L01-P01-M03-D10
Tıbbi terim çözümleme
Fonksiyonel Tıp Akademisi — L01, Bilimsel ve Tıbbi Okuryazarlık · 1.682 kelime · 2 kanıt kartı · ≈ 8 dk okuma · 12 dk dinleme
Açılış
Gönül Hanım kırk yedi yaşında ve bir çiçekçi dükkânı işletiyor. Salı öğleden sonra, müşterilerin seyreldiği saatte, tezgâhın arkasında telefonundan hastanenin hasta portalını açıyor ve bir hafta önceki muayenesinin değerlendirme notunu okuyor. Not beş satır ve on beş kadar terim taşıyor. İki hafta sonra kontrol randevusu var ve Gönül Hanım o güne kadar notu anlamak, en azından ne soracağını bilmek istiyor.
Bu ders bir uygulama görevi: modülün dokuz dersinde kurduğun ayrımları tek bir metnin üzerinde, sırayla kullanacaksın. Amaç Gönül Hanım'ın notunu yorumlamak ya da bir tanı koymak değil, ne sorulacağını bilmek. Bir notu okuyabilen kişi görüşmede farklı sorular soruyor ve bu modülün tek çıktısı bu. Görevin tamamı yaklaşık kırk dakika sürüyor.
Yöntem
Her terim için üç adım uygulayacaksın. İlk adımda terimi çözersin: kök, önek ve sonek yöntemiyle, sondan başlayarak. Bu adımın ürettiği şey bir tahmin ve modülün ilk dersindeki dört adımlı yöntemin son adımı burada da geçerli: tahmini tanımla karşılaştırarak doğrula. İkinci adımda terimi sınıflandırırsın: bu terim hangi eksende konuşuyor? Yer, süre, davranış, köken, neden ve süreç, yük, birliktelik ve bilgi durumu, modül boyunca biriktirdiğin eksenler.
Üçüncü adımda terimin sınırını yazarsın: bu terim ne söylemiyor? Üçüncü adım bu modülün tamamı, çünkü terimlerin çoğu yanlış anlaşılmıyor, fazla anlaşılıyor. Söylediklerinden fazlası duyuluyor ve fazlası çoğu zaman ya gereksiz bir korku ya da yersiz bir rahatlık oluyor. Bir terimin ne söylemediğini yazabildiğinde, onu gerçekten okumuş oluyorsun.
Kurgu rapor
Klinik değerlendirme notu
Kırk yedi yaşında hasta, altı aydır süren yorgunluk ve sağ üst kadranda rahatsızlık hissi yakınmasıyla değerlendirildi. Muayenede hepatomegali saptandı; ateş yok.
Görüntülemede karaciğer sağ lobunda, aksiyel kesitlerde iyi sınırlı, benign görünümlü bir lezyon izlendi. Malignite lehine bulgu saptanmadı.
Laboratuvarda hafif anemi mevcut. Sekonder nedenler açısından yapılan ilk değerlendirmede belirgin bir bulgu saptanmadı; bu aşamada idiyopatik olarak değerlendirildi.
Hastada eşlik eden iki kronik durum bulunmakta ve dört ilaç kullanmaktadır.
Üç ay sonra kontrol görüntüleme ve ilaç etkileşimi açısından yeniden değerlendirme planlandı.
Devam etmeden önce kendi çözümlemeni yap. Bir kâğıdı üç sütuna böl: terim, eksen ve "ne söylemiyor". Sonra aşağıdakiyle karşılaştır.
Çözümleme
"Altı aydır süren" süre ekseninde konuşuyor. Bu yakınmanın subakut mu kronik mi sayılacağı, hangi durumun söz konusu olduğuna bağlı, çünkü akut, subakut ve kronik dersinde gördüğün gibi eşik uzlaşımsal: alandan alana değişen, konulmuş bir sınır. Söylemediği şey ne kadar ciddi olduğu ve geçip geçmeyeceği; süre bir geçmişi bildiriyor, bir kaderi değil.
"Yorgunluk ve rahatsızlık hissi" birer semptom, yani kişinin kendi bildirimi; dışarıdan ölçülmedi. Söylemediği şey nedeni ve şiddetinin ölçülebilir bir bulguyla ilişkisi. Semptom, bulgu ve sendrom dersindeki B rozetli kart burada geçerli: bildirilen yakınmanın şiddeti ile ölçülebilir bulguların derecesi arasındaki ilişki çoğu zaman zayıf ya da orta düzeyde. Notta Gönül Hanım'ın yükü hakkında tek ipucu da bu kelime; yorgunluğun dükkânda ayakta durmasını ne kadar zorlaştırdığı, yani morbiditenin günlük hayattaki karşılığı hiç yazılmamış.
"Sağ üst kadran" yer ekseninde. Bu, Gönül Hanım'ın kendi sağı; notu yazan hekimin ya da ekranda görüntüye bakan kişinin sağı değil. Karın göbek hizasından geçen iki çizgiyle dört kadrana bölünüyor ve sağ üst kadranda karaciğerin büyük bölümü yer alıyor. Söylemediği şey, rahatsızlığın o bölgedeki hangi yapıdan kaynaklandığı.
"Hepatomegali" çözümlenebilir bir terim: sondan başla, -megali büyüklük, hepato- karaciğer; karaciğer büyümesi. Tanıya bakınca tahmin doğrulanıyor. Bu bir bulgu, semptom değil, çünkü muayene eden kişi saptadı. Söylemediği şey karaciğerin neden büyüdüğü.
"Ateş yok" bir bulgunun yokluğu ve bu da bir bilgi. Negatif bulgular kayda geçiyor, çünkü bazı olasılıkları daraltıyorlar; ateşin olmaması, örneğin bir enfeksiyonun ön planda olmadığını düşündürüyor. Söylemediği şey, hangi olasılıkların hâlâ açık kaldığı.
"Sağ lobda, aksiyel kesitlerde" yer ve düzlem bildiriyor. Aksiyel kesit bedeni yatay dilimlere ayırıyor ve bu dilimler gösterilirken kişinin sağı ekranın solunda görünüyor; notta "sağ lob" yazdığında yine hastanın sağı kastediliyor. Söylemediği şey yapının gerçek üç boyutlu şekli, çünkü tek bir kesitten üç boyut çıkarılamıyor.
"İyi sınırlı, benign görünümlü" davranış ekseninde konuşuyor ve yayılma davranışı hakkında bir değerlendirme bildiriyor. Burada iki sınır birden var. "Görünümlü" sözcüğü bunun bir görüntüleme değerlendirmesi olduğunu, dokunun kendisine bakılarak yapılmış kesin bir sınıflandırma olmadığını söylüyor. Söylemediği şey ise lezyonun sorun çıkarıp çıkarmayacağı: benign, malign ve prekanseröz dersinde gördüğün gibi bu yere, boyuta, büyüme hızına ve işleve bağlı.
"Malignite lehine bulgu saptanmadı" en dikkatli okunması gereken satır, çünkü "malign değil" demiyor. Söylediği şey, bu değerlendirmede malignite lehine bir bulgu görülmediği. Duyarlılık dersinde bu farkı sayılarla kurmuştun (L01-P05-M02-D02): hiçbir test ya da görüntüleme hastalığı olan herkeste pozitif çıkmıyor, bu yüzden negatif bir sonuç olasılığı düşürüyor ama sıfırlamıyor. Bir bulgunun görülmemesi, yokluğunun kanıtı değil.
"Hafif anemi" de çözümlenebilir: an- yokluk, -emi kanda bulunma. Sözlük anlamı kelimesi kelimesine "kansızlık", ama klinik anlamı kandaki hemoglobinin yaşa ve cinsiyete göre belirlenmiş sınırın altında olması; kimsenin kanı yok değil. Bu bir laboratuvar bulgusu ve "hafif" sözcüğü derece bildiriyor. Söylemediği şey nedeni.
"Sekonder nedenler açısından… bu aşamada idiyopatik olarak değerlendirildi" köken ekseninde konuşuyor ve buradaki sıra önemli. Önce sekonder nedenler araştırıldı, bulunamadı, sonra idiyopatik dendi; terim "araştırılmadı" demiyor, "arandı ve bulunamadı" diyor. "Bu aşamada" ifadesi ise bir zaman kaydı, yani bir bilgi durumu bildirimi. İdiyopatik, primer ve sekonder dersindeki C rozetli kart geçerli: nedeni belirlenemeyen olarak sınıflandırılan olguların bir bölümü, yeni bulgularla bir nedene yeniden atanabiliyor.
"Eşlik eden iki kronik durum… dört ilaç" birliktelik ekseninde ve hangi bakışı taşıdığı cümlenin kendisinde yazılı. "Eşlik eden" sözcüğü komorbidite bakışının işareti: notu yazan hekim bugünkü değerlendirmenin konusunu merkeze almış, diğer iki durumu onun yanına dizmiş. Söylemediği şey, iki durumun ve dört ilacın Gönül Hanım'ın hayatında birlikte ne kadar yer kapladığı, yani toplam tedavi yükü ve önceliğin nasıl belirleneceği.
"İlaç etkileşimi açısından yeniden değerlendirme" ise aynı notun içinde öteki bakışa geçiyor. Dört ilacın birbiriyle ve yeni bulgularla nasıl etkileşeceğini sormak, durumları tek tek değil birlikte ele almak demek; bu, multimorbidite bakışının kişi merkezli adımı. Tek bir notta iki bakışın yan yana durması olağan ve iyi bir işaret.
"Üç ay sonra kontrol görüntüleme" bir plan ve notun en çok bilgi taşıyan satırlarından biri. Bir izlem planı, belirsizliğin nasıl yönetileceğini gösteriyor: lezyonun büyüyüp büyümediği ve anemi için yeni bir bulgu çıkıp çıkmadığı zamanla görülecek. Söylemediği şey, kontrolden önce hangi değişiklikte daha erken gelinmesi gerektiği ve bu, görüşmeye götürülecek iyi bir soru.
Sonuç
Not on beş kadar terim taşıyor ve hiçbiri "Gönül Hanım'da ne var?" sorusunu tek başına cevaplamıyor. Terimlerin yaptığı işi eksenlere göre topladığında tablo netleşiyor. Sağ üst kadran, sağ lob ve aksiyel kesit yer bildiriyor; altı ay ve üç ay zaman bildiriyor; iyi sınırlı ve benign görünümlü davranış bildiriyor; sekonder ve idiyopatik köken bildiriyor; "bu aşamada" bilgi durumunu bildiriyor; eşlik eden durumlar birlikteliği bildiriyor. Semptom ile bulgu ayrımı ise notun baştan sona içinden geçiyor.
Notun hiçbir yerinde bir neden yazmıyor. Etiyoloji ve patogenez dersinin ayrımıyla söylersek, etiyoloji henüz kurulmamış, süreç izleniyor. Bu bir eksiklik değil, notun dürüst hâli; "idiyopatik" ve "bu aşamada" ifadeleri tam olarak bunu söylüyor. Bir değerlendirme notu, bilinmeyeni bilinen gibi yazmadığında daha az şey söylüyor gibi görünür, ama söylediği her şey daha güvenilir olur.
Kartın kaygı notu dürüst bir sınır çiziyor: anlamak her zaman rahatlatmıyor. Gönül Hanım notu anladıkça "lezyon" sözcüğüne takılıp daha çok endişelenebilir. Ama anlamayan bir kişi soru da soramıyor ve bu modülün gerekçesi ikincisi.
İkinci kartın notu da bir sınır taşıyor: soru listesi sorulan soru sayısını artırıyor, ama klinik sonuçlara etkisi daha az biliniyor. Gönül Hanım'ın üç sütunlu kâğıdından çıkan liste yine de somut: lezyonun ne kadar büyük olduğu, üç ay içinde hangi değişiklikte daha erken gelmesi gerektiği, aneminin hangi değerlerle izleneceği ve dört ilacın birlikte gözden geçirilip geçirilmeyeceği.
İkinci görev — kendi listeni yap
Bu görevin asıl çıktısı bir metin değil, bir alışkanlık. Bir rapor ya da sonuç metni al; kendine ait olması gerekmiyor, bir örnek metin de olur. Bilmediğin her terimi sondan başlayarak çöz ve çözümünü bir tanımla karşılaştır. Sonra her terimi sınıflandır ve hangi eksende konuştuğunu yanına yaz.
Ardından her terim için tek bir cümle kur: bu terim şunu söylemiyor. Son adımda çözemediğin ya da emin olamadığın terimleri ayrı bir listeye al. O liste, görüşmeye götürülecek şey. Bu modülün amacı raporu yorumlamak değildi, doğru soruyu sorabilmekti ve liste o sorunun yazılı hâli.
Modülün kapanışı
On derste tek bir iş yaptık: sözcükleri eksenlerine ayırdık. Kök, önek ve soneklerle yapıyı, anatomik yön terimleriyle yeri, semptom, bulgu ve sendromla ne olduğunu, akut ve kronikle süreyi, idiyopatik, primer ve sekonderle kökeni, benign ve malignle davranışı, etiyoloji ve patogenezle neden ve süreci, morbidite ve mortaliteyle yükü, komorbidite ve multimorbiditeyle birlikteliği ayırdık. Dokuz eksen ve tek bir kural var: her terim yalnız kendi ekseninde konuşuyor.
"Akut" ciddiyet bildirmiyor. "Benign" zararsızlık bildirmiyor ve "kronik" kalıcılık bildirmiyor. "Sendrom" neden bildirmiyor, "idiyopatik" bir açıklama değil ve "mortaliteyi azaltıyor" iyi olduğu anlamına gelmiyor. Altı sözcük, altı fazla okuma ve modülün ortak bulgusu bu: tıbbi terimler yanlış anlaşılmıyor, fazla anlaşılıyor. Her biri dar ve kesin bir şey söylüyor; duyulan şey daha geniş oluyor.
Bu yüzden modülün ilk dersindeki dördüncü adım, modülün tamamının kuralıydı: çözümleme bir tahmin üretir, tanım değil ve tahmin doğrulanır. Gönül Hanım'ın notundaki hepatomegali doğrulamadan geçti; hafif anemi ise sözlük anlamıyla klinik anlamı arasındaki mesafeyi gösterdi. İki terim de aynı yöntemle çözüldü ve farkı dördüncü adım ortaya çıkardı.
Sıradaki ders yeni bir programı açıyor ve bu modülün sözcüklere yaptığını sayılara yapıyor. Orada aynı miktarın bir tam sayı, bir kesir ve bir ondalık olarak yazılabildiğini ve her yazılışın okura başka bir şey gösterip başka bir şeyi sakladığını göreceksin. Bir sayının kaç basamakla yazıldığı da, tıpkı bir terim gibi, söylediğinden fazlasını duyurabiliyor; o derste bunun paydayla ne ilgisi olduğunu kendin bulacaksın.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.