L01-P01-M03-D02
Anatomik yön terimleri
Fonksiyonel Tıp Akademisi — L01, Bilimsel ve Tıbbi Okuryazarlık · 1.495 kelime · 2 kanıt kartı · ≈ 7 dk okuma · 11 dk dinleme
Açılış sahnesi
Nuran Hanım boyun ultrasonunun çıktısını pencerenin önüne tutuyor. Raporda tek cümle var: "Tiroid sol lobda sekiz milimetrelik, iyi sınırlı bir nodül izlendi." Altındaki siyah beyaz görüntüde ise küçük bir çarpı işareti, ortadaki soluk borusunun sağında duran bir yapının üzerinde. Rapor sol diyor, resim sağ gösteriyor ve Nuran Hanım telefonu açıp radyoloji biriminde çalışan teknisyene "Yanlış tarafı mı yazdınız?" diye soruyor.
Teknisyenin cevabı kısa: hata yok, ikisi de doğru. Raporda "sol", Nuran Hanım'ın kendi solu. Enine boyun görüntüleri ise sanki kişiye karşıdan, ayak ucundan bakılıyormuş gibi dizilir; bu yüzden kişinin solu ekranın sağına düşer. Aynı soruyu Aysel de babasının epikrizindeki "sağ üst karın" için sormuştu: kimin sağı? Bu ders bütün raporlar için o sorunun tek cevabını ve cevabın dayandığı sabit başlangıç noktasını anlatıyor.
Bu derste ne olacak
Önce bütün yön terimlerinin dayandığı ortak duruşu, anatomik pozisyonu kuracağız ve "sağ" ile "sol"un kime ait olduğunu sabitleyeceğiz. Sonra terim çiftlerini tek tek göreceğiz ve çoğunun önceki dersteki yöntemle, Latince parçalarına ayrılarak çözülebildiğini fark edeceğiz. Ardından görüntüleme raporlarındaki üç kesit düzlemine ve bir dilimin bütün hakkında neyi söyleyemediğine geçeceğiz. Son bölümde bu terimlerin neden bir kolaylık değil, bir güvenlik meselesi olduğunu iki kanıt kartıyla ele alacağız.
Sıfır noktası
Bu duruşun tek amacı, kişinin o anda nasıl durduğundan bağımsız bir referans sağlamak. Nuran Hanım muayene masasında sırtüstü yatıyordu, başı hafifçe geriye itilmişti ve teknisyen başucundan eğiliyordu. Hiçbiri terimleri değiştirmez, çünkü raporu yazan kişi her yönü o hayalî, ayakta duran bedene göre verir. Kişi yatabilir, eğilebilir, kolunu kaldırabilir; terimler yerinde kalır.
Bu kuralın istisnası yok ve tıbbi metinlerin tamamında geçerli. Karşı karşıya oturan iki kişide birinin sağı ötekinin solundadır; kuralın varlık nedeni tam da bu. Aysel'in okuduğu "sağ üst kadran" da babasının kendi sağı: karın göbek hizasından geçen dikey ve yatay iki çizgiyle dört bölgeye ayrılır ve karaciğerle safra kesesi, kişinin kendi sağında, üstteki bölgede durur.
Mekanizma
Terim çiftleri
Yön terimleri çiftler hâlinde öğrenilir, çünkü her biri karşıtıyla anlam kazanır. Çoğu Latince kökenli ve önceki dersteki alışkanlık burada da işe yarıyor: superior ile inferior, Latincede "daha yukarıdaki" ve "daha aşağıdaki" demek. Baş superior, ayaklar inferior. Anterior ile posterior de "önceki" ve "sonraki" anlamındaki sözcüklerden geliyor ve bedende ön ile arkayı gösteriyor: göğüs anterior, sırt posterior.
Medial Latince medius, orta sözcüğünden gelir ve orta hatta yakın olanı anlatır; lateral ise latus, yan sözcüğünden gelir ve orta hattan uzak olanı. Burun medial, kulaklar lateral. Nuran Hanım'ın raporunda bir sonraki cümle "nodül lobun lateral kesiminde" deseydi, bu soluk borusundan uzak, boynun yan tarafına yakın bölge demek olurdu. Orta hat bedenin tam ortasından geçen dikey çizgi olduğu için bu çift kişinin nasıl durduğundan etkilenmez.
Proksimal Latince "en yakın", distal ise "uzakta duran" anlamındaki sözcüklerden türemiş. Bu çift en çok kol ve bacakta kullanılır ve gövdeye bağlandığı noktaya göre mesafe bildirir: omuz proksimal, parmak uçları distal. Bir borunun ya da damarın boyunca da kullanılabilir; o zaman ölçü, gövde değil borunun başlangıç noktasıdır. Bu yüzden "distal" gördüğünde hep aynı soruyu sor: neye göre uzak?
İki çift daha raporlarda sık geçer. Süperfisyal yüzeye yakın, derin içeride demek: deri süperfisyal, kemik derin. Yatış yönü için supin sırtüstü, pron yüzüstü yatmayı anlatır; Nuran Hanım ultrason sırasında supin pozisyondaydı.
Kesit düzlemleri
Görüntüleme raporlarında üç düzlem geçer ve her biri bedeni başka bir yönden ikiye böler. Sagital düzlem bedeni sağ ve sol parçalara ayıran dikey düzlemdir ve yandan bir bakış verir; adı Latince sagitta, ok sözcüğünden gelir. Koronal (frontal) düzlem bedeni ön ve arka parçalara ayıran dikey düzlemdir ve karşıdan bir bakış verir. Aksiyel (transvers) düzlem ise bedeni üst ve alt parçalara ayıran yatay düzlemdir; adı axis, eksen sözcüğünden gelir ve bilgisayarlı tomografide dilimlerin çoğu bu düzlemde alınır.
Aksiyel görüntülerin gösterilme biçimi açılıştaki karışıklığın kaynağıdır. Bu dilimler, yatan kişiye ayak ucundan bakılıyormuş gibi dizilir ve kişinin sağı ekranın solunda görünür. Nuran Hanım'ın enine boyun görüntüsü de aynı kurala uyuyordu. Kural değişmediği sürece bir sorun yoktur; sorun, ekrandaki yönü hastanın yönü sanan okurda başlar.
Bir raporda "aksiyel kesitlerde" ifadesi geçtiğinde bakılan şey bir dilimdir. Dilimde görülen şekil ve boyut, yapının o düzlemdeki kesitine aittir; yapının gerçek üç boyutlu şekli tek kesitten çıkarılamaz.
Vaka yuvarlak bir kesitin bir top da, bir boru da olabileceğini hatırlatıyor. Bu yüzden raporlarda boyut çoğu zaman birden fazla düzlemde ölçülüp yan yana yazılır. Tek bir sayıyla verilmiş bir ölçü gördüğünde, hangi düzlemde alındığını sormak yerinde bir sorudur.
Neden bu bir güvenlik meselesi
Yön terimleri bir kolaylık gibi görünür, ama yanlış taraf tıpta ayrıca izlenen bir hata türüdür. Sağ ile solun karıştığı bir rapor okunurken düzeltilebilir; aynı karışıklık bir işlem masasına taşındığında geri alınamayabilir. Aşağıdaki iki kart bu hatanın ne kadar ciddiye alındığını ve önlemek için ne yapıldığını anlatıyor.
İlk kartın B rozeti ölçümün doğasından geliyor: olaylar seyrek ve eksik bildiriliyor, bu yüzden sıklık kesin bilinmiyor, ama ayrı izlenmeleri önlenebilir sayıldıklarını gösteriyor. İkinci kartın son cümlesi bu akademide tekrar eden bir bulgu: bir aracın varlığı, kullanılmasıyla aynı şey değil. Okur tarafındaki karşılığı somut. Bir işlem öncesinde tarafın senden de teyit edilmesi bir aksaklık değil, sürecin parçasıdır.
Günlük kullanımda ne değişiyor
İlk kazanç raporu okuyabilmek. "Sağ lobda", "distal uçta", "lateral kesimde" gibi ifadeler artık belirsiz bir yeri değil, tanımlı bir noktayı gösteriyor. Nuran Hanım'ın telefonu da bu bilgiyle gereksiz bir kaygıya dönüşmeden kapanabilirdi.
İkinci kazanç yakınmayı doğru tarif edebilmek. "Bacağım ağrıyor" demek yerine "sağ baldırın arka yüzünde, dizin biraz altında" demek, dinleyene aradığı yeri daha dar bir alanda aratır. Üçüncü kazanç karışıklığı fark edebilmek: rapor, görüntü ve konuşma arasında taraf tutmuyorsa, sorulacak bir soru vardır ve Nuran Hanım'ın sorduğu tam da buydu.
Yaygın yanlış"Görüntüde solda duruyorsa sol taraftır."
Görüntüler genellikle hastaya karşıdan bakılıyormuş gibi düzenleniyor; hastanın solu ekranın sağında görünüyor. Yazılı raporda "sol" her zaman hastanın solu — ve ikisini karşılaştırırken bu dönüşüm yapılıyor.
Yaygın yanlış"Kişi yatıyorsa üst–alt terimleri değişir."
Terimler anatomik pozisyona göre tanımlı ve kişinin o anki duruşundan bağımsız. Sırtüstü yatan birinde de baş superior, ayaklar inferior kalıyor.
Klinik gerçeklik
Bir raporu ya da yönergeyi okurken önce "sağ" ve "sol"un kimin tarafı olduğunu hatırla: her zaman hastanınki. Sonra hangi düzlemde bakıldığını bul; aksiyel, koronal ya da sagital bir dilimin bütün yapıyı göstermediğini aklında tut. Üçüncü olarak proksimal ya da distal gibi bir mesafe teriminde başlangıç noktasının ne olduğunu sor. Dördüncü olarak tarafın rapor, görüntü ve konuşma arasında her yerde tuttuğunu karşılaştır.
Dördüncü soru bir güvenlik adımıdır ve sorulması bir aksaklık sayılmaz. Nuran Hanım'ın telefonu bu yüzden gereksiz değildi: cevap "ikisi de doğru" çıktı, ama soru doğru soruydu. Taraf bir kez yanlış okunduğunda sonraki bütün adımlar o yanlışın üzerine kurulur.
Kendini sına
- Anatomik pozisyonu tarif et. Tek amacı ne?
- "Sağ" ve "sol" kimin tarafı? İstisnası var mı? Nuran Hanım'ın raporu ile görüntüsü neden çelişiyor gibi görünüyordu?
- Altı terim çiftini say. Medial ve laterali Latince kökleriyle çözümle.
- Proksimal ve distal en çok nerede kullanılıyor? Bir boru boyunca kullanıldığında başlangıç noktası ne oluyor?
- Üç kesit düzlemini yaz. Hangisi tomografide dilimlerin çoğunda kullanılıyor ve bu dilimler ekranda nasıl diziliyor?
- Vakadaki üç görüntü neden üçü de doğru? Çıkarılan ders ne?
- B rozetli kart neden yanlış taraf olaylarını ayrı izliyor? İkinci kartın son cümlesi hangi genel bulguyu tekrarlıyor?
- Kişi yatıyorsa üst–alt terimleri değişir mi? Neden?
Bir sonraki derse köprü
Bu derste bir şeyin nerede olduğunu söylemeyi öğrendin; sıradaki ders ne olduğunu söyleyen sözcüklere geçiyor. Nuran Hanım'ın nodülünü teknisyen ekranda gördü ve ölçtü, yani başka birinin gözlediği bir şeydi. Oysa "sağ baldırımın arkası ağrıyor" cümlesini yalnız kişinin kendisi kurabilir. Sıradaki ders bu iki bilgi türünü, bildirilen ile ölçüleni, semptom ve bulgu adlarıyla ayırıyor ve üçüncü bir sözcüğün, sendromun, bir açıklama gibi duyulup neden yalnız bir tarif olduğunu gösteriyor.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.