İçeriğe geç

L01-P03-M02-D03

Otoriteye başvurma

Fonksiyonel Tıp Akademisi — L01, Bilimsel ve Tıbbi Okuryazarlık · 1.645 kelime · 2 kanıt kartı · ≈ 7 dk okuma · 12 dk dinleme

Açılış sahnesi

Bir damar cerrahisi polikliniğinde, çarşamba sabahı. Elli altı yaşındaki Gülay Hanım yirmi yıldır bir markette kasiyerlik yapıyor, günün büyük kısmını ayakta geçiriyor ve bacaklarındaki varisler son bir yılda belirginleşmiş. Hekim bacağın damarlarını ultrasonla değerlendirmeyi öneriyor. Gülay Hanım tereddüt ediyor ve dün akşam izlediği bir televizyon programını anlatıyor: "Çok ünlü bir kalp profesörü çıktı, otuz yıllık hoca. Varise hiçbir işlem gerekmez, bacağını kaldır, yürü, yeter dedi. Onun unvanı sizinkinden büyük."

Gülay Hanım'ın cümlesinde iki şey iç içe geçmiş. Birincisi tümüyle makul: sınırlı zamanı olan herkes gibi o da her konuda kanıtı kendisi okuyamaz ve bir uzmana dayanmak zorunda. İkincisi bir hata: iddiayı, içeriğine ve gerekçesine bakmadan, söyleyenin unvanına göre tartıyor. Bu dersin işi bu iki şeyi birbirinden ayırmak, çünkü "otoriteye başvurma" adı ikisini birden kapsıyor ve biri olmadan yaşanamaz, öteki olmadan da iyi karar verilir.

Bu derste ne olacak

Önce meşru biçim ile hatalı biçimi ayıracağız ve ayrımı yapan tek ölçütü, gerekçenin görünürlüğünü göreceğiz. Sonra Gülay Hanım'ın dinlediği programın üzerinden hatanın dört tipik kılığını ele alacağız; en önemlisi, uzmanlığın kazanıldığı alanın dışına taşınması. Ardından ters yanılgıya, otoriteyi toptan reddetmeye geleceğiz, çünkü bu dersin yanlış okunması tam oraya varır. Son bölümde "uzmana dayanmak zorundaysam ne yapacağım" sorusunu ve aynı ölçütlerin bu akademiye nasıl uygulandığını ele alacağız.

Sıfır noktası

İki tanımı ayıran şey unvan değil. Uzman görüşünü işleyen derste (L01-P01-M02-D08) bu ayrımın ölçütünü tek bir ifadeyle görmüştün: gerekçenin görünürlüğü. Gerekçe paylaşılmışsa dayanan kişi isterse kanıta kadar inebilir ve iddia tartışılabilir; paylaşılmamışsa yalnız kabul ya da ret mümkündür. Aynı derste uzman görüşünün kanıt hiyerarşisinde en altta durduğunu, ama "en altta" demenin "değersiz" demek olmadığını da görmüştün; hiyerarşi değeri değil, yanlılığa açıklığı sıralıyor.

Bu ölçütü Gülay Hanım'ın iki kaynağına uygula. Poliklinikteki hekim ultrason önerisinin gerekçesini söyleyebiliyor: bacak damarlarındaki kapakçıkların işleyişini görmek, hangi damarın etkilendiğini anlamak ve ona göre konuşmak. Televizyondaki profesörün cümlesinde ise bir gerekçe yok; "gerekmez" diyor ama hangi kanıta, hangi hasta grubuna ve hangi durumlara dayandığını söylemiyor. İkisi de uzman ve biri alan bakımından daha uygun; ama bu dersin ilk sorusu hangisinin unvanının büyük olduğu değil, hangisinin gerekçesinin görünür olduğu.

Mekanizma

Hatanın dört kılığı

İlk ve bu derste en önemli kılık alan dışı otorite. Televizyondaki profesör kalp hastalıklarında otuz yıllık bir uzman olabilir; varis ise bacak toplardamarlarının bir sorunu ve kendi değerlendirme yöntemleri, kendi kanıt gövdesi ve kendi uzmanları olan komşu bir alan. Kalp ile damar aynı dolaşım sisteminin parçası olduğu için iki alan dışarıdan bir görünür. Oysa bir alanda edinilmiş derin bilgi, en yakın komşu alanda bile kendiliğinden aynı derinliği taşımaz.

Kartın notu uzmanlığın ne olduğunu da söylüyor: tanıdık örüntüleri hızlı ve doğru tanımak. Bir kalp uzmanı bir ritim kaydında on yıllarca gördüğü örüntüleri bir bakışta okur; bir bacak damarının ultrason görüntüsünde aynı hıza ve doğruluğa sahip olmayabilir. Alan sınırını bilmek bu yüzden profesörü küçültmüyor, onun sözünün hangi konularda ağır, hangi konularda sıradan bir okurunkine yakın olduğunu söylüyor.

İkinci kılık unvan yığını. Programın ekranın altındaki yazısı şöyle: "Prof. Dr., otuz yıllık deneyim, uluslararası ödüllü." Gerekçenin durması gereken yerde bir özgeçmiş duruyor. Ticari sağlık içeriğini işleyen derste gördüğün biçim ödünçlemesinin kişi düzeyindeki hâli bu: uzmanlığın görünüşü var, onu denetleyen mekanizma, yani gerekçe ve kaynak, yok.

Üçüncü kılık azınlık otoritesi. Bir alanın genel değerlendirmesine aykırı düşünen tek bir uzmanın görüşü, sanki alanı temsil ediyormuş gibi aktarılabilir. Bilimsel uzlaşmayı işleyen derste (L01-P01-M01-D08) aykırı görüşün varlığının bir alan için sağlıklı olduğunu ama temsil gücünün ayrı bir soru olduğunu görmüştün. Televizyondaki profesörün görüşü alandaki uzmanların çoğuyla örtüşmüyorsa, bu tek başına onu yanlış yapmaz; yalnız bir cümlenin bütün bir alanın sesi gibi sunulmasını engeller.

Dördüncü kılık kurumsal otorite. "Şu dernek de böyle öneriyor" cümlesi, derneğin gerekçesi okunmadan kullanıldığında aynı hatayı kurumsal ölçekte yapar. Kurum açıklamaları çoğu zaman gerekçe belgesiyle birlikte yayımlanır; okunmadığında meşru bir kaynak, hatalı biçimde kullanılmış olur.

Televizyondaki profesör aynı programın başında kalp ritmi bozuklukları üzerine konuşmuş olabilir ve o bölüm vakanın birinci açıklamasına benzeyebilir. Varis cümlesi ise ikinciye benziyor. Ekran ikisini aynı ışıkta, aynı unvanla sunduğu için izleyici ikisine aynı ağırlığı veriyor.

Ters yanılgı: otoriteyi toptan reddetmek

Gülay Hanım'ın oğlu konuşmayı dinledikten sonra başka bir sonuca varıyor: "Hepsi otorite, ikisine de güvenme. Ben internetten araştırırım." Bu tepki bu dersin yanlış okunmasıdır ve daha az konuşulan bir hatadır. Otoriteye başvurma yanılgısını öğrenen biri, her uzman görüşünü bu yanılgının bir örneği sayabilir.

Bu reddin pratikte nereye vardığı önemli. Oğul bir saat sonra bir video izliyor ve videodaki kişinin önerisini benimsiyor. Uzmanı reddeden kişi bir kaynağa dayanmayı bırakmıyor; yalnız gerekçesi daha az görünür bir kaynağa geçiyor. Bilimin sürekli değiştiği iddiasını sökerken aynı soruyu sormuştun: önerilen alternatif, reddedilen kaynağa uygulanan ölçütlerden geçiyor mu?

Yaygın yanlış"Uzmana dayanmak otoriteye başvurmaktır, o hâlde kendi araştırmamı yaparım."
Doğrusu

Kendi araştırmasını yapmak değerlidir ve bu akademi tam olarak onun için var. Ama "kendi araştırması" genellikle başka, gerekçesi daha az görünür kaynaklara dayanmak anlamına geliyor. Uzmanlıktan kaçış, kaynaksızlığa değil daha zayıf bir kaynağa varıyorsa kazanç yok.

Uzmana dayanmak zorundaysan

Gülay Hanım'ın asıl sorusu pratik: iki uzmandan hangisine, neye bakarak güveneceğim? İlk bakılacak şey alanın uyması; konuşulan konu uzmanın kendi alanı mı, komşu bir alan mı? İkincisi gerekçenin görünürlüğü: görüş hangi kanıta dayandığını ve kanıtın ne kadar güçlü olduğunu söylüyor mu? Üçüncüsü görüşün alanın genel değerlendirmesiyle uyumu; uyumsuzsa, bilimsel açıklamanın özelliklerini işleyen derste gördüğün açıklama borcunu, yani yerleşik görüşün başarılarını da açıklama yükümlülüğünü ödüyor mu? Dördüncüsü çıkar ve bağlantıların ilan edilip edilmediği.

En ayırt edici ölçüt ise beşincisi ve aynı derste (L01-P01-M01-D03) bilimsel bir açıklamanın beşinci özelliği olarak kurulmuştu: yanlış çıkabileceği koşulların söylenebilmesi. Bir uzmana "sizi ne ikna ederdi?" diye sorduğunda cevabı varsa, gerekçesini paylaşıyor demektir. Poliklinikteki hekim bu soruya cevap verebilir: "Ultrasonda kapakçık yetmezliği görmezsem işlem önermem." Televizyondaki cümle bu soruya kapalı.

C rozeti bu bulgunun sınırlı olduğunu söylüyor, ama yönü dersin ölçütüyle örtüşüyor. Kanıt düzeyini söyleyen bir uzman, okurun güvenini kendi sözünün ağırlığına göre ayarlamasına izin veriyor. Söylemeyen bir uzman ise okuru tek bir seçenekle baş başa bırakıyor: unvana göre inanmak ya da inanmamak.

Bu akademinin kendi konumu

Bu ders bir yüzleşme de gerektiriyor, çünkü bu akademi de bir otorite. Sayfaları bir bilgi iddiası taşıyor ve okurdan güven istiyor; o hâlde aynı ölçütler burada da geçerli. Akademi, "bu kurs doktor yapar" iddiasını daha ilk programında kendi eliyle sökmüş ve sınırını baştan çizmişti; bu, alan uyumu sorusuna verilmiş bir cevap. Her kanıt kartı bir rozet ve bir gerekçe notu taşıyor, kurgu örnekler kurgu diye etiketleniyor; bunlar gerekçenin görünürlüğü sorusuna verilmiş cevaplar.

Rozetler yanlışlanma koşulu sorusuna da bir cevap veriyor: bir iddianın hangi kanıt gövdesine dayandığı yazıldığında, o gövde değişirse iddianın da değişmesi gerektiği önceden söylenmiş olur. Bu, akademiyi otorite olmaktan çıkarmıyor; denetlenebilir bir otorite yapıyor. Gülay Hanım'ın iki kaynağı arasındaki fark da tam olarak bu.

Klinik gerçeklik

Bir uzman görüşüne dayanan bir iddia duyduğunda önce alanın uyup uymadığını sor; en sık hata uzak alanlarda değil, komşu alanlarda yapılır. Ardından gerekçenin paylaşılıp paylaşılmadığına bak ve görüşün alanın genel değerlendirmesiyle uyumunu tart; uyumsuzsa açıklama borcunun ödenip ödenmediğini ara. Çıkar bildirimini kontrol et ve son olarak uzmanın hangi koşulda görüşünü değiştireceğini söyleyip söyleyemediğine bak.

Aynı soruları tersten de sor: bir uzmanı reddederken yerine daha az denetlenebilir bir kaynak mı koyuyorsun? Gülay Hanım'ın hekimi ona televizyondaki profesörün yanıldığını söylemek zorunda değil. Ultrasonun neyi göstereceğini, hangi bulguda işlem önereceğini ve hangi bulguda önermeyeceğini anlatması yeterli; bu, gerekçeyi masaya koymak demek. Karar yine Gülay Hanım'ın, ama artık bir unvanla değil, bir gerekçeyle veriliyor.

Kendini sına

  1. Otoriteye başvurma yanılgısı ile uzman değerlendirmesine dayanmayı ayır. Ayıran ölçüt ne?
  2. Uzman görüşünün hiyerarşide en altta durması neden "değersiz" olduğu anlamına gelmiyor?
  3. Hatanın dört kılığını Gülay Hanım'ın izlediği program üzerinden göster.
  4. Alan sınırı nedir? Kalp ile damar örneğinde neden en sık komşu alanlarda karşımıza çıkıyor?
  5. Azınlık otoritesi neden ayrı bir kılık? Aykırı görüşün varlığı ile temsil gücü neden ayrı sorular?
  6. Otoriteyi toptan reddetme neden kendisi de bir yanılgı? Oğlun vardığı yer bunu nasıl gösteriyor?
  7. Uzmana dayanırken beş ölçütü yaz. "Sizi ne ikna ederdi?" sorusu neden en ayırt edicisi?
  8. Bu akademi kendi ölçütlerinden nasıl geçiyor? Denetlenebilir otorite ne demek?

Bir sonraki derse köprü

Bu derste bir iddia gücünü söyleyenin konumundan alıyordu. Sıradaki derste güç, iddianın konusu olan şeyin kökeninden geliyor: bir şeyin doğal olduğu için güvenli olduğu varsayılıyor. Orada "doğal" sözcüğünün bir tartışma içinde nasıl anlam değiştirebildiğini, aynı hatanın aynası olan yapaylık yanılgısını ve uzun süreli kullanımın hangi zararlar hakkında gerçekten bilgi taşıyıp hangileri hakkında sessiz kaldığını göreceksin.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.