Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Makineye dokunmadan çekmek, tripodun sağladığı sabitliği korur ve doğru anı makineden uzakta seçmeyi sağlar. İki saniyelik zamanlayıcı sarsıntıyı önlemeye yeter ama anı seçemez; kablolu ve kablosuz kumandalar anı sana geri verir, telefon uygulamaları canlı görüntü ve ayar değişikliği ekler ama pil tüketir ve gecikebilir. Bulb modu ve bir kumandanın kilidi otuz saniyenin ötesine, aralıklı çekim bir zaman atlamasına kapı açar; bir grubun içinden çekerken ise bir deneme karesiyle her yüzün, her tende, doğru pozlandığını kontrol edip pozlamayı sabitlemek gerekir.
Öğrenme hedefi
Makineye dokunmadan çekmenin yollarını tanıyabilecek ve her birini hangi durumda seçeceğine karar verebileceksin. Deklanşöre basan parmağın tripod üstündeki makineyi neden sarstığını açıklayacak, zamanlayıcının, kablolu ve kablosuz kumandaların ve telefon uygulamalarının güçlü ve zayıf yanlarını karşılaştıracak, otuz saniyeden uzun pozlamalar için bulb modunu kumandayla kullanacak, aralıklı çekimle bir zaman atlaması için kare dizisi kuracak ve bir grup fotoğrafında ya da kendi portrende kumandayı kullanırken herkesin yüzünün, her tende, doğru pozlandığını bir deneme karesiyle kontrol edeceksin.
Merak sorusu
Bir yayla evinin önünde, açık bir gecedesin. Önce makineyi tripoda yerleştirip yıldızların gökyüzünde çizgiler bırakacağı iki dakikalık bir pozlama yapmak istiyorsun; makine ise en fazla otuz saniyeye izin veriyor. Sonra ateşin başında oturan arkadaşlarınla bir grup fotoğrafı çekmek, kendin de karede olmak istiyorsun. On saniyelik zamanlayıcıyı kurup koşuyorsun ama yerine oturduğunda herkes sana bakıyor, kimse gülmüyor, an kaçmış.
Makineye dokunmadan nasıl çekerim? Bir kumanda, bir kablo ya da telefonundaki bir uygulama bu iki sorunu da çözebilir: makineyi sarsmadan otuz saniyenin ötesine geçmeyi ve anı makinenin başında durmadan yakalamayı. Bu derste uzaktan çekimin yollarını, her birinin nerede işe yaradığını ve bir grubun içinden çekerken nelere dikkat edileceğini konuşacağız.
Bağlam
Rüzgârlı köprüde ve sahil kayalığında makineyi sağlam bir tripoda oturttuk ve deklanşöre parmakla basmak yerine zamanlayıcıyı kullandık. Çünkü en sağlam tripodda bile deklanşöre basan parmak makineye küçük bir darbe verir ve uzun bir pozlamanın ilk anları bu sarsıntıyı kaydeder. Makineye dokunmamak, tripodun sağladığı sabitliği korumanın son adımıdır.
Uzaktan çekim yalnızca sarsıntıyla ilgili değildir. Makineden uzakta beklerken doğru anı seçmeyi, kendi fotoğrafına girmeyi, uzun süreleri elinle yönetmeyi ve saatlerce süren bir kare dizisini kendiliğinden çekmeyi de sağlar. Hangi aracın seçileceği, bu işlerden hangisinin gerektiğine bağlıdır.
Basit açıklama
Zamanlayıcı ne zaman yeter?
Makinenin içindeki zamanlayıcı, deklanşöre bastıktan birkaç saniye sonra çekim yapar; çoğu makinede iki ve on saniyelik seçenekler bulunur. İki saniyelik zamanlayıcı, tripod üstünde bir manzarayı ya da bir ürünü çekerken parmağın bıraktığı sarsıntının sönmesi için yeterlidir ve hiçbir ek araç gerektirmez. On saniyelik zamanlayıcı ise kendini karenin içine almak için zaman tanır.
Zamanlayıcının sınırı, anı seçememektir. Çekim, bastığın andan belirli bir süre sonra, sahnede o an ne varsa onunla yapılır. Bir dalganın kayaya çarptığı an, bir kuşun konduğu an ya da bir grubun aynı anda güldüğü an, zamanlayıcının saatine uymaz. Bazı makineler zamanlayıcıyla art arda birkaç kare çekebilir; bu, bir grupta herkesin gözünün açık olduğu bir kare yakalama şansını artırır, ama anı yine de sen seçmezsin.
Kumanda ve telefon uygulaması neyi değiştirir?
Bir uzaktan deklanşör, anı seçmeyi sana geri verir. Kablolu kumandalar makineye bir kabloyla bağlanır; pil gerektirmezler ve güvenilirdirler, ama kablonun uzunluğu kadar uzaklaşabilirsin. Kablosuz kumandalar iki türlüdür: kızılötesi kumanda, makinenin önündeki ya da arkasındaki küçük bir alıcıyı görmek zorundadır ve arkasında ya da uzağında kaldığında çalışmayabilir; radyo dalgalarıyla çalışan kumandalar ise görüş hattı gerektirmez ve daha uzaktan çalışabilir.
Birçok makine bugün telefon uygulamalarıyla da çalışır. Uygulama, makinenin gördüğünü telefonun ekranında canlı gösterebilir; odak noktasını taşımana, pozlamayı değiştirmene ve uzaktan çekmene izin verebilir. Bu, bir kuşun konduğu dalı ya da bir grubun yüzlerini uzaktan izleyip doğru anda çekmek için güçlü bir araçtır. Bedeli, telefonun ve makinenin pilinin daha hızlı tükenmesi ve bağlantıda zaman zaman bir gecikme olmasıdır; çok hızlı bir anı yakalamak için bu gecikme önemli olabilir.
Otuz saniyenin ötesi ve kare dizileri nasıl çekilir?
Makinelerin çoğu en fazla otuz saniyelik bir pozlamaya izin verir. Daha uzun pozlamalar için bulb modu kullanılır: deklanşör basılı kaldığı sürece perde açık kalır. Deklanşörü parmakla iki dakika basılı tutmak hem zordur hem makineyi sarsar; bir kumandanın kilitleme düğmesi, perdeyi istediğin kadar açık tutmanı sağlar. Yıldızların gökyüzünde bıraktığı kısa izler, karanlık bir gökyüzünde uzun bir bulut akışı ya da gece bir kentin çok karanlık bir köşesi bu yolla çekilir.
Aralıklı çekim ise makinenin belirli aralıklarla, örneğin her beş saniyede bir, kendiliğinden kare çekmesidir. Bu kareler art arda dizildiğinde bir zaman atlaması oluşur: bulutlar gökyüzünde akar, gölgeler bir avluda yer değiştirir, bir çiçek açar. Birçok makinenin içinde bir aralıklı çekim ayarı vardır; yoksa bir kumanda ya da telefon uygulaması bu işi yapabilir. Uzun bir dizi için pozlamayı ve odağı manuele almak, kareler arasında parlaklığın ve netliğin oynamasını önler.
Kendi fotoğrafına ve bir gruba nasıl girersin?
Bir kumanda cebinde ya da elinin içinde saklıyken, bir grubun içinde yerini alabilir ve herkes rahatladığında, bir şakaya güldüğünde ya da birbirine döndüğünde çekebilirsin. Bu, zamanlayıcının sayacına göre yapılan donmuş gülümsemelerden çok daha doğal kareler verir. Kumandanın elinde olduğunu herkesin bilmesi, fotoğrafa katılanların ne zaman çekildiğini bilmesi açısından da iyi bir alışkanlıktır; uzaktan tetikleme, insanları habersizce çekmek için değil, anın içinde kalmak için kullanılır.
Kendin karede olduğunda makinenin ekranına bakamazsın; bu yüzden işe bir deneme karesiyle başlamak gerekir. Ateşin ya da bir lambanın ışığında farklı tenlerden insanlar yan yana oturuyorsa, makinenin ölçümü aydınlık yüzlere ya da parlak ateşe kayabilir ve koyu tenli bir yüz gölgeye gömülebilir, açık tenli bir yüz de ateşin yanında beyaza kaçabilir. Bir deneme karesi çekip her yüzün gözlerinde ayrıntı olup olmadığına baktıktan sonra pozlamayı sabitlemek, gerçek kareleri çekerken herkesi doğru pozlanmış tutar. Telefon uygulaması canlı görüntü veriyorsa, bu kontrolü yerinden kalkmadan da yapabilirsin.
Görsel kanıt
Yayla evinin önüne dönüyorsun. Makineyi tripoda yerleştiriyor, bulb moduna alıyor ve kumandanın kilidiyle perdeyi iki dakika açık tutuyorsun. Karede evin çatısının üstünde yıldızlar kısa, ince yaylar çizmiş; makineye hiç dokunmadığın için evin kenarları keskin.
Ateşin başında dört arkadaşınla oturuyorsun: biri koyu tenli, biri buğday tenli, ikisi açık tenli. Önce bir deneme karesi çekiyorsun ve ateşe en yakın oturan açık tenli arkadaşının yanağının beyaza kaçtığını, en uzakta oturan koyu tenli arkadaşının gözlerinin gölgede kaldığını görüyorsun. Onu biraz ateşe yaklaştırıp pozlamayı ikisinin arasına sabitliyorsun. Sonra kumanda avucunda, sohbete dönüyorsun; biri bir hikâye anlatırken hepsi gülmeye başlıyor ve o anda basıyorsun. Karede dört yüz de ateşin turuncusuyla aydınlanmış, hepsinin gözlerinde ayrıntı var ve kimse makineye bakmıyor; ellerindeki çay bardaklarında ateşin parıltısı var. Aynı gece, aynı ateş; makineye dokunmadan çektiğin kareler hem keskin hem doğal.
Sık yapılan hata
Yaygın yanlışTripod üstündeki makinede deklanşöre parmakla basmak.
Parmağın verdiği darbe uzun pozlamanın ilk anını sarsar. Düzeltmesi: en azından iki saniyelik zamanlayıcıyı ya da bir kumandayı kullan.
Yaygın yanlışBir grubun içine girmeden önce pozlamayı kontrol etmemek.
Kendin karedeyken ekranı göremezsin ve yüzler yanlış pozlanabilir. Düzeltmesi: bir deneme karesi çek, her yüzün gözlerine bak ve pozlamayı sabitle.
Yaygın yanlışKızılötesi bir kumandayı makinenin alıcısını göremeyeceği bir yerden kullanmak.
Kumanda çalışmaz. Düzeltmesi: alıcının yönüne bak ya da görüş hattı gerektirmeyen bir kumanda veya uygulama kullan.
Özet
Makineye dokunmadan çekmek, tripodun sağladığı sabitliği korur ve doğru anı makineden uzakta seçmeyi sağlar. İki saniyelik zamanlayıcı sarsıntıyı önlemeye yeter ama anı seçemez; kablolu ve kablosuz kumandalar anı sana geri verir, telefon uygulamaları canlı görüntü ve ayar değişikliği ekler ama pil tüketir ve gecikebilir. Bulb modu ve bir kumandanın kilidi otuz saniyenin ötesine, aralıklı çekim bir zaman atlamasına kapı açar; bir grubun içinden çekerken ise bir deneme karesiyle her yüzün, her tende, doğru pozlandığını kontrol edip pozlamayı sabitlemek gerekir.
Mini ödev
Bu ödevde makineye dokunmadan çekmenin farklı yollarını deneyeceksin.
- Tripod üstünde bir sahneyi uzun bir süreyle önce parmakla basarak, sonra iki saniyelik zamanlayıcıyla çek ve keskinliği karşılaştır.
- Makinenin bir telefon uygulamasıyla çalışıp çalışmadığını öğren; çalışıyorsa canlı görüntüyle uzaktan bir kare çek.
- Kumandan varsa bulb moduyla otuz saniyeden uzun bir gece pozlaması dene.
- Farklı tenlerden arkadaşlarınla bir grup fotoğrafı çek; önce bir deneme karesiyle her yüzü kontrol et, sonra kendin de karedeyken doğal bir anı yakala.
Kendini değerlendir
- Zamanlayıcıyla çektiğin kare, parmakla bastığın kareden daha mı keskin?
- Uzaktan çekerken anı kendin seçebildin mi?
- Grup karesinde ateşe en uzak oturanın da gözleri seçiliyor mu?
Sözlük
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Uzaktan deklanşör | Remote shutter release | Makineye dokunmadan çekim yapmayı sağlayan kablolu ya da kablosuz kumanda. |
| Zamanlayıcı | Self-timer | Deklanşöre basıldıktan birkaç saniye sonra çekim yapan makine ayarı. |
| Kızılötesi kumanda | Infrared remote | Makinenin üstündeki alıcıyı görmek zorunda olan kablosuz kumanda türü. |
| Bulb pozlama | Bulb exposure | Deklanşör basılı kaldığı sürece perdenin açık kaldığı, otuz saniyeden uzun pozlamalar için kullanılan mod. |
| Aralıklı çekim | Interval shooting | Makinenin belirli aralıklarla kendiliğinden kare çekmesi; zaman atlaması için kullanılır. |
Mini test
1. Tripod üstünde uzun bir pozlamada iki saniyelik zamanlayıcı ne işe yarar?
- A) Pozlamayı iki stop artırır
- B) Deklanşöre basan parmağın verdiği sarsıntının sönmesini bekler
- C) Beyaz dengesini ayarlar
- D) Otuz saniyenin ötesine geçmeyi sağlar
2. Makinenin sınırı otuz saniyeyse iki dakikalık bir pozlama nasıl yapılır?
- A) ISO'yu yükselterek
- B) Zamanlayıcıyı on saniyeye alarak
- C) Bulb moduna alıp kumandanın kilidiyle perdeyi açık tutarak
- D) Diyaframı açarak
3. Kızılötesi bir kumandanın makinenin arkasından çalışmamasının nedeni nedir?
- A) Pilinin bitmiş olması
- B) Makinenin kapalı olması
- C) Bulb modunda olunması
- D) Makinedeki alıcıyı görmesi gerekmesi
4. Ateş ışığında farklı tenlerden arkadaşlarınla bir grup fotoğrafına girmeden önce ne yapılır?
- A) Bir deneme karesi çekip her yüzün gözlerindeki ayrıntıya bakmak ve pozlamayı sabitlemek
- B) Doğrudan çekip sonra düzeltmek
- C) Ateşi söndürmek
- D) Zamanlayıcıyı iki saniyeye almak
Cevaplar
- B — Parmağın darbesi makineyi kısa bir süre titretir; iki saniyelik bekleme bu titreşimin sönmesine yeter.
- C — Bulb modunda perde deklanşör basılı kaldıkça açıktır; kumandanın kilidi bunu dokunmadan yapar.
- D — Kızılötesi sinyal görüş hattı ister; alıcıyı göremeyen kumanda çalışmaz.
- A — Kendin karedeyken ekranı göremezsin; deneme karesi her yüzün doğru pozlandığını önceden gösterir.
Özet kartı
- Tripodda deklanşöre parmakla basma; iki saniyelik zamanlayıcı en basit çözümdür.
- Kumanda anı sana geri verir; kablolu güvenilir, kızılötesi görüş hattı ister, radyo uzaktan çalışır.
- Telefon uygulaması canlı görüntü verir ama pil tüketir ve gecikebilir.
- Bulb ve kumanda kilidi otuz saniyenin ötesine; aralıklı çekim zaman atlamasına.
- Gruba girmeden deneme karesi çek; her tende gözleri kontrol edip pozlamayı sabitle.
Sonraki derse köprü
Yayla evinin gökyüzü karesini büyüttüğünde, yıldız izlerinin arasında hiç kıpırdamayan birkaç küçük, bulanık koyu leke görüyorsun. Aynı lekeler başka fotoğraflarda da, özellikle dar bir diyaframla çekilmiş açık renkli gökyüzlerinde, hep aynı yerde. Fotoğraflarımdaki siyah noktalar ne? Sonraki ders sensörün üstüne yerleşen tozu, onun neden dar diyaframda belirginleştiğini ve sensörün nasıl dikkatle temizleneceğini konuşuyor.