İçeriğe geç

L00-P02-M03-D05

Tanım Kartları

Fonksiyonel Tıp Akademisi — L00, Oryantasyon ve Öğrenmeyi Öğrenme · 1.660 kelime · 2 kanıt kartı · ≈ 8 dk okuma · 12 dk dinleme

Açılış sahnesi

Bir semt pastanesinde, cumartesi sabahı. Pastanenin sahibi Rasim Usta, geçen ay müşterilerin sorularına daha iyi cevap verebilmek için tezgâhın altına küçük bir kart kutusu koydu; her kartta sık sorulan bir terimin tanımı var. Kapıdan Şenol Bey giriyor ve oğlunun doğum günü için pasta sipariş etmek istiyor, ama bir koşulu var: "Oğlumun süt alerjisi var. Sizin laktozsuz pastanız olduğunu duydum, onu yapabilir misiniz?" Rasim Usta kutudan "laktoz intoleransı" kartını çekiyor. Kartta internette bulduğu düzgün bir cümle yazılı: "Laktoz intoleransı, sütte bulunan laktoz adlı şekerin sindirilememesidir."

Tanım doğru ve Rasim Usta onu kaynağında gösterebilir. Yine de kart, Şenol Bey'in sorusuna ne evet ne hayır diyor. Süt alerjisi ile laktoz intoleransı aynı şey mi, laktozsuz bir pasta alerjisi olan bir çocuk için güvenli mi? Kartta süt alerjisi hiç geçmiyor ve iki durumu ayıran şeyin ne olduğu yazılı değil. Rasim Usta bir an duraksıyor, sonra doğru olanı yapıyor: siparişi almadan önce Şenol Bey'den çocuğun hekimine ya da diyetisyenine sormasını istiyor ve o akşam kartını yeniden yazmaya oturuyor.

Bu derste ne olacak

Önceki ders her notun bir yerleşimi olduğunu kurdu ve modülün kalan derslerinin bu yerleşimi içeriğe göre farklı dolduracağını söyledi. Bu derste en sık ihtiyaç duyulan kart türüyle, bir kavramı kaydeden kartla başlıyoruz. Önce kopyalanmış bir tanımın neden ölü bir kayıt olduğunu göstereceğiz; eksik olan şey doğruluk değil. Sonra karta bir alan ekleyeceğiz: kavramın en çok karıştırıldığı komşusu ve ikisini ayıran tek nitelik, ölçülmüş gerekçesiyle birlikte. Ardından tanımın kime ait olduğunu yazmanın neden zorunlu olduğuna geleceğiz ve kapanışta bir kartın kullanılabilir olup olmadığını anlamanın, eksiksizliğe bakmayan tek yolunu koyacağız.

Sıfır noktası

Önceki ders her notun üç alanı olduğunu kurdu: kaynağın gösterilebilir cümlesi, senin çıkardığın ve seni oraya götüren soru. Bir tanım kartı bu üç alanı devralıyor ve kaynak alanına yerleşen şey bir tanım oluyor. Rasim Usta'nın kartı da tam böyleydi; gösterme kuralından geçen tek bir cümle taşıyordu ve iş bitmiş gibi görünüyordu.

Yetmemesinin sebebi tanımın kusuru değil. Bir tanım kavramın içini tarif ediyor, oysa karşına çıkan durumlar çoğu zaman iki kavramın arasında duruyor. Şenol Bey'in sorusu laktoz intoleransının içinden değil, laktoz intoleransı ile süt alerjisinin arasından geliyordu ve tanım o arayı hiç tarif etmiyordu.

Kavramın nerede bittiğini kavram, örnek ve karşı örnek dersinde görmüştün. Orada bir kavramın sınırını çizmenin, o kavrama neredeyse bütün özellikleriyle benzeyen ama dışında kalan durumla, yani kıl payı karşı örnekle mümkün olduğu ortaya çıkmıştı. Tanım kartı o fikrin not sistemindeki karşılığı: kartın içine kavramın yanında, sınırın öbür tarafında duran komşu da giriyor.

Mekanizma

Dördüncü alan: komşu

Komşu alanı boş bir kart sınıflandırma yapmaya yetmiyor. Elindeki durumu tanıma yerleştirebiliyorsun, komşusuna da yerleştirebiliyorsun ve kart hangisinin doğru olduğunu söylemiyor. Rasim Usta'nın yeniden yazdığı kartta laktoz intoleransının komşusu olarak süt alerjisi yazılı ve altında ayırt eden nitelik tek cümleyle duruyor: alerjide bağışıklık sistemi süt proteinlerine tepki veriyor, intoleransta ise bağışıklık sistemi işin içinde değil, laktozu parçalayan enzim yetersiz kalıyor.

Kartın son cümlesi bu alanın biçimini belirliyor: bir kart, bir komşu ve bir ayırt eden nitelik. Rasim Usta süt alerjisinin yanına glüten hassasiyetini, fındık alerjisini ve yumurta alerjisini de eklemek isteyebilirdi, ama o zaman kart uzun bir listeye dönüşür ve karar anında hiçbir şeyi öne çıkarmaz. Ayırt eden nitelik yazıldığında Şenol Bey'in sorusu kendiliğinden cevaplanıyor. Laktozsuz bir üründe laktoz parçalanmış olabilir, ama süt proteinleri yerinde duruyor; bağışıklık sistemi proteinlere tepki veren bir çocuk için "laktozsuz" kelimesi bir güvence değil.

Üçüncü bilgi: tanım kime ait

Bu bir titizlik meselesi gibi görünüyor, oysa bir karar meselesi. Rasim Usta'nın kutusunda "laktozsuz" diye bir kart da var ve o kartın cümlesi başka bir siteden geliyor. Bir ürüne hangi miktarın altında "laktozsuz" denebileceği her yerde aynı eşikle tanımlanmıyor; bir ülkenin etiket kuralı başka bir ülkeninkinden daha sıkı olabiliyor. Kartta tanımın sahibi yazılı değilse, Rasim Usta hangi eşiği taşıdığını bilmiyor.

Sahibi yazılmamış bir tanım bir tartışmada işe yaramıyor. Karşı taraf başka bir tanım kullanıyorsa, ikinizin neyi tartıştığı belirsiz kalıyor ve konuşma bulgular üzerinde değil, farkına varılmamış iki ayrı tanım üzerinde dönüyor. Kartın tanım alanının hemen altına yazılan tek bir satır, kaynağın adı ve tarihi, bu belirsizliği baştan kapatıyor.

Yaygın yanlış"Tanımı ezberledim, kart yazmaya gerek yok."
Doğrusu

Ezberlenen şey tanımın kendisi ve karar anında gereken şey o değil. Karşına gelen durum tanıma tam uymuyorsa, elinde komşu kavram ve ayırt eden nitelik yoksa ezber sana bir şey söylemiyor. Kartın işi tanımı saklamak değil, tanımı uygulanabilir hâle getirmek.

Kartın tek sınaması

Sınama üç soruyla yapılıyor ve Rasim Usta'nın ilk kartı üçünden de kalıyordu. Bu kavramla en çok karıştırılan şey kartta yazılı mı? İkisini ayıran nitelik tek bir cümleyle söylenmiş mi? Kendi karşılaştığım bir durum kartta duruyor mu? Yeni kartta üçüncü sorunun cevabı da var: "Cumartesi, Şenol Bey, süt alerjisi olan çocuk, laktozsuz pasta sorusu; cevap hayır, çünkü süt proteini duruyor."

Üçüncü soru en çok atlanan. Kaynaktan alınmış bir örnek kartta durur, ama senin gördüğün durumu tanımana yardım etmez; senin bulduğun örnek ise tam bunu yapıyor. Rasim Usta bir sonraki müşteri benzer bir şey sorduğunda tanımı değil, Şenol Bey'in cumartesi sabahını hatırlayacak ve karar oradan gelecek.

Vakadaki birinci kart, Rasim Usta'nın cumartesi sabahı çektiği kartın ta kendisi. İkisi de doğruydu ve ikisi de karar anında kaynağa dönmeyi gerektirdi; tezgâhın başında, karşında bekleyen bir müşteriyle kaynağa dönmek ise çoğu zaman mümkün olmuyor.

Klinik gerçeklik

Sağlık okuryazarlığında tanım kartlarının değeri en çok bir metni okurken ortaya çıkıyor. Bir yazı bir terimi kullanıyor ve onu hangi tanımla kullandığını söylemiyor. Elinde tanım sahibi yazılı bir kart varsa yazının hangi tanımı kullandığını sorabiliyorsun; yoksa yazının tanımını sessizce devralıyorsun. Bir ürün ambalajında "laktozsuz" yazısını gören biri, o kelimenin hangi eşikle ve hangi soruna karşı yazıldığını sormadan onu "sütsüz" diye okuyabiliyor.

Aynı şey iki kaynağın çeliştiği durumlarda da işliyor. İki metin aynı konuda ters şeyler söylüyorsa, ilk bakılacak yer bulguların kendisi değil, ikisinin aynı tanımı kullanıp kullanmadığı. Bu kontrol basit görünüyor ve tartışmaların şaşırtıcı bir bölümünü çözüyor, çünkü taraflar çoğu zaman aynı kelimeyi kullanıp aynı şeyden söz etmiyor. Bir sınırı da açıkça yazmak gerekiyor: iyi yazılmış bir kart bir alerjinin nasıl yönetileceğine karar vermez. Rasim Usta'nın kartı ona doğru soruyu sordurdu; cevabı veren, Şenol Bey'in oğlunu izleyen hekim ya da diyetisyendir.

Kendini sına

  1. Rasim Usta'nın ilk kartı doğru ve gösterilebilir bir tanım taşıyordu. Şenol Bey'in sorusuna neden cevap veremedi?
  2. Bir tanımın tek başına karar vermeye yetmemesinin sebebi tanımın kusuru mu? Değilse ne?
  3. Komşu alanı boş bir kartla elindeki durumu sınıflandırmayı dene. Nerede tıkanıyorsun?
  4. Yan yana inceleme ile ardışık incelemeyi ayıran bulgu ne söylüyor? Bu bulgunun karta getirdiği sınır ne?
  5. Tanım sahibi yazılmadığında bir tartışmada ne olur? "Laktozsuz" kartı bunu nasıl gösteriyor?
  6. Aynı kişi iki tanıma göre farklı yerlerde durabiliyor. Bu, tanımın yanlış olduğunu mu gösterir?
  7. Karar sınamasının üç sorusunu yaz. Hangisi en çok atlanıyor ve neden önemli?
  8. İki metin aynı konuda ters şeyler söylüyorsa ilk nereye bakılır?

Bir sonraki derse köprü

Rasim Usta'nın yeni kartı iki soruya cevap veriyor: bu nedir ve hangisidir? Üçüncü bir soruya ise hiç dokunmuyor: bu neden oluyor? Şenol Bey'den sonra gelen bir müşteri, laktoz intoleransında şişkinliğin neden olduğunu sorarsa Rasim Usta'nın aklına bir zincir geliyor: enzim yetersiz, laktoz sindirilmeden kalın bağırsağa ulaşıyor, orada bakteriler onu parçalıyor ve gaz çıkıyor. Bu zincir bir tanım değil, bir süreç; tanım kartının alanları ona uymuyor.

Sıradaki ders süreçleri kaydeden kartı kuruyor. Orada tanımın yerini sıralı adımlar alıyor, asıl dikkat ise adımların kendisine değil, bir adımdan ötekine nasıl geçildiğine veriliyor. Bu kart türünün kendine özgü bir tehlikesi de var: bir zinciri baştan sona yazmak, anladığın hissini bir tanımı yazmaktan çok daha güçlü veriyor ve o his, doldurulmamış bir geçişi kolayca örtebiliyor. Mekanizma kartları.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.