L01-P02-M02-D06
Hatırlama yanlılığı
Fonksiyonel Tıp Akademisi — L01, Bilimsel ve Tıbbi Okuryazarlık · 1.723 kelime · 2 kanıt kartı · ≈ 8 dk okuma · 13 dk dinleme
Açılış sahnesi
Bir nöroloji polikliniğinin arka odasında bir araştırma hemşiresi aynı gün iki görüşme yapıyor. İlki altmış iki yaşında, üç hafta önce Parkinson hastalığı tanısı almış bir kadın. Soru formdaki on yedinci soru: "Son yirmi yılda bahçenizde ya da tarlanızda tarım ilacı kullandınız mı, kullanıldıysa ne sıklıkla?" Kadın uzun süre düşünüyor, eşinin her bahar bağı ilaçladığını, bir yaz komşunun bahçesinden ilaç kokusu geldiğini, çocukken köyde uçakla ilaçlama yapıldığını anlatıyor.
Öğleden sonra aynı yaşta, aynı mahallede yaşayan, hiçbir nörolojik hastalığı olmayan bir kadın geliyor ve aynı soruyu duyuyor. "Pek sanmıyorum" diyor ve bir sonraki soruya geçiyorlar. İki kadın da dürüst ve ikisi de ellerinden geleni yapıyor. Ama birincisi tanısından beri internette Parkinson'un nedenlerini okuyor ve tarım ilaçlarının tartışıldığını biliyor; geçmişini bir nedeni ararcasına tarıyor. İkincisinin böyle bir nedeni yok.
Bu derste ne olacak
Önce hatırlama yanlılığını tanımlayacak ve onu diğer ölçüm hatalarından ayıran şeyi, hatanın gruplar arasında aynı ya da farklı olmasını göreceğiz. Sonra kurgu bir olgu–kontrol tablosunda iki hatayı ayrı ayrı hesaplayacağız: gruplara göre farklılaşan hatanın nasıl olmayan bir ilişki ürettiğini, gruplarda aynı olan hatanın ise gerçek bir ilişkiyi nasıl 1'e doğru çektiğini. Ardından hangi tasarımların bu yanlılığa açık olduğuna, nasıl azaltılabileceğine ve okurken hangi işaretlere bakılacağına geleceğiz.
Sıfır noktası
Her ölçüm bir miktar hata taşır ve kimse yirmi yıllık geçmişini eksiksiz hatırlamaz. Hatırlama yanlılığını sıradan unutkanlıktan ayıran şey, hatanın kimde ne kadar olduğu. Bu yüzden dersin merkezinde iki terim var.
Hatırlama yanlılığı ikinci türdendir. Poliklinikteki iki kadın aynı ölçüde unutkan olsaydı hata ayrımsız olurdu; biri geçmişini neden arayarak, öteki geçip giderek taradığı için hata ayrımlı. Bu yüzden "muhtemelen etkiyi küçültmüştür" gibi rahatlatıcı bir varsayım burada yapılamaz.
Mekanizma
Tabloda iki hata
Kurgu bir olgu–kontrol çalışmasında 250 olgu (yeni Parkinson tanısı) ve 500 kontrol (aynı bölgeden, hastalığı olmayan kişiler) var. Önce kimsenin göremediği gerçeği kuralım: iki grupta da kişilerin yüzde kırkı geçmişte gerçekten tarım ilacına maruz kalmış. Olgularda 100 maruz, 150 maruz değil; kontrollerde 200 maruz, 300 maruz değil. Olgu–kontrolün doğal ölçüsü odds oranıdır ve burada (100 ÷ 150) ÷ (200 ÷ 300) = 1; gerçekte hiçbir ilişki yok.
Şimdi hatırlamayı ekle. Gerçekten maruz kalmış olguların yüzde doksanı bunu hatırlıyor, kontrollerin ise yüzde yetmişi; maruz kalmamış olup yanlışlıkla "evet" diyen kimse yok. Olgulardan 100 × 0,90 = 90 kişi "evet" diyor, 160 kişi "hayır". Kontrollerden 200 × 0,70 = 140 kişi "evet", 360 kişi "hayır". Gözlenen odds oranı (90 ÷ 160) ÷ (140 ÷ 360) ≈ 0,563 ÷ 0,389 ≈ 1,45. Gerçekte 1 olan ilişki, yalnız iki grubun hatırlama farkı yüzünden yüzde kırk beşlik bir artış gibi görünüyor.
Bu hesabın dikkat çeken yanı, kimsenin abartmamış olması. Olguların hiçbiri olmayan bir maruziyeti uydurmadı; hata tümüyle eksik hatırlamadan geliyor ve kontroller daha çok eksik hatırlıyor. Yanlış olan, hatırlayanın bildirimi değil, hatırlamayanınki. Yanlılığı üreten şey yanlış bildirim değil, bildirim doğruluğunun iki grup arasındaki farkı.
Karşılaştırma için ayrımsız hatayı da hesapla. Bu kez gerçekte bir ilişki olsun: olguların yarısı, yani 125 kişi maruz kalmış; kontrollerde yine 200 maruz, 300 maruz değil. Gerçek odds oranı (125 ÷ 125) ÷ (200 ÷ 300) = 1,5. İki grup da maruziyetini yüzde seksen oranında hatırlasın: olgularda 125 × 0,80 = 100 "evet" ve 150 "hayır", kontrollerde 200 × 0,80 = 160 "evet" ve 340 "hayır". Gözlenen odds oranı (100 ÷ 150) ÷ (160 ÷ 340) ≈ 0,667 ÷ 0,471 ≈ 1,42. Gerçek değer 1,5 iken gözlenen değer 1,42: ilişki kaybolmadı ama 1'e doğru çekildi. Bu örnekte çekilme küçük, çünkü yalnız eksik hatırlama var; önemli olan yönünün önceden belli olması.
İki hesabı yan yana koyunca dersin ayrımı somutlaşıyor. Ayrımsız hatada okur, bulunan ilişkinin gerçeğinden büyük olmadığına kabaca güvenebilir. Ayrımlı hatada böyle bir güvence yok: aynı tablo, kontroller daha iyi hatırlasaydı 1'in altına düşerdi ve olmayan bir koruyucu etki üretirdi.
Neden hasta olan farklı hatırlıyor
Bu farkı üreten üç mekanizma aynı yönde çalışıyor ve hiçbiri kasıt gerektirmiyor. İlki neden arayışıdır: ciddi bir tanı almış kişi "neden ben" sorusunu sorar ve geçmişini bu soruyla tarar; sağlıklı kişi bu zihinsel işi hiç yapmaz. İkincisi dikkat farkıdır. Hastalanan kişi o alanla ilgili haberleri izlemeye başlamıştır, hangi maruziyetlerin "şüpheli" sayıldığını bilir ve onları daha kolay hatırlar; poliklinikteki kadının tarım ilaçlarını aklına getiren şey tam buydu.
Üçüncüsü anlam yüklemedir: belirsiz bir anıya sonradan bir anlam atanır ve "belki o yaz" cümlesi zamanla "o yaz" hâline gelir. Üç mekanizma, doğrulama yanlılığı dersinde (L01-P01-M01-D06) anlatılan seçici arama ve seçici hatırlamanın katılımcı tarafındaki karşılığı. Orada söylenen burada da geçerli: bu bir dürüstlük sorunu değil, zihnin işleyişi.
Notun son cümlesi pratik bir uyarı taşıyor. Bir maruziyet kamuoyunda "şüpheli" olarak tartışılıyorsa, hastalanan kişinin onu hatırlaması kolaylaşır ve yanlılık büyüme eğilimindedir. Tarım ilaçları, cep telefonları ya da belirli gıdalar gibi gündemde olan maruziyetlerle ilgili olgu–kontrol bulgularını okurken bu yüzden ayrıca dikkatli olmak gerekir.
Yaygın yanlış"Katılımcılar dürüstse hatırlama yanlılığı olmaz."
Yanlılık yalan söylemeyle ilgili değil. Herkes elinden gelenin en iyisini yapsa bile, bir grubun hatırlama çabası ve doğruluğu diğerinden sistematik olarak farklıysa yanlılık oluşur.
Hangi tasarımlarda var, hangilerinde yok
Bu yanlılığın varlığı büyük ölçüde tasarımın adından okunabilir. Olgu–kontrol çalışmasında risk en yüksektir, çünkü maruziyet sonuç bilindikten sonra sorulur ve tasarımın kendisi bu yanlılığa açıktır. Retrospektif kohortta yapısal olarak yoktur; maruziyet kayıtta ve sonuçtan önce yazılmıştır, onun yerine kayıt kalitesi sorusu gelir. Prospektif kohortta da yoktur, çünkü maruziyet kişi henüz sağlıklıyken ölçülmüştür.
Dördüncü tasarım ikisinin arasında durur. İç içe olgu–kontrol, var olan bir kohortun içinde olguları ve kontrolleri karşılaştırır, ama maruziyeti sonradan sormak yerine kohortun başında toplanmış veriden alır. Olgu–kontrol dersinde bu tasarımın varlık nedenlerinden birinin tam olarak hatırlama yanlılığını çözmek olduğunu görmüştün. Kurgu çalışma, tarım ilacı kullanımını yirmi yıl önce sorgulamış bir kohortun içine kurulsaydı, iki kadının farklı hatırlaması hiç devreye girmezdi.
Nasıl azaltılır
Tümüyle ortadan kaldırmanın tek yolu tasarımı değiştirmek. Olgu–kontrol içinde kalınıyorsa ilk yol hatırlamaya dayanmayan bir kaynak kullanmaktır: tarım kooperatifinin ilaç satış kayıtları, iş yeri kayıtları ya da saklanmış örnekler. İkincisi yapılandırılmış sorgulamadır. Açık uçlu "neye maruz kaldınız" sorusu yerine herkese aynı sırayla sorulan ayrıntılı bir liste, iki grubun tarama derinliğini birbirine yaklaştırır; kontrol grubundaki kadına da "bağ, bahçe, tarla, komşu arazisi" tek tek sorulsaydı "pek sanmıyorum" cevabı değişebilirdi.
Üçüncü yol kontrolleri de bir hastalığı olan kişilerden seçmektir; iki grup da "neden ben" sorusunu sormuş olur. Bu yolun bir bedeli var: seçilen kontrol hastalığı maruziyetle ilişkiliyse yeni bir yanlılık girer. Dördüncüsü körlemedir; görüşmeci kimin olgu kimin kontrol olduğunu, katılımcı çalışmanın hipotezini bilmemeli. Beşincisi doğrulama alt çalışmasıdır: katılımcıların bir bölümünde bildirim bağımsız bir kayıtla karşılaştırılır ve iki grubun hatırlama oranı tahmin edilir. Yukarıdaki tablonun yüzde doksan ve yüzde yetmiş sayıları gerçek bir çalışmada ancak böyle bir alt çalışmadan öğrenilebilir.
Kartın C rozeti bir ölçü veriyor: yapılandırılmış sorgulamanın işe yaradığına dair bulgular tutarlı değil ve etkinin büyüklüğü maruziyete göre değişiyor. Bu yüzden beş yolun en dürüstü doğrulama alt çalışmasıdır; yanlılığı yok etmez ama ölçer, ve ölçülen bir yanlılık tablodaki odds oranını düzeltmeye izin verir.
Yaygın yanlış"Hatırlama yanlılığı ilişkiyi abartır, o hâlde bulunan etki gerçekte daha küçüktür."
Hatırlama yanlılığı ayrımlı bir hatadır ve yönü önceden bilinemez. Hasta grup daha eksiksiz hatırlarsa ilişki abartılır; sağlıklı grup daha dikkatli hatırlarsa ilişki küçültülür ya da tersine döner. "Muhtemelen abartmıştır" varsayımı güvenli değildir.
Klinik gerçeklik
Bir bulgunun hatırlamaya ne kadar bağlı olduğunu sorarken önce maruziyetin nasıl belirlendiğine bak: hatırlama mı, kayıt mı, ölçüm mü? Ardından tasarımın adını oku; olgu–kontrolse ve maruziyet görüşmeyle toplandıysa risk yüksektir. Sonra sorgulamanın yapılandırılmış olup olmadığını ve görüşmecinin olgu ile kontrolü bilip bilmediğini sor. Bir doğrulama alt çalışması varsa, iki grubun hatırlama oranlarını ve bunların odds oranını ne kadar kaydırabileceğini oradan öğrenirsin.
Bir de bağlam sorusu var: bu maruziyet kamuoyunda "şüpheli" olarak biliniyor mu? Biliniyorsa hatırlama farkı büyüme eğilimindedir ve tablodaki orta büyüklükteki 1,45 odds oranı, tek başına bu farkla açıklanabilir. Poliklinikteki iki görüşmeye bu gözle dönersen, iki kadının cevapları arasındaki farkın maruziyette değil tarama derinliğinde olabileceğini görürsün.
Kendini sına
- Hatırlama yanlılığını tanımla. Hangi tür ölçüm hatasıdır?
- Ayrımsız ve ayrımlı ölçüm hatasını ayır. Hangisinin yönü öngörülebilir?
- Birinci tabloyu yeniden hesapla. Olgular yüzde yetmiş, kontroller yüzde doksan oranında hatırlasaydı odds oranı ne olurdu? (Olgularda 70 "evet", 180 "hayır"; kontrollerde 180 "evet", 320 "hayır"; (70 ÷ 180) ÷ (180 ÷ 320) ≈ 0,69.)
- Birinci tabloda hiçbir olgu abartmadığı hâlde odds oranı neden 1,45'e çıktı?
- Hasta olan kişinin farklı hatırlamasını üreten üç mekanizmayı say.
- Dört tasarımı hatırlama yanlılığı riskine göre sırala. İç içe olgu–kontrol bu sorunu nasıl çözer?
- Azaltmanın beş yolunu say. Üçüncüsünün bedeli ne, beşincisi neden en dürüstü?
- "Muhtemelen abartmıştır" varsayımı neden güvenli değil? Üçüncü sorudaki hesap bunu nasıl gösteriyor?
Bir sonraki derse köprü
Bu derste herkes çalışmanın içindeydi; sorun, anlattıklarının gruplara göre farklı doğrulukta olmasıydı. Şimdi uzun bir izlemi düşün: başta herkes kaydedildi, ama yıllar içinde bazıları aramalara cevap vermeyi bırakıyor. Bu ayrılma sonuçla hiçbir ilişkisi olmayan nedenlerden, taşınmadan ya da telefon numarası değişikliğinden gelebilir; ya da tam hastalanan kişilerin çalışmadan kopmasından. Sıradaki derste bu ikisini, yalnız kesinliği azaltan rastgele kaybı ve analizi sapıtan bilgilendirici kaybı birbirinden ayıracaksın.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.