L00-P03-M02-D06
Müdahale Soruları
Fonksiyonel Tıp Akademisi — L00, Oryantasyon ve Öğrenmeyi Öğrenme · 1.593 kelime · 2 kanıt kartı · ≈ 7 dk okuma · 12 dk dinleme
Açılış sahnesi
Pazar akşamı, Ürgüp'te bir otelin lobisi. Otuz sekiz yaşındaki tur rehberi Nurhan, ertesi sabah kırk kişilik bir grubu otobüsle Kapadokya'nın vadilerine götürecek ve her hafta olduğu gibi bu yolculuktan da çekiniyor. Çocukluğundan beri kıvrımlı yollarda midesi bulanıyor; birkaç yıl önce aile hekiminin önerisiyle eczaneden aldığı bir yol tutması hapını her uzun yolculuktan önce içmeye başlamış. Hap bulantıyı çoğu zaman bastırıyor ama öğleden sonra Nurhan'ın gözlerini ağırlaştırıyor ve mikrofonu elinde tutarken esnemesini saklamakta zorlanıyor. Telefonunda bir reklam açılıyor: bileğin iç yüzüne bastıran düğmeli bir akupresür bilekliği. Reklamın altında büyük harflerle "Klinik çalışmayla kanıtlandı: yol tutmasını azaltıyor" yazıyor.
Nurhan reklamdaki bağlantıya tıklayıp çalışmanın özetini buluyor. Yol tutmasına yatkın altmış gönüllü kura ile ikiye ayrılmış ve hepsi aynı kıvrımlı güzergâhta iki saatlik bir otobüs yolculuğuna çıkarılmış. Yarısı yolculuk boyunca bilekliği takmış; öteki yarısına hiçbir şey verilmemiş, yalnız bulantılarını yarım saatte bir puanlamaları istenmiş. Bileklik grubunda bulantı puanları daha düşük bulunmuş. Özet düzgün yazılmış ve Nurhan "demek ki doğru" diye düşünüyor, sonra durup kendi sorusunu hatırlıyor. Onun sorusu "bileklik hiçbir şey yapmamaktan iyi mi?" değildi; "bu bileklik, zaten içtiğim haptan iyi mi?" idi. Reklamdaki cümle doğru olabilir ve yine de Nurhan'ın sorusuna hiç dokunmamış olabilir.
Bu derste ne olacak
Önce müdahale sorusunun neyi sorduğunu ve tanımının içine hangi parçayı zorunlu olarak aldığını göreceğiz. Sonra bu parçanın, yani karşılaştırmanın, söylenmeden kaldığında ne olduğuna bakacağız; bir kanıt kartı, iki farklı karşılaştırmanın birbirinin yerine geçmediğini söylüyor. Ardından Nurhan'ın önündeki kararın aslında kaç ayrı karşılaştırma içerdiğini açacağız. Kapanışta her müdahale iddiasına tek bir soruyla, neye kıyasla, yaklaşma alışkanlığını kuracağız.
Sıfır noktası
Önceki ders bir öngörünün, o öngörüyü doğuran şeyi değiştirme gücüyle karıştırılmaması gerektiğini gösterdi ve bir soruyu bilerek cevapsız bıraktı: omzu erken zorlamak iyileşme süresini kısaltır mı? O soru artık saatin ileride ne göstereceğini sormuyordu; bir eylemin sonucu değiştirip değiştirmediğini soruyordu. Müdahale sorusu tam bu türden bir soru. Bir şey yapılırsa ne değişir, sorusunu soruyor ve cevabı ancak bir karşılaştırmayla verilebiliyor.
Tanımın son cümlesi dersin tamamını taşıyor. "Bu bileklik yol tutmasını azaltıyor mu?" sorusu kulağa eksiksiz geliyor, ama "azaltıyor" fiili bir kıyas olmadan anlam taşımıyor: neye göre azaltıyor? Hiçbir şey yapmamaya göre mi, otobüsün ön koltuğunda oturup ufka bakmaya göre mi, hapa göre mi? Her birine verilecek cevap farklı olabilir ve her biri başka bir karara yarar.
Bu parçanın önemini aslında daha önce görmüştün. İddia-kanıt kartları dersinde (L00-P02-M03-D07) bir sonuç iddiasını dört zorunlu soruyla kaydediyordun: kimde ölçüldü, neyle karşılaştırıldı, hangi sonuç ölçüldü, ne zaman bakıldı. O derste dört sorudan en sık atlananın ikincisi olduğunu, karşılaştırma yoksa "işe yarıyor" cümlesinin bir ölçüm değil bir izlenim olduğunu görmüştün. Öteki soru türlerinde bu satır bazen ikinci planda kalabiliyordu. Müdahale sorusunda ise karşılaştırma satırı sorunun kendisiyle aynı ağırlıkta, çünkü "işe yarıyor" cümlesi karşılaştırma değişince bambaşka bir şey söylemiş oluyor.
Mekanizma
"İşe yarıyor" yarım bir cümle
Nurhan'ın ekranındaki kayma sıradan bir kaza değil. Bir yöntem hiçbir şeyle karşılaştırılıp üstün çıkıyor; sonuç ise sanki mevcut seçenekle karşılaştırılmış gibi dolaşıma giriyor. Reklam yalan söylemiyordu. Bileklik grubunda bulantı gerçekten daha azdı; yalnız karşılaştırılan grup, yolculukta hiçbir şey yapmayan insanlardan oluşuyordu. Nurhan ise hiçbir şey yapmayan biri değildi.
X rozeti bir varsayımı reddediyor ve o varsayım çok doğal görünüyor. Bir şey hiçbir şeyden iyiyse, elimdekinden de iyi olması gerekmez mi? Gerekmez, çünkü elindeki seçenek "hiçbir şey" değil. Nurhan'ın hapı da bileklik gibi yol tutmasını hedef alan bir yöntem. İkisi de hiçbir şey yapmamaktan iyi olabilir ve bu, ikisinin birbirine göre nerede durduğu hakkında tek kelime söylemez. Boş bir grubu geride bırakmak, dolu bir grubu geride bırakmaktan çoğu zaman daha kolaydır.
Kararı zorlaştıran şey cümlenin kendisi. "İşe yarıyor" her iki durumda da söylenebiliyor ve hangi karşılaştırmadan geldiğini kendiliğinden söylemiyor. Reklamın büyük harflerle yazdığı cümle ile özetin küçük harflerle yazdığı karşılaştırma aynı sayfadaydı; ama göz birincisini okuyor, ikincisini atlıyor.
Yaygın yanlış"Bir yöntem hiçbir şey yapmamaktan daha iyiyse, elimdeki yöntemden de daha iyidir."
Bu iki karşılaştırma birbirinin yerine geçmiyor. Elindeki yöntemden daha iyi olup olmadığını öğrenmenin tek yolu, ikisini doğrudan karşılaştıran bir çalışmaya bakmak.
Bir karar, birden fazla karşılaştırma
Nurhan otel odasında kendi kararını bir kâğıda yazmaya çalıştığında, önünde tek bir soru değil birkaç soru olduğunu görüyor. Bilekliği hapın yerine almayı düşünüyorsa, sorusu "bileklik, hapa kıyasla bulantıyı en az onun kadar bastırıyor mu?" oluyor; öğleden sonraki uyuşukluktan kurtulmak istediği için asıl merak ettiği bu. Bilekliği hapın üstüne eklemeyi düşünüyorsa, sorusu başka: "hap artı bileklik, yalnız hapa kıyasla bir şey katıyor mu?" İki soru aynı bileklik hakkında ama iki farklı karşılaştırma istiyor ve biri ötekinin cevabını vermiyor.
Özetteki çalışma bu iki sorudan hiçbirini sormamıştı. Karşılaştırdığı iki grup, "bileklik" ve "hiçbir şey", Nurhan'ın önündeki seçeneklerin hiçbirine denk düşmüyordu. Bu çalışmanın kötü yapılmış olduğu anlamına gelmiyor; kura ile gruplara ayırmak doğru bir tasarımdı. Yalnız doğru bir tasarım, yanlış karşılaştırmayla kurulduğunda da Nurhan'ın sorusuna cevap vermiyor. Kontrol grubuna neyin verildiği, bir çalışmanın hangi soruyu cevapladığını belirliyor. Kontrol grubu dersinde (L01-P02-M03-D03) bu seçimin türlerini ve neden mevcut standarda karşı üstünlük göstermenin plaseboya ya da hiçbir şeye karşı üstünlük göstermekten daha zor olduğunu ayrıntısıyla göreceksin.
Kartın notundaki ek adım Nurhan'ın durumunda da işliyor. Diyelim ki bilekliği hapla karşılaştıran bir çalışma buldu. O zaman bile sorması gereken bir şey kalıyor: o çalışmadaki insanlar da onun gibi haftada birkaç kez, saatlerce kıvrımlı yolda mı gidiyordu, yoksa tek bir kısa yolculuğa mı çıkarılmışlardı? Üstelik Nurhan otobüste ayakta durup konuşan, arkaya dönüp grubu sayan biri; koltuğunda oturup yola bakan bir gönüllüyle aynı yolculuğu yaşamıyor. Karşılaştırmayı adlandırmak ilk adım; kendi durumunun o karşılaştırmaya benzeyip benzemediğine bakmak ikinci adım. Bu ders ilk adımı kuruyor, ikincisi için kapıyı açık bırakıyor.
Vakadaki kişinin vardığı yer bir yenilgi gibi görünebilir ama değil. "Bilmiyoruz" demek, yanlış bir karşılaştırmaya dayanıp bilinmiş gibi davranmaktan daha sağlam bir zemin. Nurhan da benzer bir yere vardı: ertesi sabah hapını her zamanki gibi içti, bilekliği sepette bırakıp satın almadı ve bir sonraki kontrolünde aile hekimine sormak üzere tek bir satır yazdı: "Bu bilekliği yol tutması hapıyla karşılaştıran bir çalışma var mı?"
Klinik gerçeklik
Bir müdahale iddiasıyla karşılaştığında ilk soru yöntemin içeriğini değil, karşılaştırmayı hedef alabilir: bu yöntem neyle karşılaştırılmış? Cevap "hiçbir şeyle", "bekleyen bir grupla" ya da "yıllar önceki bir uygulamayla" ise, kendi önündeki seçeneğin bu karşılaştırmayla örtüşüp örtüşmediğini sorman gerekiyor. Örtüşmüyorsa iddia yanlış değil; yalnız başka bir soruya cevap veriyor.
Sonraki adım kendi kararını adlandırmak. Yeni bir şeyi eskisinin yerine mi koymayı düşünüyorsun, yoksa eskisinin üstüne mi eklemeyi? Yerine koymak için iki seçeneği doğrudan karşılaştıran bir kanıt gerekiyor; üstüne eklemek için "eski artı yeni" ile "yalnız eski" arasındaki karşılaştırma. Kararın hangisi olduğunu bilmeden bir çalışmanın ona cevap verip vermediğini söyleyemezsin.
Bu iki adım birlikte reklamların, haber başlıklarının ve tavsiye cümlelerinin büyük bölümünü süzmeye yetiyor. "Kanıtlandı" kelimesini gördüğünde onu silmiyorsun; yanına küçük bir soru yazıyorsun: neye kıyasla, ve o kıyas benim önümdeki seçimle aynı mı?
Kendini sına
- Nurhan reklamdaki cümleye rağmen neden sorusunun cevaplanmadığını fark etti?
- Müdahale sorusunun tanımı hangi parçayı zorunlu tutuyor? Bu parça söylenmezse ne oluyor?
- İddia-kanıt kartındaki dört sorudan hangisi en sık atlanıyordu ve müdahale sorusunda neden sorunun kendisi kadar ağır?
- X rozetli kartın reddettiği varsayım ne? Neden "hiçbir şeyden iyi" ile "elimdekinden iyi" birbirinin yerine geçmiyor?
- Nurhan'ın önündeki "yerine koymak" ve "üstüne eklemek" kararları hangi iki farklı karşılaştırmayı istiyor?
- B rozetli kartın notu karşılaştırmayı adlandırmaktan sonra hangi ek adımı gerekli görüyor?
- Vakadaki kişi neden aradığı çalışmayı bulamadı ve bu sonuç neden bir yenilgi değil?
Bir sonraki derse köprü
Nurhan'ın okuduğu özetin en altında küçük bir satır daha vardı: "Yolculuk boyunca ciddi bir yan etki görülmedi." Nurhan'ın hapı bırakmak istemesinin nedeni de aslında bir bedeldi: öğleden sonraki uyuşukluk. Bu derste yalnız yararı sorduk, ama her müdahalenin bir de istenmeyen sonucu olabilir. Bir sonraki ders, Zarar Soruları, bakışı o yöne çeviriyor ve yarar için kurduğun kaynak sıralamasının istenmeyen sonuçlarda aynı sırayla işlemediğini gösteriyor. Orada soracağın şey, altmış kişilik ve tek yolculukluk bir çalışmanın, seyrek görülen bir zararı görebilecek büyüklükte olup olmadığı olacak.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.