L00-P02-M03-D10
Kişisel Bilgi Kasasının Kurulması
Fonksiyonel Tıp Akademisi — L00, Oryantasyon ve Öğrenmeyi Öğrenme · 1.624 kelime · 2 kanıt kartı · ≈ 7 dk okuma · 12 dk dinleme
Açılış sahnesi
Pazar sabahı, bir apartman dairesinin mutfağı. Muzaffer Bey otuz yılını itfaiyede geçirmiş, emekli olduğundan beri sağlıkla ilgili duyduğu her şeyi bir yere yazıyor. Masanın üstünde bir ayakkabı kutusu dolusu kâğıt, üç ayrı defter ve telefonunda yüzlerce ekran görüntüsü duruyor. Bir haftadır sağ ayağının küçük parmağındaki nasır canını yakıyor ve dün eczaneden bir nasır bandı aldı. Bandı alırken eczacı ona, bandı hangi durumlarda kullanmaması gerektiğini anlatmıştı; Muzaffer Bey de her zamanki gibi not almıştı.
Şimdi o notu arıyor ve kırk dakika sonra elinde üç şey var. Kutudan çıkan bir fiş arkasında yalnız "nasır bandı — dikkat!" yazıyor. İkinci defterin bir sayfasında yarım bir cümle var: "yaralı deride ve…" ve cümle orada bitiyor. Telefondaki bir ekran görüntüsü de başka bir gün, başka bir konuda kaydedilmiş bir gazete sayfası. Muzaffer Bey'in bilgi eksiği yok; eczacının söylediği her şey bir zamanlar bir yere yazılmıştı. Eksik olan şey, yazılanın bu sabah, tam gerektiği anda geri gelebilmesi. Sonunda doğru olanı yapıyor, bandı açmadan eczaneye telefon ediyor ve bu kez dinlediğini nereye yazacağını bilmediğini fark ediyor.
Bu derste ne olacak
Bu bir uygulama görevi ve sonunda elinde çalışan bir düzen olacak. Önce kasanın tek zorunlu parçasını kuracağız: girişte duran kararı. Sonra beş adımda kendi düzenini kurup bir haftalık akışa oturtacaksın; her adım bu modülün derslerinden birinden ya da birkaçından geliyor ve takıldığın yerde o derse dönebilirsin. Kapanışta sistemin ölçüsünü koyacağız ve ölçü kayıt sayısı olmayacak.
Bunun için yarım saatin biraz üstünde bir zaman ayır. Bir dosya, bir defter ya da bir uygulama seç; hangisi olduğu önemsiz, tek koşul aramanın çalışması. Muzaffer Bey'in kutusu bu koşulu karşılamıyordu, çünkü bir ayakkabı kutusunda bir kelimeyle arama yapılamaz.
Sıfır noktası
Dokuz ders geriye bir kayıt biçimleri listesi bıraktı. Bora'nın cebindeki on dokuz kâğıt parçası geçici notla kalıcı notun farkını, Mualla'nın tek uzun sayfası bir notun neden tek fikir taşıması gerektiğini gösterdi. Buket'in slayttan geçirdiği kusursuz cümle kendi cümlenle yazmanın neden gerekli olduğunu, Cevdet'in broşüre giren "çoğu" kelimesi de kaynağın söylediğiyle senin çıkardığının neden ayrı yerde durması gerektiğini ortaya koydu. Rasim Usta'nın kartı, Olcay'ın kopma noktası, Güldane'nin çıplak iddiası, Nükhet'in sayacı ve Sabiha'nın üçüncü satırı ise her içerik türünün kendi alanlarını istediğini gösterdi. Elde bir liste var, ama henüz bir düzen yok.
Muzaffer Bey'in ayakkabı kutusu tam olarak kapısı olmayan bir kasa, yani bir arşiv. Kapıdaki soru bir tanedir: bunu ne zaman kullanacağım? Cevap yoksa bilgi içeri girmez. Girmemesi bir kayıp değil, çünkü kullanılmayacak bir kaydı tutmanın maliyeti onu bulmaya çalışan gelecekteki sen tarafından ödeniyor; Muzaffer Bey'in kırk dakikası o maliyetin ta kendisi.
Uygulama
Beş adım var. Her adımın başında hangi dersten geldiği yazılı ve takıldığın yerde oraya dönebilirsin; adımları sırayla yap, çünkü her biri bir öncekinin kurduğu yerin üstüne oturuyor.
Adım 1 — Yeri seç ve kapıyı yaz
Kaydı nereye tutacağına karar ver; tek koşul, bir kelimeyle arama yapabilmek. Sonra kapıyı bir kâğıda yaz ve görünür bir yere koy: bunu ne zaman kullanacağım? Cevabını yazamadığın hiçbir şey kasaya girmiyor. Muzaffer Bey'in eczacıdan duydukları bu kapıdan rahatça geçerdi, çünkü cevabı belliydi: bandı açmadan önce.
Adım 2 — İki bölmeyi ayır
Bu adım kalıcı not ve geçici not dersinden geliyor. Kasada iki bölme aç: birincisi hızla yakaladıklarının geldiği yer, ölçüsü hız ve orada düzen aranmıyor; ikincisi kaynağa dönmeden anlaşılabilen kayıtların yeri. Aradaki geçit için bir gün belirle, haftada bir gün ve takvime yazılı. Muzaffer Bey'in fiş arkasındaki "dikkat!" notu birinci bölmeye aitti ve geçit günü gelmediği için orada kalıp bir arşiv kâğıdına dönüştü.
Adım 3 — Kayıt biçimini seç ve alanları aç
Bu adım modülün ortasındaki yedi dersten geliyor: kendi cümlelerinle açıklama, kaynak ile yorumun ayrılması, tanım kartları, mekanizma kartları, iddia–kanıt kartları, vaka kartları ve yanlış anlama günlüğü. Her kalıcı kayıt üç alanla açılıyor: kaynakta parmakla gösterebildiğin ifade, senin ondan kendi cümlenle ürettiğin sonuç ve o kayda yol açan merak. Muzaffer Bey'in kaydında kaynak alanı eczacının sözü olurdu, soru alanı da "bandı ne zaman kullanmamalıyım?"
Sonra kaydın türüne göre alan ekliyorsun. Bir kavram kaydediyorsan en çok karıştırıldığı komşuyu ve ikisini ayıran niteliği yazıyorsun; bir işleyiş kaydediyorsan adımları ve aralarındaki geçişleri. Bir sonuç iddiası kaydediyorsan kimde ölçüldüğünü, neyle kıyaslandığını, hangi sonucun bakıldığını ve tarihi; tek bir olay kaydediyorsan sayacı ekliyorsun. Hepsinin iskeleti aynı kalıyor, yalnız üstüne oturan satırlar değişiyor.
Bir de ayrı bir yer aç: artık doğru olmadığını düşündüğün şeylerin kaydı. Bu bölme kayıtlarla değil değişimlerle doluyor ve her satırı üç parçalı: ne sanıyordun, şimdi ne biliyorsun, seni ne yanılttı. Kasanın geri kalanından ayrı durması, onu bir hata listesi gibi değil bir değişim kaydı gibi okumanı sağlıyor.
Adım 4 — Haftalık akışı yaz
Bu adım kalıcı not ve geçici not dersiyle atomik not ilkesi dersinden geliyor. Belirlediğin gün için üç iş yaz ve her birinin süresini de yaz. Birinci iş ayıklama: hızla yakaladıklarını gözden geçir, bir kısmını kalıcı kayda çevir, geri kalanını sil. Silmek bu işin parçası, çünkü her yakaladığın kalıcı olmak zorunda değil.
İkinci iş bağ kurma: yeni kalıcı kayıtları kasadaki eski kayıtlarla ilişkilendir. Her yeni kayıt için en az bir bağ ara; bulamıyorsan bu henüz bir bilgi değil, bir soru olarak duruyor. Üçüncü iş tek bir cümle yazmak: bu hafta neyi yanlış bildiğimi öğrendim? Cevap yoksa ya bir şey öğrenilmemiştir ya da öğrenilen yalnız kaydedilmemiştir.
Adım 5 — Bağların yönünü belirle
Bu adım atomik not ilkesi dersinden geliyor. Kayıtların tek tek işaret edilebilir olması bağ kurmaya yetiyor, ama bağın ne anlama geldiği yazılmadıkça belirsiz kalıyor. Her bağın yanına tek bir kelime koy: benziyor, çelişiyor, örnek, karşı örnek ya da neden. Muzaffer Bey'in nasır bandı kaydı, aylar sonra ayağına sürdüğü bir kremin uyarılarıyla "benziyor" bağıyla birleşebilir; bağın kelimesi olmazsa ikisinin neden yan yana durduğunu hatırlamayacak.
Kasanın ölçüsü
Denetim ayda bir yapılıyor ve dört sorudan oluşuyor. Muzaffer Bey'in ayakkabı kutusu bu soruların birincisinde düşerdi, çünkü kutu yıllarca büyüdü ve ondan tek bir şey çıkarılamadı.
- Bu ay kasadan bir kayıt çıkarıp kullandım mı? Hangi soru için?
- Hızla yakaladığım bölme boşaldı mı, yoksa büyüyor mu?
- Son eklediğim beş kaydın kaçında en az bir bağ var?
- Artık doğru olmadığını düşündüğüm şeyler bölmesine bu ay bir satır eklendi mi?
Dördüncü soru en çok bilgi verenidir. O bölme hiç büyümüyorsa iki olasılık var: ya hiç yanlış anlamadın ya da yanlış anladıklarını kaydetmiyorsun. Sabiha'nın antibiyotik tavsiyesi gibi sessizce geri dönen bir inanç, ancak o bölmede bir satırı varsa tanınıyor; bölme boşsa geri dönüş de görünmüyor.
Kartın sınırı iki yöne de uyarıyor. Muzaffer Bey kutusunu bir gün yüz bölmeli bir sisteme çevirmeye kalkarsa büyük ihtimalle üçüncü haftada bırakacak; tek bir kutuda kalırsa da bu sabahki kırk dakikayı yeniden yaşayacak. Beş adım ve haftalık üç iş, bu iki uç arasındaki yer.
Yaygın yanlış"Sistemi kurdum, artık her okuduğumu kaydedeceğim."
Kasanın amacı her şeyi tutmak değil; kapının varlığı tam bunu engellemek için. Her okuduğunu kaydeden bir düzen iki hafta sonra ayıklanamaz hâle geliyor ve üçüncü hafta terk ediliyor. Ölçü şudur: kasadan çıkardıklarının sayısı, kasaya koyduklarının sayısından anlamlıdır.
Modülün kapanışı
Bu modül tek bir cümle üzerine kuruldu: bir bilgi, geri getirilebilir hâlde yazılmadıkça öğrenilmiş sayılmıyor. On ders boyunca o cümlenin gereklerini tek tek çıkardık. Yakalamakla saklamak ayrı işlerdir ve aralarında bir taşıma adımı vardır. Bir kayıt tek fikir taşıdığında bağlanabilir hâle gelir, kaynağın cümlesi ile senin cümlen ayrı yerlerde durur ve kaydın türü ne olduğuna göre alanları değişir. Bilmediğin ya da yanlış bildiğin şeyler ise silinmez, işaretlenir.
Şimdi elinde çalışan bir kasa var ve kasa bir soruyu açıkta bırakıyor. Neyi kaydedeceğini biliyor, ama kayda değer bir şeyin masada nasıl öğrenileceğini bilmiyor. Muzaffer Bey eczacıyı yeniden aradığında karşısındaki sesi dinlerken bir yandan kutuyu karıştırıyor, bir yandan telefonuna gelen mesajlara bakıyordu; duyduğunun ne kadarının kasaya ulaşacağını kayıt biçimi değil, o anki dikkati belirleyecekti.
Sıradaki modül, derin çalışma ve öğrenme planı, kasayı besleyecek çalışmanın kendisini ele alıyor. İlk dersi dikkatin bir istek meselesi olmadığını, aynı anda taşınabilecek bilginin bir sınırı olduğunu kuruyor; o sınırı dolduran yükü iki türe ayırıyor ve yalnız birinin senin elinde olduğunu gösteriyor. Kısa bir kesintinin asıl bedelinin kesintide değil, işe geri dönüşte ödendiği de orada. Dikkat ve bilişsel yük.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.