İçeriğe geç

L00-P02-M03-D03

Kendi Cümlelerinle Açıklama

Fonksiyonel Tıp Akademisi — L00, Oryantasyon ve Öğrenmeyi Öğrenme · 1.672 kelime · 2 kanıt kartı · ≈ 8 dk okuma · 12 dk dinleme

Açılış sahnesi

Haziran başında, bir ilçenin köylerine bakan aile sağlığı merkezinde öğle arası. Kapıdan Duran Amca giriyor; sabah tarlada çalışmış, akşam baldırında kararmış bir kabarıklık fark etmiş ve bir kene olduğundan korkuyor. Merkezin hemşiresi Buket keneyi pensle, deriye en yakın yerinden tutuyor, gövdesini sıkmadan ve çevirmeden tek bir düzgün hamlede dik yukarı çekiyor. Kene bir kaba alınıyor, Duran Amca'ya sonraki günlerde nelere dikkat edeceği anlatılıyor. İş temiz ve doğru yapılmış.

Merkeze o hafta başlayan ebe Yeşim olanları izlemiş ve Duran Amca çıkınca soruyor: "Annem keneyi hep çevirerek çıkarırdı, sen neden çevirmedin?" Buket bir hafta önce ilçe hastanesindeki hizmet içi eğitime katılmıştı ve defterini açıyor. Slayttaki cümleyi okuyor: "Kene, deriye en yakın bölgesinden pens ile tutularak, sıkmadan ve çevirmeden dik şekilde çekilerek çıkarılmalıdır." Yeşim "tamam da neden?" diye tekrar soruyor ve Buket aynı cümleyi bir kez daha, bu sefer daha yavaş okuyor. Not doğru, kusursuz kurulmuş ve Buket'in doğru bildiği bir işi anlatıyor; yalnız Buket'in o işi neden öyle yaptığını anladığına dair hiçbir şey söylemiyor.

Bu derste ne olacak

Önceki ders her notun tek bir fikir taşıyıp tek başına gösterilebilmesini istedi ve bir soruyu açık bıraktı: o tek fikri taşıyan cümleler kimin? Bu derste önce kopyalanmış bir cümlenin nota neyi kaydettiğine bakacağız ve kaydettiği şeyin senin anlaman olmadığını göreceğiz. Sonra ölçülmüş farkı koyacağız: kendi cümlesiyle yazmak ile olduğu gibi almak sonradan farklı sonuç veriyor. Ardından bu ilkenin en sık yanlış uygulanan hâlini ele alacağız, çünkü eşanlamlı kelime koymak yeniden yazmak değil ve aradaki fark ölçülebilir. Kapanışta bir notun senin cümlen olup olmadığını aylar sonra anlamanı sağlayan tek sınamayı yazacağız.

Sıfır noktası

Bir notu kopyalarken yaptığın iş bir aktarım. Aktarılan şey kaynağın cümlesi ve o cümlenin yapısı; Buket'in defterine geçen de eğitmenin slaytındaki cümlenin ta kendisiydi. Kopyalamak kolay, hızlı ve güvenli hissettiriyor, çünkü yanlış bir şey yazma olasılığını neredeyse sıfıra indiriyor.

Kopya cümlenin sorunu yanlış olması değil. Doğrudur ve genellikle senin kurabileceğinden daha iyi kurulmuştur; slayttaki cümle de dört ayrı yönergeyi tek bir akıcı cümlede topluyordu. Sorun şurada: nota bakan biri, ki aylar sonra o kişi sensin, o cümleyi okuyup bir şey anlamış olabilir ya da olmayabilir ve not bu ikisini ayırt etmenin hiçbir yolunu bırakmıyor. Buket eğitim günü cümleyi yazarken anladığını düşünmüştü; Yeşim'in ikinci sorusu, anlamanın nota hiç geçmediğini ortaya çıkardı.

Bu modülün ilk dersi kalıcı notu kaynağa dönmeden anlaşılabilen kayıt diye tanımlamıştı. Kopya cümle bu ölçütü rahatça geçiyor ve yine de yetersiz kalıyor. Anlaşılır olmak ile anlaşılmış olmak ayrı iki şey: birincisi notun bir özelliği, ikincisi notu yazan kişinin.

Mekanizma

Ölçülmüş fark

Kartın farkı en çok büyüttüğü yer, metinde hiç geçmeyen sorular. Yeşim'in sorusu tam böyle bir soruydu: slayt nasıl yapılacağını söylüyordu, neden öyle yapıldığını söylemiyordu. Kartın koyduğu koşul da önemli. Buket kendi cümlesini kurarken "çevirince kene daha çok salgı bırakır" gibi bir tahmini gerekçe diye yazsaydı, yanlışı kendi kelimeleriyle pekiştirmiş olurdu; yeniden yazımın slayda ve eğitimin kaynaklarına karşı bir kez sınanması bu yüzden gerekiyor.

Eşanlamlı değiştirmek yeniden yazmak değildir

Bu ilke en sık şu biçimde uygulanıyor: cümle alınıyor, birkaç kelimesi eşanlamlısıyla değiştiriliyor ve iş bitmiş sayılıyor. Buket'in defterinde bunun bir örneği de var. Eğitimin sonunda cümleyi "biraz kendine uydurmak" için yeniden yazmış: "Kene cilde yakın yerinden cımbızla tutulup, ezilmeden ve döndürülmeden düz biçimde çekilerek alınmalıdır."

Buket'in ikinci cümlesi yüzeysel bir yeniden yazım. "Deri" "cilt" olmuş, "pens" "cımbız", "çevirmeden" "döndürülmeden"; iskelet yerinde duruyor ve gerekçe hâlâ yok. Aradaki fark tek bir denemeyle görülüyor: cümleyi sondan başlayarak anlatmayı dene. Buket'in bunu deneyebilmesi için ilk önce sonuçtan, yani keneyi bütün hâlinde çıkarma hedefinden başlaması gerekiyor: "Keneyi bütün çıkarmak istiyorsun; çevirip koparırsan ağız parçaları deride kalabilir, o yüzden tek hamlede dik çekiyorsun; gövdeyi sıkmıyorsun, çünkü içindekileri yaraya itmek istemiyorsun." Yüzeysel yeniden yazımda bu mümkün olmuyor, çünkü elinde yalnız kelimeler var; yapı değiştirmede oluyor, çünkü içeriğe sahipsin.

Bu bulgu pratikte rahatsız edici, çünkü yüzeysel yeniden yazım hem hızlı hem de tamamlanmış hissettiriyor. Buket eğitimden "notlarımı kendi cümlelerimle yazdım" diye dönmüştü ve bir anlamda haklıydı; kelimeler gerçekten onundu. Eksik olan, cümlenin nereden başlayıp neyi neye bağladığına dair bir karardı ve o karar hâlâ eğitmene aitti.

Notun kendi cümlen olup olmadığını nasıl anlarsın

Aylar sonra bir nota baktığında onu nasıl yazdığını hatırlamıyorsun. Buna karşılık notun kendisi bir iz taşıyor ve o izi aramak için yazma anını hatırlaman gerekmiyor.

Fazlalık dört biçimden birinde çıkıyor ve Buket'in o akşam yeniden yazdığı notta dördü de görülüyor. Bir bağ: "tahta kıymığını çıkarırken de ucu kırılmasın diye geldiği açıyla çekiyorum, burada da aynı mantık var". Bir örnek: "Duran Amca'nın baldırındaki kene, tarladan döndükten saatler sonra fark edildi". Bir sınır: "kene düzgün çıktı diye iş bitmiyor; sonraki günlerde ateş, halsizlik ya da kanama olursa merkeze başvurmak gerekiyor". Ya da bir sonuç: "o hâlde merkezin çekmecesinde her zaman ince uçlu bir pens bulunmalı".

Dördünden hiçbiri yoksa notun kopya olma olasılığı yüksek ve bunu düzeltmek için kaynağa dönmen gerekmiyor; nota bir cümle ekleyerek kendi hâline getirebiliyorsun. Buket'in eğitim günü aldığı iki not da bu sınamadan geçmiyordu, çünkü ikisinde de slaytta olmayan tek bir kelime yoktu. Akşam yazdığı not ise slayttan uzundu, daha az düzgündü ve Yeşim'in sorusunun cevabını içinde taşıyordu.

Yaygın yanlış"Kaynağın cümlesi daha iyi kurulmuş, benim ifadem onu bozar."
Doğrusu

Notun işi iyi yazılmış olmak değil, senin erişimine açık olmak. Ustaca kurulmuş bir cümleyi kaydetmek, o cümlenin ustalığını sana geçirmiyor; hatta kendi ifadenle karşılaştırma imkânını da ortadan kaldırıyor. Kaynağın cümlesini saklamak istiyorsan onu alıntı olarak ayrı tut, notun gövdesini kendi cümlenle kur.

Vakadaki ikinci kişinin notunu farklı kılan, fazlalık sınamasının dört biçiminden biri olan sınırdı. Buket'in akşam notunu farklı kılan da aynı şey oldu: slayt hiçbir yerde "bu kural nerede bitiyor" demiyordu, Buket'in notu diyordu.

Klinik gerçeklik

Sağlık bilgisinde kopya cümlenin bedeli en çok konuşurken ortaya çıkıyor. Bir bilgiyi kaynağın cümlesiyle öğrenen kişi, o bilgiyi ancak aynı cümleyle anlatabiliyor. Karşısındaki kişi cümlenin bir yerinde takıldığında elinde ikinci bir anlatım bulunmuyor; Yeşim'in karşısında Buket'in yaptığı gibi, aynı cümle bu sefer daha yavaş tekrar ediliyor. Duran Amca da "neden hemen çekip koparmıyoruz" diye sorsaydı, slayt cümlesi ona hiç yardım etmezdi.

Bu durum bir hekime ya da bir sağlık çalışanına soru sorarken ters yönde de çalışıyor. Okuduğun bir şeyi kaynağın diliyle tekrar etmek, sorunu değil metni aktarmak oluyor ve karşı taraf senin neyi merak ettiğini anlamıyor. Kendi cümlenle yazılmış bir not bu iki durumda da işe yarıyor, çünkü içinde zaten bir kez yeniden kurulmuş bir anlatım var. O anlatım bir kez kurulduğu için, ikinci kişiye göre yeniden biçimlendirilmesi de kolaylaşıyor.

Kendini sına

  1. Buket'in defterindeki slayt cümlesi doğru ve iyi kurulmuştu. Yeşim'in ikinci sorusu karşısında neden işe yaramadı?
  2. Kopya cümlenin sorunu yanlış olması değil. Sorun tam olarak nedir?
  3. "Anlaşılır olmak" ile "anlaşılmış olmak" arasındaki farkı bir not üzerinde açıkla.
  4. Birinci kartın koyduğu koşul nedir? Kaynağa dönmeden yapılan yeniden yazım hangi riski doğuruyor?
  5. Buket'in "cımbızla tutulup, ezilmeden ve döndürülmeden" cümlesi neden yüzeysel bir yeniden yazım? Sondan anlatma denemesi bunu nasıl ortaya çıkarıyor?
  6. Bir notun farklı görünmesi neden farklı bir işlemle üretildiğini göstermiyor?
  7. Fazlalık sınamasının dört biçimini say. Elindeki bir notta hiçbiri yoksa ne yapılır?
  8. Kaynağın cümlesini saklamak isteyen biri notu nasıl kurar?

Bir sonraki derse köprü

Buket'in akşam yazdığı not artık onun. Bu kazanç yeni bir karışıklık getiriyor: notta slaytın gerçekten söylediği ile Buket'in ondan çıkardığı yan yana, aynı kalemle ve aynı satırda duruyor. "Çevirmeden dik çek" eğitmenin cümlesiydi; "merkezde her zaman pens bulunmalı" Buket'in vardığı sonuçtu. Bir ay sonra, yeni gelen bir ebeye bu notu gösterirken hangisinin eğitimde söylendiğini, hangisinin kendi düşüncesi olduğunu ayırt edemeyebilir ve kendi sonucunu eğitmenin sözü gibi aktarabilir.

Sıradaki ders bu karışıklığı dikkatle değil biçimle çözüyor. Orada nereden öğrendiğini hatırlamanın içeriği hatırlamaktan neden daha kırılgan olduğu ölçülüyor ve bir notun içinde kaynağa ait olanla sana ait olanın ayrı yerlerde durması isteniyor. Bir cümlenin hangi yere gideceğini belirleyen basit bir kural da orada. Kaynak ile yorumun ayrılması.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.