İçeriğe geç

L00-P02-M04-D04

Öğrenme Hedefini Davranışla Yazmak

Fonksiyonel Tıp Akademisi — L00, Oryantasyon ve Öğrenmeyi Öğrenme · 1.688 kelime · 2 kanıt kartı · ≈ 8 dk okuma · 13 dk dinleme

Açılış sahnesi

Pazartesi sabahı, bir ilçe devlet hastanesinin ameliyathanesinde ilk vakadan önceki boş salon. Elif ameliyathane hemşiresi olarak göreve başlayalı üç gün oldu ve eğitim hemşiresi Şermin Hanım onun oryantasyon formunu dolduruyor. Formun ilk satırında önceki eğitimcinin yazdığı bir cümle duruyor: "Sterilite ilkelerine hâkim olmak." Şermin Hanım satırın üstünü çizmiyor ama altına kendi cümlesini ekliyor: "Steril eldiveni, eldivenin dış yüzüne çıplak elle dokunmadan ve eğitmen gözetiminde, art arda üç denemenin üçünde giymek."

İki cümle aynı konudan söz ediyor, ama yalnız ikincisiyle bir sabah planlanabiliyor. İkinci cümlede dışarıdan bakan birinin görebileceği bir eylem var: eldiven giyiliyor ya da giyilmiyor. Hangi koşulda yapılacağı belli, çünkü eğitmen başında duruyor. Ne zaman tamam sayılacağı da belli: üç denemenin üçü, tek bir dokunuş hatası olmadan.

İkinci cümlenin bir özelliği daha var. Şermin Hanım iki hafta sonra aynı satırı biraz değiştirebilir: "eğitmen gözetiminde" yerine "ameliyat ekibi masayı açarken, kimse yardım etmeden." Eylem aynı kalıyor, cümlenin geri kalanı da, ama iş belirgin biçimde ağırlaşıyor. Birinci cümlede böyle ayarlanacak bir yer yok ve bu yüzden onunla ne bir oturum kurulabiliyor ne de oturumun bittiği anlaşılabiliyor.

Bu derste ne olacak

Elindeki soru şu: bir oturumun senden ne isteyeceğine karar verebilmek için hedefin nasıl yazılması gerekiyor? Cevabı üç parçadan kuracağız ve üçü bir araya geldiğinde bir şey yapacak: iyi yazılmış bir hedef kendi sınamasını içinde taşıyacak. Ardından her yerde karşına çıkan, hedef sanılan ama hedef olmayan ifadeye bakacağız. Dersin son bölümü keskinliğin sınırını arıyor, çünkü fazla sıkı yazılmış bir hedefin de kendine özgü bir kaybı var.

Sıfır noktası

Kolay, orta ve zor oturumlar dersinden elinde ağırlığı ayarlayan bir kol kaldı: destek miktarı. Kol duruyor, ama hangi kademede bırakılacağı boşta. Çoğu kişi bu kararı "bu konuyu öğreneceğim" gibi bir cümleye dayandırıyor ve cümle masum görünse de bir işi yapamıyor. Ne zaman gerçekleştiğini söylemiyor; gerçekleştiği an belli olmadığı için ne zaman durulacağı da, kolun kaç kademede kalacağı da belli olmuyor.

"Sterilite ilkelerine hâkim olmak" satırı tam böyle bir cümle. Elif o satırla bir sabah geçirebilir, okuyabilir, izleyebilir ve akşam kendini hâkim hissedebilir; ertesi sabah eldiveni giyerken bileğine dokunup dokunmadığını ise o satır hiç sormamış olur. Bir hedefin işe yarar sayılması için tek bir ölçü var: onu okuyan biri, hedefin karşılandığını nasıl kontrol edeceğini bilebiliyor mu?

Mekanizma

Üç parça

L00-P01-M02-D03'teki bilgi, beceri, yetkinlik ve yetki dersi beceriyi bir işi fiilen yapabilmek olarak tanımlamış ve bilgiden ayrı bir kategoriye koymuştu. Buradaki ekleme başka bir düzlemde: mesele kategorinin kendisi değil, hedefi hangi fiille yazdığın. "Hâkim olmak" fiiliyle yazılan bir hedef, becerinin kendisini değil onun hakkındaki bir duyguyu tarif ediyor; "giymek", "sıralamak" ya da "yazmak" ise gözlenecek bir iş koyuyor ortaya.

Koşul, önceki dersteki kolun hedef cümlesine girdiği yer. "Kaynağa bakarak sıralamak" ile "kaynak kapalıyken sıralamak" iki ayrı hedef ve aralarındaki tek fark koşulda duruyor; oturumun bütün ağırlığı da orada. Şermin Hanım'ın iki hafta sonra yapacağı değişiklik tam olarak buydu: eylemi değil koşulu çevirdi ve iş ağırlaştı.

Üçü bir araya geldiğinde hedef kendi sınamasını taşımaya başlıyor. "Bir çalışma özeti verildiğinde, kaynağa bakmadan, nüfusu ve karşılaştırmayı beş denemenin dördünde doğru yazmak" cümlesi bir hedef, çünkü okuyan kişi hem ne yapacağını hem ne zaman durduğunu biliyor. Eşik de burada somut: beş denemede dört doğru, altında kalınırsa hedef karşılanmamış.

Bir ayrımı da not etmek gerekiyor. L00-P01-M02-D10'daki kişisel öğrenme sözleşmesi dersi uygulama niyeti aracını kurmuştu: bir niyeti "eğer şu olursa, şunu yaparım" biçiminde, tetikleyici bir duruma bağlayarak yazmak. O araç eylemin hangi anda başlayacağını düzenliyor. Buradaki üç parça başka bir işi yapıyor, yani eylemin karşılandığının nasıl anlaşılacağını; iki araç birbirinin yerine geçmiyor, birlikte kullanılabiliyor.

Kartın sınırı, akademinin en başındaki öğrenen için doğrudan bir sonuç taşıyor. Sıfırdan başlayan biri için "şu kadar soruyu doğru yapmak" biçiminde bir amaç, henüz bilmediği bir işin miktarını ölçüyor. Onun yerine yöntemi adlandıran bir amaç, örneğin "bir iddiayı nüfus ve karşılaştırmaya ayırarak yazmak", hem yazılabilir hem sınanabilir. Elif'in eldiven hedefi de bu yüzden "on dakikada beş kez giymek" diye değil, dokunulmayacak yüzeyi adlandıran bir yöntemle yazılmış.

Hedef olmayan ifade

Konu bildirimini tanımak için tek bir soru yetiyor: bunu kontrol etmek için ne yapardım? Soruya cevap gelmiyorsa elinde bir hedef değil bir başlık var. "Sterilite ilkelerine hâkim olmak" bu sorudan geçemiyor, çünkü Şermin Hanım onu kontrol etmek istediğinde ilk iş kendi cümlesini yazmak zorunda kaldı.

Konu bildiriminin en sinsi özelliği başarısız olamaması. Hangi noktada durursan dur, konuya bir şeyler eklemiş olursun ve hiçbir eşiği geçmediğin için hiçbir eksiğin görünmez. Eksiği görünmeyen bir plan da düzeltilemiyor, çünkü düzeltilecek yeri gösteren an hiç gelmiyor.

Hedefi fazla sıkmanın kaybı

Buraya kadarki her paragraf "daha keskin yaz" dedi ve bu talebin bir yerde durması gerekiyor. Bir hedefi öyle sıkı yazabilirsin ki yalnız tek bir biçimde sınanabilir hâle gelir. O zaman çalışma o biçime doğru daralıyor: kişi hedefteki tam soruyu yapabiliyor, aynı bilgiyi soran başka bir biçimi yapamıyor.

Kayıp burada görünmüyor, çünkü hedef karşılanmış oluyor; karşılanmayan şey hedefin var olma sebebi. Elif eldiveni yalnız boş salonda, hep aynı masada ve hep aynı paketle denerse üç denemenin üçünü tutturabilir. Gerçek bir vakada paket başka yerde açıldığında ve yanında biri hareket ettiğinde aynı beceri çözülebilir.

Ayıran ölçü bu yüzden eşiğin nasıl yazıldığında duruyor. Eşiği işi gerçekten kullanacağın biçimde yazmalısın, kontrol etmesi en kolay biçimde değil. Kontrol kolaylığı bir tasarım tercihi, kullanım biçimi ise hedefin borcu; ikisi çatıştığında hedef borcunu ödemeli.

Kart eşiğin yüksekliği için de aynı dersi veriyor. Şermin Hanım Elif'in üçüncü gününde "ameliyat sırasında, hiç gözetim olmadan" koşulunu yazsaydı, Elif büyük olasılıkla ilk denemelerde düşer ve hedefi bir ölçü olarak değil bir yargı olarak okurdu. Eşik kişinin bugünkü seviyesinin biraz üstüne konuyor ve seviye yükseldikçe koşul çevrilerek taşınıyor.

Yaygın yanlış"Hedefi yazmak gereksiz kırtasiye; ne çalışacağımı biliyorum."
Doğrusu

Yazmanın işi hatırlatmak değil. Yazılı hedef iki karar veriyor: oturumun kaç kademede kurulacağı ve oturumun ne zaman bitmiş sayılacağı. Bu iki karar yazılı bir eşiğe bağlanmadığında oturum, bitmiş oturumdan değil bırakılmış oturumdan ayırt edilemiyor.

Klinik gerçeklik

Sağlık alanında öğrenme hedefleri neredeyse her zaman kapsam diliyle yazılıyor: "bütün vitaminleri öğrenmek", "tiroidi bitirmek", "beslenme bölümünü tamamlamak". Kapsam dilinin bir eşiği olmuyor, çünkü bir alanın "bitmiş" sayılacağı bir nokta yok. Bu yüzden bu hedefler yalnız tükenerek kapanıyor, karşılanarak kapanmıyor.

Daha ağır sonucu şu: kapsam hedefi başarısız olamadığı için hiçbir boşluğu göstermiyor. Kişi altı ay çalışıp aynı boşluğu taşımaya devam edebiliyor ve bunu fark etmesini sağlayacak bir an hiç gelmiyor. Elif'in formundaki ilk satır da bu türden; üç ay sonra bile "hâkim miyim" sorusuna dürüst bir cevap üretmiyor.

Bu alanda işe yarayan hedefler bir iddia karşısındaki eylemi adlandırıyor. "Bir takviye iddiası verildiğinde, kaynağa bakmadan hangi nüfusta ölçüldüğünü ve neyle karşılaştırıldığını sorabilmek" cümlesi hem sınanabiliyor hem de sınamayı kaybedebiliyor. Kaybedilebilir olması onun en değerli tarafı, çünkü kaybettiğin yer bir sonraki oturumun nereden başlayacağını söylüyor.

Kendini sına

  1. "Sterilite ilkelerine hâkim olmak" cümlesiyle bir oturum planlanamıyor. Cümlede eksik olan üç şey ne?
  2. Şermin Hanım'ın iki hafta sonra "eğitmen gözetiminde" ifadesini değiştirmesi, hedef cümlesinin hangi parçasına karşılık geliyor?
  3. "Bu konuyu öğreneceğim" cümlesi hangi iki kararı veremiyor?
  4. Gözlenebilir eylem sınamasını geçmeyen iki fiil ve geçen iki fiil yaz.
  5. Karşılanma eşiği olmayan bir hedefin iki ucu ne oluyor?
  6. Kanıt kartındaki sınıra göre, sıfırdan başlayan biri için hangi tür amaç yazılmalı? Neden?
  7. Konu bildiriminin başarısız olamaması neden bir kusur?
  8. Vakadaki üç satır sırayla neyi başaramadı, neyi yanlış ölçtü ve neyi taşıdı?

Bir sonraki derse köprü

Artık bir oturumun hedefini, kademesini kendisi seçecek kadar keskin yazabiliyorsun. Ama tek tek keskin yazılmış hedefler üst üste konduğunda kendiliğinden bir yön oluşturmuyor. Elif bir hafta boyunca her sabah bir satırı karşılayabilir ve hafta sonunda yine de bu satırların onu bir yere taşıyıp taşımadığını bilmeyebilir.

Sıradaki ders, haftalık ilerleme döngüsü, bu boşluğu dolduruyor. Bir haftanın ölçümünün bir sonraki haftanın planını gerçekten değiştirdiği bir halkayı, o halkanın en sık koptuğu adımı ve karşılanmayan bir hedefin başına ne geleceğinin neden hafta başlamadan önce kararlaştırılması gerektiğini orada göreceksin.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.