İçeriğe geç

L00-P02-M02-D05

Karşılaştırma Matrisleri

Fonksiyonel Tıp Akademisi — L00, Oryantasyon ve Öğrenmeyi Öğrenme · 1.489 kelime · 2 kanıt kartı · ≈ 7 dk okuma · 11 dk dinleme

Açılış sahnesi

Cumartesi sabahı, bir medikal malzeme mağazasının tezgâhı. Erdem, hastaneden yeni taburcu olan ve evde ayakta durmakta zorlanan babası için yürüteç almaya gelmiş. Önünde üç broşür var. Birincisi hafifliğini ve tek hamlede katlanmasını anlatıyor; ikincisi tekerleklerini, oturma yerini ve sepetini; üçüncüsü sağlam çelik gövdesini ve uygun fiyatını. Üçü de iyi geliyor ve Erdem hangisinin daha iyi olduğuna karar veremiyor.

Sonra tezgâhtaki kâğıda bir tablo çiziyor. Satırlara üç yürüteci, sütunlara her birine soracağı aynı soruları yazıyor: ağırlığı ne, sapları babasının boyuna ayarlanıyor mu, tekerlekliyse freni var mı, kaç kiloya kadar taşıyor, fiyatı ne? Tablo dolduğunda broşürlerin anlatmadıkları görünür hâle geliyor. Birinci broşürde yükseklik ayarı hiç geçmiyor, ikincisinde tekerlekli olduğu hâlde fren satırı boş. Hiçbir broşür yalan söylememişti; her biri yalnız güçlü olduğu soruları cevaplamıştı ve bu ancak aynı sorular yan yana sorulunca fark edildi.

Bu derste ne olacak

Önce bu aracın gücünün nereden geldiğini göreceğiz; cevap satırlarda değil, sütunlarda. Sonra boş hücrenin neden bir bilgi olduğunu konuşacağız, çünkü düzyazıda görünmeyen tek şey eksikliktir. Ardından aracın kendi tehlikesine geleceğiz: tablo tarafsız görünür ve tarafsızlığı sütun seçimine bağlıdır. Son bölümde bir tablonun sessizce yaptığı varsayımı, her sütunun eşit önemde olduğu varsayımını açacağız ve bunun neredeyse hiçbir zaman doğru olmadığını göreceğiz.

Sıfır noktası

Bu modülde şimdiye kadar çizdiğimiz her harita iki şeyi bir bağla birleştiriyordu: bir tür ilişkisi, bir etki ya da bir sıra. Erdem'in sorusu bu biçimde cevaplanmıyor. Üç yürüteç arasında bir ok çizmek ona hiçbir şey söylemez; ihtiyacı olan, üçüne de aynı soruları sormak.

Disiplin burada. Düzyazıda her seçeneği kendi güçlü yanından anlatabilirsin ve kimse eksiği fark etmez; broşürler tam olarak bunu yapıyordu. Tabloda bunu yapamazsın, çünkü Erdem "yükseklik ayarı" sütununu açtığı anda soru üç yürüteç için birden sorulmuş oldu. Birinci broşürün o satırdaki sessizliği, düzyazıda hiç duyulmayan bir sessizlikti.

Mekanizma

Boş hücre bir bilgidir

Boş hücrenin iki ayrı anlamı olabiliyor ve ikisi karıştırılmamalı. Ya o ölçüt o seçenek için hiç araştırılmamıştır, ya da araştırılmış ve bir sonuç çıkmamıştır. Erdem'in tablosunda ikinci yürütecin fren hücresi birinci türden: broşür konuya hiç girmemiş. Tezgâhtaki satıcıya sorduğunda "freni var mı, bilmiyorum, depoda bakmam lazım" cevabını alırsa hücre yine boş kalır, ama artık "soruldu, cevap bulunamadı" diye işaretlenmesi gerekir.

İkisi de "bilmiyoruz" demek. Ne var ki tabloyu okuyan kişi boş bir hücreyi çoğu zaman olumsuz bir cevap sayıyor, bazen de tam tersi, sorun yokmuş gibi geçiyor. Erdem "tekerlekli yürüteçlerin hepsinin freni vardır herhalde" diyerek hücreye bir tik koysaydı, tablonun belki de en önemli satırını kendi eliyle silmiş olurdu.

Yaygın yanlış"Tabloda boş kalan yerleri tahminle doldurmak, tabloyu daha kullanışlı yapar."
Doğrusu

Doldurulan bir hücre ile ölçülen bir hücre tabloda aynı görünür ve bu ayrım kaybolduğunda tablonun bütün güvenilirliği gider. Doğru hamle hücreyi boş bırakmak ve boşluğun sebebini bir işaretle ayırmak: araştırılmadı mı, araştırıldı ve bulunamadı mı?

Kartın koşulu Erdem'in işini tarif ediyor. Üç broşürü alt alta yapıştırmak da bir tür tablo olurdu, ama her broşür kendi ölçütlerini taşıdığı için hiçbir satır öbürüyle karşılaşmazdı. Kazancı üreten, üç yürütecin aynı beş soruyla yüz yüze gelmesiydi. Buradan doğrudan bu aracın zayıf noktasına geçiyoruz.

Asıl karar sütunları seçerken verilir

Bir tablo doldurulduktan sonra tarafsız görünür: sayılar yerinde, satırlar hizalı, her şey ölçülmüş gibi durur. Oysa en belirleyici karar tablo doldurulmadan önce verilmiştir. Erdem'in beş sütunu, onun babası hakkında bildiklerinden ve aklına gelen sorulardan çıktı; aklına gelmeyen bir soru tabloda hiç yer almadı.

Bir tablo hazırlayan taraf, bir seçeneğin güçlü olduğu ölçütleri sütuna alıp zayıf olduğu ölçütleri hiç açmazsa, tablo sonucu üretmiş olur. Üstelik bunu görünür bir çarpıtma yapmadan yapar; bütün hücreler doğrudur. Üçüncü yürütecin üreticisi "fiyat, dayanıklılık, taşıma kapasitesi" sütunlarıyla bir tablo basabilir ve kendi ürünü her satırda önde çıkar. Ağırlık sütunu açılmadığı için, yorgun bir hastanın o yürüteci her adımda kaldırması gerektiği tabloda hiçbir yerde görünmez.

Bu, akademinin başka bir yerde adını koyduğu seçme davranışının tablo hâli; L01-P03-M02-D07 aynı hamleyi örnek düzeyinde, destekleyen örnekleri sunup desteklemeyenleri anmamak olarak ele alıyor.

Tablonun sessiz varsayımı

Bir tablo bütün sütunları aynı genişlikte çizer ve bu, gözle okunan bir eşitlik iddiasıdır. Erdem'in kâğıdında fiyat sütunu ile fren sütunu yan yana ve aynı genişlikte duruyor. Kararda ise ikisi eşit değil.

Sağlıkta bu varsayım en tehlikeli yerde çöküyor. Güvenlik sütunu ile maliyet sütunu bir tabloda yan yana durabilir; kararda ise bir güvenlik sorunu geri kalan bütün sütunlardaki üstünlüğü geçersiz kılabilir. Freni olmayan tekerlekli bir yürüteç, en ucuzu ve en hafifi olsa da, dengesi zayıf bir kullanıcının elinde tam da kaçınılmak istenen düşmeyi kolaylaştırabilir. Bu yüzden iyi kurulmuş bir tablo ağırlığı ayrıca yazar ya da hangi sütunun eleyici olduğunu belirtir.

Vakadaki ikinci tablo dersin üç fikrini bir araya getiriyor. Yeni açılan iki sütun ölçüt seçiminin gücünü gösteriyor, üçüncü ürünün boş hücreleri doldurulmadan bırakıldığı için bir bilgi taşıyor ve "bilinen etkileşimler" sütunu, eşit genişlikte çizilse de, eleyici bir sütun.

Klinik gerçeklik

Sağlık ürünlerinin ve hizmetlerinin tanıtımında karşılaştırma tablosu en ikna edici biçimlerden biri. Bu tabloların çoğunda hücreler doğrudur ve tam da bu yüzden denetlenmesi zordur. Sorgulanacak şey yazılanlar değil, yazılmayanlardır.

Bir tanıtım tablosuyla karşılaştığında üç soru işi bitiriyor. Önce bu tabloda hangi ölçütlerin olmadığını ve olsaydı sonucu değiştirip değiştirmeyeceğini sor. Ardından boş hücrelere bak: varsa, bu bilgi bilinmiyor mu, yoksa gizleniyor mu? Son olarak sütunlardan birinin eleyici olup olmadığını, yani orada kalmanın öbür bütün üstünlükleri geçersiz kılıp kılmadığını düşün. Sağlıkta bu son soru neredeyse her zaman güvenlik sütununa çıkıyor; Erdem'in tablosunda da fren satırına.

Kendini sına

  1. Üç broşür ayrı ayrı okunduğunda neden karşılaştırılamıyordu? Erdem'in tablosu neyi zorunlu kıldı?
  2. Bu aracın disiplini satırlarda mı, sütunlarda mı? Gerekçeni yaz.
  3. Boş bir hücrenin iki ayrı anlamı var. İkisini fren hücresi üzerinden ayır ve neden ayrı işaretlenmeleri gerektiğini söyle.
  4. Doldurulmuş bir hücre ile ölçülmüş bir hücre tabloda nasıl görünür? Bu neden tablonun tamamını etkiler?
  5. Bütün hücreleri doğru olan bir tablo nasıl yanıltıcı olabilir? Üçüncü yürütecin üreticisinin tablosunda çarpıtma nerede yapılıyor?
  6. Bir tablo sütunları eşit genişlikte çizdiğinde hangi iddiayı sessizce kuruyor? Bu sağlıkta nerede çöker?
  7. Vakadaki iki tablo aynı ürünler için zıt sonuç önerdi. Farkı üreten neydi?
  8. Bir tanıtım tablosuna soracağın üç soruyu kendi cümlelerinle yaz.

Bir sonraki derse köprü

Matris seçenekleri yan yana koyup aralarındaki farkı görünür kılıyor ama bir şeyi hiç göstermiyor: bir hücrenin içini. Bir broşür "denge sağlar" diyorsa, o sonucun hangi adımlardan geçerek üretildiği hücreye sığmıyor. İki ürün aynı sonucu farklı yollardan üretiyor olabilir ve bu fark tablonun hiçbir yerinde görünmez.

Sıradaki ders o hücrenin içini açıyor ve bir başlangıçtan bir sonuca giden ara adımları sırayla yazmayı ele alıyor. Orada seni sezgiye ters bir aritmetik bekliyor: her adımı tek tek ikna edici bulduğun bir zincirde güven halkadan halkaya birikmiyor, eriyor. Zincir uzadıkça neyin zayıfladığını ve bir zincire halka eklemenin neden onu yalnız daha güçlü gösterdiğini o derste göreceksin.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.