilir?
Kamera eğimi, makinenin yere paralel tutulmayıp yukarı ya da aşağı çevrilmesidir. Makineyi yukarı eğdiğinde sensör artık binanın cephesine paralel değildir: binanın alt kısmı kameraya daha yakın, üst kısmı daha uzak kalır. Uzaktaki şeyler daha küçük göründüğü için binanın tepesi tabanından dar görünür ve gerçekte paralel olan dikey çizgiler yukarıya doğru birbirine yaklaşır. Buna birleşen dikeyler denir; göz bunu bir binanın geriye yatması gibi algılar.
Bunun objektifin bir kusuru olmadığını bilmek önemlidir; bir perspektif sonucudur. Geniş açılı objektif etkiyi abartır, çünkü onunla binaya yakından ve çoğu zaman daha çok eğilerek çekersin; ama aynı eğimle çekilen bir tele karede de dikeyler birleşir. Makineyi yere paralel tuttuğun sürece, hangi objektifi kullanırsan kullan, dikeyler düz kalır.
Dikeyler nasıl düz tutulur?
İlk yol makineyi düz tutmaktır: ekrandaki ya da vizördeki su terazisini açıp makineyi yere paralel ayarlamak. Ama bu kez binanın tepesi kareden taşabilir. Bunu çözmek için birkaç yol vardır: binadan uzaklaşmak, daha geniş bir açıyla çekip karenin alt kısmındaki fazla zemini sonradan kırpmak ya da binanın yarı yüksekliğine yakın bir yere çıkmak, örneğin karşıdaki bir binanın üst katından ya da bir yamaçtan çekmek. Yükseldiğinde makineyi eğmeden binanın tamamını görebilirsin.
Düzenleme programları da perspektif düzeltme sunar; Ders 7.2'de gördüğümüz bu araç, birleşen dikeyleri yeniden paralel hâle getirir. Ama bunu yaparken görüntünün üst kısmı genişletilir ve kenarları kırpılır. Bu yüzden çekimde düzeltme payı bırakmak, yani binanın çevresinde, özellikle üst köşelerde, kırpılacak fazladan boşluk bırakmak gerekir; yoksa düzeltmeden sonra kulenin ucu ya da cephenin kenarı kesilir. Ders 12.9'da gördüğümüz kaydırmalı objektifler ise bu düzeltmeyi çekim sırasında, görüntü kaybı olmadan yapar.
Işık ve bilinçli birleşme ne katar?
Cephe yönü, bir binanın ön yüzünün baktığı yöndür ve o cephenin günün hangi saatinde güneş alacağını belirler. Kuzey yarımkürede doğuya bakan bir cephe sabah, batıya bakan bir cephe öğleden sonra ve akşamüstü doğrudan güneş alır; kuzeye bakan bir cephe ise çoğu zaman gölgede kalır ve yumuşak, düz bir ışıkla aydınlanır. Taş işçiliği, kabartmalar ve pencere çıkıntıları, yandan vuran ışıkta gölgeleriyle belirginleşir. Güneş battıktan sonraki mavi saatte, binanın iç ışıkları yandığında gökyüzüyle cephe arasında bir denge de kurulabilir.
Dikeyleri düz tutmak mimari fotoğrafın yerleşik yaklaşımıdır, ama tek seçenek değildir. Bir kuleyi tam dibinden, bilerek ve belirgin biçimde yukarı bakarak çekmek, dikeyleri gökyüzünde bir noktada buluşturur ve yapının yüksekliğini, heybetini ya da insanı ezen ölçeğini anlatabilir. Ders 14.9'daki gibi burada da fark kararlılıktadır: hafifçe birleşen dikeyler bir dikkatsizlik gibi, güçlü biçimde birleşen dikeyler ise bir tercih gibi okunur.
Görsel kanıt
Kiliseye bu kez öğleden sonra dönüyorsun; cephesi batıya bakıyor ve güneş artık taşlara yandan vuruyor. Karşıdaki kafenin terasına, ikinci kata çıkıyorsun. Makineyi su terazisiyle yere paralel tutup geniş bir açıyla çekiyorsun: çan kulesi tamamıyla karede, üstünde bir parça gökyüzü, altta fazladan meydan taşı. Yan duvarlar dimdik; taşların kabartmaları ve pencere kemerlerinin gölgeleri belirgin. Alt kısımdaki fazla zemini kırptığında bina, gerçekte olduğu gibi duruyor.
Sonra kapıya iniyorsun. Kültür merkezinin bekçisi, kasketli, koyu tenli, altmışlarında bir adam, kemerli kapının gölgesinde oturuyor. Ondan izin istiyor, kareye girmeyi kabul edince bir adım öne, kapının eşiğine gelmesini rica ediyorsun; batıdan gelen ışık artık yüzüne de düşüyor. Böylece güneşli taş cephe ile yüzü arasındaki fark azalıyor; taşlar patlamadan duruyor, bekçinin gözleri ve yüzündeki çizgiler kemerin gölgesinden çıkıyor. Kişi ölçeği de veriyor: kapının yüksekliği, dibindeki adama göre bir anda okunuyor. Son olarak kulenin tam dibine geçip bilerek yukarı bakıyor, dikeyleri gökyüzünde birleştiren bir kare daha çekiyorsun.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlışBinanın tamamını sığdırmak için makineyi yukarı eğmek.
Duvarlar birbirine doğru devrilir. Düzeltmesi: makineyi düz tut; uzaklaş, yüksel ya da geniş çekip alt kısmı kırp.
Yaygın yanlışDüzenlemede perspektif düzeltme yapacağını bildiğin hâlde kareyi sıkı kadrajlamak.
Düzeltmeden sonra kulenin ucu ya da cephenin kenarı kesilir. Düzeltmesi: çekimde binanın çevresinde düzeltme payı bırak.
Yaygın yanlışCephenin ne zaman ışık aldığını düşünmeden rastgele bir saatte gitmek.
Cephe gölgede ya da düz ışıkta cansız görünür. Düzeltmesi: cephe yönüne bak ve güneşin cepheye yandan vurduğu saati seç.
Özet
Makine yukarı eğildiğinde sensör cepheye paralel olmaktan çıkar ve binanın uzaktaki tepesi daha küçük göründüğü için gerçekte paralel olan dikeyler birbirine yaklaşır; bu, objektifin değil perspektifin sonucudur. Makineyi su terazisiyle düz tutmak, uzaklaşmak, yükselmek, geniş çekip alt kısmı kırpmak, düzenlemede perspektif düzeltme yapacaksan düzeltme payı bırakmak ya da kaydırmalı objektif kullanmak dikeyleri düz tutar; cephe yönü ise binanın hangi saatte ışık alacağını söyler. Dikeyleri güçlü biçimde birleştirmek bilinçli bir anlatım seçimi olabilir; kareye giren bir insanı ise, her tende, önce izin alarak ve yüzüne ışığı getirerek bir ölçekten fazlası olarak göstermek gerekir.
Mini ödev
Bu ödevde aynı binayı farklı yollarla çekip dikeylerin davranışını kendi gözünle göreceksin.
- Yakınındaki yüksekçe bir binayı dibinden, makineyi yukarı eğerek çek.
- Aynı binayı makineyi su terazisiyle düz tutarak, geniş açıyla ve gerekirse uzaklaşarak çek; alt kısımdaki fazla zemini kırp.
- Binanın cephe yönünü bul ve güneşin cepheye yandan vurduğu bir saatte yeniden çek.
- Aynı binayı bir kez de tam dibinden, bilerek ve güçlü biçimde yukarı bakarak çek; üç kareyi yan yana koy.
Kendini değerlendir
- Makineyi düz tuttuğun karede dikeyler paralel mi?
- Yandan vuran ışıkta cephenin ayrıntıları, düz ışığa göre daha mı belirgin?
- Karene bir insan girdiyse, onun yüzü de cephe kadar özenle ve kendi teninin rengiyle görünüyor mu?
Sözlük
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Mimari fotoğraf | Architectural photography | Binaları, yapıları ve iç mekânları konu alan fotoğraf türü. |
| Birleşen dikeyler | Converging verticals | Makine eğildiğinde gerçekte paralel olan dikey çizgilerin bir noktaya doğru yaklaşması. |
| Kamera eğimi | Camera tilt | Makinenin yere paralel tutulmayıp yukarı ya da aşağı çevrilmesi. |
| Düzeltme payı | Correction margin | Düzenlemede perspektif düzeltme sırasında kırpılacak kısım için çekimde bırakılan fazladan boşluk. |
| Cephe yönü | Façade orientation | Bir binanın ön yüzünün baktığı yön; cephenin hangi saatte güneş alacağını belirler. |
Mini test
1. Bir binanın fotoğrafta geriye doğru yatıyor gibi görünmesinin nedeni nedir?
- A) Objektifin kirli olması
- B) Makinenin yukarı eğilmesiyle dikey çizgilerin birbirine yaklaşması
- C) ISO'nun yüksek olması
- D) Beyaz dengesinin yanlış olması
2. Makineyi düz tuttuğunda binanın tepesi kareden taşıyor. Aşağıdakilerden hangisi bir çözüm değildir?
- A) Uzaklaşmak
- B) Karşıdaki bir binanın üst katından çekmek
- C) Makineyi yeniden yukarı eğmek
- D) Geniş açıyla çekip alt kısmı kırpmak
3. Düzenlemede perspektif düzeltme yapacaksan çekimde neden düzeltme payı bırakmalısın?
- A) Düzeltme görüntünün kenarlarını kırptığı için
- B) Dosya boyutunu küçültmek için
- C) Renkleri korumak için
- D) Netliği artırmak için
4. Kuzey yarımkürede batıya bakan bir cephe doğrudan güneşi en çok ne zaman alır?
- A) Sabah erken
- B) Hiçbir zaman
- C) Gece yarısı
- D) Öğleden sonra ve akşamüstü
Cevaplar
- B — Eğilen makinede binanın uzaktaki tepesi küçülür ve paralel dikeyler birleşir.
- C — Makineyi eğmek sorunu yeniden yaratır; öteki üç yol dikeyleri düz tutar.
- A — Perspektif düzeltme üst kısmı genişletir ve kenarları keser; pay bırakılmazsa bina kırpılır.
- D — Güneş batıda alçaldıkça batıya bakan cephe doğrudan ışık alır.
Özet kartı
- Birleşen dikeyler: objektif kusuru değil, kamera eğiminin sonucu.
- Makineyi düz tut: su terazisi; uzaklaş, yüksel, geniş çekip kırp.
- Düzenlemede düzeltme yapacaksan pay bırak; kaydırmalı objektif kayıpsız düzeltir.
- Cephe yönü ışığın saatini söyler; yandan vuran ışık ayrıntıyı açar.
- Güçlü birleşme bilinçli bir seçim olabilir; karedeki insana izin ve ışık.
Sonraki derse köprü
Yapılarda ve iç mekânlarda uzmanlaşmak istersen, R8 · Mimari ve İç Mekân rotası perspektif düzeltmeden cephenin saatine, ayrıntıdan iç mekân ve emlak çekimine, pencere ışığının dengesinden tarihi ve dini yapılarda izin ve saygıya kadar sekiz derste ilerliyor. Okuma sırasında ise tek bir binadan bütün bir yolculuğa açılıyoruz. Gittiğin yerlerden dönerken fotoğraflarının çoğu, oraya giden herkesin çektiği aynı anıtların, aynı açılardan kareleri oluyor. Turist fotoğrafından nasıl kurtuluruz? Sonraki ders seyahat fotoğrafını, yeri, insanı ve kültürü birlikte anlatmayı konuşuyor.